İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11417 E. 2011/4184 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap sözleşmesi↗ cevap süresi↗ usul ekonomisi↗ isticvap↗ navlun bedeli↗ tefrik↗ navlun↗ cari hesap↗ ara karar↗ ifa↗ keşideci↗ ihtarname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasında taşıma ilişkisi mevcut olup, taşınan mallarda eksiklik ve taşıma ücreti konusunda uyuşmazlık çıktığı için ticari ilişkiye bir süre ara verildiği, sonrasında yeniden ticari ilişki başladığı ve davalının bir kısım taşıma ücretini çekle ödediği, davalının bir kısım malların eksik olduğunu belirttiği ancak bu eksikliklerin hangi taşımalara ilişkin olduğunu kanıtlayamadığı, karşılıklı ihtarname keşidesinden sonra taşıma ücreti ödemesi nedeniyle takip ve dava konusu taşıma ücretinin ihtilaflı taşımalara ilişkin olmadığı, sonraki dönemlere ait taşıma ücreti olduğu, dolayısıyla davalının itirazının haksız olduğu, davalı-karşı davacının dava dilekçesini duruşma gününden 10 gün öncesine kadar vermesi gerekirken cevap ve karşılık dava dilekçesini bu süreden sonra verdiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, 17.883,19 TL üzerinden itirazın iptaline takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahiline, karşılık dava süresinde açılmadığı için reddine verilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşımadan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece karşılık davanın cevap süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle karşılık davanın reddine karar verilmişse de, yerleşmiş uygulamalara, menfaatler dengesine ve usul ekonomisine göre (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, 4. Cilt, s.3939 vd.), karşılık davanın cevap süresi içinde açılmaması davanın reddi sonucunu doğurmaz. Mahkemece bu durumda karşılık davanın asıl dava dosyasından tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilerek, yargılamaya o dava dosyası üzerinden devam edilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile karşılık davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, her ne kadar taraflar arasında sürekli bir taşıma ilişkisinin mevcut olduğu anlaşılmakta ise de, TTK.87 vd. maddeleri anlamında geçerli bir cari hesap sözleşmesi olmadığı açıktır. Bu durumda mahkemece davacıdan takibe konu navlun bedelinin hangi taşımadan kaynaklandığı, bu taşımaların tam ve eksiksiz olarak ifa edilip edilmediği ve buna göre ne kadar miktar navlun bedeline hak kazandığı üzerinde durularak, gerektiğinde bu yönde davacı isticvap edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
4- Kabule göre de, davacı taraf icra takibi yaptığı 17.883,19 TL.'nin 328,34 TL'nin ödendiğini bildirerek 17.554,85 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ettiği halde, mahkemece HUMK.'un 74. maddesine aykırı olarak ve talep edilen miktar aşılarak 17.883,19 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11278 E. 2011/17485 K.
Ortak:ara karar · keşideci · ihtarname · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · hak düşürücü süre · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasında taşıma ilişkisi mevcut olup, taşınan mallarda eksiklik ve taşıma ücreti konusunda uyuşmazlık çıktığı için ticari ilişkiye bir süre «ara» verildiği, sonrasında yeniden ticari ilişki başladığı ve davalının bir kısım taşıma ücretini çekle ödediği, davalının bir kısım malların eksik olduğunu belirttiği ancak bu eksikliklerin hangi taşımalara ilişkin olduğunu kanıtlayamadığı, karşılıklı «ihtarname» «keşidesinden» sonra taşıma ücreti ödemesi nedeniyle takip ve dava konusu taşıma ücretinin ihtilaflı taşımalara ilişkin olmadığı, sonraki dönemlere ait taşıma ücreti olduğu, dolayısıyla davalının itirazının haksız olduğu, davalı-karşı davacının dava dilekçesini duruşma gününden 10 gün öncesine kadar vermesi gerekirken cevap ve karşılık dava dilekçesini bu süreden sonra verdiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, 17.883,19 TL üzerinden itirazın iptaline takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatının» tahiline, karşılık dava süresinde açılmadığı için reddine verilmiştir.
… bule göre de, davacı taraf icra takibi yaptığı 17.883,19 TL.'nin 328,34 TL'nin ödendiğini bildirerek 17.554,85 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmesini talep ettiği halde, mahkemece HUMK.'un 74. maddesine aykırı olarak ve talep edilen miktar aşılarak 17.883,19 TL üzerinden itirazın ipta …
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında taşıma ilişkisi mevcut olup, taşınan mallarda eksiklik ve taşıma ücreti konusunda uyuşmazlık çıktığı için ticari ilişkiye bir süre «ara» verildiği, sonrasında yeniden ticari ilişki başladığı ve davalının bir kısım taşıma ücretini çekle ödediği, davalının bir kısım malların eksik olduğunu belirttiği ancak bu eksikliklerin hangi taşımalara ilişkin olduğunu kanıtlayamadığı, karşılıklı «ihtarname» «keşidesinden» sonra taşıma ücreti ödemesi nedeniyle takip ve dava konusu taşıma ücretinin ihtilaflı taşımalara ilişkin olmadığı, sonraki dönemlere ait taşıma ücreti olduğu, dolayısıyla davalının itirazının haksız olduğu, davalı-karşı davacının dava dilekçesini duruşma gününden 10 gün öncesine kadar vermesi gerekirken cevap ve karşılık dava dilekçesini bu süreden sonra verdiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, 17.883,19 TL üzerinden itirazın iptaline takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatının» tahiline, karşılık dava süresinde açılmadığı için reddine dair verilen kararın davalı - k.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10791 E. 2011/14756 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11741 E. 2014/18715 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi kabul · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · kefil · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt
Benzer bu karardaY.. ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olan diğer davalıların, ödenmeyen borç sebebiyle banka alacağının tahsili için yapılan icra takibinde davalıların alacağın 4.883,00 TL'lik «kısmını kabul» ettikleri, takibin bu miktar ve fer'ileri yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibarıyla itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının gerekçeli ve itibar edilen bilirkişi raporunda asıl borçlu ve kefil olan davalılar yönünden hesaplanan miktarlarda bulunduğu, davacının tahsilini istediği alacağa dava tarihinden sonra da % 9 oranında «temerrüt faizi» yürütülmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak mahkemece %180 «temerrüt faizi» uygulanmak suretiyle hesaplama yapılan bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesine rağmen, bozmadan sonra alacağa %9 temerrüt faizi uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11417 E. , 2011/4184 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2009 tarih ve 2007/496-2009/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin UPS logosu ile taşıma işi yaptığını, davalıyla aralarında 30.01.2006 tarihli taşıma sözleşmesi bulunduğunu, taşımadan kaynaklı alacak olan 17.883,19 TL'nin tahsili için başlattıkları icra takbine itiraz edildiğini, itirazın akabinde 328,34 TL haricen ödeme yapıldığını, kalan kısmın ödenmediğini ileri sürerek, 17.554,85 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşılık davanın süresinde açılmadığını, davalıya eksik mal teslimi yapılmadığı gibi, eksik teslimat hususunun usulüne uygun olarak tespit edilmediğini savunarak karşılık davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacı ile aralarında taşıma ilişkisi olduğunu, ancak davacının eksik ve hasarlı mal teslim ettiğini, teslim sırasında bunun tespit edilip tutanak tutulduğunu, takas mahsup taleplerinin de kabul edilmediğini, müvekkilinin bu nedenle davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek, asıl davanın reddine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL alacağın avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında taşıma ilişkisi mevcut olup, taşınan mallarda eksiklik ve taşıma ücreti konusunda uyuşmazlık çıktığı için ticari ilişkiye bir süre ara verildiği, sonrasında yeniden ticari ilişki başladığı ve davalının bir kısım taşıma ücretini çekle ödediği, davalının bir kısım malların eksik olduğunu belirttiği ancak bu eksikliklerin hangi taşımalara ilişkin olduğunu kanıtlayamadığı, karşılıklı ihtarname keşidesinden sonra taşıma ücreti ödemesi nedeniyle takip ve dava konusu taşıma ücretinin ihtilaflı taşımalara ilişkin olmadığı, sonraki dönemlere ait taşıma ücreti olduğu, dolayısıyla davalının itirazının haksız olduğu, davalı-karşı davacının dava dilekçesini duruşma gününden 10 gün öncesine kadar vermesi gerekirken cevap ve karşılık dava dilekçesini bu süreden sonra verdiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, 17.883,19 TL üzerinden itirazın iptaline takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahiline, karşılık dava süresinde açılmadığı için reddine verilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşımadan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece karşılık davanın cevap süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle karşılık davanın reddine karar verilmişse de, yerleşmiş uygulamalara, menfaatler dengesine ve usul ekonomisine göre (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, 4. Cilt, s.3939 vd.), karşılık davanın cevap süresi içinde açılmaması davanın reddi sonucunu doğurmaz. Mahkemece bu durumda karşılık davanın asıl dava dosyasından tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilerek, yargılamaya o dava dosyası üzerinden devam edilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile karşılık davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, her ne kadar taraflar arasında sürekli bir taşıma ilişkisinin mevcut olduğu anlaşılmakta ise de, TTK.87 vd. maddeleri anlamında geçerli bir cari hesap sözleşmesi olmadığı açıktır. Bu durumda mahkemece davacıdan takibe konu navlun bedelinin hangi taşımadan kaynaklandığı, bu taşımaların tam ve eksiksiz olarak ifa edilip edilmediği ve buna göre ne kadar miktar navlun bedeline hak kazandığı üzerinde durularak, gerektiğinde bu yönde davacı isticvap edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
4- Kabule göre de, davacı taraf icra takibi yaptığı 17.883,19 TL.'nin 328,34 TL'nin ödendiğini bildirerek 17.554,85 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ettiği halde, mahkemece HUMK.'un 74. maddesine aykırı olarak ve talep edilen miktar aşılarak 17.883,19 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019198600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz