Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3498 E. 2019/2939 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ infaz↗ ticaret unvanı↗ terkin↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "Nara" aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta "kuyumculuk eşyaları" taklitleri dahil altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları" malları yönünden hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanında yer alan "Nara " ibaresinin sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar vekalet ücreti yönünden bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, marka hükümsüzlüğü ve ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, davalı adına tescilli 2011/99161 sayılı marka 14. sınıfta “Kuyumculuk eşyaları ( taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları,(kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları dahil).” emtialarını kapsamaktadır. Mahkeme kararının gerekçe bölümünde; “davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "Nara" aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta kuyumculuk eşyaları taklitleri dahil, altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları malları yönünden hükümsüzlüğüne karar verildiği” belirtildiği halde hüküm fıkrasında “Davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "Nara aksesuar" markanın 14. sınıfta "kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil altınlar, mücevherler, kıymetlı taşlar ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri" ve "saat ve saat türünden emtialar" yönünden hükümsüzlüğüne,” şeklinde hüküm kurulmak suretiyle kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşmasına yol açılmış olmakla Dairemizin 23.05.2017 tarih, 2016/309 Esas- 2017/3399 Karar sayılı ilamının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/309 E. 2017/3399 K.
Ortak:terkin · dahili dava · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "Nara" aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta "kuyumculuk eşyaları" taklitleri «dahil» altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları" malları yönünden hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanında yer alan "Nara " ibaresinin sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar «vekalet ücreti» yönünden bozulmuştur.
1-Dava, marka hükümsüzlüğü ve «ticaret unvanının terkini» istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, davalı adına tescilli 2011/99161 sayılı marka 14. sınıfta “Kuyumculuk eşyaları ( taklitleri «dahil»); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar.
Benzer bu kararda… arkalarındaki ayırt edici kelime unsurunun "..." ibaresi olduğundan markaların birbirine benzediği, davalının markasının 14. sınfta "kuyumculuk eşyaları (taklitleri «dahil») altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar, bunlardan bağımlı takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri heykeller, biblolar, saatler, zaman ölçme cihatları, (kronometler, metrenomlar ve parçaları, saat kordonları dahil)" mallar yönünden davacıya ait markaların tescilli olduğu 18 ve 25. sınıftaki mallarla benzerlik teşkil ettiği, tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açtığı gerekçesiyle, davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "..." aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta "kuyumculuk eşyaları" taklitleri dahil altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları" malları yönünden hükümsüzlüğüne; “...” ibaresinin ticaret unvanından «terkini» istemi bakımından ise; tarafların «ticaret sicil» kayıtlarına göre faaliyet alanlarının benzer ve etkileşim içinde bulunduğu, davacı şirketin tescil tarihi daha önce olduğundan "..." ibaresini kullanmakta üstün ha …
2- Davalı vekilinin, «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının davalıya ait 2011/99194 sayılı "..." ibareli markaya ilişkin açtığı davanın reddine karar verilmek sureti ile davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi cihetine gidilmesi karşısında reddedilen işbu talep bakımından kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı şirket yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca «vekalet ücreti takdiri» gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ticaret sicili · temsil
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin, «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının davalıya ait 2011/99194 sayılı "..." ibareli markaya ilişkin açtığı davanın reddine karar verilmek sureti ile davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi cihetine gidilmesi karşısında reddedilen işbu talep bakımından kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı şirket yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca «vekalet ücreti takdiri» gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… arkalarındaki ayırt edici kelime unsurunun "..." ibaresi olduğundan markaların birbirine benzediği, davalının markasının 14. sınfta "kuyumculuk eşyaları (taklitleri «dahil») altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar, bunlardan bağımlı takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri heykeller, biblolar, saatler, zaman ölçme cihatları, (kronometler, metrenomlar ve parçaları, saat kordonları dahil)" mallar yönünden davacıya ait markaların tescilli olduğu 18 ve 25. sınıftaki mallarla benzerlik teşkil ettiği, tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açtığı gerekçesiyle, davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "..." aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta "kuyumculuk eşyaları" taklitleri dahil altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları" malları yönünden hükümsüzlüğüne; “...” ibaresinin ticaret unvanından «terkini» istemi bakımından ise; tarafların «ticaret sicil» kayıtlarına göre faaliyet alanlarının benzer ve etkileşim içinde bulunduğu, davacı şirketin tescil tarihi daha önce olduğundan "..." ibaresini kullanmakta üstün ha …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3498 E. , 2019/2939 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02/11/2015 gün ve 2014/210 - 2015/97 sayılı kararı bozan Daire'nin 05/06/2017 gün ve 2016/309 - 2017/3399 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Nara" ibaresini taşıyan markalarını uzun senelerdir kullandığını, davalının "Nara" ibareli 2011/99191 ve 2011/99194 sayılı markaları kötüniyetle tescil ettirdiğini, tüketicilerin müvekkilinin markaları ile davalı markalarını karıştıracağını, davalının ticaret unvanında yer alan "Nara" ibaresinin de müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğünü, davalının ticaret unvanında bulunan "Nara" ibaresinin sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "Nara" aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta "kuyumculuk eşyaları" taklitleri dahil altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları" malları yönünden hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanında yer alan "Nara " ibaresinin sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar vekalet ücreti yönünden bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, marka hükümsüzlüğü ve ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır.
Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, davalı adına tescilli 2011/99161 sayılı marka 14. sınıfta “Kuyumculuk eşyaları ( taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları,(kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları dahil).” emtialarını kapsamaktadır. Mahkeme kararının gerekçe bölümünde; “davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "Nara" aksesuar markasının tescilli bulunduğu 14. sınıfta kuyumculuk eşyaları taklitleri dahil, altınlar, mücevherler ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve saat kordonları malları yönünden hükümsüzlüğüne karar verildiği” belirtildiği halde hüküm fıkrasında “Davalı adına tescilli 2011/99161 tescil nolu "Nara aksesuar" markanın 14.
sınıfta "kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil altınlar, mücevherler, kıymetlı taşlar ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri" ve "saat ve saat türünden emtialar" yönünden hükümsüzlüğüne,” şeklinde hüküm kurulmak suretiyle kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşmasına yol açılmış olmakla Dairemizin 23.05.2017 tarih, 2016/309 Esas- 2017/3399 Karar sayılı ilamının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Dairemizin 23.05.2017 tarih, 2016/309 Esas- 2017/3399 Karar sayılı ilamının kaldırılarak kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 15/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/500636400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz