YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11406 E. 2014/298 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyan↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 556 sayılı KHK’nın 7/1-b, 8/1-b ve 8/4 maddelerinde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği, iptali istenen YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Dava konusu işaretler arasında 556 Sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında benzerlik bulunduğu gibi kapsadıkları 14. sınıf mallar da aynı ve benzer türden mallardır. Mahkemece, her ne kadar sözkonusu işaretlerin, üzerinde kullanılacağı kuyumculuk ve takı eşyaları emtiası ortalama alıcılarının dikkatli kişilerden oluştuğu, bu durumun karışıklığa sebebiyet vermeyeceği düşüncesiyle davanın reddi yoluna gidilmişse de; sözkonusu kuyumculuk ve takı eşyasının kapsadığı geniş emtia listesi bakımından belli bir dikkatli kesim dışında toplumun tümü tarafından kullanılabilen ürünler niteliğinde olduğu dikkate alındığında sözkonusu işaretleri taşıyan kuyumculuk ve takı eşyasının yukarıda belirtilen 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesine yol açtığının kabulü gerekeceğinden mahkemenin bu hususa yönelik görüşüne itibar edilemez. O halde, işaretlerin iltibas yaratacak derecede benzer olduğundan bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18068 E. 2015/4756 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10826 E. 2016/4507 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17699 E. 2015/6295 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… mtia listesi bakımından belli bir dikkatli kesim dışında toplumun tümü tarafından kullanılabilen ürünler niteliğinde olduğu dikkate alındığında sözkonusu işaretleri «taşıyan» kuyumculuk ve takı eşyasının yukarıda belirtilen 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi anlamında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak üzere «iltibas» tehlikesine yol açtığının kabulü gerekeceğinden mahkemenin bu hususa yönelik görüşüne itibar edilemez.
O halde, işaretlerin «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğundan bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… beri kayıtlı olduğu kuyumculuk adresini de değiştirdiği, oysa davacıya ait işletmenin adresinin 25.12.1990 tarihinden beri aynı olduğu, bu anlamda taraflar arasında «adi ortaklığın» sona ermesi ile birlikte işletikleri işyerinin davacıya kaldığı, bu bakımdan davacının sahip olduğu kuyumculuğun "işletme adı" bakımından korunmaya değer bir durumda olduğu işyerlerinin yanyana olmasının «iltibasa» yol açabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının davacıya yönelik tecavüzünün ve «haksız rekabetinin» önlenmesine, davalının adının Ticaret sicilindeki C.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi ortaklık · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · haksız rekabet
Benzer bu kararda… beri kayıtlı olduğu kuyumculuk adresini de değiştirdiği, oysa davacıya ait işletmenin adresinin 25.12.1990 tarihinden beri aynı olduğu, bu anlamda taraflar arasında «adi ortaklığın» sona ermesi ile birlikte işletikleri işyerinin davacıya kaldığı, bu bakımdan davacının sahip olduğu kuyumculuğun "işletme adı" bakımından korunmaya değer bir durumda olduğu işyerlerinin yanyana olmasının «iltibasa» yol açabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının davacıya yönelik tecavüzünün ve «haksız rekabetinin» önlenmesine, davalının adının Ticaret sicilindeki C.
Taraflar arasındaki «adi ortaklığın» 2002 yılında «tasfiye» ile sona erdirildiği hususu uyuşmazlık dışıdır.
Taraflar «adi ortaklık» halinde ticari faaliyette bulundukları sırada ayrı ayrı "C." asıl unsurlu ünvan ile «ticaret siciline» kayıtlı bulunduklarına göre, "C." ibaresi üzerinde müştereken hak sahibi olduklarından birbirlerine karşı bir üstün hakları bulunmamaktadır.
Dava «haksız rekabetin» önlenmesi maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3498 E. 2019/2939 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… mtia listesi bakımından belli bir dikkatli kesim dışında toplumun tümü tarafından kullanılabilen ürünler niteliğinde olduğu dikkate alındığında sözkonusu işaretleri «taşıyan» kuyumculuk ve takı eşyasının yukarıda belirtilen 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi anlamında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak üzere «iltibas» tehlikesine yol açtığının kabulü gerekeceğinden mahkemenin bu hususa yönelik görüşüne itibar edilemez.
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "Nara" aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta "kuyumculuk eşyaları" taklitleri «dahil» altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları" malları yönünden hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanında yer alan "Nara " ibaresinin sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar «vekalet ücreti» yönünden bozulmuştur.
Somut olayda, davalı adına tescilli 2011/99161 sayılı marka 14. sınıfta “Kuyumculuk eşyaları ( taklitleri «dahil»); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar.
Saatler ve zaman ölçme cihazları,(kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları «dahil»).” emtialarını kapsamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · infaz · ticaret unvanı · terkin · vekalet ücreti
Benzer bu kararda1-Dava, marka hükümsüzlüğü ve «ticaret unvanının terkini» istemlerine ilişkindir.
… ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "Nara" aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta "kuyumculuk eşyaları" taklitleri «dahil» altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları" malları yönünden hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanında yer alan "Nara " ibaresinin sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar «vekalet ücreti» yönünden bozulmuştur.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11406 E. , 2014/298 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 22/01/2013
NUMARASI 2012/17-2013/6
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2013 tarih ve 2012/17-2013/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 14, 36 ve 37. sınıflarda tescilli 2003/02774 sayı ve “P.” ibareli kuyumculuk ve takı sektöründe tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “E.” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, 2009/64058 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteni'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı'na itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, davalı başvurusunun müvekkili markası ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu iddia ederek 2011-M-4471 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalı başvuru ile davacı markası arasında benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen “E.” ibaresinin davacının iddialarının aksine, görsel, işitsel, kavramsal ve genel izlenim olarak davacıya ait markadan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği savlarının da dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 556 sayılı KHK’nın 7/1-b, 8/1-b ve 8/4 maddelerinde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği, iptali istenen YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Dava konusu işaretler arasında 556 Sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında benzerlik bulunduğu gibi kapsadıkları 14. sınıf mallar da aynı ve benzer türden mallardır. Mahkemece, her ne kadar sözkonusu işaretlerin, üzerinde kullanılacağı kuyumculuk ve takı eşyaları emtiası ortalama alıcılarının dikkatli kişilerden oluştuğu, bu durumun karışıklığa sebebiyet vermeyeceği düşüncesiyle davanın reddi yoluna gidilmişse de; sözkonusu kuyumculuk ve takı eşyasının kapsadığı geniş emtia listesi bakımından belli bir dikkatli kesim dışında toplumun tümü tarafından kullanılabilen ürünler niteliğinde olduğu dikkate alındığında sözkonusu işaretleri taşıyan kuyumculuk ve takı eşyasının yukarıda belirtilen 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesine yol açtığının kabulü gerekeceğinden mahkemenin bu hususa yönelik görüşüne itibar edilemez.
O halde, işaretlerin iltibas yaratacak derecede benzer olduğundan bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101882500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz