Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17048 E. 2014/5995 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat emtia sigortası↗ ara karar↗ kesin süre↗ rücu↗ ihtar↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı sigorta şirketinin nakliye emtia sigorta poliçesi kapsamında kapılarda meydana gelen hasar nedeniyle 23/08/2012 tarihinde toplam 20.231,23 TL olarak sigortalıya yaptığını iddia ettiği ödeme belgesinin dava dilekçesi ekindeki belgelerde bulunmadığı, verilen kesin süre içerisinde de bu belgenin mahkemeye ibraz edilmediği ve başka yerden getirtilmesi için gerekli açıklamanın yapılmadığı, davacı şirket sigorta bedelini sigortalıya ödediğini dava dilekçesine ekli belgelerle ispat edemediği, verilen kesin süre içerisinde de dosyaya davacı tarafından herhangi bir belge ve delil ibraz edilmediği ve başka yerden getirtilmesi için gerekli açıklama yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı sigorta rücu istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece 02/05/2013 tarihli ilk duruşmada, “Davacı vekiline dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacı ile gereken açıklamayı yapmaları için duruşma tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine kesin süre içerisinde belirtilen hususları tam olarak yerine
getirmemeleri halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının davacı vekiline ihtarına (ihtar edildi)” şeklinde ara karar kurulmuş, takip eden celsede de davacı vekilince gerektiği takdirde ödeme belgesini sunabileceğine ilişkin beyanına rağmen davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece davacı vekiline verilen ihtarda açıkça ödeme belgesinin sunulmasından bahsedilmediğinden verilen ihtar usulüne uygun olmayıp, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17396 E. 2015/12127 K.
Ortak:kesin süre · sigorta poliçesi · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı sigorta şirketinin nakliye emtia «sigorta poliçesi» kapsamında kapılarda meydana gelen «hasar» nedeniyle 23/08/2012 tarihinde toplam 20.231,23 TL olarak sigortalıya yaptığını iddia ettiği ödeme belgesinin dava dilekçesi ekindeki belgelerde bulunmadığı, verilen «kesin süre» içerisinde de bu belgenin mahkemeye «ibraz» edilmediği ve başka yerden getirtilmesi için gerekli açıklamanın yapılmadığı, davacı şirket sigorta bedelini sigortalıya ödediğini dava dilekçesine ekli belgelerle …
… ri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacı ile gereken açıklamayı yapmaları için duruşma tarihinden itibaren 2 haftalık «kesin süre» verilmesine kesin süre içerisinde belirtilen hususları tam olarak yerine getirmemeleri halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının davacı vekiline «ihtarına» (ihtar edildi)” şeklinde «ara» karar kurulmuş, takip eden celsede de davacı vekilince gerektiği takdirde ödeme belgesini sunabileceğine ilişkin beyanına rağmen davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı sigorta «rücu» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının delil ve belgelerini ön «inceleme duruşmasına» kadar «ibraz» etmediği, HMK'nın 140/5. maddesinde öngörülen iki haftalık «kesin süre» geçtikten sonra davacı delillerinin sunulduğu, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının delil ve belgelerini 19.04.2013 tarihinde yapılan ön «inceleme duruşmasına» kadar «ibraz» etmediği, HMK'nın 140/5 maddesinde düzenlenen 2 haftalık «kesin süre» geçtikten sonra 11.07.2013 tarihinde davacı delillerinin sunulduğu, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Gerçekten de dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 140/5. maddesinde, “Ön «inceleme duruşmasında», taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık «kesin süre» verilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vazgeçmiş sayılma · nakliyat sigortası · aktif husumet ehliyeti · ön inceleme duruşması · aktif husumet · husumet ehliyeti · rücuen tazminat · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının delil ve belgelerini ön «inceleme duruşmasına» kadar «ibraz» etmediği, HMK'nın 140/5. maddesinde öngörülen iki haftalık «kesin süre» geçtikten sonra davacı delillerinin sunulduğu, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının delil ve belgelerini 19.04.2013 tarihinde yapılan ön «inceleme duruşmasına» kadar «ibraz» etmediği, HMK'nın 140/5 maddesinde düzenlenen 2 haftalık «kesin süre» geçtikten sonra 11.07.2013 tarihinde davacı delillerinin sunulduğu, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Gerçekten de dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 140/5. maddesinde, “Ön «inceleme duruşmasında», taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık «kesin süre» verilir.
Bu hususların verilen «kesin süre» içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan «vazgeçilmiş sayılmasına» karar verilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15379 E. 2014/3557 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · havale
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren yasal süresi içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesine rağmen, davacı vekilinin 18/03/2013 «havale» tarihli, dosyanın yeniden ele alınarak kaldığı yerden devamına ve yeni duruşma günü verilerek tarafına tebliğine karar verilmesi talebinde bulunduğu «yenileme dilekçesinin» dosya içerisinde yer aldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın, «işlemden kaldırıldığı» (başvuruya bırakıldığı) tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca 05/07/2013 tarihi itibariyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu suretle, mahkemece adı geçen 18/03/2013 «havale» tarihli «yenileme dilekçesi» değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2391 E. 2013/20861 K.
Ortak:kesin süre · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı sigorta şirketinin nakliye emtia «sigorta poliçesi» kapsamında kapılarda meydana gelen «hasar» nedeniyle 23/08/2012 tarihinde toplam 20.231,23 TL olarak sigortalıya yaptığını iddia ettiği ödeme belgesinin dava dilekçesi ekindeki belgelerde bulunmadığı, verilen «kesin süre» içerisinde de bu belgenin mahkemeye «ibraz» edilmediği ve başka yerden getirtilmesi için gerekli açıklamanın yapılmadığı, davacı şirket sigorta bedelini sigortalıya ödediğini dava dilekçesine ekli belgelerle …
… ri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacı ile gereken açıklamayı yapmaları için duruşma tarihinden itibaren 2 haftalık «kesin süre» verilmesine kesin süre içerisinde belirtilen hususları tam olarak yerine getirmemeleri halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının davacı vekiline «ihtarına» (ihtar edildi)” şeklinde «ara» karar kurulmuş, takip eden celsede de davacı vekilince gerektiği takdirde ödeme belgesini sunabileceğine ilişkin beyanına rağmen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı vekiline dava tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK uyarınca delillerinin «ibrazını» sağlamaya yönelik «kesin süre» verilmediği gibi, yargılama aşamasında ilk duruşma tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 140/5. maddesindeki "Ön «inceleme duruşmasında», taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla …
Bu durumda, davacı tarafın delillerinin «ibrazını» sağlamaya yönelik «kesin süre» verilmeksizin mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu hususların verilen «kesin süre» içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan «vazgeçilmiş sayılmasına» karar verilir." hükmüne uygun şekilde de kesin süre verilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vazgeçmiş sayılma · ön inceleme duruşması · haksız rekabet
Benzer bu kararda… eği davacının iddia ettiği doğrultuda 556 sayılı KHK'nun 8/4. maddesinin davaya tatbikinin mümkün olmadığı, davalı markasının 2007 yılında tescil edilmesi nedeniyle «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı vekiline dava tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK uyarınca delillerinin «ibrazını» sağlamaya yönelik «kesin süre» verilmediği gibi, yargılama aşamasında ilk duruşma tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 140/5. maddesindeki "Ön «inceleme duruşmasında», taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla …
Bu hususların verilen «kesin süre» içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan «vazgeçilmiş sayılmasına» karar verilir." hükmüne uygun şekilde de kesin süre verilmemiştir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3094 E. 2019/2636 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 21.237,43 TL asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17048 E. , 2014/5995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ GEDİZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 20/06/2013
NUMARASI 2012/478-2013/374
Taraflar arasında görülen davada Gediz Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.06.2013 tarih ve 2012/478-2013/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının nakliyeci olduğu .. EM .. plakalı 5..A.. S.. Trafik Poliçeli aracın 10/07/2012 tarih 07.00 saatinde tutanaklardan da sabit olmak üzere Kütahya ili Gediz İlçesi sınırlarında.. KN ... plakalı araç ile araçlardaki taşkın yüklerin çarpışması sonucu sigortaya konu sürgülü soğuk hava deposu kapılarının zarar gördüğünü, davalı nakliyeci tarafından düzenlenen tutanağa göre davalının hasardan sorumlu olduğunu, kapılarda meydana gelen hasarın ekspertiz raporuna göre gerekli indirimler düşüldükten sonra 20.231,23 TL olduğunu, bu bedelin nakliyat emtia sigorta poliçesi esas alınarak dava dışı sigortalıya ödendiğini, 20,231,23 TL alacak miktarının müvekkilinin ödeme tarihi olan 23/08/2012 tarihinden itibaren avans faiziyle beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı sigorta şirketinin nakliye emtia sigorta poliçesi kapsamında kapılarda meydana gelen hasar nedeniyle 23/08/2012 tarihinde toplam 20.231,23 TL olarak sigortalıya yaptığını iddia ettiği ödeme belgesinin dava dilekçesi ekindeki belgelerde bulunmadığı, verilen kesin süre içerisinde de bu belgenin mahkemeye ibraz edilmediği ve başka yerden getirtilmesi için gerekli açıklamanın yapılmadığı, davacı şirket sigorta bedelini sigortalıya ödediğini dava dilekçesine ekli belgelerle ispat edemediği, verilen kesin süre içerisinde de dosyaya davacı tarafından herhangi bir belge ve delil ibraz edilmediği ve başka yerden getirtilmesi için gerekli açıklama yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı sigorta rücu istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece 02/05/2013 tarihli ilk duruşmada, “Davacı vekiline dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacı ile gereken açıklamayı yapmaları için duruşma tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine kesin süre içerisinde belirtilen hususları tam olarak yerine
getirmemeleri halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının davacı vekiline ihtarına (ihtar edildi)” şeklinde ara karar kurulmuş, takip eden celsede de davacı vekilince gerektiği takdirde ödeme belgesini sunabileceğine ilişkin beyanına rağmen davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece davacı vekiline verilen ihtarda açıkça ödeme belgesinin sunulmasından bahsedilmediğinden verilen ihtar usulüne uygun olmayıp, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101877200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz