Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11741 E. 2014/18715 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi kabul↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak, davacı tarafça kredi kullanan asıl borçlu olan davalı Ş.. Y.. ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan diğer davalıların, ödenmeyen borç sebebiyle banka alacağının tahsili için yapılan icra takibinde davalıların alacağın 4.883,00 TL'lik kısmını kabul ettikleri, takibin bu miktar ve fer'ileri yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibarıyla itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının gerekçeli ve itibar edilen bilirkişi raporunda asıl borçlu ve kefil olan davalılar yönünden hesaplanan miktarlarda bulunduğu, davacının tahsilini istediği alacağa dava tarihinden sonra da % 9 oranında temerrüt faizi yürütülmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Ancak mahkemece %180 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle hesaplama yapılan bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesine rağmen, bozmadan sonra alacağa %9 temerrüt faizi uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10791 E. 2011/14756 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18704 E. 2015/4322 K.
Ortak:kısmi kabul · genel kredi sözleşmesi · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaY.. ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olan diğer davalıların, ödenmeyen borç sebebiyle banka alacağının tahsili için yapılan icra takibinde davalıların alacağın 4.883,00 TL'lik «kısmını kabul» ettikleri, takibin bu miktar ve fer'ileri yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibarıyla itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının gerekçeli ve itibar edilen bilirkişi raporunda asıl borçlu ve kefil olan davalılar yönünden hesaplanan miktarlarda bulunduğu, davacının tahsilini istediği alacağa dava tarihinden sonra da % 9 oranında «temerrüt faizi» yürütülmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak mahkemece %180 «temerrüt faizi» uygulanmak suretiyle hesaplama yapılan bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesine rağmen, bozmadan sonra alacağa %9 temerrüt faizi uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen ilk kararda bozma konusu yapılmayan kısımlar gözetilmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, taraflar arasındaki sözleşmeye göre «temerrüt faizi» oranının % 180 olmasına rağmen bozmadan sonra asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacı banka tarafından davalılar hakkında yapılan icra takibinde davalı borçluların alacağın 3.000 TL’lik «kısmını kabul» ettiklerini bildirdikleri, takibin bu miktar yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibariyle itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının bilirkişi raporunda belirlendiği, icra dosyasında kabul edilen 3.000 TL’lik «asıl alacak» ve fer’ileri yönünden takip devam ettiğinden davacı tarafın bu miktar yönünden «alacak davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, hüküm altına alınan ana «para alacağına» dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne, 4.388,52-TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para alacağı · alacak davası · hukuki yarar · asıl alacak · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, davacı banka tarafından davalılar hakkında yapılan icra takibinde davalı borçluların alacağın 3.000 TL’lik «kısmını kabul» ettiklerini bildirdikleri, takibin bu miktar yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibariyle itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının bilirkişi raporunda belirlendiği, icra dosyasında kabul edilen 3.000 TL’lik «asıl alacak» ve fer’ileri yönünden takip devam ettiğinden davacı tarafın bu miktar yönünden «alacak davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, hüküm altına alınan ana «para alacağına» dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne, 4.388,52-TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 29/05/2013 tarihli ilamı ile, hüküm altına alınan ana «para alacağına» dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Ancak mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen ilk kararda bozma konusu yapılmayan kısımlar gözetilmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, taraflar arasındaki sözleşmeye göre «temerrüt faizi» oranının % 180 olmasına rağmen bozmadan sonra asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11741 E. , 2014/18715 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ EDİRNE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 27/06/2013
NUMARASI 2013/269-2013/338
Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/06/2013 tarih ve 2013/269-2013/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan Ş.. Y. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların müteselsil kefil olduğunu, kredi borcu ödenmeyince hesabın kat edildiğini ileri sürerek, davalı Ş.. Y.. için 30.04.1999 kat tarihi itibarı ile 12.191,22 TL’nin, diğer davalıların her biri için 5.000,00 TL’nın borcun oluşum tarihi 30.04.1999 tarihinden itibaren uygulanacak yıllık % 180 temerrüt faizi ve %5'i oranında BSMV ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilince verilen dilekçe ile dava tarihi itibarıyla anapara, temerrüt faizi ve BSMV olmak üzere davalı Ş.. Y.. için toplam 232.478,09 TL, diğer davalılar için ayrı ayrı 95.346,51 TL’nin tahsilinin talep edildiği tavzihen beyan edilmiştir.
Davalılar vekili, haklarında başlatılan icra takip dosyasında borcun 4.883,00 TL kısmını ayrı ayrı kabul ettiklerini, bu miktarı aşan kısmın ispatı gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, davacı tarafça kredi kullanan asıl borçlu olan davalı Ş.. Y.. ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan diğer davalıların, ödenmeyen borç sebebiyle banka alacağının tahsili için yapılan icra takibinde davalıların alacağın 4.883,00 TL'lik kısmını kabul ettikleri, takibin bu miktar ve fer'ileri yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibarıyla itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının gerekçeli ve itibar edilen bilirkişi raporunda asıl borçlu ve kefil olan davalılar yönünden hesaplanan miktarlarda bulunduğu, davacının tahsilini istediği alacağa dava tarihinden sonra da % 9 oranında temerrüt faizi yürütülmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Ancak mahkemece %180 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle hesaplama yapılan bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesine rağmen, bozmadan sonra alacağa %9 temerrüt faizi uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101986900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz