Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3291 E. 2024/1286 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
reklamasyon faturası↗ ayıplı mal↗ distribütörlük sözleşmesi↗ cevap süresi↗ ayıp ihbarı↗ zararın ispatı↗ ihbar yükümlülüğü↗ ilk itiraz↗ ayıp↗ direnme kararı↗ şikayet↗ zamanaşımı def'i↗ kesin süre↗ reeskont faizi↗ mahsup↗ def'i↗ protokol↗ usulden reddi↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ fatura↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ temsil↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 23.12.2011 tarih, 2007/776 E. ve 2011/657 K. sayılı karar ile davacının alıcı, davalının satıcı olduğu, davalının ürettiği ürünlerin davacı tarafından Kazakistan'daki firmalara satımı ile ilgili olarak taraflar arasında anlaşma olduğu, malların ayıplı olduğuna ilişkin davacı tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, ancak davacının satın aldığı mallara ilişkin son fatura 03.08.2005 tarihli olup kural olarak bu tarihte malın davacıya gönderildiğinin kabulü gerektiği, davanın ise 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 25 ... maddesinin (3) numaralı bendinde öngörülen zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 11.07.2012 tarih, 2012/4939 E. ve 2012/11608 K. sayılı kararıyla davalının, cevap süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmadığı, zamanaşımı def'i ilk itirazlardan olmadığından cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunluluğunun bulunmadığı, ancak cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı def'inin değerlendirilebilmesi için karşı tarafın savunmanın genişletildiği yolunda itirazda bulunmamış olması gerektiği, somut olayda davalının cevap süresinden sonra yaptığı zamanaşımı itirazına davacı karşı çıktığından zamanaşımı savunmasının dinlenmeyeceği gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 04.06.2013 tarih, 2013/169 E. ve 2013/169 K. sayılı kararı ile ilk karardaki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D. Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulu Kararı (İkinci Bozma Kararı)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.2015 tarih, 2013/19-2010 E., 2015/1455 K. sayılı ilâmı ile "Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen ... Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle direnme kararının ... Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
F. Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.06.2019 tarih, 2015/847 E., 2019/729 K. sayılı kararı ile bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ne kadar üründe ayıp olduğu, ayıbın niteliği konusunda kabul sonucu doğuracak yeterli delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
G. Üçüncü Bozma Kararı
Dairemizin 07.06.2021 tarih, 2020/5135 E. ve 2021/4835 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarında toplandığı, davacının faks yoluyla gönderdiği yazısına cevaben yazılan davalının 17.12.2004 tarihli yazısında açıkça, davacıya verilen mallarla ilgili diğer bayi ve distribütörlerden de şikayet geldiğini, bu konuda üzerine düşenleri yerine getireceğini belirttiği, bu durumda davalının, davacıya verdiği mallara yönelik ayıbı kabul ettiği, bu nedenle davacı tarafından davalıdan alınan ve Kazakistan firmalarına ihraç edilen ayıplı mallarla ilgili ödenen reklamasyon bedelinin tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi imzalandığı, davacının davalıdan satın aldığı malları Kazakistan'a ihraç ettiği, davalının 2004 ve 2005 yıllarında davacıdan alıp Kazakistan'a ihraç ettiği mallarda ayıp tespit edildiği, davalıdan satın alınan ürünlerin Kazakistan standartlarına uygun olmadığına dair Kazakistan resmi kurum raporlarının davalıya bildirildiği, dava dışı Busines Alliance firması tarafından davacıya 29.03.2007 tarihli 202.453,85 USD tutarlı, Fırat Krom Kz firması tarafından 29.03.2007 tarihli 343.048,90 USD tutarlı reklamasyon faturalarının davacıya kesildiği, bu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalıdan bahsedilen reklamasyon faturaları toplamı 545.502,75 USD'nin talep edildiği, davalının davacıya gönderdiği 17.12.2004 tarihli cevabi yazıda ayıbı kabul ettiği, söz konusu reklamasyon faturaları bedeli toplamı olan 545.502,75 USD'yi davacının davalıdan talepte haklı olduğu, davacının dava dilekçesinde 545.502,75 USD karşılığı 637.691,00 YTL'nin faizi ile davalıdan tahsilinin istenildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 637.691,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerek sözleşmede gerekse taraflar arasındaki ticari ilişkide ödemelerin yabancı para üzerinden (USD) yapılacağının kararlaştırılarak, ödemelerin USD üzerinden yapıldığını, dava harcının belirlenmesi ve ödenmesi nedeniyle dava açılırken alacak miktarının USD'den TL 'ye çevrildiğini, dava dilekçesinin konu, açıklamalar ve sonuç kısmında zararlarının 545.502,75 USD olduğunun belirtildiğini, belirttikleri USD karşılığındaki TL miktarın harcın tespiti için olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; reklamasyon bedeli tespiti yönünden inceleme yapılmaksızın tam kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece ayıp ve zarar tespiti için 09.02.2018 tarihli duruşmada gerekli olduğu belirtilen bilgi ve belgelerin sunulması için davacıya iki hafta kesin süre verildiğini, bu sürede davacının başkaca belge vermeyeceğini yazılı/sözlü bildirmeyeceğini beyan ettiğini, davacının zarar iddiasının ispatlanmadığı, davalıya iade edilmiş hiçbir ürün ve yaptırılmış hukuken geçerli zarar tespit raporu bulunmadığını, davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede 2004 - 2005 yılında dava dışı Business Alliance (804.712,11 USD) ve Fırat Rom Kz (634.827,87 USD) ile davacının ihraç kayıtlı mal ticaretinde bulunduğunun tespit edildiğini, anılan firmalarla davacının reklamasyon faturası ilişkisinin ise 29.03.2007 tarihinde ticaret ve teslimden iki yıl sonra olduğunu, reklamasyon faturalarının ise meblağ olarak davacının Business Alliance ticaretinin 1/4'ünü, Fırat Rom Kz ticaretinin ise 1/2'sinden fazlasını kapsadığını, faturalarda ... marka plastik boru ve profillerine karşı itiraz hesabının tutarı ifadesinin bulunduğunu, belirli fatura ve mala özgüleme yapılmadığını, yurtdışı temsilciliklerince yapılmış tespit, satıcıya iade edilmiş hiçbir mal bulunmadığını, davalı şirkete kesilmiş fatura veya açılmış alacak kaydı bulunmadığını, anılan reklamasyon faturalarının hukuka aykırı olduğunu, zararın ispatına yönelik delil vasfını haiz olmadığını, reklamasyon miktarının tespiti ve hurda değerinin mahsubu için inceleme yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olduğu iddiasıyla alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 25 ... maddesinin (3) numaralı bendi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, ayıplı satıma dayalı reklamasyon bedelinin satıcı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davacı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapora istinaden dava kabul edilmişse de, gelinen aşama itibarıyla satılan ürünlerin ayıplı olduğu ... olmasına rağmen davacının ithalatçısı tarafından mal bedellerinin reklamasyon faturası kesilerek davacıya gönderildiği, ancak fatura bedellerinin davacı tarafından, yurt dışı alıcısı tarafından satış bedeline mahsup edilip edilmediği, davacıya eksik ödeme yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmamış ve zararın varlığı yönünde araştırma yapılmamıştır. Davalının bilirkişi raporuna yaptığı esaslı itirazlar dikkate alınarak davacının reklamasyon zararının ne şekilde oluştuğu, davacı ile yurt dışı alacaklı arasındaki ticari ilişkinin ne şekilde yürütüldüğü değerlendirilip ayıplı mal satımı nedeniyle davacının uğradığı zarar tutarı belirlenip davalının sorumlu olduğu tutarın tespiti gerekirken yazılı gerekçe ile eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5135 E. 2021/4835 K.
Ortak:reklamasyon faturası · distribütörlük sözleşmesi · ayıp ihbarı · ayıp · şikayet · ihbar · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz kararda… zin 07.06.2021 tarih, 2020/5135 E. ve 2021/4835 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olup olmadığı, «ayıp ihbarının» süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarında toplandığı, davacının faks yoluyla gönderdiği yazısına cevaben yazılan davalının 17.12.2004 tarihli yazısında açıkça, davacıya verilen mallarla ilgili diğer bayi ve distribütörlerden de «şikayet» geldiğini, bu konuda üzerine düşenleri yerine getireceğini belirttiği, bu durumda davalının, davacıya verdiği mallara yönelik ayıbı kabul ettiği, bu nedenle davacı tarafından davalıdan alınan ve Kazakistan firmalarına ihraç edilen ayıplı mallarla ilgili ödenen reklamasyon bedelinin tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında «distribütörlük sözleşmesi» imzalandığı, davacının davalıdan satın aldığı malları Kazakistan'a ihraç ettiği, davalının 2004 ve 2005 yıllarında davacıdan alıp Kazakistan'a ihraç ettiği mallarda «ayıp» tespit edildiği, davalıdan satın alınan ürünlerin Kazakistan standartlarına uygun olmadığına dair Kazakistan resmi kurum raporlarının davalıya bildirildiği, dava dışı Busines Alliance firması tarafından davacıya 29.03.2007 tarihli 202.453,85 USD tutarlı, Fırat Krom Kz firması tarafından 29.03.2007 tarihli 343.048,90 USD tutarlı «reklamasyon faturalarının» davacıya kesildiği, bu faturaların davacı «defterinde» kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalıdan bahsedilen reklamasyon faturaları toplamı 545.502,75 USD'nin talep edildiği, davalının davacıya gönderdiği 17.12.2004 tarihli cevabi yazıda ayıbı kabul ettiği, söz konusu reklamasyon faturaları bedeli toplamı olan 545.502,75 USD'yi davacının davalıdan talepte haklı olduğu, davacının dava dilekçesinde 545.502,75 USD karşılığı 637.691,00 YTL'nin faizi ile davalıdan tahsilinin istenildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 637.691,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.06.2019 tarih, 2015/847 E., 2019/729 K. sayılı kararı ile bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ne kadar üründe «ayıp» olduğu, ayıbın niteliği konusunda kabul sonucu doğuracak yeterli delil «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasında «distribütörlük sözleşmesi» imzalandığı, davacının davalıdan satın aldığı malları Kazakistana’a ihraç ettiği, Kazakistan’a ihraç edilen mallarda «ayıp» tespit edildiği, davalıdan satın alınan ürünlerin Kazakistan standartlarına uygun olmadığına dair Kazakistan resmi kurumlarının raporlarının davalıya bildirildiği, dava dışı firmalar tarafından ayıplı mallara ilişkin «reklamasyon faturaları» düzenlenerek davacıdan tahsil edildiği, davacının söz konusu reklamasyon faturaları tutarları toplamının davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olup olmadığı, «ayıp ihbarının» süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ne kadar üründe «ayıp» olduğu, ayıbın niteliği konusunda kabul sonucu doğuracak yeterli delil «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAnılan problemler firmamızın teknik bölümünün «son» günlerde en önemli sorunlarından olup gerekli kalıp «yenileme» ve hammadde iyileştirme çalışmalarımız devam etmektedir.
Sorunun en kısa zamanda çözebileceğimizi umut ederek yaratmış olduğumuz problemlerin karşılıklı görüşmelerimiz neticesinde sona ereceğini, bu konuda üzerimize düşen «görevleri» yerine getireceğimizi belirtir, sizlerden vermiş olduğumuz zararlar için özür dileriz.” denilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7892 E. 2022/4561 K.
Ortak:ayıp · ihbar · fatura · teslim · e-defter · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… ekili temyiz dilekçesinde özetle; reklamasyon bedeli tespiti yönünden inceleme yapılmaksızın tam kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece «ayıp» ve zarar tespiti için 09.02.2018 tarihli duruşmada gerekli olduğu belirtilen bilgi ve belgelerin sunulması için davacıya iki hafta «kesin süre» verildiğini, bu sürede davacının başkaca belge vermeyeceğini yazılı/sözlü bildirmeyeceğini beyan ettiğini, davacının zarar iddiasının ispatlanmadığı, davalıya iade edilmiş hiçbir ürün ve yaptırılmış hukuken geçerli zarar tespit raporu bulunmadığını, davacı «defterleri» üzerinde yapılan incelemede 2004 - 2005 yılında dava dışı Business Alliance (804.712,11 USD) ve Fırat Rom Kz (634.827,87 USD) ile davacının ihraç kayıtlı mal ticaretinde bulunduğunun tespit edildiğini, anılan firmalarla davacının «reklamasyon faturası» ilişkisinin ise 29.03.2007 tarihinde ticaret ve «teslimden» iki yıl sonra olduğunu, reklamasyon faturalarının ise meblağ olarak davacının Business Alliance ticaretinin 1/4'ünü, Fırat Rom Kz ticaretinin ise 1/2'sinden fazlasını kapsadığını, faturalarda ... marka plastik boru ve profillerine karşı itiraz hesabının tutarı ifadesinin bulunduğunu, belirli «fatura» ve mala özgüleme yapılmadığını, yurtdışı «temsilciliklerince» yapılmış tespit, satıcıya iade edilmiş hiçbir mal bulunmadığını, davalı şirkete kesilmiş fatura veya açılmış alacak «kaydı» bulunmadığını, anılan reklamasyon faturalarının hukuka aykırı olduğunu, «zararın ispatına» yönelik delil vasfını haiz olmadığını, reklamasyon miktarının tespiti ve hurda değerinin mahsubu için inceleme yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı …
… davacı tarafından Kazakistan'daki firmalara satımı ile ilgili olarak taraflar arasında anlaşma olduğu, malların ayıplı olduğuna ilişkin davacı tarafından süresinde «ayıp» ihbarında bulunduğu, ancak davacının satın aldığı mallara ilişkin «son» «fatura» 03.08.2005 tarihli olup kural olarak bu tarihte malın davacıya gönderildiğinin kabulü gerektiği, davanın ise 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 25 ... maddesinin (3) numaralı bendinde öngörülen «zamanaşımı» süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… zin 07.06.2021 tarih, 2020/5135 E. ve 2021/4835 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olup olmadığı, «ayıp ihbarının» süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarında toplandığı, davacının faks yoluyla gönderdiği yazısına cevaben yazılan davalının 17.12.2004 tarihli yazısında açıkça, davacıya verilen mallarla ilgili diğer bayi ve distribütörlerden de «şikayet» geldiğini, bu konuda üzerine düşenleri yerine getireceğini belirttiği, bu durumda davalının, davacıya verdiği mallara yönelik ayıbı kabul ettiği, bu nedenle davacı tarafından davalıdan alınan ve Kazakistan firmalarına ihraç edilen ayıplı mallarla ilgili ödenen reklamasyon bedelinin tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · ticari defter kayıtları · yenileme · ticari defter · çek
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin «yenilenme» amacıyla verilen 341121 «çek» nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3671 E. 2021/1915 K.
Ortak:ayıplı mal · ayıp ihbarı · ayıp · ihbar · ihtarname · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz kararda… zin 07.06.2021 tarih, 2020/5135 E. ve 2021/4835 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olup olmadığı, «ayıp ihbarının» süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarında toplandığı, davacının faks yoluyla gönderdiği yazısına cevaben yazılan davalının 17.12.2004 tarihli yazısında açıkça, davacıya verilen mallarla ilgili diğer bayi ve distribütörlerden de «şikayet» geldiğini, bu konuda üzerine düşenleri yerine getireceğini belirttiği, bu durumda davalının, davacıya verdiği mallara yönelik ayıbı kabul ettiği, bu nedenle davacı tarafından davalıdan alınan ve Kazakistan firmalarına ihraç edilen ayıplı mallarla ilgili ödenen reklamasyon bedelinin tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
… ekili temyiz dilekçesinde özetle; reklamasyon bedeli tespiti yönünden inceleme yapılmaksızın tam kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece «ayıp» ve zarar tespiti için 09.02.2018 tarihli duruşmada gerekli olduğu belirtilen bilgi ve belgelerin sunulması için davacıya iki hafta «kesin süre» verildiğini, bu sürede davacının başkaca belge vermeyeceğini yazılı/sözlü bildirmeyeceğini beyan ettiğini, davacının zarar iddiasının ispatlanmadığı, davalıya iade edilmiş hiçbir ürün ve yaptırılmış hukuken geçerli zarar tespit raporu bulunmadığını, davacı «defterleri» üzerinde yapılan incelemede 2004 - 2005 yılında dava dışı Business Alliance (804.712,11 USD) ve Fırat Rom Kz (634.827,87 USD) ile davacının ihraç kayıtlı mal ticaretinde bulunduğunun tespit edildiğini, anılan firmalarla davacının «reklamasyon faturası» ilişkisinin ise 29.03.2007 tarihinde ticaret ve «teslimden» iki yıl sonra olduğunu, reklamasyon faturalarının ise meblağ olarak davacının Business Alliance ticaretinin 1/4'ünü, Fırat Rom Kz ticaretinin ise 1/2'sinden fazlasını kapsadığını, faturalarda ... marka plastik boru ve profillerine karşı itiraz hesabının tutarı ifadesinin bulunduğunu, belirli «fatura» ve mala özgüleme yapılmadığını, yurtdışı «temsilciliklerince» yapılmış tespit, satıcıya iade edilmiş hiçbir mal bulunmadığını, davalı şirkete kesilmiş fatura veya açılmış alacak «kaydı» bulunmadığını, anılan reklamasyon faturalarının hukuka aykırı olduğunu, «zararın ispatına» yönelik delil vasfını haiz olmadığını, reklamasyon miktarının tespiti ve hurda değerinin mahsubu için inceleme yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı …
Davalının bilirkişi raporuna yaptığı esaslı itirazlar dikkate alınarak davacının reklamasyon zararının ne şekilde oluştuğu, davacı ile yurt dışı alacaklı arasındaki ticari ilişkinin ne şekilde yürütüldüğü değerlendirilip «ayıplı mal» satımı nedeniyle davacının uğradığı zarar tutarı belirlenip davalının sorumlu olduğu tutarın tespiti gerekirken yazılı gerekçe ile «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaNoterliği’nin 05271 yevmiye nolu «ihtarnamesinin» 10.06.2014 tarihinde düzenlendiği, dava konusu malın 24.06.2013 tarihinde faturalandırıldığı, TTK’nın 23-1/c maddesinde, "Malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya «ihbar» etmelidir.
Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223'üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır" hükmünün yer aldığı, «tacir» olan davacı tarafca «ayıp ihbarı» yasal süresinde yapılmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece TTK’nın 23-1/c maddesi gereğince «ayıp ihbarının» süresinde yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de, bu konuda yeterli inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:öğrenme tarihi · gizli ayıp · ipoteğin kaldırılması · tacir
Benzer bu karardaMahkemece konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla satım konusu plastik boruların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıbın açık veya «gizli ayıp» niteliğinde olup olmadığı tespit ettirilerek, ayıp açıkca belli değilse, gizli ayıp olduğu takdirde, davacının söz konusu gizli ayıbı «öğrenme tarihi» tespit edildikten sonra, bu ayıbın öğrenildiğinde hemen satıcıya bildirilmesi gerektiğinden TBK m.
Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223'üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır" hükmünün yer aldığı, «tacir» olan davacı tarafca «ayıp ihbarı» yasal süresinde yapılmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, «ayıplı mal» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve «ipoteğin kaldırılması» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3291 E. , 2024/1286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/644 Esas, 2023/207 Karar
vekili Avukat ...
Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin davalıdan 2004-2005 yıllarında satın aldığı malları Kazakistan ve Romanya'da pazarladığını, satıma konu plastik boru ve profillerin renk, yüzey, sertlik, kalınlık ve başka ürünlerle ... etme bakımından problemli çıktığını, ayıplı mallar nedeni ile taraflar arasında Romanya'daki problemin çözümüne yönelik olarak protokol yapıldığını ancak Kazakistan ile ilgili olarak çözüm olmadığını, ayıp ihbarının yazılı ve sözlü olarak davalıya defalarca yapıldığını, davalıdan satın alınan ürünlerin Kazakistan standartlarına uygun olmadığına dair Kazakistan Standartları Enstitüsünden belge alındığını, 24.05.2005, 01.06.2005 tarihli yazılar ile durumun davalı yana bildirildiğini, davalı tarafından 03.06.2005 tarihli cevabi yazıda bir kısım üründe problem olduğunun kabul edildiğini, müvekkilinin ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, en son davalıya 29.03.2007 tarihli ihtarname keşide edildiğini, müvekkilinin ayıplı mallardan dolayı zarara uğradığını ileri sürerek, davalının ayıplı mal teslim etmesi nedeniyle uğranılan 543.502,75 USD karşılığı 637.691,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ikâmetgahı ...'da olup davanın yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek davanın usulden reddine karar verilmesini istemiş, 27.11.2007 tarihli dilekçesinde, taraflar arasındaki en son mal sevkiyatının 03.08.2005 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkiline usulüne uygun süresinde yapılmış ayıp ihbarının bulunmadığını, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, satıma konu malların ayıplı olmadığını, müvekkiline ayıptan dolayı herhangi bir mal tesliminin yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 23.12.2011 tarih, 2007/776 E. ve 2011/657 K. sayılı karar ile davacının alıcı, davalının satıcı olduğu, davalının ürettiği ürünlerin davacı tarafından Kazakistan'daki firmalara satımı ile ilgili olarak taraflar arasında anlaşma olduğu, malların ayıplı olduğuna ilişkin davacı tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, ancak davacının satın aldığı mallara ilişkin son fatura 03.08.2005 tarihli olup kural olarak bu tarihte malın davacıya gönderildiğinin kabulü gerektiği, davanın ise 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 25 ... maddesinin (3) numaralı bendinde öngörülen zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 11.07.2012 tarih, 2012/4939 E. ve 2012/11608 K. sayılı kararıyla davalının, cevap süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmadığı, zamanaşımı def'i ilk itirazlardan olmadığından cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunluluğunun bulunmadığı, ancak cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı def'inin değerlendirilebilmesi için karşı tarafın savunmanın genişletildiği yolunda itirazda bulunmamış olması gerektiği, somut olayda davalının cevap süresinden sonra yaptığı zamanaşımı itirazına davacı karşı çıktığından zamanaşımı savunmasının dinlenmeyeceği gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 04.06.2013 tarih, 2013/169 E. ve 2013/169 K. sayılı kararı ile ilk karardaki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D. Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulu Kararı (İkinci Bozma Kararı)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.2015 tarih, 2013/19-2010 E., 2015/1455 K. sayılı ilâmı ile "Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen ... Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle direnme kararının ... Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
F. Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.06.2019 tarih, 2015/847 E., 2019/729 K. sayılı kararı ile bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ne kadar üründe ayıp olduğu, ayıbın niteliği konusunda kabul sonucu doğuracak yeterli delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
G. Üçüncü Bozma Kararı
Dairemizin 07.06.2021 tarih, 2020/5135 E. ve 2021/4835 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarında toplandığı, davacının faks yoluyla gönderdiği yazısına cevaben yazılan davalının 17.12.2004 tarihli yazısında açıkça, davacıya verilen mallarla ilgili diğer bayi ve distribütörlerden de şikayet geldiğini, bu konuda üzerine düşenleri yerine getireceğini belirttiği, bu durumda davalının, davacıya verdiği mallara yönelik ayıbı kabul ettiği, bu nedenle davacı tarafından davalıdan alınan ve Kazakistan firmalarına ihraç edilen ayıplı mallarla ilgili ödenen reklamasyon bedelinin tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi imzalandığı, davacının davalıdan satın aldığı malları Kazakistan'a ihraç ettiği, davalının 2004 ve 2005 yıllarında davacıdan alıp Kazakistan'a ihraç ettiği mallarda ayıp tespit edildiği, davalıdan satın alınan ürünlerin Kazakistan standartlarına uygun olmadığına dair Kazakistan resmi kurum raporlarının davalıya bildirildiği, dava dışı Busines Alliance firması tarafından davacıya 29.03.2007 tarihli 202.453,85 USD tutarlı, Fırat Krom Kz firması tarafından 29.03.2007 tarihli 343.048,90 USD tutarlı reklamasyon faturalarının davacıya kesildiği, bu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalıdan bahsedilen reklamasyon faturaları toplamı 545.502,75 USD'nin talep edildiği, davalının davacıya gönderdiği 17.12.2004 tarihli cevabi yazıda ayıbı kabul ettiği, söz konusu reklamasyon faturaları bedeli toplamı olan 545.502,75 USD'yi davacının davalıdan talepte haklı olduğu, davacının dava dilekçesinde 545.502,75 USD karşılığı 637.691,00 YTL'nin faizi ile davalıdan tahsilinin istenildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 637.691,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerek sözleşmede gerekse taraflar arasındaki ticari ilişkide ödemelerin yabancı para üzerinden (USD) yapılacağının kararlaştırılarak, ödemelerin USD üzerinden yapıldığını, dava harcının belirlenmesi ve ödenmesi nedeniyle dava açılırken alacak miktarının USD'den TL 'ye çevrildiğini, dava dilekçesinin konu, açıklamalar ve sonuç kısmında zararlarının 545.502,75 USD olduğunun belirtildiğini, belirttikleri USD karşılığındaki TL miktarın harcın tespiti için olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; reklamasyon bedeli tespiti yönünden inceleme yapılmaksızın tam kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece ayıp ve zarar tespiti için 09.02.2018 tarihli duruşmada gerekli olduğu belirtilen bilgi ve belgelerin sunulması için davacıya iki hafta kesin süre verildiğini, bu sürede davacının başkaca belge vermeyeceğini yazılı/sözlü bildirmeyeceğini beyan ettiğini, davacının zarar iddiasının ispatlanmadığı, davalıya iade edilmiş hiçbir ürün ve yaptırılmış hukuken geçerli zarar tespit raporu bulunmadığını, davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede 2004 - 2005 yılında dava dışı Business Alliance (804.712,11 USD) ve Fırat Rom Kz (634.827,87 USD) ile davacının ihraç kayıtlı mal ticaretinde bulunduğunun tespit edildiğini, anılan firmalarla davacının reklamasyon faturası ilişkisinin ise 29.03.2007 tarihinde ticaret ve teslimden iki yıl sonra olduğunu, reklamasyon faturalarının ise meblağ olarak davacının Business Alliance ticaretinin 1/4'ünü, Fırat Rom Kz ticaretinin ise 1/2'sinden fazlasını kapsadığını, faturalarda ...
marka plastik boru ve profillerine karşı itiraz hesabının tutarı ifadesinin bulunduğunu, belirli fatura ve mala özgüleme yapılmadığını, yurtdışı temsilciliklerince yapılmış tespit, satıcıya iade edilmiş hiçbir mal bulunmadığını, davalı şirkete kesilmiş fatura veya açılmış alacak kaydı bulunmadığını, anılan reklamasyon faturalarının hukuka aykırı olduğunu, zararın ispatına yönelik delil vasfını haiz olmadığını, reklamasyon miktarının tespiti ve hurda değerinin mahsubu için inceleme yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olduğu iddiasıyla alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 25 ... maddesinin (3) numaralı bendi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, ayıplı satıma dayalı reklamasyon bedelinin satıcı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davacı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapora istinaden dava kabul edilmişse de, gelinen aşama itibarıyla satılan ürünlerin ayıplı olduğu ... olmasına rağmen davacının ithalatçısı tarafından mal bedellerinin reklamasyon faturası kesilerek davacıya gönderildiği, ancak fatura bedellerinin davacı tarafından, yurt dışı alıcısı tarafından satış bedeline mahsup edilip edilmediği, davacıya eksik ödeme yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmamış ve zararın varlığı yönünde araştırma yapılmamıştır. Davalının bilirkişi raporuna yaptığı esaslı itirazlar dikkate alınarak davacının reklamasyon zararının ne şekilde oluştuğu, davacı ile yurt dışı alacaklı arasındaki ticari ilişkinin ne şekilde yürütüldüğü değerlendirilip ayıplı mal satımı nedeniyle davacının uğradığı zarar tutarı belirlenip davalının sorumlu olduğu tutarın tespiti gerekirken yazılı gerekçe ile eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018525900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz