Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7851 E. 2014/13286 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, karayolu üzerinde birbiri ile yan yana bulunan tarafların fabrikalarının önüne monte edilmiş "E.." logolu totem adı verilen reklam direklerinin, İzmir'den
Kemalpaşa yönüne doğru veya Kemalpaşa'dan İzmir yönüne doğru karayolunda seyahat halinde karayolunun bir noktasında saniyelerle ölçülebilecek kısa bir zaman aralığında birbirinin görünümünü engelleyebilecekleri, bu durumun taraf iddiaları doğrultusunda haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı/birleşen dosya davalısı vekili ve davalı/birleşen dosya davacısı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava ve birleşen dava, tarafların reklam direklerini diğer tarafın reklam direğinin görülmesini engelleyecek şekilde konumlandırması sebebiyle haksız rekabetin önlenmesi ve maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında alınmış olan 16.06.2009 tarihli bilirkişi raporunda, mahallinde yapılan gözlemler neticesinde davalı/birleşen dosya davacısının reklam direğinin İzmir istikametinden Kemalpaşa istikametine seyir halinde iken davacı/birleşen dosya davalısının reklam direğinin görüntüsünü yükseklik ve ölçülerin aynı olması sebebiyle kapattığı, görünümü kestiği bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği belirtilmiştir. Diğer yandan, 18.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda ise, davanın taraflarının reklam direkleri nedeniyle karıştırılma ve haksız rekabete sebep olamayacağı kanaatine varılmıştır. Bu durumda, somut olayın özelliği de dikkate alınarak taraflar arasında haksız rekabet ve bu kapsamdaki muarazanın ortadan kaldırılmasına yönelik uyuşmazlık bakımından raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ile hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin tazminata yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1971 E. 2013/1526 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… karayolunun bir noktasında saniyelerle ölçülebilecek kısa bir zaman aralığında birbirinin görünümünü engelleyebilecekleri, bu durumun taraf iddiaları doğrultusunda «haksız rekabet» olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
1- Asıl dava ve birleşen dava, tarafların reklam direklerini diğer tarafın reklam direğinin görülmesini engelleyecek şekilde konumlandırması sebebiyle «haksız rekabetin» önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında alınmış olan 16.06.2009 tarihli bilirkişi raporunda, mahallinde yapılan gözlemler neticesinde davalı/birleşen dosya davacısının reklam direğinin İzmir istikametinden Kemalpaşa istikametine seyir halinde iken davacı/birleşen dosya davalısının reklam direğinin görüntüsünü yükseklik ve ölçülerin aynı olması sebebiyle kapattığı, görünümü kestiği bu durumun «haksız rekabet» teşkil ettiği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacı adına tescilli “Aydınlatma Direği” tasarımına davalı tarafından yapılan tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve diğer fer'i istemlere ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · tescilsiz tasarım · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · bilirkişi incelemesi · husumet
Benzer bu kararda… madığı, kamu hizmeti nedeniyle ihale açarak ihale sonrasında direkleri satın aldığı, nihai tüketici olarak elinde bulundurduğu, şu durumda elindeki davada davalının «pasif husumet ehliyetinin» olmadığı, davanın sözkonusu direkleri ticari amaçla üreten, piyasaya sunan şirkete karşı açılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» davacı tarafa ait davaya konu «tescilli tasarım» ile davalı tarafından ürettirilen ve ihale dosyasında yer alan elektrik direklerinin görünüm özelliklerinin aynılık düzeyine çok yakın olarak kabul edilebilecek düzeyde benzer olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, davalının açıklanan eylemlerinin davacının «tescilli tasarımdan» doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerekmesine rağmen yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5130 E. 2022/9569 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda1- Asıl dava ve birleşen dava, tarafların reklam direklerini diğer tarafın reklam direğinin görülmesini engelleyecek şekilde konumlandırması sebebiyle «haksız rekabetin» önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 68 adet aydınlatma direğinin davacı tasarımı ile «iltibas» oluşturduğu, dava konusu tasarımın davalı tarafından üretilmemesi halinde davacı yanın elde edeceği muhtemel gelir olarak 10.142,195 TL’nin davacı ticari kayıtlarından tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının TPMK nezdinde tescilli 2008 02540-1 nolu aydınlatma direği tasarımına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine, 10.142,95 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiren 5.000.- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «masrafı» davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Cumhuriyet Caddesi Üzeri, Beşiktaş/İSTANBUL" adresindeki tecavüze konu direkler üzerindeki davalının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunun yazılı olduğu tabelaların, karar kesinleştiğinde, «masrafı» davalıdan alınarak, mümkün olması halinde sökülerek imhası, mümkün olmaması halinde ise kapatılmasına, «yoksun kalınan» kazanca ilişkin olarak hesaplanan 10.142,95 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının tasarım hakkına tecavüz nedeniyle oluşan manevi zararına yönelik takdiren 5.000.- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · el koyma · savunma hakkı · tescilsiz tasarım · üçüncü kişi · ticaret unvanı · maddi ve manevi tazminat · dosya masrafı
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin davacının el «koyma» ve imha talebi ile ilgili bir hüküm kurmadığı, tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlerin, ticari amaçla bulundurulması halinde, «üçüncü kişi» elinde dahi bulundurulsa el konularak, imhasının talep edilebileceği, davaya konu aydınlatma direklerinin yazılı adreste, ticari amaçla değil kamusal kullanım amacıyla bulundurulduğu, ticari amaç taşımadığından direklere el konularak imhasının talep edilemeyeceği, çoğun içinde azda vardır ilkesi gereğince, davalının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunun yazılı olduğu tabelaların, karar kesinleştiğinde mümkün olması halinde direklerin üzerinden sökülerek imhası, mümkün olmaması halinde ise kapatı …
Cumhuriyet Caddesi Üzeri, Beşiktaş/İSTANBUL" adresindeki tecavüze konu direkler üzerindeki davalının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunun yazılı olduğu tabelaların, karar kesinleştiğinde, «masrafı» davalıdan alınarak, mümkün olması halinde sökülerek imhası, mümkün olmaması halinde ise kapatılmasına, «yoksun kalınan» kazanca ilişkin olarak hesaplanan 10.142,95 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının tasarım hakkına tecavüz nedeniyle oluşan manevi zararına yönelik takdiren 5.000.- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
1- Dava, «tescilli tasarıma» tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, giderilmesi ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 68 adet aydınlatma direğinin davacı tasarımı ile «iltibas» oluşturduğu, dava konusu tasarımın davalı tarafından üretilmemesi halinde davacı yanın elde edeceği muhtemel gelir olarak 10.142,195 TL’nin davacı ticari kayıtlarından tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının TPMK nezdinde tescilli 2008 02540-1 nolu aydınlatma direği tasarımına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine, 10.142,95 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiren 5.000.- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «masrafı» davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15064 E. 2016/5235 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisi · yetkiye itiraz · kesin yetki kuralı · kesin yetki · re'sen gözetilme · sorumluluk davası · şirket merkezi mahkemesi · itirazın iptali davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın şirket tarafından yöneticisine karşı açılan «sorumluluk davası» niteliğinde «itirazın iptali davası» olduğu, davacı şirketin takip tarihi olan 12/11/2012 tarihinden evvel «şirket merkezini» İzmir ili, Kemalpaşa ilçesine naklettiği ve takip tarihi itibariyle merkezinin Kemalpaşa ilçesinde bulunduğu, takip konusunda HMK m.
14/2 uyarınca «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki icra müdürlüğünün «kesin» yetkili olduğu, bu kesin hükme rağmen davalı aleyhine Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nde takibe girişilmesi gerekirken Ankara İcra Dairesi'nde girişilen takibin, «itirazın iptali davası» yönünden usulüne uygun bir takip olarak kabul edilemeyeceği, her ne kadar icra takibinde «yetkiye itiraz» yok ise de m.
Mahkemece; dava, şirketle ortağı arasındaki «sorumluluk davası» olarak nitelendirilmiş ve 6100 sayılı HMK'nın 14. maddesi gereğince «şirket merkezinin» bulunduğu yer icra dairesinin «kesin» yetkili olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak bu kural, alternatif «yetki» kuralı niteliğinde olup «kesin yetki kuralı» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7851 E. , 2014/13286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/11/2012
NUMARASI 2008/377-2012/265
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/11/2012 tarih ve 2008/377-2012/265 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı/birleşen dosya davalısı vekili ve davalı/birleşen dosya davacısı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/09/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. D.Y. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik […]K. O tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/birleşen dosya davalısı vekili, müvekkili ile davalının İzmir, Kemalpaşa ilçesinde karayolu üzerindeki fabrika binalarının yan yana olduğunu, davalının müvekkilinin totem olarak adlandırılan reklam direği ile aynı ölçülerdeki "E..." logolu totemini İzmir'den Kemalpaşa'ya geliş yönüne doğru müvekkilinin toteminin görülmesini engelleyecek surette yerleştirdiğini ve haksız rekabette bulunduğunu, iltibas yaratılmak suretiyle müvekkilinin ticari portföyünden haksız yarar sağlamaya çalıştığını belirterek haksız rekabetinin önlenmesine ve şimdilik 6,500,00 TL maddi tazminatın davalıdan yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı/birleşen dosya davacısı vekili, tarafların amblem, isim, logo ve iştigal konularının farklı olduğunu, iltibasa sebebiyet verecek bir durumun bulunmadığını, müvekkilinin MK m. 683 ve 737 çerçevesinde mülkiyet hakkını kullandığını belirterek asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, birleşen dosya davalısı tarafından dikilen totemin de Kemalpaşa'dan İzmir yönüne doğru gelişte müvekkilinin toteminin görünümünü engellediğini, bu durumdan haksız kazanç elde edildiğini belirterek haksız rekabetin önlenmesine ve şimdilik 7.500 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte birleşen dosya davalısından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, karayolu üzerinde birbiri ile yan yana bulunan tarafların fabrikalarının önüne monte edilmiş "E.." logolu totem adı verilen reklam direklerinin, İzmir'den
Kemalpaşa yönüne doğru veya Kemalpaşa'dan İzmir yönüne doğru karayolunda seyahat halinde karayolunun bir noktasında saniyelerle ölçülebilecek kısa bir zaman aralığında birbirinin görünümünü engelleyebilecekleri, bu durumun taraf iddiaları doğrultusunda haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı/birleşen dosya davalısı vekili ve davalı/birleşen dosya davacısı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava ve birleşen dava, tarafların reklam direklerini diğer tarafın reklam direğinin görülmesini engelleyecek şekilde konumlandırması sebebiyle haksız rekabetin önlenmesi ve maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında alınmış olan 16.06.2009 tarihli bilirkişi raporunda, mahallinde yapılan gözlemler neticesinde davalı/birleşen dosya davacısının reklam direğinin İzmir istikametinden Kemalpaşa istikametine seyir halinde iken davacı/birleşen dosya davalısının reklam direğinin görüntüsünü yükseklik ve ölçülerin aynı olması sebebiyle kapattığı, görünümü kestiği bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği belirtilmiştir.
Diğer yandan, 18.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda ise, davanın taraflarının reklam direkleri nedeniyle karıştırılma ve haksız rekabete sebep olamayacağı kanaatine varılmıştır. Bu durumda, somut olayın özelliği de dikkate alınarak taraflar arasında haksız rekabet ve bu kapsamdaki muarazanın ortadan kaldırılmasına yönelik uyuşmazlık bakımından raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ile hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin tazminata yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı/birleşen dosya davalısı ve davalı/birleşen dosya davacısı vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre davacı/birleşen dosya davalısı ve davalı/birleşen dosya davacısı vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalı /birleşen dosya davacısından alınarak davacı/birleşen dosya davalısına verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101883800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz