Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/844 E. 2018/6419 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
terditli dava↗ işlemden kaldırma↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, kesinleşen kısımlar dışında sadece ...'den dava konusu marka başvurularının tescilinin gerçekleşip gerçekleşmediği sorularak 06.10.2016 tarihli gelen yazıda adı geçen markaların tesciline karar verilse de tescil için gereken noksanlar ikmal edilmediğinden KHK yönetmeliğinin 12. maddesine göre başvuruların işlemden kaldırıldığı ve hükümsüz olduğunun tespit edildiği, dava konusu markaların hükümsüzlüğü talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle kesinleşen kısımlar konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 2011/56256 ve 2011/56270 sayılı markaların hükümsüzlüğü talebi yönünden ise bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... ... kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça dava konusu “...” ibareli marka başvurusuna yönelik ... kararının iptaline ve şayet tescili halinde de anılan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkin terditli talepte bulunulmuştur. Terditli davadaki istem öncelikle tescilin gerçekleşmesi koşuluna bağlı bulunduğundan; eğer tescil gerçekleşmemişse böyle bir talebin reddini gerektirmeyip sadece bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulacak olup, bu durumda davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilemez. Mahkemece de, Dairemiz bozma ilamına uyulması sonucu yapılan araştırma ile markaların tescil işleminin gerçekleşmediği hususu belirlenerek hükümsüzlük davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13244 E. 2014/20076 K.
Ortak:terditli dava
İncelediğiniz karardaDavacı tarafça dava konusu “...” ibareli marka başvurusuna yönelik ... kararının iptaline ve şayet tescili halinde de anılan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkin «terditli» talepte bulunulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «hisse devrinin» tespiti ile tescili talebinin reddine, «terditli» olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «hisse devrinin» tespiti ile tescili talebinin reddine, «terditli» olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14959 E. 2014/17783 K.
Ortak:terditli dava
İncelediğiniz karardaDavacı tarafça dava konusu “...” ibareli marka başvurusuna yönelik ... kararının iptaline ve şayet tescili halinde de anılan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkin «terditli» talepte bulunulmuştur.
Benzer bu kararda1- Dava, işyeri devrine ilişkin «sözleşmeye aykırılığın» tespiti ve bazı menkullerin iadesi talebi ile açılmış olup davacı «terditli» davasında, ilk talebinin mümkün olmaması halinde maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Mahkemece, davacının dava dilekçesinde belirttiği «terditli taleplerinin» ilki hakkında bir değerlendirme yapılıp karar verilmeden, maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik hüküm kurulması doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:terditli talep · sözleşmeye aykırılık · maddi tazminat · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı vekilinin «maddi tazminatla» ilgili iddialarını «kesin» ve inandırıcı olarak ispatlayamadığı, manevi tazminat şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, işyeri devrine ilişkin «sözleşmeye aykırılığın» tespiti ve bazı menkullerin iadesi talebi ile açılmış olup davacı «terditli» davasında, ilk talebinin mümkün olmaması halinde maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Mahkemece, davacının dava dilekçesinde belirttiği «terditli taleplerinin» ilki hakkında bir değerlendirme yapılıp karar verilmeden, maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik hüküm kurulması doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/844 E. , 2018/6419 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.11.2016 tarih ve 2016/176-2016/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin 2011/56256, 2011/56270 sayılı ve “...”, “... +şekil” unsurlu marka başvurularına, müvekkilinin 2003/29472, 2005/37293, 2008/38348 sayılı “...” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, ... ...'nın 2013-M-7182 ve 2013-M-7151 sayılı kararlarıyla reddedildiğini, oysa dava konusu markaların benzer olduğunu, markaların karıştırılacağını, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkil markasının tanınmış marka olduğunu, başvuruların müvekkil markalarının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek, ... kararlarının iptaline ve başvuru konusu markaların hükümsüzlükleri ile sicilden terkinlerini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; iptali istenen ... kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, kesinleşen kısımlar dışında sadece ...'den dava konusu marka başvurularının tescilinin gerçekleşip gerçekleşmediği sorularak 06.10.2016 tarihli gelen yazıda adı geçen markaların tesciline karar verilse de tescil için gereken noksanlar ikmal edilmediğinden KHK yönetmeliğinin 12. maddesine göre başvuruların işlemden kaldırıldığı ve hükümsüz olduğunun tespit edildiği, dava konusu markaların hükümsüzlüğü talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle kesinleşen kısımlar konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 2011/56256 ve 2011/56270 sayılı markaların hükümsüzlüğü talebi yönünden ise bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... ... kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça dava konusu “...” ibareli marka başvurusuna yönelik ... kararının iptaline ve şayet tescili halinde de anılan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkin terditli talepte bulunulmuştur. Terditli davadaki istem öncelikle tescilin gerçekleşmesi koşuluna bağlı bulunduğundan; eğer tescil gerçekleşmemişse böyle bir talebin reddini gerektirmeyip sadece bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulacak olup, bu durumda davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilemez. Mahkemece de, Dairemiz bozma ilamına uyulması sonucu yapılan araştırma ile markaların tescil işleminin gerçekleşmediği hususu belirlenerek hükümsüzlük davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. ve 5. bendinin çıkarılmasına, yerine 4. bent olarak “Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462837300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz