Ticari Ünvanın Korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17699 E. 2015/6295 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi ortaklık↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Ticaret ve Sanayi Odası yazı cevaplarından davacıya ait "Y.. Y.. C. Kuyumcusu" unvanın 25.12.1990 tarihinde tescil edildiği, yine aynı tarihte "Ö.. Y.. C. Kuyumcusu" işletmesinin tescil edildiği, ancak davalının 12.01.2005 tarihinde işletmenin adını "Ö.. Y.. C. Kuyumculuk 2" olarak değiştirdiği, ayrıca davalının 25.12.1990'dan beri kayıtlı olduğu kuyumculuk adresini de değiştirdiği, oysa davacıya ait işletmenin adresinin 25.12.1990 tarihinden beri aynı olduğu, bu anlamda taraflar arasında adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte işletikleri işyerinin davacıya kaldığı, bu bakımdan davacının sahip olduğu kuyumculuğun "işletme adı" bakımından korunmaya değer bir durumda olduğu işyerlerinin yanyana olmasının iltibasa yol açabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının davacıya yönelik tecavüzünün ve haksız rekabetinin önlenmesine, davalının adının Ticaret sicilindeki C. Kuyumcusu veya C. Kuyumculuk 2 işletme adına ilişkin kayıttan silinmesine ve maddi ve manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava haksız rekabetin önlenmesi maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki adi ortaklığın 2002 yılında tasfiye ile sona erdirildiği hususu uyuşmazlık dışıdır. Taraflar adi ortaklık halinde ticari faaliyette bulundukları sırada ayrı ayrı "C." asıl unsurlu ünvan ile ticaret siciline kayıtlı bulunduklarına göre, "C." ibaresi üzerinde müştereken hak sahibi olduklarından birbirlerine karşı bir üstün hakları bulunmamaktadır. Davalı tarafça söz konusu adi ortaklığın sona ermesinden sonra sicildeki unvan değişikliğinde aynı ibareyi muhafaza ederek "Ö.. Y.. C. Kuyumculuk 2 " ticaret unvanıyla kuyumculuk mesleğine devam ettiğine göre bu kullanımın yasal kullanım olduğunun kabulü gerekip, somut olayda terkin koşulları oluşmamıştır. Öte yandan davacının tescilli unvanında geçen "C." kelimesinin açılacak bir dava ile terkini sağlanmadıkça, davacının bu kelimeyi unvanı içerisinde kullanması engellenemez. Bu nedenle mahkemece, davalının dava konusu unvanı kullanmasına ilişkin eylemlerinin haksız rekabet oluşturmadığı düşünülerek davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18068 E. 2015/4756 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5721 E. 2013/20674 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… beri kayıtlı olduğu kuyumculuk adresini de değiştirdiği, oysa davacıya ait işletmenin adresinin 25.12.1990 tarihinden beri aynı olduğu, bu anlamda taraflar arasında «adi ortaklığın» sona ermesi ile birlikte işletikleri işyerinin davacıya kaldığı, bu bakımdan davacının sahip olduğu kuyumculuğun "işletme adı" bakımından korunmaya değer bir durumda olduğu işyerlerinin yanyana olmasının «iltibasa» yol açabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının davacıya yönelik tecavüzünün ve «haksız rekabetinin» önlenmesine, davalının adının Ticaret sicilindeki C.
Dava «haksız rekabetin» önlenmesi maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bu nedenle mahkemece, davalının dava konusu unvanı kullanmasına ilişkin eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturmadığı düşünülerek davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu markanın davalı adına tescilli bulunduğu ve bu nedenle davalı kullanımının «haksız rekabet» teşkil etmediği, ticaret ünvanı yönünden ise davanın doğrudan ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu kararda2-Ancak, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, davalının varsa marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep edilmiş olup, mahkemece bu hususta olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2899 E. 2023/6630 K.
Ortak:terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… beri kayıtlı olduğu kuyumculuk adresini de değiştirdiği, oysa davacıya ait işletmenin adresinin 25.12.1990 tarihinden beri aynı olduğu, bu anlamda taraflar arasında «adi ortaklığın» sona ermesi ile birlikte işletikleri işyerinin davacıya kaldığı, bu bakımdan davacının sahip olduğu kuyumculuğun "işletme adı" bakımından korunmaya değer bir durumda olduğu işyerlerinin yanyana olmasının «iltibasa» yol açabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının davacıya yönelik tecavüzünün ve «haksız rekabetinin» önlenmesine, davalının adının Ticaret sicilindeki C.
Dava «haksız rekabetin» önlenmesi maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Kuyumculuk 2 " ticaret unvanıyla kuyumculuk mesleğine devam ettiğine göre bu kullanımın yasal kullanım olduğunun kabulü gerekip, somut olayda «terkin» koşulları oluşmamıştır.
Benzer bu kararda… gösterdiğini, davalının tescilli ... ibaresini davacının ... şeklinde kullanmak suretiyle faaliyet göstermesinin ticari alanda karışıklığa sebep olduğunu, davalının «marka hakkına tecavüz» ettiğini, davacının davalı markasını kullanmasının müşteriler nezdinde karışıklığa ve «haksız rekabete» sebep olduğunu ileri sürerek tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı tarafça davalının tescilli ticaret ünvanı ve markasına yapılan tecavüzlerin durdurulmasını ve men’ni, davacının ticaret ünvanında yer alan ... ibaresinin sicilden terkinini, davacının ilgili unvan ve markayı tanıtım ve kullanım vasıtalarının yasaklanmasını, hükmün «ilanını» talep etmiştir.
Şti. aleyhine açılan marka hakkına ve ticaret ünvanına tecavüzün durdurulması, meni, ticaret ünvanının «terkini» talepli davanın reddine karar verilmiştir.
Ltd Şti aleyhine açılan marka hakkına ve ticaret ünvanına tecavüzün durdurulması, meni, ticaret ünvanının «terkini» talepli davanın reddine karar verilmiş, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin karşı davada da davalı ... şirketinin davacı yanın marka hakkına ve «ticaret unvanına tecavüz» ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı şeklindeki gerekçeli kararı yerine davacı ve davalının aynı sektörde olması, her iki taraf da «tacir» olduğundan 6102 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği «basiretli tacir» olarak davalı-karşı davacının, davacı- karşı davalının ticaret unvanından haberdar olmadığını iddia edemeyeceği, davacı- karşı davalı 2003 yılından itibaren ... is …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · istinaf başvurusunun reddi · basiretli tacir · ticaret unvanı · yenileme · marka hakkına tecavüz · ihtar · ihtarname
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki asıl davada «marka hakkına tecavüzün» bulunmadığı tespiti ile markanın iptali ile hükümsüzlüğü, karşı davada marka hakkına ve «ticaret unvanına tecavüzün» tespiti, meni ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Noterliği'nin 25.11.2015 tarihli «ihtarnamesi» ile ... ibareli marka hakkına sahip bulunduklarını, bu ibareyi kullanmak suretiyle müvekkili şirketin marka tecavüzü suçu işlediğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükümünde Kararname (556 sayılı KHK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) ilgili hükümlerine aykırı olduğunu «ihtar» ettiğini, davalının 2003/07705 nolu tescilinin 35, 36 ve 38 inci sınıfta olup, 2013/29270 no’lu 29.03.2013 tarihli başvurunun kuyumculuk eşyaları vd. olarak belirtilen alt sınıfta tescilinin talep edildiğini, müvekkili şirketin tescil tarihi itibariyle ön kullanım hakkına sahip olduğunu, şirket ortaklarından ...’e ait 2002/09990 nolu tescil başvurusunun, başvuru ücretinin ödenmemesi sebebiyle tescil edilemediğini, ancak fiili kullanımın ciddi ve kesintisiz mevcut olduğunu, 2003/07705 nolu tescil yönünden ilgili sınıfta tescilli olmadığı halde ticari ünvanını marka olarak uzun yıllardır kullanan müvekkiline karşı davalının tecavüz iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek 556 sayılı KHK'nun 74 üncü madde gereği «marka hakkına tecavüzün» bulunmadığının tespitini, 2003/07705 nolu tescilin 556 sayılı KHK'nun 14 üncü maddesi gereği tüm sınıflar yönünden iptali ile sicilden terkinini, 2013/29270 no’lu …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada «marka hakkına tecavüzün» bulunmadığı tespiti ile markanın iptali ile hükümsüzlüğü, karşı davada marka hakkına ve «ticaret unvanına tecavüzün» tespiti, meni ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Ltd Şti aleyhine açılan marka hakkına ve ticaret ünvanına tecavüzün durdurulması, meni, ticaret ünvanının «terkini» talepli davanın reddine karar verilmiş, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin karşı davada da davalı ... şirketinin davacı yanın marka hakkına ve «ticaret unvanına tecavüz» ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı şeklindeki gerekçeli kararı yerine davacı ve davalının aynı sektörde olması, her iki taraf da «tacir» olduğundan 6102 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği «basiretli tacir» olarak davalı-karşı davacının, davacı- karşı davalının ticaret unvanından haberdar olmadığını iddia edemeyeceği, davacı- karşı davalı 2003 yılından itibaren ... is …
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13289 E. 2011/6228 K.
Ortak:maddi ve manevi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… beri kayıtlı olduğu kuyumculuk adresini de değiştirdiği, oysa davacıya ait işletmenin adresinin 25.12.1990 tarihinden beri aynı olduğu, bu anlamda taraflar arasında «adi ortaklığın» sona ermesi ile birlikte işletikleri işyerinin davacıya kaldığı, bu bakımdan davacının sahip olduğu kuyumculuğun "işletme adı" bakımından korunmaya değer bir durumda olduğu işyerlerinin yanyana olmasının «iltibasa» yol açabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının davacıya yönelik tecavüzünün ve «haksız rekabetinin» önlenmesine, davalının adının Ticaret sicilindeki C.
Dava «haksız rekabetin» önlenmesi maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bu nedenle mahkemece, davalının dava konusu unvanı kullanmasına ilişkin eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturmadığı düşünülerek davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava, «haksız rekabetin» önlenmesi, ticaret sicilindeki işletme adının silinmesi ve «maddi, manevi tazminat» istemlerine ilişkin olup, mahkemece "Türk Patent Enstitüsü nezdinde Cihan Kuyumculuk adı altında bir kayıt olmadığından davalının Cihan 2 Kuyumculuk ismini kullanm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17699 E. , 2015/6295 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ORHANGAZİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 30/04/2014
NUMARASI 2012/555-2014/316
Taraflar arasında görülen davada Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2014 tarih ve 2012/555-2014/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile 1986 yılında kuyumcu dükkanı açarak adi ortaklık şeklinde işletmeye başladıklarını, tarafların 09.07.1986 tarihinde ise işletme adı olarak C. Kuyumcusu adını Esnaf Odasına ve 25.12.1990 tarihinde ticaret siciline de tescil ettirdiklerini, 01.10.2002 tarihinde tarafların ortaklığının sona erdiğini, davalının C. Kuyumcusu işletme adını adına tescil ettirerek kullanmaya başladığını ileri sürerek, müvekkiline ait işletme adına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi davalının adının ticaret sicilindeki cihan kuyumcusu işletme adına ilişkin kayıttan silinmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere;
1. 000,00 TL maddi 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Ticaret ve Sanayi Odası yazı cevaplarından davacıya ait "Y.. Y.. C. Kuyumcusu" unvanın 25.12.1990 tarihinde tescil edildiği, yine aynı tarihte "Ö.. Y.. C. Kuyumcusu" işletmesinin tescil edildiği, ancak davalının 12.01.2005 tarihinde işletmenin adını "Ö.. Y.. C. Kuyumculuk 2" olarak değiştirdiği, ayrıca davalının 25.12.1990'dan beri kayıtlı olduğu kuyumculuk adresini de değiştirdiği, oysa davacıya ait işletmenin adresinin 25.12.1990 tarihinden beri aynı olduğu, bu anlamda taraflar arasında adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte işletikleri işyerinin davacıya kaldığı, bu bakımdan davacının sahip olduğu kuyumculuğun "işletme adı" bakımından korunmaya değer bir durumda olduğu işyerlerinin yanyana olmasının iltibasa yol açabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının davacıya yönelik tecavüzünün ve haksız rekabetinin önlenmesine, davalının adının Ticaret sicilindeki C.
Kuyumcusu veya C. Kuyumculuk 2 işletme adına ilişkin kayıttan silinmesine ve maddi ve manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava haksız rekabetin önlenmesi maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki adi ortaklığın 2002 yılında tasfiye ile sona erdirildiği hususu uyuşmazlık dışıdır. Taraflar adi ortaklık halinde ticari faaliyette bulundukları sırada ayrı ayrı "C." asıl unsurlu ünvan ile ticaret siciline kayıtlı bulunduklarına göre, "C." ibaresi üzerinde müştereken hak sahibi olduklarından birbirlerine karşı bir üstün hakları bulunmamaktadır. Davalı tarafça söz konusu adi ortaklığın sona ermesinden sonra sicildeki unvan değişikliğinde aynı ibareyi muhafaza ederek "Ö.. Y.. C. Kuyumculuk 2 " ticaret unvanıyla kuyumculuk mesleğine devam ettiğine göre bu kullanımın yasal kullanım olduğunun kabulü gerekip, somut olayda terkin koşulları oluşmamıştır.
Öte yandan davacının tescilli unvanında geçen "C." kelimesinin açılacak bir dava ile terkini sağlanmadıkça, davacının bu kelimeyi unvanı içerisinde kullanması engellenemez. Bu nedenle mahkemece, davalının dava konusu unvanı kullanmasına ilişkin eylemlerinin haksız rekabet oluşturmadığı düşünülerek davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136273200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz