Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4057 E. 2014/11100 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirkete ait fabrika binasının ruhsat alınması aşamasında çizilen projesinin müellifi olduğu, davacı tarafından çizilen bu projenin, FSEK'nin 2. maddesi anlamında 'bedi vasfı olmayan plan ve proje' olarak kabul edilebileceği, davalı şirketin, fabrika binasının projesinin hazırlanması için sözleşme yaptığı, davacının da eski ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı şirketin, ihtarlarına rağmen uygulama projesini teslim etmemesi sebebiyle uygulama projesini diğer davalıya çizdirdiği, davacının anılan dava dışı şirketin eski ortağı olması ve ayrıca yine davalı şirketin, fabrika binasının yapı denetim işini verdiği dava dışı şirketin yetkilisi olması sebebiyle projelerin tesliminden haberdar olmadığının kabul edilmeyeceği, bu nedenlerle davalıların eyleminin davacının eserden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlaline neden olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, davacının müellifi olduğu mimari projenin davalı tarafından yapılan tadilat projesi ile değiştirilmek suretiyle, özgünlüğünün bozulduğu iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, davalı S.. P.. tarafından meydana getirilen projenin, davacı tarafından çizilen ilk projeye nazaran tadilat projesi niteliğinde olduğu belirtilmiştir. […]. P.. tarafından ise bu projenin, ilk projeden bağımsız yeni bir proje olduğu savunulmuştur.
Bu durumda, mahkemece, davalı S.. P.. tarafından çizilen projenin, davacı tarafından çizilen ilk projeden yararlanılmak suretiyle 5846 sayılı FSEK'nin 21. maddesi uyarınca işleme eser mahiyetinde olup olmadığı ya da az öncede belirtildiği gibi davacının çizdiği ilk projeden bağımsız bir proje olup olmadığı hususlarında bilirkişi heyetinden ek rapor alınması, şayet ilk projenin işlenmesi sonucu meydana getirilen işleme eser niteliğinde ise, dava konusu tadilat projesindeki değişikliklerin zorunlu bir ihtiyaçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususununda araştırılarak, zorunluluk halinde davalı şirketin mülkiyet hakkı ve idari düzenlemeler kapsamında gerçekleştirmiş olacağı zorunlu değişikliklerin, ilk projenin telif hakkı sahibi olan davacının 5846 sayılı FSEK'ten kaynaklanan işleme ve çoğaltma hakkının istisnasını oluşturacağı gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7565 E. 2013/22316 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · iş bölümü
Benzer bu kararda… ilen projeye ek inşaat projesi çizen başka bir mimarın isminin yazıldığını, bu durumun eser sahipliğinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürmüş, yine «bilirkişi raporuna itirazında» davacının çizdiği «bölümler» ve ek tadil kısımlarının tamamının müellifi diğer mimarmış gibi onaylatıldığını, yapı ruhsatında büyük kısmı davacı tarafından çizilen otelin tamamının mimari dava …
… ğunluk bilirkişi raporunda da davacının projesinin uygulandığı 3 nolu parsele, davalı tarafından başka bir mimara ek tadilat projesi çizdirildiği, davacının çizdiği «bölümler» ve ek tadil kısımlarının tamamının müellifi diğer mimarmış gibi onaylatıldığı, davacının onayı olmaksızın başka bir mimara tadilat projesi çizdirmek ve bütün proje …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2217 E. 2023/2104 K.
Ortak:ihtar
İncelediğiniz kararda… ul edilebileceği, davalı şirketin, fabrika binasının projesinin hazırlanması için sözleşme yaptığı, davacının da eski ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı şirketin, «ihtarlarına» rağmen uygulama projesini «teslim» etmemesi sebebiyle uygulama projesini diğer davalıya çizdirdiği, davacının anılan dava dışı şirketin eski ortağı olması ve ayrıca yine davalı şirketin, fabrika bin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · iş bölümü · dürüstlük kuralı · muvafakat
Benzer bu kararda… si gerekiyor ise de davalı tarafından kağıt üzerinde çizili mimari projeye herhangi bir müdahalenin bulunmadığı, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun «idari işlemler» sırasında değerlendirileceği, her iki binada yapılan işlemlerin teknik bilirkişiler tarafından yapılan incelemede teknik anlamda gerekli olduğunun ve mimari projenin mahiyet ve hususiyetlerini bozmayacağının tespit edildiği, tüm bu tespitlere göre davacının mevcut mimari projeye göre binayı inşa ettirmesi halinde binanın bazı «bölümlerinin» kullanılamayacağı ve binanın kullanım amacını karşılamayacağı gözetildiğinde davalı mimarın projede bulunan teknik hatalardan kaynaklı tadilat gerektirebilecek değişiklik ve fonksiyonel kullanımından kaynaklı mahallinde yapılan imalatlarla ilgili olarak bir tadilat projesi çizimini kabul etmediği, başka bir mimara tadilat projesi çizdirilmesi talebine «muvafakat» vermemesi durumunun ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ini, kağıt üzerindeki projeye müdahale edilmediğini belirterek mimari projenin yapının kendisine de kapsadığını, binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunun «idari işlemler» sırasında değerlendirileceği hususunun davanın mahiyetiyle uyuşmayan bir husus olduğu, her iki binada yapılan işlemlerin teknik anlamda gerekli değil ve de mimari …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/611 E. 2018/2137 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılabileceği yönünde bir görüş ve kanaat oluştuğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılmasına, davacı tarafa yeni bir proje müellifiyle sözleşme yapabilmesi için «yetki» verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 18.01.2012 tarihli «ihtarnamede» inşaatın gerçekleştirilmesi için onaylı mimari proje dışında kalan kısımlar bakımından tadilat projesi çizilmesi talep edilmiştir.
1 benzer karar daha
-
İtirazının reddi | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3814 E. 2019/5498 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… i, kanun maddesi gereğince mali hakları kullanma yetkisi eser sahibine ait olduğundan ihlal edilen çatı tadilat projesinden kaynaklı dava tarihi itibariyle mimarlık «hizmet bedeli» olarak tespit edilen bedelin üç katınındavacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davanın 4.950,00 TL miktar yönünden itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, bu miktar üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, mimari projeye yapılan tecavüz nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminine yönelik itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
Bozma öncesi verilen tahsil hükmünde FSEK'nın 68/3 maddesi gereğince 3 kat tazminata hükmedildiği ve bu kararı davacının temyiz etmediği gözetildiğinde davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
3-Ayrıca davacının tazminat istemi yargılamayı gerektirip, alacak likid olmadığından İİK m 67 gereğince «icra inkar tazminatına» hükmedilmemesi gerekirken davalı aleyhine bu yönde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4057 E. , 2014/11100 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 12/12/2013
NUMARASI 2010/37-2013/320
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/12/2013 tarih ve 2010/37-2013/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait fabrika binası ile eklerinin mimari proje müellifi olduğunu, davalı şirketin, davacının iznini ve muafakatini almadan, davacıya ait olan projeyi diğer davalıya tadil ettirdiğini, davalı Sinan tarafından çizilen tadilat projesi ile davacıya ait projenin özgünlüğünün bozulduğunu, davalıların eyleminin davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek FSEK'nin 68. maddesi çerçevesinde şimdilik 10.000 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davalı şirketin, fabrika binasının projesinin hazırlanması için sözleşme yaptığı, davacının da ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı şirketin, ihtarlarına rağmen uygulama projesini teslim etmemesi üzerine anılan projenin diğer davalıya çizdirildiğini, davacının işbu davayı açmasının MK'nın 2. maddesine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davalının çizdiği projenin davacının projesinden farklı olduğunu savunarak davanın reddini isteemiştir.
Mahkemece,iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirkete ait fabrika binasının ruhsat alınması aşamasında çizilen projesinin müellifi olduğu, davacı tarafından çizilen bu projenin, FSEK'nin 2. maddesi anlamında 'bedi vasfı olmayan plan ve proje' olarak kabul edilebileceği, davalı şirketin, fabrika binasının projesinin hazırlanması için sözleşme yaptığı, davacının da eski ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı şirketin, ihtarlarına rağmen uygulama projesini teslim etmemesi sebebiyle uygulama projesini diğer davalıya çizdirdiği, davacının anılan dava dışı şirketin eski ortağı olması ve ayrıca yine davalı şirketin, fabrika binasının yapı denetim işini verdiği dava dışı şirketin yetkilisi olması sebebiyle projelerin tesliminden haberdar olmadığının kabul edilmeyeceği, bu nedenlerle davalıların eyleminin davacının eserden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlaline neden olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, davacının müellifi olduğu mimari projenin davalı tarafından yapılan tadilat projesi ile değiştirilmek suretiyle, özgünlüğünün bozulduğu iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, davalı S.. P.. tarafından meydana getirilen projenin, davacı tarafından çizilen ilk projeye nazaran tadilat projesi niteliğinde olduğu belirtilmiştir. […]. P.. tarafından ise bu projenin, ilk projeden bağımsız yeni bir proje olduğu savunulmuştur.
Bu durumda, mahkemece, davalı S.. P.. tarafından çizilen projenin, davacı tarafından çizilen ilk projeden yararlanılmak suretiyle 5846 sayılı FSEK'nin 21. maddesi uyarınca işleme eser mahiyetinde olup olmadığı ya da az öncede belirtildiği gibi davacının çizdiği ilk projeden bağımsız bir proje olup olmadığı hususlarında bilirkişi heyetinden ek rapor alınması, şayet ilk projenin işlenmesi sonucu meydana getirilen işleme eser niteliğinde ise, dava konusu tadilat projesindeki değişikliklerin zorunlu bir ihtiyaçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususununda araştırılarak, zorunluluk halinde davalı şirketin mülkiyet hakkı ve idari düzenlemeler kapsamında gerçekleştirmiş olacağı zorunlu değişikliklerin, ilk projenin telif hakkı sahibi olan davacının 5846 sayılı FSEK'ten kaynaklanan işleme ve çoğaltma hakkının istisnasını oluşturacağı gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102175200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz