Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15759 E. 2014/5575 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muvafakat↗ bilirkişi incelemesi↗ ilan↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, başka kitaplara ait bandrollerin kullanıldığı, yapılan bandrol başvurusundan daha fazla kitabın ele geçirildiği, davalının stoklar dışında baskı yaptığı, tazminatın 818 sayılı BK'nın 42 ve 43. maddeleri gözetilerek yapılacağı, son raporda belirtildiği üzere davacının zararının 24.12.2001 tarihinde doğduğu, davalı tarafından
izinsiz basılan kitaplar, kayıtlarda hiç yer almayan kitaplar ve aramada ele geçen kitaplarla ilgili olarak 32.729 TL davacı zararı oluştuğu, FSEK'nin 68. maddesine göre üç katının talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 98.187 TL'nin davalıdan tahsiline, FSEK'nin 68. maddesinin uygulanması sonucunda taraflar arasında davadan önce basılmış ve davaya konu kitaplar yönünden farazi sözleşme ilişkisi meydana geleceğinden dava tarihinden önce basılan kitaplar yönünden satışın durdurulması, toplatılması taleplerinin reddine, ancak davalının bu kitaplar dışında yeni baskı ve satış ihtimali bulunduğundan davalının muhtemel tecavüzünün menine, ek baskı yapılmasının engellenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı taraf dava dışı A. İ. kitaplarının basımı konusunda 17.10.2001 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, davalının ise önceki telif hakkı sahibi olduğunu, sözleşme sonrası davalının elinde kalan stok kitapları satması için muvafakat verdiklerini, buna ragmen yeni kitaplar basarak eski tarihli gibi satışa sunduğunu, yapılan aramada 15.651 adet A. İ. kitabının davalı işyerinde ele geçirildiğini ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Mahkemece, davalı kayıt ve defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, başka kitaplara ait bandrollerin A. İ. ait kitaplarda kullanıldığı, davalının stok dışında baskı yaptığı, tazminatın 818 sayılı BK'nun 42. maddesi uyarınca tespit edileceği belirtilerek, son bilirkişi raporunda belirtilen miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının kayıtlarında tutarsızlık bulunduğu, alınan bandrol adedi ile kitap miktarlarının birbiri ile uyuşmadığı, olayın gerçek mahiyetinin tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle istatistiki verilerden hareketle varsayımlarda bulunarak muhtemel zararın belirleneceğine işaret olunarak, davalının defter ve kayıtları, basım faturaları dikkate alınarak 8.600 adet kitap üzerinden 3.440 TL; yine Osmanlıca-Türkçe sözlük ve eğitim setine ilişkin olarak 40.000 adet bandrol alındığı, bu kitapların ortalama 3.000 adet basım faturasının bulunduğu, varsayımdan hareketle 36.000 adet bandrolün dava konusu kitaplar için kullanıldığı belirtilerek 20.400 TL; ayrıca arama sırasında ele geçen 15.651 adet kitaptan, ceza dosyasında el konulan 42 adet kitap üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinde, bunlardan % 71'lik kısmının yeni baskı olduğundan hareketle 11.112 adet kitap üzerinden 8.889 TL tazminattan, FSEK'nin 68. maddesi uyarınca üç kat tutarı 98.187 TL'nin davalıdan tahsili gerektiği belirtilmiş, mahkemece bu rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf mali hakkın sona ermesinden sonra A.İ. kitaplarının basıldığı iddiasında bulunarak tazminat talebinde bulunduğuna ve davalı da bu iddiayı reddettiğine göre, TMK'nın 6. maddesi uyarınca davacının iddiasını geçerli delillerle ispatlaması gerekir. Zararın varlığına rağmen tutar ispat edilemez ise gerektiğinde somut olaya uygulanması gereken mülga BK’nın 42. ve 43'üncü maddeleri uyarınca hakim uygun tazminatı kendisi belirleyebilecektir. Bandrol ve davalı kayıtları üzerinden yapılan tazminat hesabı varsayıma dayandığından hükme esas alınamaz. Bu kitapların basıldığına ilişkin olarak somut delil bulunmamaktadır. Dava konusu olayda davalı işyerinde 15.651 adet kitabın ele geçtiği sabit olup, tazminat hesabının ele
geçen bu kitaplar üzerinden belirlenmesi gerekir. Ceza dosyasındaki bilirkişi incelemesinde el konulan 42 adet kitap üzerinde inceleme yapılarak, bunlardan % 71'lik kısmının yeni baskı olduğuna yönelik tespit, arama sırasında ele geçen tüm kitaplar üzerinde yapılmadığından kabul edilemez.
Bu itibarla, mahkemece arama sırasında ele geçen kitaplar üzerinde inceleme yapılması, bunlardan kaç tanesinin stok dışında yeni olarak basıldığının belirlenmesi, eğer bu yolla izinsiz basılan kitap adedi tespit edilemiyorsa 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, bir taraftan somut olayda BK'nın 42. maddesinin uygulanması gerektiği açıklanmışken, diğer taraftan son bilirkişi raporundaki varsayımdan ve istatistiki verilerden hareketle belirlenen tutara karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11094 E. 2011/4145 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle istatistiki verilerden hareketle varsayımlarda bulunarak muhtemel zararın belirleneceğine işaret olunarak, davalının «defter» ve kayıtları, basım faturaları dikkate alınarak 8.600 adet kitap üzerinden 3.440 TL; yine Osmanlıca-Türkçe sözlük ve eğitim setine ilişkin olarak 40.000 adet bandrol alındığı, bu kitapların ortalama 3.000 adet basım faturasının bulunduğu, varsayımdan hareketle 36.000 adet bandrolün dava konusu kitaplar için kullanıldığı belirtilerek 20.400 TL; ayrıca arama sırasında ele geçen 15.651 adet kitaptan, ceza dosyasında el konulan 42 adet kitap üzerinden yapılan «bilirkişi incelemesinde», bunlardan % 71'lik kısmının yeni baskı olduğundan hareketle 11.112 adet kitap üzerinden 8.889 TL tazminattan, FSEK'nin 68. maddesi uyarınca üç kat tutarı 98.187 T …
Ceza dosyasındaki «bilirkişi incelemesinde» el konulan 42 adet kitap üzerinde inceleme yapılarak, bunlardan % 71'lik kısmının yeni baskı olduğuna yönelik tespit, arama sırasında ele geçen tüm kitaplar üzerinde yapılmadığından kabul edilemez.
Benzer bu kararda2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince;dava telif hakkından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup,mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ,27.01.2005 tarihli sözleşme gereğince davacının sözleşme harici kitap bastığı kanıtlanamadığı gibi,mahkemece yapılan «keşif» ve «bilirkişi incelemesinde»,sözleşmeye göre basılması gereken 2.000 kitaptan,1.613 adedin davalıya ait işyerinde bulunduğu tespit edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · bilirkişi ücreti · keşif · sözleşmeden doğan dava · fatura
Benzer bu kararda3-Öte yandan,dosyadaki «tahsilat makbuzlarına» göre,207,42 TL «keşif» ücreti ve 600 TL «bilirkişi ücreti» bedelinin davalı tarafça karşılandığı halde,bu miktardan dahi davalı tarafın sorumlu tutulması da bozmayı gerektirmiştir.
… ‘Lozan’dan Sevr’e Türkiye’ isimli kitabın birinci baskısının 1.000 adet, ikinci baskısının 2.000 adet basılması konusunda anlaşma yapıldığı, baskıyı yapan matbaanın «fatura» kayıtlarına göre anılan miktarda kitapların basıldığı, ikinci baskıdan satılmayan 1.613 kitap kaldığı, bunların üzerindeki bandrol numaralarının aynı yayın evi tarafından basılan, başka bir kitaba ait bandrol numaraları olduğu, 1. ve 2. baskı kitapların tekrar aynı bası numarasıyla basıldığına dair emare bulunmadığı, bandrol numarasındaki farklılığın kitapların fazla sayıda basıldığını ispatlayamayacağı, davalının telif hakkına ilişkin kayıt ve belgeleri hukuka ve sözleşmeye uygun olarak tutmadığı, bu durumda davacının ikinci baskıya yönelik telif ücretinin tamamını isteyebileceği, ayrıca ikinci baskıya ait kitapların nüshalarının piyasadan tükenmesinden evvel sözleşmenin feshedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 27.01.2005 tarihli «sözleşmeden doğan» 5.520 TL telif alacağının dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince;dava telif hakkından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup,mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ,27.01.2005 tarihli sözleşme gereğince davacının sözleşme harici kitap bastığı kanıtlanamadığı gibi,mahkemece yapılan «keşif» ve «bilirkişi incelemesinde»,sözleşmeye göre basılması gereken 2.000 kitaptan,1.613 adedin davalıya ait işyerinde bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda mahkemece,sözleşmeye göre basılan 2.000 adet kitaptan,davalı yayınevi tarafından henüz satışı gerçekleştirilmemiş 1.613 adet kitap sayısı çıkartılmak suretiyle,davacının telif hakkından doğan alacağının aradaki fark kadar olduğu kabul edilip,bu miktar üzerinden davacının «sözleşmeden doğan» telif hakkı alacağının tespiti gerekirken,yazılı gerekçelerle 2.000 adet kitap üzerinden hesaplama yapılması doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7198 E. 2010/3303 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karine · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · protokol · feragat
Benzer bu kararda… dia savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait kitapların birer eser niteliğinde oldukları, FSEK’nun 11. maddesindeki «karine» gereğince davacının aynı zamanda eser sahibi olduğu, davalılarca yayınlanan dava konusu kitaplardan bir kısmının, intihal yapılarak ve önemli ölçüde davacının kitaplarından yararlanılarak meydana getirildiği, izinsiz yararlanma oranının en çok %15 olduğu, basım tarihi 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonra olan kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği, ancak bu ihlal eylemlerinin 28.04 2003 tarihli protokol kapsamında kaldığı, bu kitapların, protokol tarihinden sonra basıldıklarının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçeleriyle, davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mutluoğlu dışında kalan davalılar yönünden reddine karar verilmiş ise de;dava 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonraki dönemde yayınlanan kitaplara ilişkin olarak açılmış olup,davalılar vekilince 23.07.2004 tarihli dilekçesiyle davaya konu kitapların «feragat» kapsamına giren kitaplardan olmadığı beyan edilmiştir.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonra basımı gerçekleştirilen kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği davacı tarafından davaya konu kitapların anılan tarihte önce basıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın davalı ...
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18268 E. 2015/3409 K.
Ortak:ilan
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «defter» ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, başka kitaplara ait bandrollerin kullanıldığı, yapılan bandrol başvurusundan daha fazla kitabın ele geçirildiği, davalının stoklar dışında baskı yaptığı, tazminatın 818 sayılı BK'nın 42 ve 43. maddeleri gözetilerek yapılacağı, «son» raporda belirtildiği üzere davacının zararının 24.12.2001 tarihinde doğduğu, davalı tarafından izinsiz basılan kitaplar, kayıtlarda hiç yer almayan kitaplar ve aramada ele geçen kitaplarla ilgili olarak 32.729 TL davacı zararı oluştuğu, FSEK'nin 68. maddesine göre üç katının talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 98.187 TL'nin davalıdan tahsiline, FSEK'nin 68. maddesinin uygulanması sonucunda taraflar arasında davadan önce basılmış ve davaya konu kitaplar yönünden farazi sözleşme ilişkisi meydana geleceğinden dava tarihinden önce basılan kitaplar yönünden satışın durdurulması, toplatılması taleplerinin reddine, ancak davalının bu kitaplar dışında yeni baskı ve satış ihtimali bulunduğundan davalının muhtemel tecavüzünün menine, ek baskı yapılmasının engellenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSirke” adlı kitaba davalıların muhtemel tecavüzünün men'ine, takdiren 37.500,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi ile diğer taleplerin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin, «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle ülke genelinde yayınlanan tirajı yüksek gazetelerden birinde bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · haksız fiil sorumluluğu · ticari dava niteliği · müteselsil sorumluluk · kâr dağıtımı · feragat · haksız fiil · ıslah
Benzer bu kararda… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «müteselsil sorumluluk» esasına dayalı olarak açılan davada sorumlulardan bir veya bir kaçı hakkındaki davadan karşılıksız olarak «feragat» edilmesi halinde söz konusu feragatin diğer sorumlulara yansıtılmasının mümkün olmamasına, ... adına kesilen 50.000 adet kitaba yönelik faturanın «sahteliğinin» ileri sürülüp kanıtlanamamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
… ahibi olduğu kitabın 50.000 adet nüshasının izinsiz basıldığı kabul edildiğine göre, faturanın muhatabı olmayan davalı ...'nin davacı ile yapmış olduğu sözleşme ile «dağıtımını» üstlendiği 150.000 adet nüsha dışında dava konusu kitaplar bakımından ne suretle sorumlu olduğu karar yerinde açıklanmaksızın, soyut gerekçe ile «haksız fiil sorumluluğundan» bahisle anılan davalı şirket ile bu şirketin «temsilcisi» olan davalı ... hakkında açılan davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün adı geçen davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… e izin almaksızın ...ta bastırdıkları ... sirke adlı kitabın 50.000 adet basmak suretiyle davalı ...'nin sirke şişelerini promosyon olarak eklediği, yapılan işlemin «ticari nitelikte» olduğu, davalı ... ile davalı ...'in «haksız fiilde» birlikte hareket ettikleri, her ne kadar ...
… rtilen kitap miktarından 12.500,00 TL'sı telif bedeli elde edilebileceği, FSEK'nın 68. maddesi gereğince bu miktarın 3 katının ise 37.500,00 TL olduğu, davacı yanın «ıslah» talebi de nazara alınarak «maddi tazminat» talebinin bu miktar üzerinden kabulüne, davacının eser sahibi olmadığı anlaşıldığından yasal dayanağı bulunmayan manevi tazminat talebi ile davacı yanın FSEK'nın 6 …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3683 E. 2017/5664 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · tasfiye memuru · ek tasfiye · zamanaşımı
Benzer bu karardaKararı davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
… l niteliğinde olduğu, davalının bu eylemi nedeniyle açılan ceza davasının 04.07.2013 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın 04.04.2014 tarihinde açıldığı, dolayısıyla «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, gerekçesiyle takdiren 15.000,00 TL manevi tazminat davalıdan tahsili ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
FSEK. madde 14/1. uyarınca, bir eserin kamuya sunulup sunulmamasını, yayımlanma zamanını ve tarzını «münhasıran» eser sahibi belirler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13951 E. 2014/3757 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «defter» ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, başka kitaplara ait bandrollerin kullanıldığı, yapılan bandrol başvurusundan daha fazla kitabın ele geçirildiği, davalının stoklar dışında baskı yaptığı, tazminatın 818 sayılı BK'nın 42 ve 43. maddeleri gözetilerek yapılacağı, «son» raporda belirtildiği üzere davacının zararının 24.12.2001 tarihinde doğduğu, davalı tarafından izinsiz basılan kitaplar, kayıtlarda hiç yer almayan kitaplar ve aramada ele geçen kitaplarla ilgili olarak 32.729 TL davacı zararı oluştuğu, FSEK'nin 68. maddesine göre üç katının talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 98.187 TL'nin davalıdan tahsiline, FSEK'nin 68. maddesinin uygulanması sonucunda taraflar arasında davadan önce basılmış ve davaya konu kitaplar yönünden farazi sözleşme ilişkisi meydana geleceğinden dava tarihinden önce basılan kitaplar yönünden satışın durdurulması, toplatılması taleplerinin reddine, ancak davalının bu kitaplar dışında yeni baskı ve satış ihtimali bulunduğundan davalının muhtemel tecavüzünün menine, ek baskı yapılmasının engellenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
İ. ait kitaplarda kullanıldığı, davalının stok dışında baskı yaptığı, tazminatın 818 sayılı BK'nun 42. maddesi uyarınca tespit edileceği belirtilerek, «son» bilirkişi raporunda belirtilen miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
… 2. maddesi uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, bir taraftan somut olayda BK'nın 42. maddesinin uygulanması gerektiği açıklanmışken, diğer taraftan «son» bilirkişi raporundaki varsayımdan ve istatistiki verilerden hareketle belirlenen tutara karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının test kitabının sahibinin hususiyetini «taşıyan» eser mahiyetinde olduğu, davalının mali hakları davacıya ait olan eserlerin basımını yaptığı, FSEK 68 maddesi uyarınca üç kat tazminat istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 77.106 TL tazminatın «son» baskı tarihi olan 10.08.2010 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… sunduğu, bunların davacı tarafa ait kitaplardan bilgi ve içerik olarak farklı ve bağımsız eser olduklarının anlaşıldığı belirtilmiş, yine hüküm kısmında kitapların «son» baskı tarihi 10.08.2010 olarak kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının test kitabının sahibinin hususiyetini «taşıyan» eser mahiyetinde olduğu, davalının mali hakları davacıya ait olan eserlerin basımını yaptığı, FSEK 68 maddesi uyarınca üç kat tazminat istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 77.106 TL tazminatın «son» baskı tarihi olan 10.08.2010 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, davalı taraf «bilirkişi raporuna itirazında» 25.11.2010 ve 28.12.2010 tarihli faturalarda belirtilen 9.000 adet baskının davacıya ait eserden farklı olduğunu, bu eserlerin 2011 yılında basıldığını, bunlar yön …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15759 E. , 2014/5575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 14/06/2012
NUMARASI 2006/521-2012/159
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.06.2012 tarih ve 2006/521-2012/159 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.03.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av... ile davalı mirasçıları vekili Av... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile A. İ. arasında yazdığı kitapların telif hakkına ilişkin 17.10.2001 tarihli sözleşme imzalandığını, bu tarihten önce ise yayın haklarının davalıya ait olduğunu, sözleşme sonrası davalıya elinde az sayıda kalan stokların tüketilmesi konusunda muvafakat verdiklerini, ancak davalının bunu suistimal ederek kitapları basmaya devam ettiğini, yeni bastığı kitaplara eski tarihler yazdığını, farklı kitaplar için aldığı bandrolleri kullandığını, firma yayınevinde yapılan aramada 15.651 adet bandrolsüz kitabın ele geçtiğini ileri sürerek, 10.000 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini, devam eden tecavüzün refi ve muhtemel tecavüzün men'ine dair ihtiyati tedbir kararı verilerek kitap basımının engellenmesini, durdurulmasını, toplatılmasını, hükmün ilanını talep ve dava etmiş, sonradan maddi tazminat talebini ıslah dilekçesiyle yükseltmiştir.
Davalı vekili, 2001 yılından sonra kitap basılmadığını, depolarda yakalanan kitapların telif ücretlerinin ödendiğini, davacının ellerindeki stoklar bitmeden kitap bastığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, başka kitaplara ait bandrollerin kullanıldığı, yapılan bandrol başvurusundan daha fazla kitabın ele geçirildiği, davalının stoklar dışında baskı yaptığı, tazminatın 818 sayılı BK'nın 42 ve 43. maddeleri gözetilerek yapılacağı, son raporda belirtildiği üzere davacının zararının 24.12.2001 tarihinde doğduğu, davalı tarafından
izinsiz basılan kitaplar, kayıtlarda hiç yer almayan kitaplar ve aramada ele geçen kitaplarla ilgili olarak 32.729 TL davacı zararı oluştuğu, FSEK'nin 68. maddesine göre üç katının talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 98.187 TL'nin davalıdan tahsiline, FSEK'nin 68. maddesinin uygulanması sonucunda taraflar arasında davadan önce basılmış ve davaya konu kitaplar yönünden farazi sözleşme ilişkisi meydana geleceğinden dava tarihinden önce basılan kitaplar yönünden satışın durdurulması, toplatılması taleplerinin reddine, ancak davalının bu kitaplar dışında yeni baskı ve satış ihtimali bulunduğundan davalının muhtemel tecavüzünün menine, ek baskı yapılmasının engellenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı taraf dava dışı A. İ. kitaplarının basımı konusunda 17.10.2001 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, davalının ise önceki telif hakkı sahibi olduğunu, sözleşme sonrası davalının elinde kalan stok kitapları satması için muvafakat verdiklerini, buna ragmen yeni kitaplar basarak eski tarihli gibi satışa sunduğunu, yapılan aramada 15.651 adet A. İ. kitabının davalı işyerinde ele geçirildiğini ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Mahkemece, davalı kayıt ve defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, başka kitaplara ait bandrollerin A. İ. ait kitaplarda kullanıldığı, davalının stok dışında baskı yaptığı, tazminatın 818 sayılı BK'nun 42. maddesi uyarınca tespit edileceği belirtilerek, son bilirkişi raporunda belirtilen miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının kayıtlarında tutarsızlık bulunduğu, alınan bandrol adedi ile kitap miktarlarının birbiri ile uyuşmadığı, olayın gerçek mahiyetinin tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle istatistiki verilerden hareketle varsayımlarda bulunarak muhtemel zararın belirleneceğine işaret olunarak, davalının defter ve kayıtları, basım faturaları dikkate alınarak 8.600 adet kitap üzerinden 3.440 TL; yine Osmanlıca-Türkçe sözlük ve eğitim setine ilişkin olarak 40.000 adet bandrol alındığı, bu kitapların ortalama 3.000 adet basım faturasının bulunduğu, varsayımdan hareketle 36.000 adet bandrolün dava konusu kitaplar için kullanıldığı belirtilerek 20.400 TL;
ayrıca arama sırasında ele geçen 15.651 adet kitaptan, ceza dosyasında el konulan 42 adet kitap üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinde, bunlardan % 71'lik kısmının yeni baskı olduğundan hareketle 11.112 adet kitap üzerinden 8.889 TL tazminattan, FSEK'nin 68. maddesi uyarınca üç kat tutarı 98.187 TL'nin davalıdan tahsili gerektiği belirtilmiş, mahkemece bu rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf mali hakkın sona ermesinden sonra A.İ. kitaplarının basıldığı iddiasında bulunarak tazminat talebinde bulunduğuna ve davalı da bu iddiayı reddettiğine göre, TMK'nın 6. maddesi uyarınca davacının iddiasını geçerli delillerle ispatlaması gerekir. Zararın varlığına rağmen tutar ispat edilemez ise gerektiğinde somut olaya uygulanması gereken mülga BK’nın 42.
ve 43'üncü maddeleri uyarınca hakim uygun tazminatı kendisi belirleyebilecektir. Bandrol ve davalı kayıtları üzerinden yapılan tazminat hesabı varsayıma dayandığından hükme esas alınamaz. Bu kitapların basıldığına ilişkin olarak somut delil bulunmamaktadır. Dava konusu olayda davalı işyerinde 15.651 adet kitabın ele geçtiği sabit olup, tazminat hesabının ele
geçen bu kitaplar üzerinden belirlenmesi gerekir. Ceza dosyasındaki bilirkişi incelemesinde el konulan 42 adet kitap üzerinde inceleme yapılarak, bunlardan % 71'lik kısmının yeni baskı olduğuna yönelik tespit, arama sırasında ele geçen tüm kitaplar üzerinde yapılmadığından kabul edilemez.
Bu itibarla, mahkemece arama sırasında ele geçen kitaplar üzerinde inceleme yapılması, bunlardan kaç tanesinin stok dışında yeni olarak basıldığının belirlenmesi, eğer bu yolla izinsiz basılan kitap adedi tespit edilemiyorsa 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, bir taraftan somut olayda BK'nın 42. maddesinin uygulanması gerektiği açıklanmışken, diğer taraftan son bilirkişi raporundaki varsayımdan ve istatistiki verilerden hareketle belirlenen tutara karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 21.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101822600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz