Ayıplı Mal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5135 E. 2021/4835 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
reklamasyon faturası↗ distribütörlük sözleşmesi↗ ayıp ihbarı↗ ayıp↗ şikayet↗ yenileme↗ ihbar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ne kadar üründe ayıp olduğu, ayıbın niteliği konusunda kabul sonucu doğuracak yeterli delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi imzalandığı, davacının davalıdan satın aldığı malları Kazakistana’a ihraç ettiği, Kazakistan’a ihraç edilen mallarda ayıp tespit edildiği, davalıdan satın alınan ürünlerin Kazakistan standartlarına uygun olmadığına dair Kazakistan resmi kurumlarının raporlarının davalıya bildirildiği, dava dışı firmalar tarafından ayıplı mallara ilişkin reklamasyon faturaları düzenlenerek davacıdan tahsil edildiği, davacının söz konusu reklamasyon faturaları tutarları toplamının davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarında toplanmaktadır. Davalı tarafından davacının faks yoluyla gönderdiği yazısına cevaben yazılan 17.12.2004 tarihli yazıda aynen “Faks mesajınızda belirtmiş olduğunuz şikayetler firmamıza da yansımakta olup, şikayetlerle ilgili bütün olanaklarımızı seferber ederek acil önlemler almaya çalışmaktayız. Sadece sizin firmanızdan değil diğer bayi ve distribütörlerimizden de benzer yönde profil yüzeylerinde çizikler, kasa ve orta kayıt bağlantılarında kod farklılıkları, kırılma ve ezilmemeler, PPRC borularda çatlama, kırılma ve folyolu borularda yaşanan sorunlar kısa süre sonra hammade değişikliği sebebiyle sona erecektir. Metal dişlilerdeki kaçırma şikayetleri metal kalitesi yükseltilerek ve orijinal hammadde kullanılmak suretiyle son bulacaktır. Anılan problemler firmamızın teknik bölümünün son günlerde en önemli sorunlarından olup gerekli kalıp yenileme ve hammadde iyileştirme çalışmalarımız devam etmektedir. Sorunun en kısa zamanda çözebileceğimizi umut ederek yaratmış olduğumuz problemlerin karşılıklı görüşmelerimiz neticesinde sona ereceğini, bu konuda üzerimize düşen görevleri yerine getireceğimizi belirtir, sizlerden vermiş olduğumuz zararlar için özür dileriz.” denilmiştir. Davalı yazısında açıkça, davacıya verilen mallarla ilgili diğer bayi ve distribütörlerde de şikayet geldiğini, bu konuda üzerine düşenleri yerine getireceğini belirtmiştir. Bu durumda davalı, davacıya verdiği mallara yönelik ayıbı kabul etmektedir. Bu nedenle davacı tarafından davalıdan alınan ve Kazakistan firmalarına ihraç edilen ayıplı mallarla ilgili ödenen reklamasyon bedelinin tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3291 E. 2024/1286 K.
Ortak:reklamasyon faturası · distribütörlük sözleşmesi · ayıp ihbarı · ayıp · şikayet · ihbar · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında «distribütörlük sözleşmesi» imzalandığı, davacının davalıdan satın aldığı malları Kazakistana’a ihraç ettiği, Kazakistan’a ihraç edilen mallarda «ayıp» tespit edildiği, davalıdan satın alınan ürünlerin Kazakistan standartlarına uygun olmadığına dair Kazakistan resmi kurumlarının raporlarının davalıya bildirildiği, dava dışı firmalar tarafından ayıplı mallara ilişkin «reklamasyon faturaları» düzenlenerek davacıdan tahsil edildiği, davacının söz konusu reklamasyon faturaları tutarları toplamının davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olup olmadığı, «ayıp ihbarının» süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ne kadar üründe «ayıp» olduğu, ayıbın niteliği konusunda kabul sonucu doğuracak yeterli delil «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… zin 07.06.2021 tarih, 2020/5135 E. ve 2021/4835 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olup olmadığı, «ayıp ihbarının» süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarında toplandığı, davacının faks yoluyla gönderdiği yazısına cevaben yazılan davalının 17.12.2004 tarihli yazısında açıkça, davacıya verilen mallarla ilgili diğer bayi ve distribütörlerden de «şikayet» geldiğini, bu konuda üzerine düşenleri yerine getireceğini belirttiği, bu durumda davalının, davacıya verdiği mallara yönelik ayıbı kabul ettiği, bu nedenle davacı tarafından davalıdan alınan ve Kazakistan firmalarına ihraç edilen ayıplı mallarla ilgili ödenen reklamasyon bedelinin tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında «distribütörlük sözleşmesi» imzalandığı, davacının davalıdan satın aldığı malları Kazakistan'a ihraç ettiği, davalının 2004 ve 2005 yıllarında davacıdan alıp Kazakistan'a ihraç ettiği mallarda «ayıp» tespit edildiği, davalıdan satın alınan ürünlerin Kazakistan standartlarına uygun olmadığına dair Kazakistan resmi kurum raporlarının davalıya bildirildiği, dava dışı Busines Alliance firması tarafından davacıya 29.03.2007 tarihli 202.453,85 USD tutarlı, Fırat Krom Kz firması tarafından 29.03.2007 tarihli 343.048,90 USD tutarlı «reklamasyon faturalarının» davacıya kesildiği, bu faturaların davacı «defterinde» kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalıdan bahsedilen reklamasyon faturaları toplamı 545.502,75 USD'nin talep edildiği, davalının davacıya gönderdiği 17.12.2004 tarihli cevabi yazıda ayıbı kabul ettiği, söz konusu reklamasyon faturaları bedeli toplamı olan 545.502,75 USD'yi davacının davalıdan talepte haklı olduğu, davacının dava dilekçesinde 545.502,75 USD karşılığı 637.691,00 YTL'nin faizi ile davalıdan tahsilinin istenildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 637.691,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.06.2019 tarih, 2015/847 E., 2019/729 K. sayılı kararı ile bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ne kadar üründe «ayıp» olduğu, ayıbın niteliği konusunda kabul sonucu doğuracak yeterli delil «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıplı mal · cevap süresi · zararın ispatı · ilk itiraz · direnme kararı · zamanaşımı def'i · kesin süre · reeskont faizi
Benzer bu karardaBirinci Bozma Kararı Dairemizin 11.07.2012 tarih, 2012/4939 E. ve 2012/11608 K. sayılı kararıyla davalının, «cevap süresi» içerisinde «zamanaşımı def»'inde bulunmadığı, zamanaşımı def'i «ilk itirazlardan» olmadığından cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunluluğunun bulunmadığı, ancak cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı def'inin değerlendirilebilme …
… ekili temyiz dilekçesinde özetle; reklamasyon bedeli tespiti yönünden inceleme yapılmaksızın tam kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece «ayıp» ve zarar tespiti için 09.02.2018 tarihli duruşmada gerekli olduğu belirtilen bilgi ve belgelerin sunulması için davacıya iki hafta «kesin süre» verildiğini, bu sürede davacının başkaca belge vermeyeceğini yazılı/sözlü bildirmeyeceğini beyan ettiğini, davacının zarar iddiasının ispatlanmadığı, davalıya iade edilmiş hiçbir ürün ve yaptırılmış hukuken geçerli zarar tespit raporu bulunmadığını, davacı «defterleri» üzerinde yapılan incelemede 2004 - 2005 yılında dava dışı Business Alliance (804.712,11 USD) ve Fırat Rom Kz (634.827,87 USD) ile davacının ihraç kayıtlı mal ticaretinde bulunduğunun tespit edildiğini, anılan firmalarla davacının «reklamasyon faturası» ilişkisinin ise 29.03.2007 tarihinde ticaret ve «teslimden» iki yıl sonra olduğunu, reklamasyon faturalarının ise meblağ olarak davacının Business Alliance ticaretinin 1/4'ünü, Fırat Rom Kz ticaretinin ise 1/2'sinden fazlasını kapsadığını, faturalarda ... marka plastik boru ve profillerine karşı itiraz hesabının tutarı ifadesinin bulunduğunu, belirli «fatura» ve mala özgüleme yapılmadığını, yurtdışı «temsilciliklerince» yapılmış tespit, satıcıya iade edilmiş hiçbir mal bulunmadığını, davalı şirkete kesilmiş fatura veya açılmış alacak «kaydı» bulunmadığını, anılan reklamasyon faturalarının hukuka aykırı olduğunu, «zararın ispatına» yönelik delil vasfını haiz olmadığını, reklamasyon miktarının tespiti ve hurda değerinin mahsubu için inceleme yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı …
Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 04.06.2013 tarih, 2013/169 E. ve 2013/169 K. sayılı kararı ile ilk karardaki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle «direnme» kararı verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle «direnme» kararının ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7892 E. 2022/4561 K.
Ortak:ayıp · yenileme · ihbar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olup olmadığı, «ayıp ihbarının» süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Anılan problemler firmamızın teknik bölümünün «son» günlerde en önemli sorunlarından olup gerekli kalıp «yenileme» ve hammadde iyileştirme çalışmalarımız devam etmektedir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ne kadar üründe «ayıp» olduğu, ayıbın niteliği konusunda kabul sonucu doğuracak yeterli delil «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin «yenilenme» amacıyla verilen 341121 «çek» nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · ticari defter kayıtları · ticari defter · fatura · çek · teslim · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin «yenilenme» amacıyla verilen 341121 «çek» nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5135 E. , 2021/4835 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.06.2019 tarih ve 2015/847-2019/729 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, davacının davalıdan 2004-2005 yıllarında satın aldığı malları Kazakistan ve Romanya'da pazarladığını, satıma konu plastik boru ve profillerin renk, yüzey, sertlik, kalınlık ve başka ürünlerle kaynak etme bakımından problemli çıktığını, ayıplı mallar nedeni ile taraflar arasında Romanya'daki problemin çözümüne yönelik olarak protokol yapıldığını ancak Kazakistan’a pazarlanan mallar ile ilgili olarak çözüm bulunamadığını, ayıp ihbarının yazılı ve sözlü olarak davalıya defalarca yapıldığını, davalıdan satın alınan ürünlerin Kazakistan standartlarına uygun olmadığına dair Kazakistan Standartları Enstitüsünden belge alındığını, 24.05.2005, 01.06.2005 tarihli yazılar ile durumun davalı yana bildirildiğini, davalı tarafından 03.06.2005 tarihli cevabi yazıda bir kısım üründe problem olduğunun kabul edildiğini, davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, en son davalıya 29.03.2007 tarihli ihtarname keşide edildiğini, davacının dava dışı Fıratkrom/KZ ve Business Allence adlı firmalara sattığı mallar bu iki firmanın toplam 543.502,75 Dolar tutarlı reklamasyon faturası düzenleyerek davacıya gönderdiğini ileri sürerek, ayıplı mallar nedeniyle uğranılan 543.502,75 Dolar karşılığı 637.691,00 TL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin ikâmetgahı Karşıyaka'da olup davanın yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek davanın usulden reddine karar verilmesini istemiş, 27.11.2007 tarihli dilekçesinde, taraflar arasındaki en son mal sevkiyatının 03.08.2005 tarihinde gerçekleştiğini, davalının usulüne uygun süresinde yapılmış ayıp ihbarının bulunmadığını, davanın süresi içinde açılmadığını, satıma konu malların ayıplı olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ne kadar üründe ayıp olduğu, ayıbın niteliği konusunda kabul sonucu doğuracak yeterli delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi imzalandığı, davacının davalıdan satın aldığı malları Kazakistana’a ihraç ettiği, Kazakistan’a ihraç edilen mallarda ayıp tespit edildiği, davalıdan satın alınan ürünlerin Kazakistan standartlarına uygun olmadığına dair Kazakistan resmi kurumlarının raporlarının davalıya bildirildiği, dava dışı firmalar tarafından ayıplı mallara ilişkin reklamasyon faturaları düzenlenerek davacıdan tahsil edildiği, davacının söz konusu reklamasyon faturaları tutarları toplamının davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarında toplanmaktadır. Davalı tarafından davacının faks yoluyla gönderdiği yazısına cevaben yazılan 17.12.2004 tarihli yazıda aynen “Faks mesajınızda belirtmiş olduğunuz şikayetler firmamıza da yansımakta olup, şikayetlerle ilgili bütün olanaklarımızı seferber ederek acil önlemler almaya çalışmaktayız. Sadece sizin firmanızdan değil diğer bayi ve distribütörlerimizden de benzer yönde profil yüzeylerinde çizikler, kasa ve orta kayıt bağlantılarında kod farklılıkları, kırılma ve ezilmemeler, PPRC borularda çatlama, kırılma ve folyolu borularda yaşanan sorunlar kısa süre sonra hammade değişikliği sebebiyle sona erecektir.
Metal dişlilerdeki kaçırma şikayetleri metal kalitesi yükseltilerek ve orijinal hammadde kullanılmak suretiyle son bulacaktır. Anılan problemler firmamızın teknik bölümünün son günlerde en önemli sorunlarından olup gerekli kalıp yenileme ve hammadde iyileştirme çalışmalarımız devam etmektedir. Sorunun en kısa zamanda çözebileceğimizi umut ederek yaratmış olduğumuz problemlerin karşılıklı görüşmelerimiz neticesinde sona ereceğini, bu konuda üzerimize düşen görevleri yerine getireceğimizi belirtir, sizlerden vermiş olduğumuz zararlar için özür dileriz.” denilmiştir. Davalı yazısında açıkça, davacıya verilen mallarla ilgili diğer bayi ve distribütörlerde de şikayet geldiğini, bu konuda üzerine düşenleri yerine getireceğini belirtmiştir.
Bu durumda davalı, davacıya verdiği mallara yönelik ayıbı kabul etmektedir. Bu nedenle davacı tarafından davalıdan alınan ve Kazakistan firmalarına ihraç edilen ayıplı mallarla ilgili ödenen reklamasyon bedelinin tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/692161000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz