Rayiç bedel
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7094 E. 2014/13288 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç bedel↗ zamanaşımı defi↗ üçüncü kişi↗ yetki↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ zamanaşımı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının lisans yoluyla kullanım hakkına sahip olduğu spor kulüplerinin marka, renk, logo ve amblemleri ile ilgili lisans hakkı sahibi olduğu dönemde, davalının gerek davacıdan gerek ilgili takımları temsil edenlerden herhangi bir yetki almaksızın ve bedel ödemeksizin spor kulüplerinin marka, amblem ve benzeri haklarını çağrıştıracak ve karışıklığa sebep olacak şekilde kullanımı sebebiyle TTK m. 57/5 kapsamında haksız rekabete sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, ürünler mevcut ise toplatılmasına, takdiren 1.000,00 TL manevi tazminat ile alınan bilirkişi raporu kapsamında lisans bedeli olarak belirlenen en az rayiç bedelin dava tarihi itibarıyla TL karşılığına tekabül eden 129.413,88 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Dairemiz bozma ilamına uyulduğu taktirde, ıslah talebine karşı süresinde ve usulüne uygun bir zamanaşımı defi bulunup bulunmadığı hususunun mahkemece değerlendirilecek bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davalı eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 56. maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturduğu mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, davacı tarafça talep edilen tazminatın 6762 sayılı TTK'nın 58. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken, mahkemece dava dışı üçüncü kişiler ile davacı arasındaki lisans sözleşmelerinde belirlenen bedelin esas alınması, suretiyle tazminat tutarının belirlenmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rayiç bedel 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1095 E. 2015/6985 K.
Ortak:rayiç bedel · yetki · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · temsil
İncelediğiniz kararda57/5 kapsamında «haksız rekabete» sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, ürünler mevcut ise toplatılmasına, takdiren 1.000,00 TL manevi tazminat ile alınan bilirkişi raporu kapsamında lisans bedeli olarak belirlenen en az «rayiç bedelin» dava tarihi itibarıyla TL karşılığına tekabül eden 129.413,88 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… kkına sahip olduğu spor kulüplerinin marka, renk, logo ve amblemleri ile ilgili lisans hakkı sahibi olduğu dönemde, davalının gerek davacıdan gerek ilgili takımları «temsil» edenlerden herhangi bir «yetki» almaksızın ve bedel ödemeksizin spor kulüplerinin marka, amblem ve benzeri haklarını çağrıştıracak ve karışıklığa sebep olacak şekilde kullanımı sebebiyle TTK m.
2- Ancak, davalı eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 56. maddesi kapsamında «haksız rekabet» oluşturduğu mahkemenin de kabulündedir.
Benzer bu kararda… kkına sahip olduğu spor kulüplerinin marka, renk, logo ve amblemleri ile ilgili lisans hakkı sahibi olduğu dönemde, davalının gerek davacıdan gerek ilgili takımları «temsil» edenlerden herhangi bir «yetki» almaksızın ve bedel ödemeksizin spor kulüplerinin marka, amblem ve benzeri haklarını çağrıştıracak ve karışıklığa sebep olacak şekilde kullanımı sebebiyle TTK'nın 57/5 maddesi kapsamında «haksız rekabete» sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, takdiren 1.000 TL manevi tazminat ile alınan bilirkişi raporu kapsamında lisans bedeli olarak belirlenen en az «rayiç bedelin» dava tarihi itibarıyla TL karşılığına tekabül eden 129.413,88 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1134 E. 2019/488 K.
Ortak:zamanaşımı defi · üçüncü kişi · ıslah · maddi tazminat · haksız rekabet · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Dairemiz bozma ilamına uyulduğu taktirde, «ıslah» talebine karşı süresinde ve usulüne uygun bir «zamanaşımı defi» bulunup bulunmadığı hususunun mahkemece değerlendirilecek bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi …
57/5 kapsamında «haksız rekabete» sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, ürünler mevcut ise toplatılmasına, takdiren 1.000,00 TL manevi tazminat ile alınan bilirkişi raporu kapsamında lisans bedeli olarak belirlenen en az «rayiç bedelin» dava tarihi itibarıyla TL karşılığına tekabül eden 129.413,88 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2- Ancak, davalı eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 56. maddesi kapsamında «haksız rekabet» oluşturduğu mahkemenin de kabulündedir.
Benzer bu karardaÖte yandan Dairemiz bozma ilamında, mahkemece bozmaya uyulduğu taktirde, «ıslah» talebine karşı süresinde ve usulüne uygun bir «zamanaşımı defi» bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirileceği belirtilmiş olmasına rağmen, zamanaşımı defi konusunda olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru olmamış, hükmün açıklanan bu sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. (3) Dairemiz bozma ilamının (1) numaralı bendinde davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiş olup, bu durumda mahkemece, ilk kararın bozma ilamı ile ortadan kalktığı ancak sair red kapsamında kalan hususlar yönünden davacı yararına «usuli kazanılmış hak» oluştuğu gözetilerek, bozma kapsamı dışında kalan talepler yönünden yeniden hüküm tesisi gerekirken, ''..diğer hususlarda verilen önceki kararlara yönelik temyiz i …
… lunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dairemiz bozma ilamında davalının eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 56. maddesi kapsamında «haksız rekabet» oluşturduğu, bu durumda, davacı tarafça talep edilen tazminatın 6762 sayılı TTK'nın 58. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken, mahkemece dava dışı «üçüncü kişiler» ile davacı arasındaki lisans sözleşmelerinde belirlenen bedel esas alınmak suretiyle tazminat tutarının belirlenmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
… ar buradaki hesaplama 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi kapsamında yapılmış ise de, davacının lisansör olduğu Süper Lig'in 3 büyük takımının kulüp, renk ve logolarını «taşıyan» tekstil ürünlerini dava tarihinden önce iki yıl altı ay gibi bir süre ile lisanssız ve taklit olarak üretip satan davalının fiilinden her ne kadar davacı yan satışlarında düşme olmadığı belirlenmiş ise de, üç büyük kulübün renklerini ve logolarını taşıyan ve gençlere hitap eden tekstil ürünlerinin rağbet görmesi, lisanssız üretimin kayıt dışı yapılarak satışının da mümkün olması sebebiyle «son» muhasip bilirkişinin belirlediği rakamın «hakkaniyet» ölçüsünün altında kaldığı, dava tarihinde yürürlükte olan Borçlar Kanunu’nun 42 ve 43. maddeleri ile 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi nazara alınarak, davalı yanın fiilinin niteliği, yoğunluğu, delil durumu ve dosya kapsamı göz önüne alınarak, taktiren 20.000,00 TL «maddi tazminatın» hakkaniyete uygun olduğu kanaatiyle, davanın bu miktar üzerinden kabulüne, fazla talebin ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · hakkaniyet · kazanılmış hak · olumsuz oy · taşıyan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ar buradaki hesaplama 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi kapsamında yapılmış ise de, davacının lisansör olduğu Süper Lig'in 3 büyük takımının kulüp, renk ve logolarını «taşıyan» tekstil ürünlerini dava tarihinden önce iki yıl altı ay gibi bir süre ile lisanssız ve taklit olarak üretip satan davalının fiilinden her ne kadar davacı yan satışlarında düşme olmadığı belirlenmiş ise de, üç büyük kulübün renklerini ve logolarını taşıyan ve gençlere hitap eden tekstil ürünlerinin rağbet görmesi, lisanssız üretimin kayıt dışı yapılarak satışının da mümkün olması sebebiyle «son» muhasip bilirkişinin belirlediği rakamın «hakkaniyet» ölçüsünün altında kaldığı, dava tarihinde yürürlükte olan Borçlar Kanunu’nun 42 ve 43. maddeleri ile 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi nazara alınarak, davalı yanın fiilinin niteliği, yoğunluğu, delil durumu ve dosya kapsamı göz önüne alınarak, taktiren 20.000,00 TL «maddi tazminatın» hakkaniyete uygun olduğu kanaatiyle, davanın bu miktar üzerinden kabulüne, fazla talebin ise reddine karar verilmiştir.
Öte yandan Dairemiz bozma ilamında, mahkemece bozmaya uyulduğu taktirde, «ıslah» talebine karşı süresinde ve usulüne uygun bir «zamanaşımı defi» bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirileceği belirtilmiş olmasına rağmen, zamanaşımı defi konusunda olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru olmamış, hükmün açıklanan bu sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. (3) Dairemiz bozma ilamının (1) numaralı bendinde davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiş olup, bu durumda mahkemece, ilk kararın bozma ilamı ile ortadan kalktığı ancak sair red kapsamında kalan hususlar yönünden davacı yararına «usuli kazanılmış hak» oluştuğu gözetilerek, bozma kapsamı dışında kalan talepler yönünden yeniden hüküm tesisi gerekirken, ''..diğer hususlarda verilen önceki kararlara yönelik temyiz i …
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, davalının davacının ... olduğu Süper Lig'in 3 büyük takımının kulüp, renk ve logolarını «taşıyan» tekstil ürünlerini dava tarihinden önce iki yıl altı ay gibi bir süre ile lisanssız ve taklit olarak üretip sattığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm tesisi edilm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7094 E. , 2014/13288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 04/10/2012
NUMARASI 2011/127-2012/230
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/10/2012 tarih ve 2011/127-2012/230 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.09.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. K.K ile davalı vekili Av. A.. T.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik […] K. O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, bir kısım spor kulüpleri ile imzalanan lisans sözleşmeleri kapsamında müvekkilinin nevresim takımı vb. ev tekstil ürünlerinde ilgili kulüplerin renk ve amblemlerini inhisarı olarak kullanma hakkına sahip olduğunu, davalının ise izinsiz ve yetkisiz olarak ürünlerinde ilgili futbol kulüpleri ile özdeşleşmiş renkleri kullandığını, bu kulüplere gönül vermiş taraftar kitlesine yönelik satış yaparak müvekkilinin lisans haklarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabette bulunduğunu belirterek haksız rekabetin tespite, durdurulmasına ve men'ine, haksız rekabete konu ürünlerin toplatılmasına, üretimde kullanılan araç, gereç ve makine vs dağıtım araçlarına el konulmasına, şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında davayı ıslah ederek 129.413,88 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından satılan ürünlerinde, davacının kullanma hakkı bulunan markaların ya da benzerlerinin kullanılmadığını, müvekkiline ait ürünler üzerindeki renk ve şekillerin marka haklarına tecavüz teşkil etmediğini, söz konusu unsurların kimsenin tekeline verilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının lisans yoluyla kullanım hakkına sahip olduğu spor kulüplerinin marka, renk, logo ve amblemleri ile ilgili lisans hakkı sahibi olduğu dönemde, davalının gerek davacıdan gerek ilgili takımları temsil edenlerden herhangi bir yetki almaksızın ve bedel ödemeksizin spor kulüplerinin marka, amblem ve benzeri haklarını çağrıştıracak ve karışıklığa sebep olacak şekilde kullanımı sebebiyle TTK m. 57/5 kapsamında haksız rekabete sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, ürünler mevcut ise toplatılmasına, takdiren 1.000,00 TL manevi tazminat ile alınan bilirkişi raporu kapsamında lisans bedeli olarak belirlenen en az rayiç bedelin dava tarihi itibarıyla TL karşılığına tekabül eden 129.413,88 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Dairemiz bozma ilamına uyulduğu taktirde, ıslah talebine karşı süresinde ve usulüne uygun bir zamanaşımı defi bulunup bulunmadığı hususunun mahkemece değerlendirilecek bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davalı eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 56. maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturduğu mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, davacı tarafça talep edilen tazminatın 6762 sayılı TTK'nın 58. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken, mahkemece dava dışı üçüncü kişiler ile davacı arasındaki lisans sözleşmelerinde belirlenen bedelin esas alınması, suretiyle tazminat tutarının belirlenmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101884400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz