Cezai şart alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11738 E. 2011/4132 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma ilamına uyma↗ usuli kazanılmış hak↗ cezai şart↗ kazanılmış hak↗ protokol↗ bilirkişi incelemesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, banka kayıtlarına göre personel hesaplarına maaş yatırılması, kredi kartı ve otomatik ödemeler ile ATM işlemlerinde herhangi bir aksaklığın bulunmadığı, davalın feshinin haksız olduğu ve 2025 USD karşılığı 2.720.000.000.-TL tazminatı davacının hak ettiği gerekçesiyle davanın MEB bakımından kabulüne, diğer davalı hakkındaki hüküm bozma dışında tutularak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalılardan...’ın müdürü olduğu Okul’un çalışanlarının maaşlarının bankamatikten çekilmesini davacı bankanın sağlamasına ilişkin maaş ödenmesi protokolünün, okul tarafından haksız feshedildiği iddiasına davayı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar Dairemizce, bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de bozma ilamının gerekleri yerine getirildiği ve yeterli araştırma yapıldığı söylenemez. Mahkemenin bozma ilamına uyması ile, davalı lehine usulü kazanılmış hak doğduğundan uyuşmazlığın kazanılmış haklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Davalı bankanın 17.03.2008 tarihli yazısından, bankamatik jurnal kayıtlarının su basması nedeniyle kullanılamaz hale geldiğinin anlaşılması üzerine personele ait hesaplar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmış, alınan raporda, bozma öncesi alınan rapor gibi, banka kayıtlarının davalı iddiaları doğrulamadığı bildirilmiştir. Oysa, bozma ilamında da belirtildiği üzere, davalı yan, paranın hesaplara yatırılmadığını değil, bankamatik makinesinde yapılan işlemlerde paranın verilmiş gibi görünmesine rağmen fiilen verilmediğini savunmuştur. Bilirkişi raporunda bu hususun üzerinde durulmamıştır. O halde, bankamatik jurnal kayıtlarının gönderilmediği de göz önüne alınarak, bankamatiklere ait elektronik kayıtlar üzerinde konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yapılarak, hesapta para bulunmasına ve yapılan işlemde paranın verilmiş gibi görünmesine rağmen bankamatik makinesinin fiilen para vermediği savunmasının doğru olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8722 E. 2017/5698 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · husumet yokluğu · kesin hüküm · husumet
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının iddia ettiği bankamatik arızası nedeniyle paranın iade edilmiş olduğu ve davalı uhdesinde kaldığı olgusunun «kesin» delillerle ispat edilemediği, bankamatikte teknik arıza meydana gelmiş ise de bundan davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı, arızalı bankamatik kayıtlarına itibar edilemeyeceği gibi kamera kayıtlarının da para yatırma, çekme anlarını görüntüler nitelikte olmadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece bankamatik jurnal kayıtlarına itibar edilemeyeceği, davacının iddialarını «kesin» delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, müşterilerine hizmet verdiği bankamatik cihazının arızalanması nedeniyle esasen davalı şirket hesabına aktarılamayan paranın işlem yapan kişiye iade edildiğini ancak hesap hareketlerinde de para hesaba aktarılmış gibi hatalı kayıt düşüldüğünü, bu sebeple davalının «sebepsiz zenginleştiğini» iddia etmiş, bankamatik cihazında yapılan işlemlere ait ayrıntılı hareketleri gösterir jurnal kayıtlarını dosyaya sunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13536 E. 2010/5097 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif
Benzer bu kararda… kanıtlar doğrultusunda, olay tarihinden itibaren uzunca sürenin geçmesi nedeni ile bankamatik cihazında yapılacak keşfin yargılamaya yenilik katmayacağından dolayı «keşif» yapılmasından vazgeçildiği, emekli maaşının erken hesaba yatırılmasının esasen müşteri lehine bir hizmet olduğu, bankamatik kartınının ve şifresinin üçüncü kişiler …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/110 E. 2016/6920 K.
Ortak:protokol
İncelediğiniz karardaDava, davalılardan...’ın müdürü olduğu Okul’un çalışanlarının maaşlarının bankamatikten çekilmesini davacı bankanın sağlamasına ilişkin maaş ödenmesi «protokolünün», okul tarafından haksız feshedildiği iddiasına davayı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBankası A.Ş'nin geçerli olan bir «protokol» olmaması sebebiyle sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle 6.225,00 TL'nin çekildiği tarihler itibariyle işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine; davalı ...'ın haksız olarak elinde olan bankamatik kartını kullanarak 03/08/2004-27/11/2008 tarihleri arasında çekmiş olduğu toplam 19.890,00 TL'den davalı ....
2-Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de, davacının da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemede ihmali ve maaş tahhakuk ettirmeye devam etmesinin «müterafik kusur» olarak değerlendirilerek, buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · yenileme · yasal faiz · kusur
Benzer bu kararda2-Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de, davacının da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemede ihmali ve maaş tahhakuk ettirmeye devam etmesinin «müterafik kusur» olarak değerlendirilerek, buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bankası A.Ş'nin geçerli olan bir «protokol» olmaması sebebiyle sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle 6.225,00 TL'nin çekildiği tarihler itibariyle işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine; davalı ...'ın haksız olarak elinde olan bankamatik kartını kullanarak 03/08/2004-27/11/2008 tarihleri arasında çekmiş olduğu toplam 19.890,00 TL'den davalı ....
Bankası A.Ş ile birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle 19.890,00 TL'nin çekildiği tarihler itibariyle işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4941 E. 2011/16002 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · bloke · görevsizlik kararı · kötüniyet
Benzer bu kararda1-Dava, davacıya ait bankamatik kartının davalı bankanın ATM cihazında «bloke» edilmesi ve «kötüniyetli» üçüncü kişilerin eline geçmesi üzerine, davacının hesabından para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının bankamatik kartının davalı bankaya ait ATM cihazında «bloke» edildiğinin ve bu şekilde üçüncü kişilerce hesabından para çekildiğinin iddia edilmiş olmasına ve bu işlemin TTK'nun 4. maddesi gereğince ticari iş niteliği bulunmasına göre, 4077 sayılı yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmaması nedeniyle mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru bulunmadığından mahkeme kararının resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… un'un 3/e maddesinde tüketicinin "Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde «tüketici işleminin» "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemin" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11738 E. , 2011/4132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2009 tarih ve 2006/710 - 2009/399 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile Şanlıurfa ili Bağlarbaşı İlköğretim Okulu müdürü olan davalı ... arasında, 10.01.2001 tarihinde imzalanan sözleşme ile okul maaşlarının 30.01.2004 tarihine kadar bankanın Şanlıurfa Şubesi’ne yatırılacağı, buna karşılık maaşların bankaca düzenli şekilde ödeneceği, okula bir adet dolabın ayni mülkiyetinin devredildiği, okulun sözleşmeyi her hangi bir nedenle ihlal ettiği taktirde 2025 USD değerinde tazminatı müvekkiline ödeyeceği hususlarının kararlaştırıldığını, bu davalının ihtarname ile sözleşmeyi feshetmesi üzerine, müvekkilince cezai şartın ödenmesi için çekilen ihtarnameye uyulmadığını ileri sürerek, 2.720.000.000.-TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 02.04.2003 tarihli dilekçe ile de, davalılardan ...’ün diğer davalı MEB adına tahakkuk memuru olarak sözleşme yapma yetkisi olduğunu, bu nedenle, ...’a yöneltilen husumetten vazgeçtiklerini ve sadece diğer davalıya husumet yönelttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, okul müdürlerinin böyle bir sözleşme yapma yetkisi bulunmadığını, kaldı ki bankanın hizmeti yerine getirmediğinin öğretmenlerin şikayet dilekçeleri ile ve bunu doğrulayan banka kayıtları ile anlaşıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, banka kayıtlarına göre personel hesaplarına maaş yatırılması, kredi kartı ve otomatik ödemeler ile ATM işlemlerinde herhangi bir aksaklığın bulunmadığı, davalın feshinin haksız olduğu ve 2025 USD karşılığı 2.720.000.000.-TL tazminatı davacının hak ettiği gerekçesiyle davanın MEB bakımından kabulüne, diğer davalı hakkındaki hüküm bozma dışında tutularak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalılardan...’ın müdürü olduğu Okul’un çalışanlarının maaşlarının bankamatikten çekilmesini davacı bankanın sağlamasına ilişkin maaş ödenmesi protokolünün, okul tarafından haksız feshedildiği iddiasına davayı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar Dairemizce, bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de bozma ilamının gerekleri yerine getirildiği ve yeterli araştırma yapıldığı söylenemez. Mahkemenin bozma ilamına uyması ile, davalı lehine usulü kazanılmış hak doğduğundan uyuşmazlığın kazanılmış haklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Davalı bankanın 17.03.2008 tarihli yazısından, bankamatik jurnal kayıtlarının su basması nedeniyle kullanılamaz hale geldiğinin anlaşılması üzerine personele ait hesaplar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmış, alınan raporda, bozma öncesi alınan rapor gibi, banka kayıtlarının davalı iddiaları doğrulamadığı bildirilmiştir.
Oysa, bozma ilamında da belirtildiği üzere, davalı yan, paranın hesaplara yatırılmadığını değil, bankamatik makinesinde yapılan işlemlerde paranın verilmiş gibi görünmesine rağmen fiilen verilmediğini savunmuştur. Bilirkişi raporunda bu hususun üzerinde durulmamıştır. O halde, bankamatik jurnal kayıtlarının gönderilmediği de göz önüne alınarak, bankamatiklere ait elektronik kayıtlar üzerinde konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yapılarak, hesapta para bulunmasına ve yapılan işlemde paranın verilmiş gibi görünmesine rağmen bankamatik makinesinin fiilen para vermediği savunmasının doğru olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019211300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz