Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10615 E. 2011/3470 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyanın sorumluluğu↗ izafeten dava↗ donatan↗ yetki itirazı↗ reeskont faizi↗ yetki↗ taşıyan↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yetki itirazı reddedilerek, poliçeye göre yaş maya yükünün kontrollü sıcaklıkta taşıma kaydı olduğu, emtianın FCL, CY/CY esasına göre taşındığı, yani konteynerin yükleyici tarafından dolduruldup istiflendiği, konteynerin gemiye yükleme ve boşaltma işlemlerinin davalının faaliyet sahasında gerçekleştiği, emtianın 36 °F sıcaklıkta taşınması gerektiği halde boşaltma limanında yük sıcaklığının 44,1 °F olduğunun tespit edildiği, arada 8,1 °F derece farkının olduğu, ayrıca soğutma jurnaline göre sıcaklığın yolculuk boyunca farklılıklar gösterdiği, bu hususun bozulmayı hızlandırdığı, taşıyanın sorumluluğunun yükleme limanı stok sahası içinde başladığı, boşaltma limanı stok sahasında bittiği, bu süre içinde oluşan hasardan davalının sorumlu olduğu, taşıyanın hasardan sorumlu olduğu ve aksi durumu davalının ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 22.187,95 TL'nin ödeme tarihi olan 18.07.2003 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalı asiller Maersk Sealand ve Auriga J'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Maersk Sealand Şirketine izafeten Marmara Denizcilik A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, deniz taşımasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, taşıyan ve donatana karşı ayrı ayrı husumet yöneltmiş, ilk bilirkişi raporunda ve sonraki ek raporda hasarın meydana gelmesinde taşıyanın sorumlu olduğunun belirtildiği ve mahkemece bu raporlar doğrultusunda gerekçe oluşturulduğu halde, hüküm kısmında her iki davalının sorumluluğuna karar verilmiştir. Bu durumda kararın gerekçesi ile hüküm kısmı çeliştiği gibi, donatan davalının hangi gerekçelerle sorumlu tutulduğu kararda tartışılmamıştır. Mahkemece, Maersk Ravenna Gemisi Donatanı Auriga J aleyhine açılan davada delillerin tartışılıp değerledirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu davalı hakkında da kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı Maersk Ravenna Gemisi Donatanı Auriga J yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1061 E. 2015/6552 K.
Ortak:taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaDavacı, «taşıyan» ve «donatana» karşı ayrı ayrı «husumet» yöneltmiş, ilk bilirkişi raporunda ve sonraki ek raporda «hasarın» meydana gelmesinde «taşıyanın sorumlu» olduğunun belirtildiği ve mahkemece bu raporlar doğrultusunda gerekçe oluşturulduğu halde, hüküm kısmında her iki davalının sorumluluğuna karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «yetki itirazı» reddedilerek, poliçeye göre yaş maya yükünün kontrollü sıcaklıkta taşıma «kaydı» olduğu, emtianın FCL, CY/CY esasına göre taşındığı, yani konteynerin yükleyici tarafından dolduruldup istiflendiği, konteynerin gemiye yükleme ve boşaltma işlemlerinin davalının faaliyet sahasında gerçekleştiği, emtianın 36 °F sıcaklıkta taşınması gerektiği halde boşaltma limanında yük sıcaklığının 44,1 °F olduğunun tespit edildiği, arada 8,1 °F derece farkının olduğu, ayrıca soğutma jurnaline göre sıcaklığın yolculuk boyunca farklılıklar gösterdiği, bu hususun bozulmayı hızlandırdığı, «taşıyanın sorumluluğunun» yükleme limanı stok sahası içinde başladığı, boşaltma limanı stok sahasında bittiği, bu süre içinde oluşan hasardan davalının sorumlu olduğu, taşıyanın hasardan sorumlu olduğu ve aksi durumu davalının ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 22.187,95 TL'nin ödeme tarihi olan 18.07.2003 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalı asiller Maersk Sealand ve Auriga J'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ye yükseldiği, davacının yüklemenin doğru yapıldığını ispatlayacak bir delilinin bulunmadığı, konteynırın ısı muhafaza görevi dışında soğutma işlevinin bulunmadığı, «hasarın» «taşıyıcının» kusurundan kaynaklandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» istemine ilişkin olup, mahkemece «hasarın» «taşıyıcının» kusundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… a yükleten tarafından yüklendiği, malların önceden yükleyici tarafından ön soğutmaya tabi tutulmadığı, böylelikle oluşan nemin küf oluşumuna sebebiyet verebileceği, «taşıyanın» yük zararından sorumlu olduğunu gösteren bir olgu tespit edilemediği yönündeki belirlemelere itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de, gerek ekspertiz raporundan, ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:soğuk zincir · nakliyat emtia sigortası · rücuen alacak · müterafik kusur · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» istemine ilişkin olup, mahkemece «hasarın» «taşıyıcının» kusundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece, güç kesintilerin «müterafik kusur» teşkil edip etmediği tartışılmamıştır.
… ye yükseldiği, davacının yüklemenin doğru yapıldığını ispatlayacak bir delilinin bulunmadığı, konteynırın ısı muhafaza görevi dışında soğutma işlevinin bulunmadığı, «hasarın» «taşıyıcının» kusurundan kaynaklandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yine bilirkişi raporunda soğukta muhafaza edilmesi gereken gıdalarda ürünlerin sekiyatından tüketiciye sunumuna kadar ki aşamalarda «soğuk zincirin» hiçbir şekilde kesintiye uğramadan uygulanması gerektiği, konteynırın limana girdiği 28.05.2012 tarihinde bozulma eğilimine girdiği, aralardaki bu değişimlerin var olan küf oluşumuna hızlandırıcı etki yaptığı, sıcaklığın küflerin gelişmesinde en önemli etken olduğu hususları da belirtilmiştir.
-
Konişmentoyu acente sıfatıyla imzalayan gemi acentesine doğrudan dava açılamaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6431 E. 2023/1511 K.
Ortak:donatan · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavacı, «taşıyan» ve «donatana» karşı ayrı ayrı «husumet» yöneltmiş, ilk bilirkişi raporunda ve sonraki ek raporda «hasarın» meydana gelmesinde «taşıyanın sorumlu» olduğunun belirtildiği ve mahkemece bu raporlar doğrultusunda gerekçe oluşturulduğu halde, hüküm kısmında her iki davalının sorumluluğuna karar verilmiştir.
Bu durumda kararın gerekçesi ile hüküm kısmı çeliştiği gibi, «donatan» davalının hangi gerekçelerle sorumlu tutulduğu kararda tartışılmamıştır.
Benzer bu kararda… Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 440 paket, net ağırlığı 26.400,00 kg olan yeşil kahvenin Mersin limanından Doha limanına taşınmak ve gönderilene malın «teslim» edilmek üzere davalıya teslim edildiğini, 29.12.2017 tarih ve 963360212 numaralı «konşimento» uyarınca davalının «donatanı» olduğu Safmarine Nimba isimli gemiye malların yüklendiğini, davacı tarafından dava dışı gönderilene malların tesliminin yapıldığı düşüncesiyle satış bedelinin tahsili için başvurulduğunu, ancak davalı tarafından malın konşimentosuz şekilde dava dışı gönderilene teslim edildiğinin anlaşıldığını, bu nedenle malın bedeli olan 77.825,00 USD'nin gönderilenden tahsil edilemediğini, davalıya gönderilen «ihtarname» ile uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini, fakat sonuç alınamadığını, bu nedenle davalıya yönelik takip başlatıldığını, bu takibe davalının haksız olarak i …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşıma işinin dava dışı Maersk Line A/S tarafından üstlenildiğini, davalının dava konusu taşıma işinde «taşıyan», «donatan», işleten gibi sıfatlara haiz olmadığını, «konşimentonun» ön yüzünde ve imza hanesinde Maersk Line yazdığını, «tanımlar» kısmında taşıyanın Maersk Line olduğunun ifade edildiğini, «acentelik sözleşmesi» gereğince davalının dava dışı yabancı «taşıyıcı» olan Maersk Line'ın Türkiye genel acentesi olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalıya «izafeten husumet» yöneltilebileceğini, ayrıca milletler arası «yetki anlaşmasına» göre İngiliz Mahkemelerinin yetkili olduğunu, esas ilişkin ise nama yazılı bir «kıymetli evrak» olan konşimentoya göre taşıyanın, gönderilene konşimento aslını sormaksızın malları «teslim» etme hakkının olduğunu, davacının husumeti gönderilene yöneltmesinin gerektiğini, davalının tahliye limanı ile yaptığı görüşmede yükün alıcısının davacıya 66.000,00 USD ödeme yaptığının belirtildiğini, bakiyenin 11.825,00 USD olduğunu savunarak öncelikle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yetki ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşımanın «konişmento» tahtında Mersin Limanından Doha Limanına Safmarine Nimba gemisi ile yapıldığı, konişmentonun «taşıyıcı» firması olarak Maersk Line AS adına «acente» sıfatıyla Maersk Denizcilik A.Ş. tarafından imzalandığı, yüke ilişkin gümrük beyan formunda Maersk Denizcilik A.Ş.'nin acente olarak gösterildiği, «acentenin» «donatan» adına «navlun bedelini» tahsil etmesinin davalının «taşıyan sıfatını» haiz olduğunu kabule yeterli olmadığı, bu durumda davalının acente sıfatıyla hareket ettiğinin ve kendisine doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerektiği gerekçe …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:konişmento · taşıyan sıfatı · navlun
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşımanın «konişmento» tahtında Mersin Limanından Doha Limanına Safmarine Nimba gemisi ile yapıldığı, konişmentonun «taşıyıcı» firması olarak Maersk Line AS adına «acente» sıfatıyla Maersk Denizcilik A.Ş. tarafından imzalandığı, yüke ilişkin gümrük beyan formunda Maersk Denizcilik A.Ş.'nin acente olarak gösterildiği, «acentenin» «donatan» adına «navlun bedelini» tahsil etmesinin davalının «taşıyan sıfatını» haiz olduğunu kabule yeterli olmadığı, bu durumda davalının acente sıfatıyla hareket ettiğinin ve kendisine doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerektiği gerekçe …
… Sİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...Ş.'nin yabancı taşıma şirketi olan Maersk Line A/S'nin Türkiye'deki genel «acentesi» olduğu, bu nedenle dava konusu taşımaya ilişkin «konişmentonun» «acente» sıfatıyla davalı tarafından imzalanıp, yükleme limanı olan Mersin Limanındaki işlemlerin de davalı tarafından yerine getirildiği, malların Doha limanına taşınmasından sonra konişmento «ibraz» edilmeden alıcısına «teslim» edildiği, «taşıyıcı» firma yetkililerinin gönderdiği yazışmalardan anlaşıldığı üzere taşıyıcının bu durumu acente hatası olarak kabullendiği, ancak davalının yükleme limanı acentesi olması nedeniyle «gemi acenteliği» yönetmeliğine göre davalının şahsi kusurundan sözedilemeyeceği, taşıyıcının «kusur» ve sorumluluğundan kaynaklanan zarar nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi gereğince acenteye «husumet» yönetilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4699 E. 2013/20383 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · hasar · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavacı, «taşıyan» ve «donatana» karşı ayrı ayrı «husumet» yöneltmiş, ilk bilirkişi raporunda ve sonraki ek raporda «hasarın» meydana gelmesinde «taşıyanın sorumlu» olduğunun belirtildiği ve mahkemece bu raporlar doğrultusunda gerekçe oluşturulduğu halde, hüküm kısmında her iki davalının sorumluluğuna karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Maersk Sealand Şirketine «izafeten» Marmara Denizcilik A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu durumda kararın gerekçesi ile hüküm kısmı çeliştiği gibi, «donatan» davalının hangi gerekçelerle sorumlu tutulduğu kararda tartışılmamıştır.
Benzer bu karardaŞti olduğu dolayısıyla «izafeten» davalı gösterilen şirketin hem «taşıma sözleşmesine» aracılık yaptığı hem de boşaltma limanında fiilen «acentelik» görevini üstlendiği, bu nedenlerle davanın «donatana» izafeten davalıya yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği ve «donatanın sorumlu» olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen hasar bedelinin bilirkişiler tarafından da uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, «donatan» aleyhine açılan bu davada ona «izafeten» «acentesi» sıfatıyla LMB'nin gösterilmesi doğru olmayıp, davada ki taraf teşkilinin davacı yanın seçimine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesi olduğu bildirilen Botros Şirketi'ne «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde LMB'nin davalı donatanın acentesi olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi doğru olmamış, «izafeten husumet» yöneltilen «acente» vekilinin husumete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1-Davada «husumet» Herman Hesse Classica gemisi «donatanına» yöneltilmiş ve donatanın «acentesi» olarak gösterilen LMB Limited Şirketi de donatan acentesi olmadığını, konteyner acentesi olduğunu bu taşımayla ilgili olarak sadece konteyner acentesi olarak hareket ettiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:izafeten husumet · donatanın sorumluluğu · konşimento · acente · acentelik · taşıma sözleşmesi · tebligat
Benzer bu karardaBu durumda, «donatan» aleyhine açılan bu davada ona «izafeten» «acentesi» sıfatıyla LMB'nin gösterilmesi doğru olmayıp, davada ki taraf teşkilinin davacı yanın seçimine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesi olduğu bildirilen Botros Şirketi'ne «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde LMB'nin davalı donatanın acentesi olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi doğru olmamış, «izafeten husumet» yöneltilen «acente» vekilinin husumete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Şti olduğu dolayısıyla «izafeten» davalı gösterilen şirketin hem «taşıma sözleşmesine» aracılık yaptığı hem de boşaltma limanında fiilen «acentelik» görevini üstlendiği, bu nedenlerle davanın «donatana» izafeten davalıya yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği ve «donatanın sorumlu» olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda belirlenen hasar bedelinin bilirkişiler tarafından da uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mersin Liman Başkanlığı'nca mahkemeye gönderilen yazıda gerçekten de «donatan» «acentesinin» Botros olduğu ve sözkonusu gemiyle ilgili liman işlemlerinin bu «acente» aracılığıyla yapıldığı, LMB Limited'in ise konteyner acentesi olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,«konşimentonun» ön kısmında LMB Taşımacılık Turizm İnşaat Ticaret Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10615 E. , 2011/3470 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 05.05.2009 tarih ve 2005/529-2009/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı yaş hamur mayasının Mersin Limanından Cidde'ye gemi ile taşındığını, boşaltma limanında konteynerin içindeki paletlerin kırıldığı, paketlerine hasara uğradığı ve sıcaklığın 36 °F olması gerektiği halde mevcut ısının 37 °F, emtianın ısısısının ise 44,1 °F olduğunun tespit edildiğini, sigortalıya ödeme yapıldığını ve TTK 1361. maddesi gereği haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, 25.764 TL hasar tazminatının 18.07.2003 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, Mersin Mahkemelerinin yetkili olduğunu iddia ederek yetki itirazında bulunmuş, ayrıca hasarın taşımadan kaynaklanmadığını, zira konteyner gemiye yüklendiği sırada düştüğünü ve hasara uğradığını, sorumluluğun yükleyiciye ait olduğunu, müvekkilinin sadece taşımadan sorumlu olduğunu, emtianın müvekkili tarafından istiflenmediğini, konteyner düştükten sonra gerekli kontrolün yapldığını ve soğutucunun çalıştığı blidirildiği için müvekkilinin gemiye yüklemeyi kabul ettiğini, konteynerin düştüğünün ihbar edildiğini, yarım derecelik ısı farkının hasara neden olmayacağını savunarak davanın reddine, bu kabul edilmediği takdirde parça başına sorumluluk hükümlerine göre hesaplanacak meblağın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yetki itirazı reddedilerek, poliçeye göre yaş maya yükünün kontrollü sıcaklıkta taşıma kaydı olduğu, emtianın FCL, CY/CY esasına göre taşındığı, yani konteynerin yükleyici tarafından dolduruldup istiflendiği, konteynerin gemiye yükleme ve boşaltma işlemlerinin davalının faaliyet sahasında gerçekleştiği, emtianın 36 °F sıcaklıkta taşınması gerektiği halde boşaltma limanında yük sıcaklığının 44,1 °F olduğunun tespit edildiği, arada 8,1 °F derece farkının olduğu, ayrıca soğutma jurnaline göre sıcaklığın yolculuk boyunca farklılıklar gösterdiği, bu hususun bozulmayı hızlandırdığı, taşıyanın sorumluluğunun yükleme limanı stok sahası içinde başladığı, boşaltma limanı stok sahasında bittiği, bu süre içinde oluşan hasardan davalının sorumlu olduğu, taşıyanın hasardan sorumlu olduğu ve aksi durumu davalının ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 22.187,95 TL'nin ödeme tarihi olan 18.07.2003 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalı asiller Maersk Sealand ve Auriga J'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Maersk Sealand Şirketine izafeten Marmara Denizcilik A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, deniz taşımasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, taşıyan ve donatana karşı ayrı ayrı husumet yöneltmiş, ilk bilirkişi raporunda ve sonraki ek raporda hasarın meydana gelmesinde taşıyanın sorumlu olduğunun belirtildiği ve mahkemece bu raporlar doğrultusunda gerekçe oluşturulduğu halde, hüküm kısmında her iki davalının sorumluluğuna karar verilmiştir. Bu durumda kararın gerekçesi ile hüküm kısmı çeliştiği gibi, donatan davalının hangi gerekçelerle sorumlu tutulduğu kararda tartışılmamıştır. Mahkemece, Maersk Ravenna Gemisi Donatanı Auriga J aleyhine açılan davada delillerin tartışılıp değerledirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu davalı hakkında da kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı Maersk Ravenna Gemisi Donatanı Auriga J yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Maersk Sealand Şirketine izafeten Maersk Denizcilik A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Maersk Ravenna Gemisi Donatanı Auriga J'ye izafeten Maersk Denizcilik A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018180100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz