Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6327 E. 2010/5402 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak butlan↗ yönetim kurulu üyeliği↗ zimmet↗ butlan↗ hırsızlık↗ dolandırıcılık↗ uyuşmazlık konusu↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın süresinde açıldığı, iddianın aynı zamanda mutlak butlan nedeni olması nedeniyle karara muhalefet ve karşı oy kullanılması şartı aranmayacağı, dava dilekçesinde belirtilen kişilerin yönetim kuruluna üye olarak seçildikleri, görevi kötüye kullanmaktan dolayı mahkumiyet kararı aldıkları, bu kararın 23.10.2007 tarihinde Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, verilen hapis cezasının paraya çevrilerek ertelendiği, ayrıca lehlerine TCK.nun hükümlerinin uygulandığı, bu Kanun' un 95/2 nci maddesi uyarınca 5 yıl içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılacağı hükmünü içerdiği, ertelenmiş cezası olan kişinin yönetime seçilmesine engel durumunun bulunmadığı, esasen genel kuruldan sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile bu suçun yönetime seçilme engeli oluşturmasının ortadan kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif genel kurulunda yönetim kurulu asil üyeliğine seçilen üç kişinin seçilme koşullarını taşımadıkları iddiasına dayalı, tespit ve kararın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalının ortağı olduğu, 03.02.2008 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin seçiminin yapılarak asıl ve yedek üyelerin belirlendiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Yönetim kuruluna seçilen ..., ... ve ...’ın 23.10.2007 tarihinde Yargıtay’dan onanarak kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile görevi kötüye kullanmak suçundan mahkum oldukları, haklarındaki cezanın ertelendiği yönleri de çekişmesizdir. Dava konusu uyuşmazlık, yönetim kurulu üyeliğine seçilen üç kişinin aldıkları mahkumiyete rağmen seçilmelerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Genel kurulun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1163 sayılı Kanunu’nun 56 ncı maddesine göre yönetim kurulu üyesi olabilmek için gerekli şartlardan biri de Türk Ceza Kanunun zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, görevi suiistimal, sahtekarlık, hırsızlık, dolandırıcılık, hileli iflas, emniyeti suiistimal ve Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlara ilişkin hükümlerine veya bu Kanuna göre mahkum olmamak olarak açıklanmıştır. Her ne kadar anılan bu şart 5728 sayılı Yasa ile değiştirilmiş ise de değişikliğe dair düzenleme genel kurul tarihinden sonra yürürlüğe girdiği için somut olayda uygulama yeri bulunmayacaktır. Öte yandan, davaya konu edilen genel kurulu kararı ile yönetim kurulu üyeliğine seçilen kişilere dair ceza kararı, ertelenmiş ise de sonuçta mahkumiyet kararıdır. Anılan karar, genel kurul kararından önce kesinleşmiştir. Genel kurul kararı tarihi itibariyle yönetim kurulu üyeliğine seçilen bu üç kişinin seçilmelerine ilişkin mahkumiyet kararı mevcuttur. Bu kararın, ertelenmiş olup olmaması sonuca etkili değildir. O tarihte yürürlükte olan düzenlemeye göre, yönetim kurulu üyeliğine seçilmeye engel bir mahkumiyet kararları bulunmaktadır. Bu bakımdan, mahkemenin değerlendirmeleri yerinde değildir. Ancak, 5728 sayılı Yasa ile salt 1163 sayılı Kanun’da değişiklik yapılmamış, aynı zamanda Ceza Muhakemesi Kanunu’n 231 nci maddesinde de değişiklikler öngörülmüştür. Ceza yargılamasıyla ilgili olarak hükmün açıklanmasının ertelenmesi kurumu getirilmiş, anılan düzenlemeyle ilgili olarak önceden hakkında mahkumiyet kararı verilenlerin de yararlanacağı hükme bağlanmıştır. Bu durum karşısında, yönetim kurulu üyeliğine seçilen kişilerin haklarındaki mahkumiyet kararı ile ilgili olarak CMK.nun 231 nci maddesi uyarınca bir başvurularının olup olmadığı araştırılıp, anılan düzenleme karşısında hukuki durumlarının tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10691 E. 2010/11637 K.
Ortak:mutlak butlan · butlan · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın süresinde açıldığı, iddianın aynı zamanda «mutlak butlan» nedeni olması nedeniyle karara muhalefet ve karşı oy kullanılması şartı aranmayacağı, dava dilekçesinde belirtilen kişilerin yönetim kuruluna üye olarak seçildikle …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın süresinde açıldığı, iddianın aynı zamanda «mutlak butlan» nedeni olması nedeniyle karara muhalefet ve karşı oy kullanılması şartı aranmayacağı, dava dilekçesinde belirtilen kişilerin yönetim kuruluna üye olarak seçildikle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15127 E. 2013/13302 K.
Ortak:yönetim kurulu üyeliği · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava konusu uyuşmazlık, «yönetim kurulu üyeliğine» seçilen üç kişinin aldıkları mahkumiyete rağmen seçilmelerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Öte yandan, davaya konu edilen genel kurulu kararı ile «yönetim kurulu üyeliğine» seçilen kişilere dair ceza kararı, ertelenmiş ise de sonuçta mahkumiyet kararıdır.
Genel kurul kararı tarihi itibariyle «yönetim kurulu üyeliğine» seçilen bu üç kişinin seçilmelerine ilişkin mahkumiyet kararı mevcuttur.
Benzer bu kararda… nel kurul toplantısında alınan 7 nolu kararla denetim kurulu ile ilgili ana sözleşmenin 14. maddesinin değiştirilmesinin öngörüldüğü, bu karar ile 3. organ niteliği «taşıyan» ve önemli yetkilerle donatılmış olan denetim organına nitelik aranmadan üye seçilme olanağı verildiğini bu durumun «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, 9 nolu kararla henüz «ibra» edilmemiş kişilerin yeniden «yönetim kurulu üyeliğine» seçilmeleri kararlaştırıldığı, bunun da dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu, 10 nolu kararla yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 334 ve 335.maddeleri uyarınca izinlerin verilmesi kararı alındığı, yönetim kurulu üyelerinin bu oylamada oy kullanamayacakları göz önüne alındığında bu kişilerin lehteki oyları çıkırıldıktan sonra geriye kalan oy itibariyle karar «nisabı» yönünden alınan kararın «geçersiz» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile genel kurul kararının 7 nolu kararındaki ana sözleşmenin 14. maddesinin değiştirilmesi kısmı ile, 9 nolu ve 10 nolu …
Oysa ki, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın 347/«son» maddesinde «ibra» edilmeyen «yönetim kurulu» üyelerinin denetçi olarak seçilemeyeceği düzenlenmiş olup, ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin tekrar «yönetim kurulu üyeliğine» seçilemeyeceğine dair amir hüküm bulunmamaktadır.
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, «ibra» edilmeyen «yönetim kurulu» üyelerinin tekrar yönetim kurulu üyeliklerine seçilmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gerekçesiyle, 9 nolu kararın iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar nisabı · genel kurul kararının iptali · ibra · dürüstlük kuralı · anonim şirket · geçersizlik · taşıyan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… nel kurul toplantısında alınan 7 nolu kararla denetim kurulu ile ilgili ana sözleşmenin 14. maddesinin değiştirilmesinin öngörüldüğü, bu karar ile 3. organ niteliği «taşıyan» ve önemli yetkilerle donatılmış olan denetim organına nitelik aranmadan üye seçilme olanağı verildiğini bu durumun «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, 9 nolu kararla henüz «ibra» edilmemiş kişilerin yeniden «yönetim kurulu üyeliğine» seçilmeleri kararlaştırıldığı, bunun da dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu, 10 nolu kararla yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 334 ve 335.maddeleri uyarınca izinlerin verilmesi kararı alındığı, yönetim kurulu üyelerinin bu oylamada oy kullanamayacakları göz önüne alındığında bu kişilerin lehteki oyları çıkırıldıktan sonra geriye kalan oy itibariyle karar «nisabı» yönünden alınan kararın «geçersiz» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile genel kurul kararının 7 nolu kararındaki ana sözleşmenin 14. maddesinin değiştirilmesi kısmı ile, 9 nolu ve 10 nolu …
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, «ibra» edilmeyen «yönetim kurulu» üyelerinin tekrar yönetim kurulu üyeliklerine seçilmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gerekçesiyle, 9 nolu kararın iptaline karar verilmiştir.
Oysa ki, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın 347/«son» maddesinde «ibra» edilmeyen «yönetim kurulu» üyelerinin denetçi olarak seçilemeyeceği düzenlenmiş olup, ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin tekrar «yönetim kurulu üyeliğine» seçilemeyeceğine dair amir hüküm bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/55 E. 2013/87 K.
Ortak:yönetim kurulu üyeliği · hırsızlık · dolandırıcılık · iflas · yönetim kurulu kararı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaGenel kurulun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1163 sayılı Kanunu’nun 56 ncı maddesine göre «yönetim kurulu» üyesi olabilmek için gerekli şartlardan biri de Türk Ceza Kanunun «zimmet», ihtilas, irtikap, rüşvet, görevi suiistimal, sahtekarlık, «hırsızlık», «dolandırıcılık», hileli «iflas», emniyeti suiistimal ve Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlara ilişkin hükümlerine veya bu Kanuna göre mahkum olmamak olarak açıklanmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, «yönetim kurulu üyeliğine» seçilen üç kişinin aldıkları mahkumiyete rağmen seçilmelerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Öte yandan, davaya konu edilen genel kurulu kararı ile «yönetim kurulu üyeliğine» seçilen kişilere dair ceza kararı, ertelenmiş ise de sonuçta mahkumiyet kararıdır.
Benzer bu kararda… mniyeti suiistimal suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz aşamasında olup kesinleşmediği, davacıların 24.09.2010 tarihli genel kurulunda ...'nun «yönetim kurulu üyeliğine» seçilmesine yönelik karara muhalif kaldıkları, davanın üç aylık «hak düşürücü süre» içerisinde açıldığı, TTK'nun 315/2. maddesinde emniyeti suiistimal suçundan mahkumiyetin «anonim şirket yönetim kurulu» üyeliğine seçilmeye mutlak engel teşkil ettiğinin düzenlendiği, ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesinin açıklanan yasanın açık hükmüne aykırı olmadığı, «objektif iyi niyet kurallarına» uyulmamasını engellemeyeceği, emniyeti suiistimal suçundan mahkum olan kişinin yönetim kurulu üyeliğine getirilmesinde afaki iyi niyet kurallarına uygunluktan bahs …
Dava, genel kurul karar iptaline ilişkin olup, mahkemece hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçundan mahkum olan kişinin yeniden «yönetim kurulu üyeliğine» seçilmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle genel kurul kararının ilgili maddesinin iptaline karar verilmiştir.
Ağır hapis cezası ile veya sahtekârlık, emniyeti suiistimal, «hırsızlık», «dolandırıcılık» suçlarından dolayı mahkûmiyet halinde dahi hüküm aynıdır” hükmü düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyi niyet kuralı · anonim şirket yönetim kurulu · hak düşürücü süre · anonim şirket
Benzer bu kararda… mniyeti suiistimal suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz aşamasında olup kesinleşmediği, davacıların 24.09.2010 tarihli genel kurulunda ...'nun «yönetim kurulu üyeliğine» seçilmesine yönelik karara muhalif kaldıkları, davanın üç aylık «hak düşürücü süre» içerisinde açıldığı, TTK'nun 315/2. maddesinde emniyeti suiistimal suçundan mahkumiyetin «anonim şirket yönetim kurulu» üyeliğine seçilmeye mutlak engel teşkil ettiğinin düzenlendiği, ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesinin açıklanan yasanın açık hükmüne aykırı olmadığı, «objektif iyi niyet kurallarına» uyulmamasını engellemeyeceği, emniyeti suiistimal suçundan mahkum olan kişinin yönetim kurulu üyeliğine getirilmesinde afaki iyi niyet kurallarına uygunluktan bahs …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6327 E. , 2010/5402 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.07.2008 tarih ve 2008/47-2008/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortağı bulunduğunu, 03.02.2008 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kurulu üyeliğine seçilen ..., ... ve ...’ın 23.10.2007 tarihinde onanan ceza mahkemesi kararı ile görevi kötüye kullanma suçundan mahkum olduğunu, bu durumun 1163 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine aykırı bulunduğunu ileri sürerek, anılan kişilerin yönetim kurulu üyeliklerine seçilme şartlarına sahip olmadıklarından seçilmemiş sayılmalarının tespiti ile bu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacının iptal davası açma koşullarına sahip olmadığını, yönetime seçilen kişilerin cezalarının paraya çevrilerek ertelendiğini, seçilmelerine engel durumlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın süresinde açıldığı, iddianın aynı zamanda mutlak butlan nedeni olması nedeniyle karara muhalefet ve karşı oy kullanılması şartı aranmayacağı, dava dilekçesinde belirtilen kişilerin yönetim kuruluna üye olarak seçildikleri, görevi kötüye kullanmaktan dolayı mahkumiyet kararı aldıkları, bu kararın 23.10.2007 tarihinde Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, verilen hapis cezasının paraya çevrilerek ertelendiği, ayrıca lehlerine TCK.nun hükümlerinin uygulandığı, bu Kanun' un 95/2 nci maddesi uyarınca 5 yıl içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılacağı hükmünü içerdiği, ertelenmiş cezası olan kişinin yönetime seçilmesine engel durumunun bulunmadığı, esasen genel kuruldan sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile bu suçun yönetime seçilme engeli oluşturmasının ortadan kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif genel kurulunda yönetim kurulu asil üyeliğine seçilen üç kişinin seçilme koşullarını taşımadıkları iddiasına dayalı, tespit ve kararın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalının ortağı olduğu, 03.02.2008 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin seçiminin yapılarak asıl ve yedek üyelerin belirlendiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Yönetim kuruluna seçilen ..., ... ve ...’ın 23.10.2007 tarihinde Yargıtay’dan onanarak kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile görevi kötüye kullanmak suçundan mahkum oldukları, haklarındaki cezanın ertelendiği yönleri de çekişmesizdir. Dava konusu uyuşmazlık, yönetim kurulu üyeliğine seçilen üç kişinin aldıkları mahkumiyete rağmen seçilmelerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Genel kurulun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1163 sayılı Kanunu’nun 56 ncı maddesine göre yönetim kurulu üyesi olabilmek için gerekli şartlardan biri de Türk Ceza Kanunun zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, görevi suiistimal, sahtekarlık, hırsızlık, dolandırıcılık, hileli iflas, emniyeti suiistimal ve Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlara ilişkin hükümlerine veya bu Kanuna göre mahkum olmamak olarak açıklanmıştır. Her ne kadar anılan bu şart 5728 sayılı Yasa ile değiştirilmiş ise de değişikliğe dair düzenleme genel kurul tarihinden sonra yürürlüğe girdiği için somut olayda uygulama yeri bulunmayacaktır. Öte yandan, davaya konu edilen genel kurulu kararı ile yönetim kurulu üyeliğine seçilen kişilere dair ceza kararı, ertelenmiş ise de sonuçta mahkumiyet kararıdır.
Anılan karar, genel kurul kararından önce kesinleşmiştir. Genel kurul kararı tarihi itibariyle yönetim kurulu üyeliğine seçilen bu üç kişinin seçilmelerine ilişkin mahkumiyet kararı mevcuttur. Bu kararın, ertelenmiş olup olmaması sonuca etkili değildir. O tarihte yürürlükte olan düzenlemeye göre, yönetim kurulu üyeliğine seçilmeye engel bir mahkumiyet kararları bulunmaktadır. Bu bakımdan, mahkemenin değerlendirmeleri yerinde değildir. Ancak, 5728 sayılı Yasa ile salt 1163 sayılı Kanun’da değişiklik yapılmamış, aynı zamanda Ceza Muhakemesi Kanunu’n 231 nci maddesinde de değişiklikler öngörülmüştür. Ceza yargılamasıyla ilgili olarak hükmün açıklanmasının ertelenmesi kurumu getirilmiş, anılan düzenlemeyle ilgili olarak önceden hakkında mahkumiyet kararı verilenlerin de yararlanacağı hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, yönetim kurulu üyeliğine seçilen kişilerin haklarındaki mahkumiyet kararı ile ilgili olarak CMK.nun 231 nci maddesi uyarınca bir başvurularının olup olmadığı araştırılıp, anılan düzenleme karşısında hukuki durumlarının tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019033300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz