Tecavüzün önlenmesi | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3063 E. 2020/1090 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ derdestlik↗ taraf ehliyeti↗ ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, taraflar arasında muhtelif konularda derdest davaların bulunduğu, eldeki davanın mahiyeti gereği diğer davaların beklenilmesine gerek olmadığı, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin olduğu, mimari projenin FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, FSEK 16/2 maddesi kapsamında zorunlu değişiklikler için eser sahibinin izninin gerekmediği, belediye tarafından yapılan imar değişikliği sonucu yeni imar durumuna göre tadilat projesi yapılmasının zorunlu olduğu, davalı ... tarafından hazırlanıp belediyeye sunulan ve daha sonra onaylanmadan geri alınan tadilat projesinin FSEK 16/2 maddesi kapsamında olup olmadığının belirlenmesi için projenin temin edilip incelenmesi gerektiği, davalı ... tarafından hazırlanan tadilat projesinin temin edilemediği, bu itibarla anılan madde kapsamında bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, proje temin edilemediğinden peşinen FSEK 16/2 maddesi kapsamını aştığının kabulünün de mümkün olmadığı, tadilat projesi belediye tarafından onaylanmadan geri çekildiğinden kamuya sunulmuş da sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve somut uyuşmazlıkta ortada FSEK kapsamında bir işleme eserin değil birbirinden bağımsız iki ayrı eserin bulunduğu, davacılar tarafından sözleşme gereği hazırlanıp davalıya verilen mimari proje vasfındaki eserin, bir kez uygulanmak suretiyle çoğaltılması hakkının, zaten davalı şirkette olduğu, eser ile ilgili mali hakka geçerli bir sözleşme sonucu devren sahip olan davalı şirketin, anılan haktan istifade için gerçekleştirilmesi zorunlu ve gerekli değişiklikleri yapma yetkisinin, FSEK'in 16/2. maddesi hükmünün gereği olduğu, kaldı ki önceden hazırlanıp onaylanan ve buna göre verilen yapı ruhsatı, emsal değişikliği nedeniyle iptal edildiğinden ve yapılaşma oranı düşürüldüğünden, esasen ilk hazırlanan ve uygulanması bakımından davalı şirketin yetkili bulunduğu mimari projede değişiklik yapılmasında artık zorunluluk bulunduğu, bir mimari tadilat projesinin hazırlanması için, önceki mimari proje vasfındaki eserin mutlaka göz önünde bulundurulmasının, teknik gereği zorunlu olduğu, bunu için ilk projenin müellifinden izin alınması veya ikinci projenin, ilk projenin müellifine yaptırılması gibi bir zorunluluğun ise bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta mahkemece karar yerinde açıklanan gerekçelerle hem idare mahkemesinde hem de adli mahkemede açılan davaların sonucunun beklenmesine de gerek olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıdaki bentte belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davacılar vekilinin kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı tarafından yapılan mimari projeye ilişkin davalılarca hazırlanan tadilat projesi sonucu oluşan tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalıların Çankaya Belediye Başkanlığı’na sunduğu tadilat projesi temin edilemediğinden FSEK’in 16/2 maddesi kapsamı sınırlarının aşılıp aşılmadığının tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından hazırlanan mimari proje onaylanıp belediye tarafından yapı ruhsatı verildikten sonra belediyenin emsal değişikliğine gittiği ve emsalin düşürülmesi nedeniyle tadilat projesi yapılmasının zorunlu olduğu hususunda uyuşmazlık mevcut olmayıp kural olarak FSEK 16/2 maddesi gereğince zorunlu değişiklik için eser sahibinin iznine gerek bulunmamaktadır. Bu durumda yapılan değişikliğin FSEK 16/2 kapsamında gerekli zorunlu değişiklik olması önem arz etmektedir. Şayet yapılan değişiklik zorunluluk sınırlarını aşan bir değişiklik ise eser sahibinin eserden doğan haklarının ihlal edildiğinin kabul edilmesi gerekir. Davalılar tarafından hazırlanan ve belediyeye sunulan proje temin edilememiş olsa da davalı Elya.. Ltd.Şti. tarafından ... 47. Noterliği’nin 29.08.2016 tarih, 26126 yevmiye numaralı ihtarname ve ekinde tadilat projesi davacı şirkete gönderilerek, gönderilen tadilat projesinin onaylanıp belediyeye teslim edilmesi ihtar edilmiştir. Şu halde ortada davalılar tarafından hazırlanıp davacı şirkete onaylaması için gönderildiği sabit olan bir tadilat projesi bulunduğundan mahkemece konusunda uzman bilirkişi kurulundan davacıların mimari projesi ile davalılar tarafından hazırlanan tadilat projesi karşılaştırılarak FSEK 16/2 kapsamında zorunlu değişiklik sınırlarının aşılıp aşılmadığının değerlendirildiği bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/611 E. 2018/2137 K.
Ortak:ihtarname
İncelediğiniz karardaNoterliği’nin 29.08.2016 tarih, 26126 yevmiye numaralı «ihtarname» ve ekinde tadilat projesi davacı şirkete gönderilerek, gönderilen tadilat projesinin onaylanıp belediyeye «teslim» edilmesi «ihtar» edilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı tarafından davalıya gönderilen 18.01.2012 tarihli «ihtarnamede» inşaatın gerçekleştirilmesi için onaylı mimari proje dışında kalan kısımlar bakımından tadilat projesi çizilmesi talep edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılabileceği yönünde bir görüş ve kanaat oluştuğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılmasına, davacı tarafa yeni bir proje müellifiyle sözleşme yapabilmesi için «yetki» verilmesine karar verilmiştir.
-
Tecavüzün önlenmesi | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6913 E. 2023/6837 K.
Ortak:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · derdestlik · taraf ehliyeti · ihtar · ihtarname · yetkisizlik kararı · dava şartı · Tecavüzün önlenmesi | Tazminat
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, taraflar arasında muhtelif konularda «derdest» davaların bulunduğu, eldeki davanın mahiyeti gereği diğer davaların beklenilmesine gerek olmadığı, davacıların «aktif husumet ehliyetlerinin» olduğu, mimari projenin FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, FSEK 16/2 maddesi kapsamında zorunlu değişiklikler için eser sahibinin izninin gerekmediği, beledi …
Noterliği’nin 29.08.2016 tarih, 26126 yevmiye numaralı «ihtarname» ve ekinde tadilat projesi davacı şirkete gönderilerek, gönderilen tadilat projesinin onaylanıp belediyeye «teslim» edilmesi «ihtar» edilmiştir.
… ili mali hakka geçerli bir sözleşme sonucu devren sahip olan davalı şirketin, anılan haktan istifade için gerçekleştirilmesi zorunlu ve gerekli değişiklikleri yapma «yetkisinin», FSEK'in 16/2. maddesi hükmünün gereği olduğu, kaldı ki önceden hazırlanıp onaylanan ve buna göre verilen yapı ruhsatı, emsal değişikliği nedeniyle iptal edildiğin …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2018 tarihli ve 2016/363 E., 2018/164 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında muhtelif konularda «derdest» davaların bulunduğu, eldeki davanın mahiyeti gereği diğer davaların beklenilmesine gerek olmadığı, davacıların «aktif husumet ehliyetlerinin» olduğu, mimari projenin 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğinde olduğu, 5846 sayılı Kanun'ıun 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında zorunlu değişiklikl …
KONUT-TİCARET KOMLEKSİ PROJESİ İNŞAATI" için proje «hizmetleri sözleşmesi» imzalandığı, 44049 ada 3 parselde inşa edilecek avm ofis kompleksi için davacıların 27.04.2012 tarihinde avan projesini ve 1/100 ölçekli tam mimari projeyi hazırlayıp davalı tarafa «teslim» ettiği, kararlaştırılan bedelin davacılara ödendiği, mimari avan proje sonrasında uygulama projelerinin hazırlandığı, elektronik posta yoluyla davalıya gönderildiği, davalı tarafından kabul edilerek karşılığı olan bedelin davacılara ödendiği, anılan projelerin 26.08.2014'te yapı ruhsatı için onaylandığı ve 21.05.2014 tarihinde de onaylanmış projeye yapı ruhsatı verildiği, ruhsat onaylı projelerin 19.06.2014, 25.06.2014 ve 23.09.2014 tarihlerinde davalı şirkete teslim edildiği ve sürece ilişkin ödemelerin davacılara yapıldığı, sonraki zamanda belediye tarafından anılan parselde emsal değişikliğine gidilip yapı ruhsatının iptal edildiği, yeni imar durumunun 22.04.2016 tarihinde belirlendiği, buna göre yeni imar durumuna uygun proje hazırlanmasının gündeme geldiği, davalı şirketin davacı taraftan proje hazırlanması konusunda herhangi bir isteminin olmadığı; bunun yerine, Şubat 2016 tarihinden itibaren davacı ile çalışmayacağını bildirdiği, müelliflik «yetkisini» davacıdan davalı mimar ...'e devretmesini istediği, davacıların bunu kabul etmediği, davalı şirketin davalı mimar ...'e yeni emsal durumuna uygun tadilat projesini yapmasını istediği, aralarında bir sözleşme yapıldığı, mimar ... 'in tadilat projesi hazırlayarak 09.09.2016 tarihinde Çankaya Belediyesine sunduğu, bu sırada davacıların davalı ...'e «ihtarname» göndererek eyleminin hukuka aykırı olduğunu bildirdiği, «ihtar» üzerine ...'in Çankaya Belediyesi'nden hazırladığı tadilat projesini onaylanmaksızın geri aldığı, Çankaya Belediye Başkanlığının anılan mimar tarafından hazırlanan ve onaylanmadan geri çekilen projenin kurumlarında olmadığını bildirdiği, hazırlanan tadilat projelerinin belediyeye sunulduğu, ancak davalı şirketin, davacı tarafı 01.09.2016 tarihinde «azil» ettiği, davalı şirketin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesi hükümleri uyarınca belediye estetik «komisyonuna» başvuruda bulunarak ilk mimarın izninin gerekli olmadığına yönelik karar elde etmek amacıyla başvuruda bulunduğu, anılan başvuru sonucunda izin alınmasına gerek olmadığı ancak 136.000,00 TL ödenmesinin gerektiğine karar verildiği, bu bedelin ihtirazi kayıtla ödendiği, anılan karar sonrasında mimar ... tarafından hazırlanan tadilat projesinin onaylandığı ve uygulamaya geçildiği, her ne kadar davalı ... tarafından hazırlanan tadilat projesinin, Çankaya Belediyesi tarafından onaylanmadan geri çekildiği belirtilmişse de, anılan projenin belediyeye sunulmakla ticaret mevkiine konulması, bununla birlikte anılan projenin davalı şirkete sunulmasının ve «son» olarak anılan şirket tarafından davacılara gönderilmekle, davalı ...’in uhdesinden/iç dünyasından çıktığı, böylelikle umuma arz edildiği, davalı tarafından hazırlandığı belirtilen tadilat projesinde dükkân katlarında açık olarak düzenlenmiş dolaşım alanlarının kapalı alana çevrilmesi, dükkân dolaşım alanında katları bağlayan ve ana sirkülasyonu oluşturan galeri boşluğu ve içerisindeki yürüyen merdiven tasarımının değiştirilmesi, dükkân alanlarında revizyonlar yapılarak bazı dükkanların birleştirilerek tek dükkana çevrilmesi, bazı dükkan alanlarının ise ayrılarak fazla sayıda bağımsız dükkan oluşturacak şekilde düzenlenmesi, dükkân katlarındaki dolaşım alanlarında bulunan yürüyen merdivenlerin 3. bodrum-2. bodrum arasında kaldırılması ve 1. bodrum-zemin katlarında eklenmesi, dükkân «bloklarına» ait kütlenin cephe tasarımında değişiklikler yapılması ve kule bloğunun 38. katı, çatı arası katı ve asansör makine dairesi katında yapının siluetine etki edebilecek tadilatların yapılması, biçiminde tezahür eden değişikliklerin, teknik zorunluluk sayılamayacağı, değişikliklerin oransal olarak yarıdan çok bölümünün zorunluluk sınırı dışında olduğu, davacı ve davalı şirketler arasında imzalanan sözleşme ve bu kapsamda yapılan ödemeler göz önüne alındığında, davalı şirketin bedelini ödemiş olduğu mimari projeyi uygulamak suretiyle çoğaltma hakkına haiz olduğu, bu doğrultuda vaki eyleminin 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ihlâli anlamına gelmeyeceği,bununla birlikte, davalı tarafından Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği'ne (TMMOB) yapılan başvuru sonrasında davacıya ihtirazi kayıtla ödeme de yapıldığından davacı mimara ait projenin mali haklarını kullanma yetkisini haiz davacı firmanın 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi anlamında tazminat talep etme şartlarının oluşmadığı, öte yandan, yukarıda değinilen zaruret kapsamı dışında kalan değişikliklerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi de göz önüne alındığında eserin bütünlüğünü bozan, estetik görünümü değiştiren nitelikte olması karşısında vaki eylemin, “umuma arz salahiyeti” ve “adın belirtilmesi salahiyeti”nin ihlâli anlamına geleceği, davacı mimar yönünden manevi tazminat talep şartlarının oluştuğu; 5.000,00 TL manevi tazminat takdirinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının projesine davalılarca yapılan müdahalenin men'ine, davacının «maddi tazminat» talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, karar verilmiştir.
Noterliği’nin 29.08.2016 tarih, 26126 yevmiye numaralı «ihtarname» ve ekinde tadilat projesi davacı şirkete gönderilerek, gönderilen tadilat projesinin onaylanıp belediyeye «teslim» edilmesi «ihtar» edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azil · rayiç bedel · bloke · davanın konusu · hakkaniyet · hizmet sözleşmesi · kazanılmış hak · komisyon
Benzer bu karardaKONUT-TİCARET KOMLEKSİ PROJESİ İNŞAATI" için proje «hizmetleri sözleşmesi» imzalandığı, 44049 ada 3 parselde inşa edilecek avm ofis kompleksi için davacıların 27.04.2012 tarihinde avan projesini ve 1/100 ölçekli tam mimari projeyi hazırlayıp davalı tarafa «teslim» ettiği, kararlaştırılan bedelin davacılara ödendiği, mimari avan proje sonrasında uygulama projelerinin hazırlandığı, elektronik posta yoluyla davalıya gönderildiği, davalı tarafından kabul edilerek karşılığı olan bedelin davacılara ödendiği, anılan projelerin 26.08.2014'te yapı ruhsatı için onaylandığı ve 21.05.2014 tarihinde de onaylanmış projeye yapı ruhsatı verildiği, ruhsat onaylı projelerin 19.06.2014, 25.06.2014 ve 23.09.2014 tarihlerinde davalı şirkete teslim edildiği ve sürece ilişkin ödemelerin davacılara yapıldığı, sonraki zamanda belediye tarafından anılan parselde emsal değişikliğine gidilip yapı ruhsatının iptal edildiği, yeni imar durumunun 22.04.2016 tarihinde belirlendiği, buna göre yeni imar durumuna uygun proje hazırlanmasının gündeme geldiği, davalı şirketin davacı taraftan proje hazırlanması konusunda herhangi bir isteminin olmadığı; bunun yerine, Şubat 2016 tarihinden itibaren davacı ile çalışmayacağını bildirdiği, müelliflik «yetkisini» davacıdan davalı mimar ...'e devretmesini istediği, davacıların bunu kabul etmediği, davalı şirketin davalı mimar ...'e yeni emsal durumuna uygun tadilat projesini yapmasını istediği, aralarında bir sözleşme yapıldığı, mimar ... 'in tadilat projesi hazırlayarak 09.09.2016 tarihinde Çankaya Belediyesine sunduğu, bu sırada davacıların davalı ...'e «ihtarname» göndererek eyleminin hukuka aykırı olduğunu bildirdiği, «ihtar» üzerine ...'in Çankaya Belediyesi'nden hazırladığı tadilat projesini onaylanmaksızın geri aldığı, Çankaya Belediye Başkanlığının anılan mimar tarafından hazırlanan ve onaylanmadan geri çekilen projenin kurumlarında olmadığını bildirdiği, hazırlanan tadilat projelerinin belediyeye sunulduğu, ancak davalı şirketin, davacı tarafı 01.09.2016 tarihinde «azil» ettiği, davalı şirketin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesi hükümleri uyarınca belediye estetik «komisyonuna» başvuruda bulunarak ilk mimarın izninin gerekli olmadığına yönelik karar elde etmek amacıyla başvuruda bulunduğu, anılan başvuru sonucunda izin alınmasına gerek olmadığı ancak 136.000,00 TL ödenmesinin gerektiğine karar verildiği, bu bedelin ihtirazi kayıtla ödendiği, anılan karar sonrasında mimar ... tarafından hazırlanan tadilat projesinin onaylandığı ve uygulamaya geçildiği, her ne kadar davalı ... tarafından hazırlanan tadilat projesinin, Çankaya Belediyesi tarafından onaylanmadan geri çekildiği belirtilmişse de, anılan projenin belediyeye sunulmakla ticaret mevkiine konulması, bununla birlikte anılan projenin davalı şirkete sunulmasının ve «son» olarak anılan şirket tarafından davacılara gönderilmekle, davalı ...’in uhdesinden/iç dünyasından çıktığı, böylelikle umuma arz edildiği, davalı tarafından hazırlandığı belirtilen tadilat projesinde dükkân katlarında açık olarak düzenlenmiş dolaşım alanlarının kapalı alana çevrilmesi, dükkân dolaşım alanında katları bağlayan ve ana sirkülasyonu oluşturan galeri boşluğu ve içerisindeki yürüyen merdiven tasarımının değiştirilmesi, dükkân alanlarında revizyonlar yapılarak bazı dükkanların birleştirilerek tek dükkana çevrilmesi, bazı dükkan alanlarının ise ayrılarak fazla sayıda bağımsız dükkan oluşturacak şekilde düzenlenmesi, dükkân katlarındaki dolaşım alanlarında bulunan yürüyen merdivenlerin 3. bodrum-2. bodrum arasında kaldırılması ve 1. bodrum-zemin katlarında eklenmesi, dükkân «bloklarına» ait kütlenin cephe tasarımında değişiklikler yapılması ve kule bloğunun 38. katı, çatı arası katı ve asansör makine dairesi katında yapının siluetine etki edebilecek tadilatların yapılması, biçiminde tezahür eden değişikliklerin, teknik zorunluluk sayılamayacağı, değişikliklerin oransal olarak yarıdan çok bölümünün zorunluluk sınırı dışında olduğu, davacı ve davalı şirketler arasında imzalanan sözleşme ve bu kapsamda yapılan ödemeler göz önüne alındığında, davalı şirketin bedelini ödemiş olduğu mimari projeyi uygulamak suretiyle çoğaltma hakkına haiz olduğu, bu doğrultuda vaki eyleminin 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ihlâli anlamına gelmeyeceği,bununla birlikte, davalı tarafından Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği'ne (TMMOB) yapılan başvuru sonrasında davacıya ihtirazi kayıtla ödeme de yapıldığından davacı mimara ait projenin mali haklarını kullanma yetkisini haiz davacı firmanın 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi anlamında tazminat talep etme şartlarının oluşmadığı, öte yandan, yukarıda değinilen zaruret kapsamı dışında kalan değişikliklerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi de göz önüne alındığında eserin bütünlüğünü bozan, estetik görünümü değiştiren nitelikte olması karşısında vaki eylemin, “umuma arz salahiyeti” ve “adın belirtilmesi salahiyeti”nin ihlâli anlamına geleceği, davacı mimar yönünden manevi tazminat talep şartlarının oluştuğu; 5.000,00 TL manevi tazminat takdirinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının projesine davalılarca yapılan müdahalenin men'ine, davacının «maddi tazminat» talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, karar verilmiştir.
Konut-Ticaret Komleksi Projesi İnşaatı" için proje «hizmetleri sözleşmesi» imzalanarak 44049 ada 3 parselde inşa edilecek alış veriş merkezi (AVM) ofis kompleksi için müvekkili şirketten proje çizilmesinin istendiğini, 27.04.2012 tarihinde avan projesinin ve 1/100 ölçekli tam mimari projenin hazırlanıp davalı tarafa «teslim» edildiğini, mimari avan proje sonrasında uygulama projelerinin hazırlandığını, anılan projelerin yapı ruhsatı için onaylandığını ve onaylanmış projeye yapı ruhsatı verildiğini, ruhsat dayanağı projelerin davalı şirkete teslim edildiğini ve sürece ilişkin ödemelerin de müvekkiline yapıldığını, bilahare belediye tarafından anılan parselde emsal değişikliğine gidilip yapı ruhsatının iptal edildiğini, 22.04.2016 tarihinde yeni imar durumunun belirlendiğini, yeni imar durumuna göre tadilat projesi yapılması «yetkisinin» davacılarda olmasına rağmen davalı şirketin davacıları azlederek davacıların izni olmadan diğer davalı ...’e tadilat projesi yaptırdığını, davalı ... tarafından düzenlenen tadilat projesinin belediyeye sunulduğunu ancak onaylanmadan geri çekildiğini, davalı şirketin ve davalı ...’in eylemlerinin davacıların eserden doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek davalıların müdahalesinin önlenmesine, mimara ait eserden doğan haklara tecavüz nedeniyle 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» üç katı fazlası karşılığı şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar v …
… ilerek, defalarca itirazlarımız sonucu müvekkilin projesinin özgün bir eser olduğuna yönelik bilirkişi tespitleri, kesinleşmiş idare mahkemesi kararları olmasına ve «dava konusu» projenin zorunluluk sınırların aşan düzenlemeler içerdiği, müvekkilin projesini bozduğu defalarca bilirkişi raporlarında belirtilmesine rağmen müvekkillerin pratikte hiçbir hakkının korunmadığı, müvekkilin eser sahipliğinden doğan hak ihlalinin ağırlığının karşılığı olmayan sembolik nitelikte bir manevi tazminat kararı verdiğini, mimarın projesinin sahibinin hususiyetini «taşıyan» bir eser olduğu kabul edilmişse de mahkeme kararında projenin ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğunu, anılan yapı kompleksinin de yurt içi-yurt dışında biline …
… ir açıklamanın bulunmadığını, davacıların projesinde değişiklik yapan ve uygulanan proje, müvekkile ait olmayıp, dava dışı Mimar ... tarafından çizilen ve başka bir «davanın konusu» olan bir proje olduğunu, onaylanmamış ve uygulanmamış bir projenin umuma arz edilmiş olarak kabul edilmeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3590 E. 2013/20085 K.
Ortak:ihtar · ihtarname · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaNoterliği’nin 29.08.2016 tarih, 26126 yevmiye numaralı «ihtarname» ve ekinde tadilat projesi davacı şirkete gönderilerek, gönderilen tadilat projesinin onaylanıp belediyeye «teslim» edilmesi «ihtar» edilmiştir.
İlk derece mahkemesince, taraflar arasında muhtelif konularda «derdest» davaların bulunduğu, eldeki davanın mahiyeti gereği diğer davaların beklenilmesine gerek olmadığı, davacıların «aktif husumet ehliyetlerinin» olduğu, mimari projenin FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, FSEK 16/2 maddesi kapsamında zorunlu değişiklikler için eser sahibinin izninin gerekmediği, beledi …
Benzer bu karardaNoterliği’nin 14.05.2009/13833 tarih/sayılı «ihtarnamesi» ile proje tadilatını hazırlayıp Belediye'ye sunması için davalı şirkete onbeş günlük süre verdiği, ihtarnamede anılan süre içerisinde istem konusu yerine getirilmediğinde başka bir «ihtara» gerek kalmadan sözleşmenin feshedileceğinin de yazılı bulunduğu, verilen süre sonunda davalının tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye vermediğinden 30.09.2006 günlü proje «hizmetleri sözleşmesinin» davacı tarafından feshedildiği, tüm dosya kapsamından, mimari projenin uygulanması aşamasında yapılan değişikliklerden davalı mimar ve şirketin haberdar olduklarının anlaşıldığı, esasen davalı şirketin yetkili ortağı olan davalı ...'in dava dışı Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'ndan anılan hatalı uygulamalara uygun proje değişiklikleri yapılabilmesi için «muvafakat» istemesinin, hem değişikliklerden haberdar olduğuna ve hem de değişikliklere eser sahibi olarak kendisinin de muvafakat veya «icazetinin» bulunduğunu gösterdiği, davalı şirket ile eser sahibi davalı mimarın, 30.09.2006 günlü proje hizmetleri sözleşmesi uyarınca, anılan mimarî yapı için iskan alımına hazır hâle gelinceye kadar ki tüm proje hizmetlerini yerine getirme sorumluluğunun bulunduğu, bunun varsa tadilat projesi hazırlanmasını da içerdiği, davalı şirket ve mimarın, değişik sebeplerle bu yükümlülüklerinin gereği olmasına karşın, mimarî projenin uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere uygun bir tadilat projesini hazırlamadıkları, davacının 30.09.2006 günlü «sözleşmeyi feshinin», davalıların ifayı yerine getirmeyeceğinin açık biçimde anlaşılması karşısında haklı olduğu, davalı mimarın, icap eden değişiklerle ilgili tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye sunduğu yönündeki savunmasının, davalı ...'nın resmî yazıları kapsamına göre kabul edilemeyeceği, esasen gerçekleştiği hususu tarafların da kabulünde olan değişikliklerin mimarî proje sahibinin şeref ve itibarını zedelemeyen, ona kötü bir şöhret sağlamayan, kullanım amacı bakımından zorunlu, haklı nedenle gerçekleştirilen ve eserin bütünlüğünü bozmayacak mahiyette oldukları, uyuşmazlığın mimari projenin çoğaltılması mahiyetinde olan uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere ilişkin olması sebebiyle, anılan mimari projeye uygun olarak inşa edilen mimari yapıda meydana getirilmiş değişiklikler olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, bu sebeple anılan mimarî projenin uygulanması suretiyle inşa edilen mimarî yapının estetik niteliği haiz güzel sanat eseri vasfında olup olmadığının araştırılmasına da gerek bulunmadığı, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle artık mimar davalı ...'den böyle bir tadilat projesi hazırlanmasının beklenmesinin mümkün bulunmadığı, davalı ...'nin de uygulanan mimarî proje ile ilgili tadilat projesi yaptırmak üzere, davacının sözleşme imzalayacağı mimarın hazırlaması muhtemel tadilat projelerini ilk mimarî proje sahibinin izni olmadığı gerekçesiyle reddetmesinin mümkün olmadığı, oysa ki aksi yönde uygulama gerçekleştirdiği gibi, yargılama sırasında da bu yönde savunmada bulunduğu, bu nedenle davada kendisine «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğu, davacı ile davalı ... arasında daha önce görülüp sonuçlanan idari yargıdaki davanın, davacının gerçekleştirdiği uygulama değişikliklerinin eser sahibinin eserle ilgili manevî haklarına tecavüz oluşturmadığına yönelik adlî yargıda herhangi bir karar alınmadan doğrudan «idari işleminin» iptaline yönelik bulunması sebebiyle bu davaya «olumsuz» bir etkisinin bulunmadığı, mimarın manevî haklarına tecavüz oluşturmayacağı yargısal karara bağlanan bir istemle ilgili davalı Belediyenin telif haklarına aykırılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın giderilmesi · idari işlem · icazet · bloke · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy
Benzer bu karardaNoterliği’nin 14.05.2009/13833 tarih/sayılı «ihtarnamesi» ile proje tadilatını hazırlayıp Belediye'ye sunması için davalı şirkete onbeş günlük süre verdiği, ihtarnamede anılan süre içerisinde istem konusu yerine getirilmediğinde başka bir «ihtara» gerek kalmadan sözleşmenin feshedileceğinin de yazılı bulunduğu, verilen süre sonunda davalının tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye vermediğinden 30.09.2006 günlü proje «hizmetleri sözleşmesinin» davacı tarafından feshedildiği, tüm dosya kapsamından, mimari projenin uygulanması aşamasında yapılan değişikliklerden davalı mimar ve şirketin haberdar olduklarının anlaşıldığı, esasen davalı şirketin yetkili ortağı olan davalı ...'in dava dışı Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'ndan anılan hatalı uygulamalara uygun proje değişiklikleri yapılabilmesi için «muvafakat» istemesinin, hem değişikliklerden haberdar olduğuna ve hem de değişikliklere eser sahibi olarak kendisinin de muvafakat veya «icazetinin» bulunduğunu gösterdiği, davalı şirket ile eser sahibi davalı mimarın, 30.09.2006 günlü proje hizmetleri sözleşmesi uyarınca, anılan mimarî yapı için iskan alımına hazır hâle gelinceye kadar ki tüm proje hizmetlerini yerine getirme sorumluluğunun bulunduğu, bunun varsa tadilat projesi hazırlanmasını da içerdiği, davalı şirket ve mimarın, değişik sebeplerle bu yükümlülüklerinin gereği olmasına karşın, mimarî projenin uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere uygun bir tadilat projesini hazırlamadıkları, davacının 30.09.2006 günlü «sözleşmeyi feshinin», davalıların ifayı yerine getirmeyeceğinin açık biçimde anlaşılması karşısında haklı olduğu, davalı mimarın, icap eden değişiklerle ilgili tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye sunduğu yönündeki savunmasının, davalı ...'nın resmî yazıları kapsamına göre kabul edilemeyeceği, esasen gerçekleştiği hususu tarafların da kabulünde olan değişikliklerin mimarî proje sahibinin şeref ve itibarını zedelemeyen, ona kötü bir şöhret sağlamayan, kullanım amacı bakımından zorunlu, haklı nedenle gerçekleştirilen ve eserin bütünlüğünü bozmayacak mahiyette oldukları, uyuşmazlığın mimari projenin çoğaltılması mahiyetinde olan uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere ilişkin olması sebebiyle, anılan mimari projeye uygun olarak inşa edilen mimari yapıda meydana getirilmiş değişiklikler olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, bu sebeple anılan mimarî projenin uygulanması suretiyle inşa edilen mimarî yapının estetik niteliği haiz güzel sanat eseri vasfında olup olmadığının araştırılmasına da gerek bulunmadığı, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle artık mimar davalı ...'den böyle bir tadilat projesi hazırlanmasının beklenmesinin mümkün bulunmadığı, davalı ...'nin de uygulanan mimarî proje ile ilgili tadilat projesi yaptırmak üzere, davacının sözleşme imzalayacağı mimarın hazırlaması muhtemel tadilat projelerini ilk mimarî proje sahibinin izni olmadığı gerekçesiyle reddetmesinin mümkün olmadığı, oysa ki aksi yönde uygulama gerçekleştirdiği gibi, yargılama sırasında da bu yönde savunmada bulunduğu, bu nedenle davada kendisine «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğu, davacı ile davalı ... arasında daha önce görülüp sonuçlanan idari yargıdaki davanın, davacının gerçekleştirdiği uygulama değişikliklerinin eser sahibinin eserle ilgili manevî haklarına tecavüz oluşturmadığına yönelik adlî yargıda herhangi bir karar alınmadan doğrudan «idari işleminin» iptaline yönelik bulunması sebebiyle bu davaya «olumsuz» bir etkisinin bulunmadığı, mimarın manevî haklarına tecavüz oluşturmayacağı yargısal karara bağlanan bir istemle ilgili davalı Belediyenin telif haklarına aykırılı …
Ada, ...Parselde inşa ettiği, ...«blok» hâlindeki mimarî yapıların mimarî projesine aykırı biçimde gerçekleştirilen yargılama konusu inşa uygulamaları için, imar mevzuat hükümlerini de nazara alınarak, ya mevcut hâli ile yahut imar mevzuatına göre gerekli değişiklikleri içerecek şekilde başka bir mimara tadilat projesi yaptırma yetkisi verilmesine, yargılama konusu projeye aykırı biçimde gerçekleşen inşa ve uygulamanın ilk projeyi yapan davalı mimar ve diğer davalı şirketin eserden doğan haklarını ihlâl etmediğinin tespiti ile bu hususta çıkarılan «muarazanın giderilmesine» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ve onun ortağı ile yetkilisi olan ...'in «sözleşmeden doğan» borçlarına karşılık anılan mimarî yapının inşaasına esas mimari projeyi hazırladığı, mimarî projenin FSEK'nin 2. maddesi uyarınca eser mahiyetinde bulunduğu, hazırlanan bu mimarî projenin sahibinin davalı ... olduğu, ancak üzerindeki malî hakların ilk anda davalı ... ile birlikte davalı şirket uhdesinde doğduğu, bu nedenle her iki adı geçenin davaya katılımının zorunlu olduğu, kaldı ki davacı ile yapılan sözleşmenin tarafının davalı şirket olduğu, davacı ve adı geçen davalı şirket arasında yapılan sözleşmenin mimarı da bağlayacağı; çünkü, mimarın zaten adı geçen şirketin ortağı ve «temsilcisi» olduğu, şirketin de mimarî projeyi anılan mimara hazırlattığı; mimar ile ortağı olduğu davalı şirket arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetinin işbu dava bakımından e …
… anan projenin davalı ... tarafından esas proje müellifi mimarın onayının bulunmaması nedeniyle reddedildiğini ileri sürmüş olup, belediye tarafından yapılan işlemin «idari işlem» mahiyetinde olduğu ve davalı belediyenin davaya konu tadilat projesine onay vermemesi sebebiyle açılan davanın adli yargıda görülmesinin mümkün olmadığı değerlendi …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2410 E. 2011/5440 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasdik kararı · ıslah · zamanaşımı
Benzer bu kararda… akkını ihlal ettikleri bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat talep etme hakkının bulunduğu, davalı tarafça yapılan ihlalin davalıların projesinin belediyece «tasdik» tarihi olan 08.06.2001 tarihinde başlaması nedeniyle davacı vekili tarafından 17.07.2008 tarihinde yapılan davanın «ıslahı» işlemine konu talebin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle 1.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine k …
-
Menfi tespit | Tecavüzün men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14659 E. 2011/7428 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaNoterliği’nin 29.08.2016 tarih, 26126 yevmiye numaralı «ihtarname» ve ekinde tadilat projesi davacı şirkete gönderilerek, gönderilen tadilat projesinin onaylanıp belediyeye «teslim» edilmesi «ihtar» edilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı ile davalı yan arasında kampus projesi yapılması için sözleşme yapıldığı ve davacının sözleşme uyarınca projeyi oluşturarak davalıya «teslim» ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar
Benzer bu karardaDavalı ve «ihbar» edilen kurumların, ödenek yetersizliği veya projenin ihtiyaçlara cevap verememesi nedeniyle proje üzerinde tadilat yaptıkları belirtildiğine göre uyuşmazlığın çözü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3063 E. , 2020/1090 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/04/2018 tarih ve 2016/363 E- 2018/164 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24/05/2019 tarih ve 2018/1199 E- 2019/618 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili mimar ...'ın, diğer müvekkili şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 23.12.2011 tarihinde "Elya Konut-Ticaret Komleksi Projesi İnşaatı" için proje hizmetleri sözleşmesi imzalanarak 44049 ada 3 parselde inşa edilecek avm ofis kompleksi için müvekkili şirketten proje çizilmesinin istendiğini, 27.04.2012 tarihinde avan projesinin ve 1/100 ölçekli tam mimari projenin hazırlanıp davalı tarafa teslim edildiğini, mimari avan proje sonrasında uygulama projelerinin hazırlandığını, anılan projelerin yapı ruhsatı için onaylandığını ve onaylanmış projeye yapı ruhsatı verildiğini, ruhsat dayanağı projelerin davalı şirkete teslim edildiğini ve sürece ilişkin ödemelerin de müvekkiline yapıldığını, bilahare belediye tarafından anılan parselde emsal değişikliğine gidilip yapı ruhsatının iptal edildiğini, 22.04.2016 tarihinde yeni imar durumunun belirlendiğini, yeni imar durumuna göre tadilat projesi yapılması yetkisinin davacılarda olmasına rağmen davalı şirketin davacıları azlederek davacıların izni olmadan diğer davalı ...’e tadilat projesi yaptırdığını, davalı ...
tarafından düzenlenen tadilat projesinin belediyeye sunulduğunu ancak onaylanmadan geri çekildiğini, davalı şirketin ve davalı ...’in eylemlerinin davacıların eserden doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek davalıların müdahalesinin önlenmesine, mimara ait eserden doğan haklara tecavüz nedeniyle FSEK'in 68.maddesi uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin üç katı fazlası karşılığı şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, taraflar arasındaki 23.12.2011 günlü sözleşme ve FSEK'in 18/2. maddesi gereğince, anılan proje ile ilgili eserden doğan hakların eser sahibi olan müvekkiline ait olduğunu, Çankaya Belediyesi'nin emsali düşürmesi nedeniyle ilk projede değişiklik yapılmasının zorunlu olduğunu, FSEK'in 16/2. maddesi uyarınca buna engel olunabilmesinin de mümkün olmadığını, yapılan değişiklik için davacıların izninin gerekmediğini, davaya konu proje onaylanmadan geri çekildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, emsal değişikliği mimarı projede tadilat yapılması zorunluluğunun doğduğunu, kendisi tarafından yapılan tadilat projesinin onaylanmadan belediyeden geri çekildiğini, davalı şirketin daha sonra başka bir mimara tadilat projesi yaptırarak belediyeden onay alındığını, onaylanmayan ve hukuki bir anlam taşımayan projeden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, FSEK'in 16/2 maddesi uyarınca yapılan değişikliklerin zorunlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, taraflar arasında muhtelif konularda derdest davaların bulunduğu, eldeki davanın mahiyeti gereği diğer davaların beklenilmesine gerek olmadığı, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin olduğu, mimari projenin FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, FSEK 16/2 maddesi kapsamında zorunlu değişiklikler için eser sahibinin izninin gerekmediği, belediye tarafından yapılan imar değişikliği sonucu yeni imar durumuna göre tadilat projesi yapılmasının zorunlu olduğu, davalı ... tarafından hazırlanıp belediyeye sunulan ve daha sonra onaylanmadan geri alınan tadilat projesinin FSEK 16/2 maddesi kapsamında olup olmadığının belirlenmesi için projenin temin edilip incelenmesi gerektiği, davalı ...
tarafından hazırlanan tadilat projesinin temin edilemediği, bu itibarla anılan madde kapsamında bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, proje temin edilemediğinden peşinen FSEK 16/2 maddesi kapsamını aştığının kabulünün de mümkün olmadığı, tadilat projesi belediye tarafından onaylanmadan geri çekildiğinden kamuya sunulmuş da sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve somut uyuşmazlıkta ortada FSEK kapsamında bir işleme eserin değil birbirinden bağımsız iki ayrı eserin bulunduğu, davacılar tarafından sözleşme gereği hazırlanıp davalıya verilen mimari proje vasfındaki eserin, bir kez uygulanmak suretiyle çoğaltılması hakkının, zaten davalı şirkette olduğu, eser ile ilgili mali hakka geçerli bir sözleşme sonucu devren sahip olan davalı şirketin, anılan haktan istifade için gerçekleştirilmesi zorunlu ve gerekli değişiklikleri yapma yetkisinin, FSEK'in 16/2. maddesi hükmünün gereği olduğu, kaldı ki önceden hazırlanıp onaylanan ve buna göre verilen yapı ruhsatı, emsal değişikliği nedeniyle iptal edildiğinden ve yapılaşma oranı düşürüldüğünden, esasen ilk hazırlanan ve uygulanması bakımından davalı şirketin yetkili bulunduğu mimari projede değişiklik yapılmasında artık zorunluluk bulunduğu, bir mimari tadilat projesinin hazırlanması için, önceki mimari proje vasfındaki eserin mutlaka göz önünde bulundurulmasının, teknik gereği zorunlu olduğu, bunu için ilk projenin müellifinden izin alınması veya ikinci projenin, ilk projenin müellifine yaptırılması gibi bir zorunluluğun ise bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta mahkemece karar yerinde açıklanan gerekçelerle hem idare mahkemesinde hem de adli mahkemede açılan davaların sonucunun beklenmesine de gerek olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıdaki bentte belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davacılar vekilinin kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı tarafından yapılan mimari projeye ilişkin davalılarca hazırlanan tadilat projesi sonucu oluşan tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalıların Çankaya Belediye Başkanlığı’na sunduğu tadilat projesi temin edilemediğinden FSEK’in 16/2 maddesi kapsamı sınırlarının aşılıp aşılmadığının tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından hazırlanan mimari proje onaylanıp belediye tarafından yapı ruhsatı verildikten sonra belediyenin emsal değişikliğine gittiği ve emsalin düşürülmesi nedeniyle tadilat projesi yapılmasının zorunlu olduğu hususunda uyuşmazlık mevcut olmayıp kural olarak FSEK 16/2 maddesi gereğince zorunlu değişiklik için eser sahibinin iznine gerek bulunmamaktadır.
Bu durumda yapılan değişikliğin FSEK 16/2 kapsamında gerekli zorunlu değişiklik olması önem arz etmektedir. Şayet yapılan değişiklik zorunluluk sınırlarını aşan bir değişiklik ise eser sahibinin eserden doğan haklarının ihlal edildiğinin kabul edilmesi gerekir. Davalılar tarafından hazırlanan ve belediyeye sunulan proje temin edilememiş olsa da davalı Elya.. Ltd.Şti. tarafından ...
47. Noterliği’nin 29.08.2016 tarih, 26126 yevmiye numaralı ihtarname ve ekinde tadilat projesi davacı şirkete gönderilerek, gönderilen tadilat projesinin onaylanıp belediyeye teslim edilmesi ihtar edilmiştir. Şu halde ortada davalılar tarafından hazırlanıp davacı şirkete onaylaması için gönderildiği sabit olan bir tadilat projesi bulunduğundan mahkemece konusunda uzman bilirkişi kurulundan davacıların mimari projesi ile davalılar tarafından hazırlanan tadilat projesi karşılaştırılarak FSEK 16/2 kapsamında zorunlu değişiklik sınırlarının aşılıp aşılmadığının değerlendirildiği bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine,10/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596552200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz