Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10691 E. 2010/11637 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak butlan↗ butlan↗
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın süresinde açıldığı, iddianın aynı zamanda mutlak butlan nedeni olması nedeniyle karara muhalefet ve karşı oy kullanılması şartı aranmayacağı, dava dilekçesinde belirtilen kişilerin yönetim kuruluna üye olarak seçildikleri, görevi kötüye kullanmaktan dolayı mahkumiyet kararı aldıkları, bu kararın 23.10.2007 tarihinde Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, verilen hapis cezasının paraya çevrilerek ertelendiği, ayrıca lehlerine TCK'nın hükümlerinin uygulandığı, bu Kanunun 95/2 nci maddesinin (5 yıl içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılacağı) hükmünü içerdiği, ertelenmiş cezası olan kişinin yönetime seçilmesine engel durumunun bulunmadığı, esasen genel kuruldan sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile bu suçun yönetime seçilme engelini ortadan kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine dairemizin 17.05.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6327 E. 2010/5402 K.
Ortak:mutlak butlan · butlan · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın süresinde açıldığı, iddianın aynı zamanda «mutlak butlan» nedeni olması nedeniyle karara muhalefet ve karşı oy kullanılması şartı aranmayacağı, dava dilekçesinde belirtilen kişilerin yönetim kuruluna üye olarak seçildikle …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın süresinde açıldığı, iddianın aynı zamanda «mutlak butlan» nedeni olması nedeniyle karara muhalefet ve karşı oy kullanılması şartı aranmayacağı, dava dilekçesinde belirtilen kişilerin yönetim kuruluna üye olarak seçildikle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyeliği · zimmet · hırsızlık · dolandırıcılık · uyuşmazlık konusu · iflas · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaGenel kurulun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1163 sayılı Kanunu’nun 56 ncı maddesine göre «yönetim kurulu» üyesi olabilmek için gerekli şartlardan biri de Türk Ceza Kanunun «zimmet», ihtilas, irtikap, rüşvet, görevi suiistimal, sahtekarlık, «hırsızlık», «dolandırıcılık», hileli «iflas», emniyeti suiistimal ve Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlara ilişkin hükümlerine veya bu Kanuna göre mahkum olmamak olarak açıklanmıştır.
Davacının, davalının ortağı olduğu, 03.02.2008 tarihinde yapılan genel kurulda «yönetim kurulu» üyelerinin seçiminin yapılarak asıl ve yedek üyelerin belirlendiği hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Dava konusu uyuşmazlık, «yönetim kurulu üyeliğine» seçilen üç kişinin aldıkları mahkumiyete rağmen seçilmelerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Öte yandan, davaya konu edilen genel kurulu kararı ile «yönetim kurulu üyeliğine» seçilen kişilere dair ceza kararı, ertelenmiş ise de sonuçta mahkumiyet kararıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10691 E. , 2010/11637 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.07.2008 gün ve 2008/47 - 2008/129 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.05.2010 gün ve 2010/6327 - 2010/5402 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortağı bulunduğunu, 03.02.2008 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kurulu üyeliğine seçilen ..., ... ve ...’ın 23.10.2007 tarihinde onanan ceza mahkemesi kararı ile görevi kötüye kullanma suçundan mahkum olduğunu, bu durumun 1163 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine aykırı bulunduğunu ileri sürerek, anılan kişilerin yönetim kurulu üyeliklerine seçilme şartlarına sahip olmadıklarından seçilmemiş sayılmalarının tespiti ile bu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacının iptal davası açma koşullarına sahip olmadığını, yönetime seçilen kişilerin cezalarının paraya çevrilerek ertelendiğini, seçilmelerine engel durumlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın süresinde açıldığı, iddianın aynı zamanda mutlak butlan nedeni olması nedeniyle karara muhalefet ve karşı oy kullanılması şartı aranmayacağı, dava dilekçesinde belirtilen kişilerin yönetim kuruluna üye olarak seçildikleri, görevi kötüye kullanmaktan dolayı mahkumiyet kararı aldıkları, bu kararın 23.10.2007 tarihinde Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, verilen hapis cezasının paraya çevrilerek ertelendiği, ayrıca lehlerine TCK'nın hükümlerinin uygulandığı, bu Kanunun 95/2 nci maddesinin (5 yıl içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılacağı) hükmünü içerdiği, ertelenmiş cezası olan kişinin yönetime seçilmesine engel durumunun bulunmadığı, esasen genel kuruldan sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile bu suçun yönetime seçilme engelini ortadan kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine dairemizin 17.05.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034695700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz