Markanın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18068 E. 2015/4756 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait "..." ibadeli markanın kuyumculuk eşyaları bakımından doğrudan doğruya eşyayı tanımlayıcı mahiyette bulunduğu, kuyumculuk sektöründe çalışanların istiridye inci satmalarının ve tanıtımını yapmalarının doğal olduğu, bu ibarenin kuyumculuk eşyaları bakımından marka olarak tescilinin davalıyı rekabette haksız olarak rakiplerinin önüne geçireceği, böyle bir sonucu hukuk düzeninin korumayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, "..." ibaresinin kuyumculuk eşyaları bakımından 556 sayılı KHK'nın 7/c maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne; saat ve benzeri ürünler bakımından ise tanımlayıcı bulunmadığından hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilşkin olup, mahkemece, "..." ibaresinin 14/01. sınıf ürünler yönünden KHK'nın 7/c maddesi uyarınca tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle hükümsüzlüğe karar verilmiş ise de, "..." ibaresinin tescil kapsamı mallar yönünden herhangi bir tanımlayıcılığı bulunmadığı halde, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10826 E. 2016/4507 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17699 E. 2015/6295 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi ortaklık · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda… beri kayıtlı olduğu kuyumculuk adresini de değiştirdiği, oysa davacıya ait işletmenin adresinin 25.12.1990 tarihinden beri aynı olduğu, bu anlamda taraflar arasında «adi ortaklığın» sona ermesi ile birlikte işletikleri işyerinin davacıya kaldığı, bu bakımdan davacının sahip olduğu kuyumculuğun "işletme adı" bakımından korunmaya değer bir durumda olduğu işyerlerinin yanyana olmasının «iltibasa» yol açabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının davacıya yönelik tecavüzünün ve «haksız rekabetinin» önlenmesine, davalının adının Ticaret sicilindeki C.
Taraflar arasındaki «adi ortaklığın» 2002 yılında «tasfiye» ile sona erdirildiği hususu uyuşmazlık dışıdır.
Taraflar «adi ortaklık» halinde ticari faaliyette bulundukları sırada ayrı ayrı "C." asıl unsurlu ünvan ile «ticaret siciline» kayıtlı bulunduklarına göre, "C." ibaresi üzerinde müştereken hak sahibi olduklarından birbirlerine karşı bir üstün hakları bulunmamaktadır.
Dava «haksız rekabetin» önlenmesi maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11406 E. 2014/298 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… mtia listesi bakımından belli bir dikkatli kesim dışında toplumun tümü tarafından kullanılabilen ürünler niteliğinde olduğu dikkate alındığında sözkonusu işaretleri «taşıyan» kuyumculuk ve takı eşyasının yukarıda belirtilen 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi anlamında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak üzere «iltibas» tehlikesine yol açtığının kabulü gerekeceğinden mahkemenin bu hususa yönelik görüşüne itibar edilemez.
O halde, işaretlerin «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğundan bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18068 E. , 2015/4756 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/09/2014 tarih ve 2014/24-2014/117 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının "...i" ibareli markayı 14. sınıf mal ve hizmetler için adına tescil ettirdiğini, kullanılan ibarenin ayırt edici unsurunun bulunmadığını, cins isim olduğunu, doğal inciyi tanımladığını, 556 sayılı KHK'nun 7/c maddesi uyarınca markaya konu olamayacağını ileri sürerek "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait "..." ibadeli markanın kuyumculuk eşyaları bakımından doğrudan doğruya eşyayı tanımlayıcı mahiyette bulunduğu, kuyumculuk sektöründe çalışanların istiridye inci satmalarının ve tanıtımını yapmalarının doğal olduğu, bu ibarenin kuyumculuk eşyaları bakımından marka olarak tescilinin davalıyı rekabette haksız olarak rakiplerinin önüne geçireceği, böyle bir sonucu hukuk düzeninin korumayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, "..." ibaresinin kuyumculuk eşyaları bakımından 556 sayılı KHK'nın 7/c maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne; saat ve benzeri ürünler bakımından ise tanımlayıcı bulunmadığından hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilşkin olup, mahkemece, "..." ibaresinin 14/01. sınıf ürünler yönünden KHK'nın 7/c maddesi uyarınca tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle hükümsüzlüğe karar verilmiş ise de, "..." ibaresinin tescil kapsamı mallar yönünden herhangi bir tanımlayıcılığı bulunmadığı halde, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/400786300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz