Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1971 E. 2013/1526 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet ehliyeti↗ tescilsiz tasarım↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız rekabet↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davaya konu direkleri üretmediği, ticari amaçla kullanmadığı gibi ticari amaçla elinde bulundurmadığı, kamu hizmeti nedeniyle ihale açarak ihale sonrasında direkleri satın aldığı, nihai tüketici olarak elinde bulundurduğu, şu durumda elindeki davada davalının pasif husumet ehliyetinin olmadığı, davanın sözkonusu direkleri ticari amaçla üreten, piyasaya sunan şirkete karşı açılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı adına tescilli “Aydınlatma Direği” tasarımına davalı tarafından yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve diğer fer'i istemlere ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalı, davaya verdiği yanıtta İdare tarafından kullanılan direklerin yolun özelliklerine göre hazırlandığını, özellik ve ölçülerinin İdarece belirlendiğini savunmuştur. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemelerinde davacı tarafa ait davaya konu tescilli tasarım ile davalı tarafından ürettirilen ve ihale dosyasında yer alan elektrik direklerinin görünüm özelliklerinin aynılık düzeyine çok yakın olarak kabul edilebilecek düzeyde benzer olduğu belirtilmiştir. Davalı Belediye'nin alımı için ihale açtığı aydınlatma direklerinin şeklinin, görünümünün ve özelliklerinin davalı tarafından belirlendiği ve davalı tarafından belirlenen görünüm ve özelliklere uygun olarak teklif verenler arasından seçimin de davalı tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı tasarımının benzeri olduğu belirlenen ürünlerin görünümlerini davacıdan izin almaksızın ihale dosyasına hazırlayanın davalı olup, açmış olduğu ihale ile de söz konusu ürünü düşük fiyatla 3. kişilere ürettirmeyi amaçlamış bulunmasına göre, davalının söz konusu ürünün üretilmesinde üretici olan firma ile birlikte iştirak halinde faaliyetinin olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, davalının açıklanan eylemlerinin davacının tescilli tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerekmesine rağmen yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5130 E. 2022/9569 K.
Ortak:tescilsiz tasarım
İncelediğiniz karardaMahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» davacı tarafa ait davaya konu «tescilli tasarım» ile davalı tarafından ürettirilen ve ihale dosyasında yer alan elektrik direklerinin görünüm özelliklerinin aynılık düzeyine çok yakın olarak kabul edilebilecek düzeyde benzer olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, davalının açıklanan eylemlerinin davacının «tescilli tasarımdan» doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerekmesine rağmen yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «tescilli tasarıma» tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, giderilmesi ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · el koyma · savunma hakkı · üçüncü kişi · ticaret unvanı · maddi ve manevi tazminat · dosya masrafı · maddi tazminat
Benzer bu karardaCumhuriyet Caddesi Üzeri, Beşiktaş/İSTANBUL" adresindeki tecavüze konu direkler üzerindeki davalının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunun yazılı olduğu tabelaların, karar kesinleştiğinde, «masrafı» davalıdan alınarak, mümkün olması halinde sökülerek imhası, mümkün olmaması halinde ise kapatılmasına, «yoksun kalınan» kazanca ilişkin olarak hesaplanan 10.142,95 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının tasarım hakkına tecavüz nedeniyle oluşan manevi zararına yönelik takdiren 5.000.- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin davacının el «koyma» ve imha talebi ile ilgili bir hüküm kurmadığı, tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlerin, ticari amaçla bulundurulması halinde, «üçüncü kişi» elinde dahi bulundurulsa el konularak, imhasının talep edilebileceği, davaya konu aydınlatma direklerinin yazılı adreste, ticari amaçla değil kamusal kullanım amacıyla bulundurulduğu, ticari amaç taşımadığından direklere el konularak imhasının talep edilemeyeceği, çoğun içinde azda vardır ilkesi gereğince, davalının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunun yazılı olduğu tabelaların, karar kesinleştiğinde mümkün olması halinde direklerin üzerinden sökülerek imhası, mümkün olmaması halinde ise kapatı …
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 68 adet aydınlatma direğinin davacı tasarımı ile «iltibas» oluşturduğu, dava konusu tasarımın davalı tarafından üretilmemesi halinde davacı yanın elde edeceği muhtemel gelir olarak 10.142,195 TL’nin davacı ticari kayıtlarından tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının TPMK nezdinde tescilli 2008 02540-1 nolu aydınlatma direği tasarımına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine, 10.142,95 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiren 5.000.- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «masrafı» davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
1- Dava, «tescilli tasarıma» tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, giderilmesi ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1971 E. , 2013/1526 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.07.2010 tarih ve 2008/385-2010/324 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.11.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına düzenlenmiş olan endüstriyel tasarım tescil belgesine konu "Aydınlatma Direği"nin müvekkilinin izni alınmaksızın davalı Belediye tarafından kullanıldığını, bu durumun müvekkilinin tescilli tasarımına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının müvekkili şirketin tescilli tasarımına yaptığı tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, refii, men'i ile davalının tecavüz teşkil eden ürünlerinin, araç ve cihazının toplatılması, el koyulması, mümkün olmadığı takdirde imhası ile buna ilişkin kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait tasarımın yeni ve ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, İdarece kullanılan direklerin mevcut yolun özelliklerine göre hazırlandığını, hiç bir örnekten faydanılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davaya konu direkleri üretmediği, ticari amaçla kullanmadığı gibi ticari amaçla elinde bulundurmadığı, kamu hizmeti nedeniyle ihale açarak ihale sonrasında direkleri satın aldığı, nihai tüketici olarak elinde bulundurduğu, şu durumda elindeki davada davalının pasif husumet ehliyetinin olmadığı, davanın sözkonusu direkleri ticari amaçla üreten, piyasaya sunan şirkete karşı açılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı adına tescilli “Aydınlatma Direği” tasarımına davalı tarafından yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve diğer fer'i istemlere ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalı, davaya verdiği yanıtta İdare tarafından kullanılan direklerin yolun özelliklerine göre hazırlandığını, özellik ve ölçülerinin İdarece belirlendiğini savunmuştur. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemelerinde davacı tarafa ait davaya konu tescilli tasarım ile davalı tarafından ürettirilen ve ihale dosyasında yer alan elektrik direklerinin görünüm özelliklerinin aynılık düzeyine çok yakın olarak kabul edilebilecek düzeyde benzer olduğu belirtilmiştir. Davalı Belediye'nin alımı için ihale açtığı aydınlatma direklerinin şeklinin, görünümünün ve özelliklerinin davalı tarafından belirlendiği ve davalı tarafından belirlenen görünüm ve özelliklere uygun olarak teklif verenler arasından seçimin de davalı tarafından yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı tasarımının benzeri olduğu belirlenen ürünlerin görünümlerini davacıdan izin almaksızın ihale dosyasına hazırlayanın davalı olup, açmış olduğu ihale ile de söz konusu ürünü düşük fiyatla 3. kişilere ürettirmeyi amaçlamış bulunmasına göre, davalının söz konusu ürünün üretilmesinde üretici olan firma ile birlikte iştirak halinde faaliyetinin olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, davalının açıklanan eylemlerinin davacının tescilli tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerekmesine rağmen yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/255718100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz