Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17396 E. 2015/12127 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vazgeçmiş sayılma↗ nakliyat sigortası↗ aktif husumet ehliyeti↗ ön inceleme duruşması↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ rücuen tazminat↗ kesin süre↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ sigorta poliçesi↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının delil ve belgelerini 19.04.2013 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasına kadar ibraz etmediği, HMK'nın 140/5 maddesinde düzenlenen 2 haftalık kesin süre geçtikten sonra 11.07.2013 tarihinde davacı delillerinin sunulduğu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının delil ve belgelerini ön inceleme duruşmasına kadar ibraz etmediği, HMK'nın 140/5. maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre geçtikten sonra davacı delillerinin sunulduğu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 140/5. maddesinde, “Ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki
haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Ancak somut olayda, davacı tarafça 19.04.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında delil listesi dosyaya sunulmuş, mahkemece de bu husus duruşma tutanağına yazdırılmış ve yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca davacıya herhangi bir kesin süre verilmeden getirtilmesi gereken belgelerin ilgili yerlerden istenilmesine karar verilmiştir. O halde, davacıya anılan Kanun hükmü uyarınca verilmiş bir kesin süre bulunmadığından mahkemenin ret gerekçesi yerinde olmamıştır. Ayrıca, usulüne uygun olarak verilecek kesin süre içinde belgelerin sunulmamasının veya belgelerin getirtilmesi için gereken açıklamaların yapılmamasının hukuki sonucu da ilgili delile dayanılmaktan vazgeçilmesi olup dosyada mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17048 E. 2014/5995 K.
Ortak:kesin süre · sigorta poliçesi · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının delil ve belgelerini ön «inceleme duruşmasına» kadar «ibraz» etmediği, HMK'nın 140/5. maddesinde öngörülen iki haftalık «kesin süre» geçtikten sonra davacı delillerinin sunulduğu, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının delil ve belgelerini 19.04.2013 tarihinde yapılan ön «inceleme duruşmasına» kadar «ibraz» etmediği, HMK'nın 140/5 maddesinde düzenlenen 2 haftalık «kesin süre» geçtikten sonra 11.07.2013 tarihinde davacı delillerinin sunulduğu, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Gerçekten de dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 140/5. maddesinde, “Ön «inceleme duruşmasında», taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık «kesin süre» verilir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı sigorta şirketinin nakliye emtia «sigorta poliçesi» kapsamında kapılarda meydana gelen «hasar» nedeniyle 23/08/2012 tarihinde toplam 20.231,23 TL olarak sigortalıya yaptığını iddia ettiği ödeme belgesinin dava dilekçesi ekindeki belgelerde bulunmadığı, verilen «kesin süre» içerisinde de bu belgenin mahkemeye «ibraz» edilmediği ve başka yerden getirtilmesi için gerekli açıklamanın yapılmadığı, davacı şirket sigorta bedelini sigortalıya ödediğini dava dilekçesine ekli belgelerle …
… ri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacı ile gereken açıklamayı yapmaları için duruşma tarihinden itibaren 2 haftalık «kesin süre» verilmesine kesin süre içerisinde belirtilen hususları tam olarak yerine getirmemeleri halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının davacı vekiline «ihtarına» (ihtar edildi)” şeklinde «ara» karar kurulmuş, takip eden celsede de davacı vekilince gerektiği takdirde ödeme belgesini sunabileceğine ilişkin beyanına rağmen davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı sigorta «rücu» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · ara karar · rücu · ihtar · hasar
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı sigorta «rücu» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacı ile gereken açıklamayı yapmaları için duruşma tarihinden itibaren 2 haftalık «kesin süre» verilmesine kesin süre içerisinde belirtilen hususları tam olarak yerine getirmemeleri halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının davacı vekiline «ihtarına» (ihtar edildi)” şeklinde «ara» karar kurulmuş, takip eden celsede de davacı vekilince gerektiği takdirde ödeme belgesini sunabileceğine ilişkin beyanına rağmen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı sigorta şirketinin nakliye emtia «sigorta poliçesi» kapsamında kapılarda meydana gelen «hasar» nedeniyle 23/08/2012 tarihinde toplam 20.231,23 TL olarak sigortalıya yaptığını iddia ettiği ödeme belgesinin dava dilekçesi ekindeki belgelerde bulunmadığı, verilen «kesin süre» içerisinde de bu belgenin mahkemeye «ibraz» edilmediği ve başka yerden getirtilmesi için gerekli açıklamanın yapılmadığı, davacı şirket sigorta bedelini sigortalıya ödediğini dava dilekçesine ekli belgelerle …
Ancak mahkemece davacı vekiline verilen «ihtarda» açıkça ödeme belgesinin sunulmasından bahsedilmediğinden verilen ihtar usulüne uygun olmayıp, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17396 E. , 2015/12127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2013/482-2014/38 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın İstanbul'dan Kazakistan'a taşınmak üzere hasarsız ve eksiksiz olarak davalıya ait araca yüklendiğini, varış yerinde emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, sigorta bedelinin müvekkili tarafından sigorta ettirene ödendiğini ve taşıma sırasında meydana gelen zarardan ... Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi uyarınca davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 88.254,87 USD'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının delil ve belgelerini 19.04.2013 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasına kadar ibraz etmediği, HMK'nın 140/5 maddesinde düzenlenen 2 haftalık kesin süre geçtikten sonra 11.07.2013 tarihinde davacı delillerinin sunulduğu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının delil ve belgelerini ön inceleme duruşmasına kadar ibraz etmediği, HMK'nın 140/5. maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre geçtikten sonra davacı delillerinin sunulduğu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 140/5. maddesinde, “Ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki
haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Ancak somut olayda, davacı tarafça 19.04.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında delil listesi dosyaya sunulmuş, mahkemece de bu husus duruşma tutanağına yazdırılmış ve yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca davacıya herhangi bir kesin süre verilmeden getirtilmesi gereken belgelerin ilgili yerlerden istenilmesine karar verilmiştir. O halde, davacıya anılan Kanun hükmü uyarınca verilmiş bir kesin süre bulunmadığından mahkemenin ret gerekçesi yerinde olmamıştır. Ayrıca, usulüne uygun olarak verilecek kesin süre içinde belgelerin sunulmamasının veya belgelerin getirtilmesi için gereken açıklamaların yapılmamasının hukuki sonucu da ilgili delile dayanılmaktan vazgeçilmesi olup dosyada mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla mahkemece, işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/185371000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz