6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11138 E. 2010/5876 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
freight forwarder (taşıma işleri komisyoncusu) sorumsuzluk kaydı navlun faturası konişmento ibraname rücuen tahsil acente navlun ara karar sigorta sözleşmesi rücuen tazminat denetime elverişlilik icra takibine itiraz taşıma sözleşmesi taşıyıcı fatura taahhütname taşıyan cy/cy kaydı hasar eksik inceleme husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına, benimsenen bilirkişi kurulu asıl ve ek raporuna göre, ibranamede kaza tarihi olarak gösterilen 17.01.2005 tarihinin nehir taşıma kesitinde kalan bir tarih olduğu ve gemiden tahliyeden iki hafta sonrasına denk geldiği, deniz taşıması ile ilgili alt taşıma sözleşmesinde taşıyan olarak adı geçen davalı Temel Ltd. Şti.' nin sorumluluk döneminde hasar oluşmadığı, üst taşımada taşıyıcı olan Eko Ltd .Şti.' nin de nehir taşıma kesitinden sorumlu olmadığı, davalı ...' ın ise "Freight Forwarding" olarak konişmentoda yer aldığı, taşıma taahhüdünde bulunmadığı, davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sigorta sözleşmesine dayalı olarak ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece ek rapor benimsenerek davalılardan ...' ın konişmentoda "freight forwarding" olarak yer aldığı ve taşıma taahhüdünde bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı, şirketi yerine gerçek kişi ...'a husumet yönelttiklerini, bu davalı ile sigortalı Borusan Lojistik arasında yapılan "Çok Modlu Nehir-Deniz Taşımacılık Sözleşmesi'ne ve navlun faturasına dayandıklarını bildirmiş olup, bunların fotokopilerini sunmuştur. Fatura, Gemlik-Linz arası Köstence aktarmalı taşımanın navlun faturası olup, sözleşmeye göre bu davalı Gemlik-Linz arası deniz ve nehir taşımasını üstlenmiştir. Mahkemece, bu fatura ve sözleşme değerlendirilmeden asıl raporda bu davalının "navlun müteahhidi", ek raporda ise carrier = taşıyan olarak değil, freightforwarding = forwarder olarak konişmentoda yer aldığı görüşüne itibar edilmiştir. Bu davalı vekili, "freight forwarding" ibaresinin taşıma işleri yükleyicisi anlamına geldiğini, "yük taşımacısı" şeklindeki konişmento tercümesinin hatalı olduğunu savunmuştur. Davacı vekili, yanıta yanıt dilekçesinde, bu davalının acente olduğuna dair konişmentoda ve dosyada bir kanıt bulunmadığını, ara limanda alıcı ve satıcının bulunmadığını, bu davalının taşımanın her iki kesitini de üstlendiğini, konişmentoya ekli taşıma koşullarının 2/c maddesindeki "yükleme öncesi ve boşaltma sonrası veya kargo bir başka taşıyıcıda iken herhangi bir şekilde kargonun uğrayacağı hasar ve kayıp durumundan hiçbir koşulda sorumlu olmayacaktır" kaydından savunmanın aksine, yükleme ve boşaltmadan bu davalının sorumlu olduğunun belirgin olarak anlaşıldığını ileri sürmüştür. Ek raporda bu kaydın geçerli olduğu sonucuna varılmış ise de, mahkemece bu tartışılmamıştır. Davalı ...'ın hukuki durumunun üzerinde yeterince değerlendirme yapılmadan hüküm tesisi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Öte yandan, diğer davalılar bakımından da yazılı gerekçelerle dava reddedilmiştir. Oysa, ibraname sigortalı ile davacı arasında düzenlenmiş olup, ibranamede yazılı hasar tarihinin esas alınması suretiyle davacının bu davalılara yönelik hakkının sona erdiği sonucuna varılmış olmaktadır. İbraname, rücuen tazminat hakkını sonlandırabilecek nitelikte bir belge değildir. Dosya kapsamındaki delillerin gösterdiği hasar ve bunun tarihi önemli olup, salt ibraname tarihine mutlak olarak bağlı kalınması doğru görülemez. Davacı yan hasar tespitini DPS firmasının raporuna dayanmış olup, bu raporda Gemlik' teki yükleme, Köstence' deki boşaltma ve nehir taşıması için yükleme, Linz' deki boşaltma olmak üzere tüm aşamalara ilişkin hasarlar ve nitelikleri ayrı ayrı belirlenmiştir. Deniz taşıması sonunda belirlenen hasarlar bu raporda; küçük, normal, olağan, sadece ambalajlarla ilgili ve içeriği etkilemeyen hasarlar olarak nitelendirilmiş, asıl ve ek raporda da, bu kesitteki hasarların fotoğraflara göre en fazla 100 Euro tutarında olduğu, davacı talebindeki meblağ kadar olmasının mümkün olmadığı yorumu yapılmış ise de, davacı asıl ve ek rapora itirazlarında, hasarların ambalajları aşıp içeriye kadar sirayet ettiğini, fotoğrafların bir kısmının dava konusu taşımayı yapan Antakya Gemisine, bir kısmının dava konusu olmayan taşımayı yapan Koçlar Gemisine ait emtialar için olduğunu, hasarların analimanda boşaltma sırasında her iki geminin de yan yatması sonucu oluştuğunu, deniz taşıma aşamasında 10.789,11 Euro' luk hasarın oluştuğunun DPS firmasının raporunda açıklandığını, koruyucu ambalajın bariz şekilde hasar gördüğüne, beyazpas oluştuğuna, sargı sapının mekanik olarak deforme olduğuna ilişkin bu raporda tespitlere yer verildiğini ileri sürmüştür. Davalı ...'nun delilleri arasındaki kargo raporunda, deniz taşıması sonundaki boşaltma sırasında tespit edilen hasarlar, bükülme, yamulma, yırtılma, kırılma şeklinde nitelendirilmiştir. Bu rapor tartışılmadığı gibi, nehir ayağını üstlenen dava dışı firmanın nehir taşımasına başlamadan önce yaptırdığı anlaşılan hasar tesiptleri üzerinde de durulmamıştır. Davacı, iki ayrı gemi hasarı dosyası açıldığını rapora itirazında ileri sürmüş ise de, iki ayrı gemi hasarlarına ilişkin dosya celb edilmemiş olup, fotoğrafların ve delillerin bilirkişi asıl ve ek raporunda ayrımı yapılmadığından rapor denetime de elverişli değildir. Sorumsuzluk kaydı olduğu ileri sürülen kaydın bu davalılar bakımından tartışması da mahkemece yapılmamıştır. Bu açıklamalar çerçevesinde iddia ve savunma üzerinde yeterince duran taraf delillerinin tamamını ele alan, davacının raporlara itirazlarını yeterince değerlendiren, denetime elverişli yeni bir bilirkişi kurulu raporu alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/549 E. 2010/10964 K.

    Ortak: · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Donatanın sorumluluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10624 E. 2012/14534 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/515 E. 2017/1104 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7757 E. 2012/15143 K.

    Ortak: · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/11138 E.  ,  2010/5876 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2006/167-2008/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2010 gününde davacı avukatı ..., davalı Temel Kum Çakıl ve İnşaat Malz. Tic. Ltd. Şti. ve davalı Eko Denizcilik Tic. Ltd. Şti. avukatı ... ile diğer davalı ... Denizcilik ve Kiralama avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin sigortalısı Borusan A.Ş.'ne ait çelik bobinlerin taşıma sigorta poliçesi ile sigortalı olup, Temel Kum Ltd. Şti.' nin donatanı olduğu M/V Antakya gemisine yüklenerek diğer davalılar tarafından Gemlik' ten Avusturya' nın Linz kentine Romanya üzerinden deniz + nehir taşımasının yapıldığını, yükün 23.12.2004 tarihinde sona eren deniz taşıma bölümünde hasarlandığının anlaşıldığını, 15.227,40 Euro hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini, davalılar aleyhine başlattıkları icra takibinin davalıların haksız itirazları üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., müvekkilinin taşıyan olmayıp, taşımada aracılık ve forwarding, temsilcilik hizmeti verdiğini, taşıyan adına acente sıfatı ile konişmentoyu imzaladığını, husumet yöneltilemeyeceğini, kaldı ki, boşaltma esnasında meydana geldiği iddia edilen hasardan FİOS kuralı gereğince taşıyanların sorumlu tutulamayacağını, tazminat miktarının da fahiş olduğunu savunmuştur.

Diğer davalılar vekili, yükleme ve boşaltmanın müvekkillerine ait olmadığını, hasarın bu aşamada oluştuğunu, kaza tarihi ile icra takip talep tarihi arasında 1 yıl geçmekle TTK' nun 1067 nci maddesi uyarınca hakdüşürücü sürenin geçtiğini, husumet yöneltilemeyeceğini, talep miktarının yüksek olduğunu, hasar tespit ve ihbarında da bulunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına, benimsenen bilirkişi kurulu asıl ve ek raporuna göre, ibranamede kaza tarihi olarak gösterilen 17.01.2005 tarihinin nehir taşıma kesitinde kalan bir tarih olduğu ve gemiden tahliyeden iki hafta sonrasına denk geldiği, deniz taşıması ile ilgili alt taşıma sözleşmesinde taşıyan olarak adı geçen davalı Temel Ltd. Şti.' nin sorumluluk döneminde hasar oluşmadığı, üst taşımada taşıyıcı olan Eko Ltd .Şti.' nin de nehir taşıma kesitinden sorumlu olmadığı, davalı ...' ın ise "Freight Forwarding" olarak konişmentoda yer aldığı, taşıma taahhüdünde bulunmadığı, davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sigorta sözleşmesine dayalı olarak ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece ek rapor benimsenerek davalılardan ...' ın konişmentoda "freight forwarding" olarak yer aldığı ve taşıma taahhüdünde bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı, şirketi yerine gerçek kişi ...'a husumet yönelttiklerini, bu davalı ile sigortalı Borusan Lojistik arasında yapılan "Çok Modlu Nehir-Deniz Taşımacılık Sözleşmesi'ne ve navlun faturasına dayandıklarını bildirmiş olup, bunların fotokopilerini sunmuştur. Fatura, Gemlik-Linz arası Köstence aktarmalı taşımanın navlun faturası olup, sözleşmeye göre bu davalı Gemlik-Linz arası deniz ve nehir taşımasını üstlenmiştir. Mahkemece, bu fatura ve sözleşme değerlendirilmeden asıl raporda bu davalının "navlun müteahhidi", ek raporda ise carrier = taşıyan olarak değil, freightforwarding = forwarder olarak konişmentoda yer aldığı görüşüne itibar edilmiştir.

Bu davalı vekili, "freight forwarding" ibaresinin taşıma işleri yükleyicisi anlamına geldiğini, "yük taşımacısı" şeklindeki konişmento tercümesinin hatalı olduğunu savunmuştur. Davacı vekili, yanıta yanıt dilekçesinde, bu davalının acente olduğuna dair konişmentoda ve dosyada bir kanıt bulunmadığını, ara limanda alıcı ve satıcının bulunmadığını, bu davalının taşımanın her iki kesitini de üstlendiğini, konişmentoya ekli taşıma koşullarının 2/c maddesindeki "yükleme öncesi ve boşaltma sonrası veya kargo bir başka taşıyıcıda iken herhangi bir şekilde kargonun uğrayacağı hasar ve kayıp durumundan hiçbir koşulda sorumlu olmayacaktır" kaydından savunmanın aksine, yükleme ve boşaltmadan bu davalının sorumlu olduğunun belirgin olarak anlaşıldığını ileri sürmüştür.

Ek raporda bu kaydın geçerli olduğu sonucuna varılmış ise de, mahkemece bu tartışılmamıştır. Davalı ...'ın hukuki durumunun üzerinde yeterince değerlendirme yapılmadan hüküm tesisi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Öte yandan, diğer davalılar bakımından da yazılı gerekçelerle dava reddedilmiştir. Oysa, ibraname sigortalı ile davacı arasında düzenlenmiş olup, ibranamede yazılı hasar tarihinin esas alınması suretiyle davacının bu davalılara yönelik hakkının sona erdiği sonucuna varılmış olmaktadır. İbraname, rücuen tazminat hakkını sonlandırabilecek nitelikte bir belge değildir. Dosya kapsamındaki delillerin gösterdiği hasar ve bunun tarihi önemli olup, salt ibraname tarihine mutlak olarak bağlı kalınması doğru görülemez. Davacı yan hasar tespitini DPS firmasının raporuna dayanmış olup, bu raporda Gemlik' teki yükleme, Köstence' deki boşaltma ve nehir taşıması için yükleme, Linz' deki boşaltma olmak üzere tüm aşamalara ilişkin hasarlar ve nitelikleri ayrı ayrı belirlenmiştir.

Deniz taşıması sonunda belirlenen hasarlar bu raporda; küçük, normal, olağan, sadece ambalajlarla ilgili ve içeriği etkilemeyen hasarlar olarak nitelendirilmiş, asıl ve ek raporda da, bu kesitteki hasarların fotoğraflara göre en fazla 100 Euro tutarında olduğu, davacı talebindeki meblağ kadar olmasının mümkün olmadığı yorumu yapılmış ise de, davacı asıl ve ek rapora itirazlarında, hasarların ambalajları aşıp içeriye kadar sirayet ettiğini, fotoğrafların bir kısmının dava konusu taşımayı yapan Antakya Gemisine, bir kısmının dava konusu olmayan taşımayı yapan Koçlar Gemisine ait emtialar için olduğunu, hasarların analimanda boşaltma sırasında her iki geminin de yan yatması sonucu oluştuğunu, deniz taşıma aşamasında 10.789,11 Euro' luk hasarın oluştuğunun DPS firmasının raporunda açıklandığını, koruyucu ambalajın bariz şekilde hasar gördüğüne, beyazpas oluştuğuna, sargı sapının mekanik olarak deforme olduğuna ilişkin bu raporda tespitlere yer verildiğini ileri sürmüştür.

Davalı ...'nun delilleri arasındaki kargo raporunda, deniz taşıması sonundaki boşaltma sırasında tespit edilen hasarlar, bükülme, yamulma, yırtılma, kırılma şeklinde nitelendirilmiştir. Bu rapor tartışılmadığı gibi, nehir ayağını üstlenen dava dışı firmanın nehir taşımasına başlamadan önce yaptırdığı anlaşılan hasar tesiptleri üzerinde de durulmamıştır. Davacı, iki ayrı gemi hasarı dosyası açıldığını rapora itirazında ileri sürmüş ise de, iki ayrı gemi hasarlarına ilişkin dosya celb edilmemiş olup, fotoğrafların ve delillerin bilirkişi asıl ve ek raporunda ayrımı yapılmadığından rapor denetime de elverişli değildir. Sorumsuzluk kaydı olduğu ileri sürülen kaydın bu davalılar bakımından tartışması da mahkemece yapılmamıştır.

Bu açıklamalar çerçevesinde iddia ve savunma üzerinde yeterince duran taraf delillerinin tamamını ele alan, davacının raporlara itirazlarını yeterince değerlendiren, denetime elverişli yeni bir bilirkişi kurulu raporu alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018819500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.