İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5078 E. 2014/8037 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 586↗ kefalet limiti↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ kefalet↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; istemin kısmen kabulüne, müşterek borçlu ve müteselsil kefil C.. B..'nun kefalet limiti 1.750.000,00 TL olduğundan bu borçlu yönünden borcun tamamı olan 993,869,79 TL'nin yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne, borçlu F.. B.. yönünden alacağın 440.000,00 TL'lik kısmı ipotekle teminat altına alındığından, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz talebinin bakiye 553,896,00 TL yönünden kabulüne, borçlular A.. U.., A.. U.. ve M.. Ç.. yönünden alacak ipotekle teminat altına alındığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Somut olayda; borcun teminatını teşkil etmek için düzenlenen ipotek, asıl borçlu lehine verilmiş olup, kefil olan/aleyhine ihtiyati haciz istenenler A.. U.., A.. U.., M.. Ç.. sözleşmede müteselsil kefil olup, taşınmazlarını asıl borcun teminatını teşkil etmek üzere ipotek vermiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586/1. maddesine göre; kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Bu durumda mahkemece, TBK’nın 586. maddesinde düzenlenen, asıl borçluya yapılan başvurunun sonuçsuz kalıp kalmadığı hususu değerlendirilerek, sonuçsuz kalmış ise talebin kabulüne, anılan koşul gerçekleşmemiş ise bu gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile istemin reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup, «kefil» olan/aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler A..
B.. yönünden alacağın 440.000,00 TL'lik kısmı «ipotekle» «teminat» altına alındığından, bu borçlu yönünden «ihtiyati haciz» talebinin bakiye 553,896,00 TL yönünden kabulüne, borçlular A..
Ç.. yönünden alacak «ipotekle» «teminat» altına alındığından «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar
Benzer bu karardaAncak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup, «kefil» olan/aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler A..
B.. yönünden alacağın 440.000,00 TL'lik kısmı «ipotekle» «teminat» altına alındığından, bu borçlu yönünden «ihtiyati haciz» talebinin bakiye 553,896,00 TL yönünden kabulüne, borçlular A..
Ç.. yönünden alacak «ipotekle» «teminat» altına alındığından «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar
Benzer bu karardaAncak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1219 E. 2014/2165 K.
Ortak:ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · teminat · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup, «kefil» olan/aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler A..
B.. yönünden alacağın 440.000,00 TL'lik kısmı «ipotekle» «teminat» altına alındığından, bu borçlu yönünden «ihtiyati haciz» talebinin bakiye 553,896,00 TL yönünden kabulüne, borçlular A..
Ç.. yönünden alacak «ipotekle» «teminat» altına alındığından «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, borçlular «kefil» borçlu sıfatında olup, alacağın asıl borçlu tarafından verilen «ipotekle» «teminat» altına alınmasına göre, TBK'nın 586. maddesi koşullarına uygun bulunmayan «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup,«kefil» olan aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler lehine verilmiş bir ipotek mevcut değildir.
Talep, banka «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa yönelik «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18087 E. 2014/911 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz karardaSomut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup, «kefil» olan/aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler A..
B.. yönünden alacağın 440.000,00 TL'lik kısmı «ipotekle» «teminat» altına alındığından, bu borçlu yönünden «ihtiyati haciz» talebinin bakiye 553,896,00 TL yönünden kabulüne, borçlular A..
Ç.. yönünden alacak «ipotekle» «teminat» altına alındığından «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAleyhine «ihtiyati haciz» istenenler sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» olup, hakkında ihtiyati haciz kararı talep edilmeyen kefil Ş.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
İİK 45. maddesi, asıl borcun «teminatı» olarak verilen «rehnin paraya çevrilmeden» önce, asıl borçlu hakkında takip yapılamayacağı ve «ihtiyati haciz» kararı alınamayacağına ilişkin olup, somut uyuşmazlık bakımından kefillere müracaat edebilme koşulları gerçekleştiğinden, talebin yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaTalep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
İİK 45. maddesi, asıl borcun «teminatı» olarak verilen «rehnin paraya çevrilmeden» önce, asıl borçlu hakkında takip yapılamayacağı ve «ihtiyati haciz» kararı alınamayacağına ilişkin olup, somut uyuşmazlık bakımından kefillere müracaat edebilme koşulları gerçekleştiğinden, talebin yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8499 E. 2014/12496 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaTalep, banka «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa yönelik «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Somut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup, «kefil» olan/aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler A..
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; istemin kısmen kabulüne, müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» C..
Benzer bu kararda… emece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacaklı banka ile karşı tarafta bulunan şirket arasında 02.05.2008, 08.03.2010, 29.04.2011 ve 08.08.2011 tarihli «kredi sözleşmelerinin» imzalandığı, aleyhine «haciz» istenilen diğer kişilerin ise bu sözleşmelerde «kefil» olarak yer aldıkları, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2.maddesi uyarınca, TBK'nun «kamu düzenine» ve genel ahlaka ilişkin kurallarının, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, genel olarak zayıfı koruyan düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduklarının kabul edildiği, TBK'nun 586. maddesinde, alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceğinin, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesinin ve «ihtarın» sonuçsuz kalmasının veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiğinin düzenlendiği, bu düzenleme karşısında müteselsil kefillere başvurabilmek için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, iki adet «hesap kat ihtarının» asıl borçluya tebliğ edilmediği gerekçesiyle borçlu hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, kefiller hakkındaki talebin ise reddine karar verilmiştir.
Talep, «kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, «kefilin» takip edilebilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesinin ve «ihtarın» sonuçsuz kalmasının veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunmasının gerektiği, borçlunun ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, «hesap kat ihtarlarının» da borçluya tebliğ edilmediği gerekçesiyle kefiller hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.” düzenlemesi mevcut olup anılan hüküm uyarınca borçlunun ifada gecikmesi ve borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması, «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi için yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · konkordato · yaklaşık ispat · rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · ihtar tebliği
Benzer bu karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamaz.
… emece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacaklı banka ile karşı tarafta bulunan şirket arasında 02.05.2008, 08.03.2010, 29.04.2011 ve 08.08.2011 tarihli «kredi sözleşmelerinin» imzalandığı, aleyhine «haciz» istenilen diğer kişilerin ise bu sözleşmelerde «kefil» olarak yer aldıkları, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2.maddesi uyarınca, TBK'nun «kamu düzenine» ve genel ahlaka ilişkin kurallarının, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, genel olarak zayıfı koruyan düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduklarının kabul edildiği, TBK'nun 586. maddesinde, alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceğinin, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesinin ve «ihtarın» sonuçsuz kalmasının veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiğinin düzenlendiği, bu düzenleme karşısında müteselsil kefillere başvurabilmek için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, iki adet «hesap kat ihtarının» asıl borçluya tebliğ edilmediği gerekçesiyle borçlu hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, kefiller hakkındaki talebin ise reddine karar verilmiştir.
Talep, «kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, «kefilin» takip edilebilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesinin ve «ihtarın» sonuçsuz kalmasının veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunmasının gerektiği, borçlunun ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, «hesap kat ihtarlarının» da borçluya tebliğ edilmediği gerekçesiyle kefiller hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.” düzenlemesi mevcut olup anılan hüküm uyarınca borçlunun ifada gecikmesi ve borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması, «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi için yeterlidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9389 E. 2014/12806 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup, «kefil» olan/aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler A..
B..'nun «kefalet limiti» 1.750.000,00 TL olduğundan bu borçlu yönünden borcun tamamı olan 993,869,79 TL'nin yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, borçlu F..
B.. yönünden alacağın 440.000,00 TL'lik kısmı «ipotekle» «teminat» altına alındığından, bu borçlu yönünden «ihtiyati haciz» talebinin bakiye 553,896,00 TL yönünden kabulüne, borçlular A..
Benzer bu karardaTalep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · ihtar · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, asıl borçlu firmaya kullandırılan kredinin «teminatı» olarak «ipotek» tesis edildiği, alacak rehinle temin edildiğinden İİK'nın «257». maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir.
Aynı Yasa'nın «257». maddesine göre de ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır.
Kefillerin sorumluluğu TBK'nın 586. maddesinin 1. bendinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5078 E. , 2014/8037 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/08/2013
NUMARASI 2013/201-2013/201
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/08/2013 tarih ve 2013/201-2013/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alakcaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkil banka ile B.D. Ç....Ltd. Şti. arasında genel ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, F.. B.. ve C.. B..'nun da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, kefalet limitlerinin 1.750.000TL olduğunu, diğer borçluların ise söz konusu borç için taşınmazları üzerinde banka lehine ipotek hakkı tesis ettiğini, geri ödenmeyen krediler nedeniyle hesabın kat edildiğini, asıl borçlu şirket, C. ve F.. B..'na ihtarname ile durumun bildirildiğini, ihtarnamelere rağmen bankanın alacağının ödenmediğini ve borçluların mal kaçırma saikiyle hareket ettikleri gerekçesiyle borçlulardan F.. B.., C.. B.. ve M.. Ç..'in 993.896,79 TL tamamı kadar, diğer borçluların kefalet limitleri nazara alınarak 400.000TLyi karşılacak kadar malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; istemin kısmen kabulüne, müşterek borçlu ve müteselsil kefil C.. B..'nun kefalet limiti 1.750.000,00 TL olduğundan bu borçlu yönünden borcun tamamı olan 993,869,79 TL'nin yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne, borçlu F.. B.. yönünden alacağın 440.000,00 TL'lik kısmı ipotekle teminat altına alındığından, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz talebinin bakiye 553,896,00 TL yönünden kabulüne, borçlular A.. U.., A.. U.. ve M.. Ç.. yönünden alacak ipotekle teminat altına alındığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Somut olayda; borcun teminatını teşkil etmek için düzenlenen ipotek, asıl borçlu lehine verilmiş olup, kefil olan/aleyhine ihtiyati haciz istenenler A.. U.., A.. U.., M.. Ç.. sözleşmede müteselsil kefil olup, taşınmazlarını asıl borcun teminatını teşkil etmek üzere ipotek vermiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586/1. maddesine göre; kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Bu durumda mahkemece, TBK’nın 586. maddesinde düzenlenen, asıl borçluya yapılan başvurunun sonuçsuz kalıp kalmadığı hususu değerlendirilerek, sonuçsuz kalmış ise talebin kabulüne, anılan koşul gerçekleşmemiş ise bu gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile istemin reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, alacaklı T.C. Z. Bankası A.Ş. Harçtan muaf olduğundan alacaklı T.C. Z. Bankası A.Ş.'den harç alınmasına mahal olmadığına, 29/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101888400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz