İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10791 E. 2011/14756 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, usulsüz işlemlerle davalı hesabına aktarılan para miktarının 8.883,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11741 E. 2014/18715 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi kabul · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · kefil · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt
Benzer bu karardaY.. ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olan diğer davalıların, ödenmeyen borç sebebiyle banka alacağının tahsili için yapılan icra takibinde davalıların alacağın 4.883,00 TL'lik «kısmını kabul» ettikleri, takibin bu miktar ve fer'ileri yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibarıyla itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının gerekçeli ve itibar edilen bilirkişi raporunda asıl borçlu ve kefil olan davalılar yönünden hesaplanan miktarlarda bulunduğu, davacının tahsilini istediği alacağa dava tarihinden sonra da % 9 oranında «temerrüt faizi» yürütülmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak mahkemece %180 «temerrüt faizi» uygulanmak suretiyle hesaplama yapılan bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesine rağmen, bozmadan sonra alacağa %9 temerrüt faizi uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12496 E. 2013/17855 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5344 E. 2020/3559 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi yazılı sözleşme · alacağın likit olması · resmi şekil · muvazaa · hisse devri · icra takibine itiraz · işlemiş faiz · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «resmi şekilde» yapılmış sözleşme dahi olsa bu sözleşmeye karşı davacının devir bedelinin alınmadığına ilişkin «muvazaa» iddiasını adi yazılı belge ile ispat ettiği, bu itibarla söz konusu «hisse devri» dolayısıyla davacının 59.883,69 TL alacağının bulunduğu, ancak davalı tarafın «işlemiş faiz» ile ilgili itirazının yerinde olduğu, zira takip öncesi davalı tarafın «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin davacının bilgi ve belge sunmadığı, borcun talep edilebilirliği ile temerrüdünün farklı şeyler olduğu, faiz talebinin temerrüt ile söz konusu olacağı ve bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddinin gerektiği, İİK.’nın 67/2. maddesi gereğince «alacağın likit olması» nedeniyle davacı lehine «icra inkar tazminatına» da hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Büyükçekmece 3.
İcra Müdürlüğünün 2014/14533 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline 59.883,69 TL «asıl alacak» üzerinden takip tarihinden itibaren işlemek üzere takip talebinde belirtilen faiz oranı üzerinden takibin devamına, faize ilişkin talebin reddine, «alacağın likit olması» nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan 11.976,73 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «adi yazılı sözleşmedeki» imzaların tarafların eli ürünü olduğuna kanaat getirilerek «muvazaanın» adi yazılı belge ile ispatlanmış olduğu sonucuna varılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 03.04.2014 tarihli noter senedinde de davacının hissele …
2- Dava, şirket hisse devir bedeline dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10791 E. , 2011/14756 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.04.2009 gün ve 2001/202-2009/57 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.03.2011 gün ve 09/10292-11/2616 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı çalışanı ...’ın hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal ederek davalı lehine haksız kazanç sağladığını, usulsüz olarak davalı hesabına aktarılan 9.962,00 TL ile davalı çeklerinin ödenip takipteki borçlarından tahsilât işlemi yapıldığını, ayrıca davalının dava dışı... Tarım İlaçları Paz. San. Tic. AŞ’ den aldığı malların karşılığı olarak muhtelif tarihlerde 18.582,32 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, toplam 28.544,32 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sebepsiz zenginleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, usulsüz işlemlerle davalı hesabına aktarılan para miktarının 8.883,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028512300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz