Lütuf (hatır) ödemesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1054 E. 2011/4270 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
lütuf (hatır) ödemesi↗ sigorta ettiren↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ temlik↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, rizikonun teminat kapsamında olduğu, davalı sürücünün 2/8 oranında kusurlu şekilde davacının sigortalısına çarparak yaralanmasına neden olduğu, sigortaca yapılan tedavi giderlerinden davalıların kusuru oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, davalılar vekillerinin temyizi üzerine, sigorta poliçesinin kaza tarihinden sonra 11.12.2006 günü düzenlendiği, sigorta ettirenin poliçenin düzenlenmesinden önce kazanın olduğunu bildiğinden TTK’nun 1344. maddesi uyarıca sigorta akdinin hükümsüz bulunduğu, davacının yaptığı ödemenin et gratia yani lütuf ödemesi olduğu, ortada dava hakkı veren bir temliknamenin mevcudiyetinin de iddia ve ispat edilmediği, davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12486 E. 2010/10802 K.
Ortak:sigorta ettiren · teminat kapsamı · riziko · temlik · sigorta poliçesi · kusur · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı sürücünün 2/8 oranında kusurlu şekilde davacının sigortalısına çarparak yaralanmasına neden olduğu, sigortaca yapılan tedavi giderlerinden davalıların «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, davalılar vekillerinin temyizi üzerine, «sigorta poliçesinin» kaza tarihinden sonra 11.12.2006 günü düzenlendiği, «sigorta ettirenin» poliçenin düzenlenmesinden önce kazanın olduğunu bildiğinden TTK’nun 1344. maddesi uyarıca sigorta akdinin hükümsüz bulunduğu, davacının yaptığı ödemenin et gratia yani lütuf ödemesi olduğu, ortada dava hakkı veren bir «temliknamenin» mevcudiyetinin de iddia ve ispat edilmediği, davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı sürücünün 2/8 oranında kusurulu olarak davacının sigortalısına çarparak yaralanmasına neden olduğu, sigortaca yapılan tedavi giderlerinden davalıların «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.076,78 TL'nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan «sigorta poliçesinden» anlaşılacağı üzere sigorta poliçesi kaza tarihinden sonra 11.12.2006 tarihinde düzenlenip, «sigorta ettiren» poliçenin düzenlenmesinden önce kazanın olduğunu bildiğinden TTK’nun 1344. maddesi uyarıca sigorta akdi hükümsüzdür.
Dava, sağlık «sigorta poliçesine» dayalı rücuan alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı sürücünün 2/8 oranında kusurulu olarak davacının sigortalısına çarparak yaralanmasına neden olduğu, sigortaca yapılan tedavi giderlerinden davalıların «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.076,78 TL'nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10494 E. 2010/1579 K.
Ortak:teminat kapsamı · riziko · temlik · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı sürücünün 2/8 oranında kusurlu şekilde davacının sigortalısına çarparak yaralanmasına neden olduğu, sigortaca yapılan tedavi giderlerinden davalıların «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, davalılar vekillerinin temyizi üzerine, «sigorta poliçesinin» kaza tarihinden sonra 11.12.2006 günü düzenlendiği, «sigorta ettirenin» poliçenin düzenlenmesinden önce kazanın olduğunu bildiğinden TTK’nun 1344. maddesi uyarıca sigorta akdinin hükümsüz bulunduğu, davacının yaptığı ödemenin et gratia yani lütuf ödemesi olduğu, ortada dava hakkı veren bir «temliknamenin» mevcudiyetinin de iddia ve ispat edilmediği, davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaBu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa «ibraname» getirtilip, devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Sigorta şirketi ancak «sigorta poliçesi» hükümleri çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseden isteyebilir.
Bunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · rücu davası · ibraname · rücuen tahsil · rücu · taraf ehliyeti · taşıyıcı · eksik inceleme
Benzer bu karardaBunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Dava, Nakliyat Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa «ibraname» getirtilip, devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Somut olayda, davacıya sigortalı emtia davalılardan Ran Lojistik A.Ş. tarafından taşındığı, alıcıya «teslim» edildiği sırada bir kısım emtianın hasarlandığına dair 15.07.2005 tarihli tutanağın tutulduğu, davalı «taşıyıcı» sürücüsünün de bu tutanakta imzasının olduğu sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3292 E. 2013/19572 K.
Ortak:teminat kapsamı · riziko · temlik · sigorta poliçesi · kusur · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «rizikonun» «teminat kapsamında» olduğu, davalı sürücünün 2/8 oranında kusurlu şekilde davacının sigortalısına çarparak yaralanmasına neden olduğu, sigortaca yapılan tedavi giderlerinden davalıların «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, davalılar vekillerinin temyizi üzerine, «sigorta poliçesinin» kaza tarihinden sonra 11.12.2006 günü düzenlendiği, «sigorta ettirenin» poliçenin düzenlenmesinden önce kazanın olduğunu bildiğinden TTK’nun 1344. maddesi uyarıca sigorta akdinin hükümsüz bulunduğu, davacının yaptığı ödemenin et gratia yani lütuf ödemesi olduğu, ortada dava hakkı veren bir «temliknamenin» mevcudiyetinin de iddia ve ispat edilmediği, davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaBu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde varsa «ibraname» getirtilip devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Sigorta şirketi ancak «sigorta poliçesi» hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nın 1301. maddesi gereğince «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
Bu durumda mahkemece, davacının «teminat» dışı ödeme yapıp yapmadığı, yaptığı ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olup olmadığı incelenmek, yapılan ödeme lütuf (ex gratia) ödemesi ise davacının alacağı, sigortalıdan «temlik» alıp almadığı hususu da belirlenmek suretiyle davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olup olmadığının tespit edilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken anılan hususlar değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · rücu davası · sigorta teminatı · ibraname · rücuen tazminat · denetime elverişlilik · rücu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaBunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya 2/8 oranında «kusur» izafe eden bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bulunduğu, davalı şirketin kusuruna isabet eden zararı tazminle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.275,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesine dayalı «rücuen tazminat» davasıdır.
Sigorta şirketi ancak «sigorta poliçesi» hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nın 1301. maddesi gereğince «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5390 E. 2010/3824 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · trafik kazası · işlemiş faiz · asıl alacak · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBorçlar Kanunu`nun 104/«son» madde ve fıkrası uyarınca, «gecikme faizine» faiz yürütülmesi mümkün değildir.
Mahkemece, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmek suretiyle, takip talebinde yer alan «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» toplamına tekrar faiz yürütülmesi isteği de kabul edilmiş, bu suretle açıklanan madde hükmü ihlal edilmiş olmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının meydana gelen «trafik kazası» nedeniyle yaralanmasından dolayı 9.186 YTL tedavi gideri yaptığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, «trafik kazası» nedeniyle yaralanan davacının tedavi giderlerinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1054 E. , 2011/4270 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şişli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.12.2008 gün ve 2007/195-2008/476 sayılı kararı bozan Daire’nin 25.10.2010 gün ve 2009/12486 - 2010/10802 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline tarafından sağlık sigorta poliçesiyle sigortalı olan Ahmet Sılay'ın 08.12.2006 tarihinde davalıların işleten ve sürücüsü bulunduğu aracın çarpması sonucu yaralandığını, tedavi masraflarının ödendiğini, davalıların kusurları oranında sorumlu olduklarını ileri sürerek, ıslahla artırılan 17.076,78 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]E.T.T. vekili, müvekkilinin kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, poliçenin kaza tarihinden sonra düzenlenmesi nedeniyle rizikonun teminat kapsamında olmadığını, istenen miktarın fahiş bulunduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, rizikonun teminat kapsamında olduğu, davalı sürücünün 2/8 oranında kusurlu şekilde davacının sigortalısına çarparak yaralanmasına neden olduğu, sigortaca yapılan tedavi giderlerinden davalıların kusuru oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, davalılar vekillerinin temyizi üzerine, sigorta poliçesinin kaza tarihinden sonra 11.12.2006 günü düzenlendiği, sigorta ettirenin poliçenin düzenlenmesinden önce kazanın olduğunu bildiğinden TTK’nun 1344. maddesi uyarıca sigorta akdinin hükümsüz bulunduğu, davacının yaptığı ödemenin et gratia yani lütuf ödemesi olduğu, ortada dava hakkı veren bir temliknamenin mevcudiyetinin de iddia ve ispat edilmediği, davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine' ye gelir kaydedilmesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019138700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz