Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5860 E. 2014/12950 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ şirketin feshi ve tasfiyesi↗ ttk 636/3↗ terditli dava↗ haklı sebep↗ şirketin feshi↗ fesih↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete %10 nispette ortak olduğu, dinlenen tanık beyanları ile davacının şirket yönetiminden uzak tutulduğu, ortak olduğu halde hasta muayenesinde zorluk çıkarıldığı, kendisine şirketin mali durumu ile ilgili bilgi verilmediği, bilirkişi raporu ile davacının şirketten haklı sebeple çıkmasına izin verilse dahi %10 ortaklık payının şirkette her hangi bir karşılığının bulunmadığının anlaşıldığı, davanın da sermaye payı yoksa fesih ve tasfiyeye yönelik terditli açıldığı gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar V... Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. ve M.. V.. vekili temyiz etmiştir.
Dava, haklı sebepler nedeniyle şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi veya davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Mahkemece, şirketin uzun süre zarar ettiği, sermayesinin tamamını kaybettiği, davacı hisselerinin herhangi bir karşılığının bulunmadığı gerekçeleriyle fesih ve tasfiye talebinin kabulüne karar verilmişse de dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup şirketin feshi ve tasfiyesi yerine Kanunda öngörülen ve somut uyuşmazlığa uygulanabilecek çözümler değerlendirilmemiştir. Bu durum karşısında mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 636/3'üncü maddesine göre inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Ortak:fesih · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece, şirketin uzun süre zarar ettiği, sermayesinin tamamını kaybettiği, davacı hisselerinin herhangi bir karşılığının bulunmadığı gerekçeleriyle «fesih» ve «tasfiye» talebinin kabulüne karar verilmişse de dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup …
… ıldığı, kendisine şirketin mali durumu ile ilgili bilgi verilmediği, bilirkişi raporu ile davacının şirketten haklı sebeple çıkmasına izin verilse dahi %10 ortaklık «payının» şirkette her hangi bir karşılığının bulunmadığının anlaşıldığı, davanın da sermaye payı yoksa «fesih» ve tasfiyeye yönelik «terditli» açıldığı gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Dava, «haklı sebepler» nedeniyle şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi veya davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Ancak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru · tüzel kişilik · limited şirket · husumet
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, davalı ortak ... . hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18022 E. 2015/3494 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · kâr payı · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece, şirketin uzun süre zarar ettiği, sermayesinin tamamını kaybettiği, davacı hisselerinin herhangi bir karşılığının bulunmadığı gerekçeleriyle «fesih» ve «tasfiye» talebinin kabulüne karar verilmişse de dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup …
… ıldığı, kendisine şirketin mali durumu ile ilgili bilgi verilmediği, bilirkişi raporu ile davacının şirketten haklı sebeple çıkmasına izin verilse dahi %10 ortaklık «payının» şirkette her hangi bir karşılığının bulunmadığının anlaşıldığı, davanın da sermaye payı yoksa «fesih» ve tasfiyeye yönelik «terditli» açıldığı gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Dava, «haklı sebepler» nedeniyle şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi veya davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki şirket ortaklığının çekilmez bir hal aldığı, güven ortamının yok olduğu, «şirketin feshi» için haklı nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre haklı sebeple «limited şirketin feshi» istenildiğinde, mahkemece istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · limited şirket ortaklığı · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · tüzel kişilik · limited şirket · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki şirket ortaklığının çekilmez bir hal aldığı, güven ortamının yok olduğu, «şirketin feshi» için haklı nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Özellikle, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi iki ortaklı «limited şirketlerde ortakların» davada taraf olması halinde, davanın şirkete karşı açıldığının ve davada şirketin de «temsil» edildiğinin kabulü gerekir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre haklı sebeple «limited şirketin feshi» istenildiğinde, mahkemece istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9858 E. 2018/1801 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi
Benzer bu kararda… n çıkartılmasına, davalı karşı davacının diğer taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz «itirazlarının süre» yönünden reddine karar verilmiş, asıl davaya yönelik karar Dairemizce davacı şirket yararına bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/844 E. 2018/6419 K.
Ortak:terditli dava
İncelediğiniz kararda… ıldığı, kendisine şirketin mali durumu ile ilgili bilgi verilmediği, bilirkişi raporu ile davacının şirketten haklı sebeple çıkmasına izin verilse dahi %10 ortaklık «payının» şirkette her hangi bir karşılığının bulunmadığının anlaşıldığı, davanın da sermaye payı yoksa «fesih» ve tasfiyeye yönelik «terditli» açıldığı gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı tarafça dava konusu “...” ibareli marka başvurusuna yönelik ... kararının iptaline ve şayet tescili halinde de anılan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkin «terditli» talepte bulunulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:işlemden kaldırma · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaTerditli davadaki istem öncelikle tescilin gerçekleşmesi koşuluna bağlı bulunduğundan; eğer tescil gerçekleşmemişse böyle bir talebin reddini gerektirmeyip sadece bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulacak olup, bu durumda davacı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» de hükmedilemez.
… e de, Dairemiz bozma ilamına uyulması sonucu yapılan araştırma ile markaların tescil işleminin gerçekleşmediği hususu belirlenerek hükümsüzlük davası yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiği halde davacı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan …
… i gelen yazıda adı geçen markaların tesciline karar verilse de tescil için gereken noksanlar ikmal edilmediğinden KHK yönetmeliğinin 12. maddesine göre başvuruların «işlemden kaldırıldığı» ve hükümsüz olduğunun tespit edildiği, dava konusu markaların hükümsüzlüğü talebi yönünden karar «verilmesine yer olmadığı» gerekçesiyle kesinleşen kısımlar konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 2011/56256 ve 2011/56270 sayılı markaların hükümsüzlüğü talebi yön …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/145 E. 2013/575 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/28 E. sayılı dosyasında «şirketi zarara» uğrattığı gerekçesiyle dava açtığı, bu davanın sonucunda verilen karar ile icra takibine geçtiği, davacının icra tehdidi altında davalı şirketin o tarihteki avukat …
Dava, «sebepsiz zenginleşme» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Bu kararın ...’a tebliği üzerine adı geçen şirket «tüzel kişiliği» aleyhine açılan davada taraf olmadığı halde kendisi aleyhine karar verilmesinin mümkün olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5860 E. , 2014/12950 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/12/2013
NUMARASI 2011/367-2013/324
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2011/367-2013/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ..... V... Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. ve davalı M.. V.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi l tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %10 oranında payının bulunduğunu, büyük hissedar olan M.. V..'nun şirketi kendi yararları doğrultusunda ve keyfine göre idare ettiğini, karar ve tasarruflarda davacı ortağa hiç bir bilgi verilmediğini, genel kurul toplantılarının yapılmadığını, müvekkilinin şirketten dışlandığını, ortaklar arasında uyumsuzluk ve husumetin bulunduğunu, ortaklığın sağlıklı bir şekilde devamı imkanının kalmadığını ileri sürerek müvekkilinin haklı nedenle şirketten ayrılmasına izin verilmesini, tasfiye işleminin davacı payının reel değeri karşısında diğer ortaklar tarafından satın alınmasını, esas sermayeyi aşan şirket malvarlığından ödenmesini, bunun mümkün olmaması halinde şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
[…].. Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. ve M.. V.. vekili, TTK'ya göre hisse devrinin 3/4 ortak ve 3/4 sermaye çoğunluğunun sağlanarak yapılabileceğini, bir ortağın diğer ortakların hissesini almaya icbar edilemeyeceğini, davacının ortaklıktan çıkmak için kötüniyetle olumsuz tutum ve davranışlarda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete %10 nispette ortak olduğu, dinlenen tanık beyanları ile davacının şirket yönetiminden uzak tutulduğu, ortak olduğu halde hasta muayenesinde zorluk çıkarıldığı, kendisine şirketin mali durumu ile ilgili bilgi verilmediği, bilirkişi raporu ile davacının şirketten haklı sebeple çıkmasına izin verilse dahi %10 ortaklık payının şirkette her hangi bir karşılığının bulunmadığının anlaşıldığı, davanın da sermaye payı yoksa fesih ve tasfiyeye yönelik terditli açıldığı gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar V... Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. ve M.. V.. vekili temyiz etmiştir.
Dava, haklı sebepler nedeniyle şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi veya davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Mahkemece, şirketin uzun süre zarar ettiği, sermayesinin tamamını kaybettiği, davacı hisselerinin herhangi bir karşılığının bulunmadığı gerekçeleriyle fesih ve tasfiye talebinin kabulüne karar verilmişse de dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup şirketin feshi ve tasfiyesi yerine Kanunda öngörülen ve somut uyuşmazlığa uygulanabilecek çözümler değerlendirilmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 636/3'üncü maddesine göre inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar V.... Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. ve M.. V.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 07/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101917900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz