Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9791 E. 2011/12986 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
riziko↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, rizikonun dahili su baskını şeklinde gerçekleşmediği, ASKİ ye ait ana su borusunun patlaması sonucunda meydana geldiği, davalının hasardan sorumlu olduğu, davacı ... şirketinin ancak sigorta poliçesi kapsamında ödemesi gereken tutar için halef olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.485 TL’nın 20.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 28.03.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11152 E. 2011/3463 K.
Ortak:riziko · sigorta poliçesi · yasal faiz · dahili dava
İncelediğiniz karardaMahkemece, «rizikonun» «dahili» su baskını şeklinde gerçekleşmediği, ASKİ ye ait ana su borusunun patlaması sonucunda meydana geldiği, davalının hasardan sorumlu olduğu, davacı ... şirketinin ancak «sigorta poliçesi» kapsamında ödemesi gereken tutar için halef olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.485 TL’nın 20.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 28.03.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «rizikonun» «dahili» su baskını şeklinde gerçekleşmediği, ASKİ ye ait ana su borusunun patlaması sonucunda meydana geldiği, davalının hasardan sorumlu olduğu, davacı ... şirketinin ancak «sigorta poliçesi» kapsamında ödemesi gereken tutar için halef olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.485 TL’nın 20.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup alınan bilirkişi raporunda, toplam «hasar» tutarının (16.838) TL olduğu ve davacı ... şirketinin sigortalısına bu meblağı ödediği belirlenmekle birlikte hasarın sel ve su baskını klozu kapsamında gerçekleştiği ve poliçede bu kloz için «tenzili muafiyet» kararlaştırıldığı gerekçesiyle davacının «muafiyet tenzilinden» sonra ancak (9.485) TL için davalıya «rücu» edebileceği belirtilmiş ve mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de, dosya içinde mevcut İşyeri Sigorta Poliçesi ve Yangın Sigortası Genel Şartları incelendiğinde, somut olayın «dahili» su klozu kapsamında kaldığı ve dahili su klozunda hasar tazminatı muafiyet «kaydı» bulunmadığı anlaşıldığından, tazminattan muafiyet tenzili yapılması hatalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet tenzili · tenzili muafiyet · işyeri sigorta poliçesi · ibraname · işyeri sigortası · muafiyet · rücuen tazminat · rücu
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup alınan bilirkişi raporunda, toplam «hasar» tutarının (16.838) TL olduğu ve davacı ... şirketinin sigortalısına bu meblağı ödediği belirlenmekle birlikte hasarın sel ve su baskını klozu kapsamında gerçekleştiği ve poliçede bu kloz için «tenzili muafiyet» kararlaştırıldığı gerekçesiyle davacının «muafiyet tenzilinden» sonra ancak (9.485) TL için davalıya «rücu» edebileceği belirtilmiş ve mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de, dosya içinde mevcut İşyeri Sigorta Poliçesi ve Yangın Sigortası Genel Şartları incelendiğinde, somut olayın «dahili» su klozu kapsamında kaldığı ve dahili su klozunda hasar tazminatı muafiyet «kaydı» bulunmadığı anlaşıldığından, tazminattan muafiyet tenzili yapılması hatalıdır.
Öte yandan, kabule göre de dosya içinde mevcut «ibraname», içerik itibari ile «temlikname» niteliğinde olup dava dışı sigortalı, davalıya karşı haiz olduğu alacak talep ve dava hakkını davacı ... şirketine devrettiğinden yine «muafiyet» koşulu göz önüne alınmadan sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9791 E. , 2011/12986 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2009 gün ve 2008/110-2009/156 sayılı kararı bozan Daire’nin 28/03/2011 gün ve 2009/11152-2011/3463 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalı ile düzenlenen işyeri sigorta poliçesi ile sigortalının işyerinde bulunan emtia ve makinelerin sigortalandığını, davalı kuruma ait su borusunun patlaması sonucunda sigortalı işyerini su bastığını, sigortalının zararının giderildiğini ileri sürerek, 16.838 TL’nın sigortalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, rizikonun dahili su baskını şeklinde gerçekleşmediği, ASKİ ye ait ana su borusunun patlaması sonucunda meydana geldiği, davalının hasardan sorumlu olduğu, davacı ... şirketinin ancak sigorta poliçesi kapsamında ödemesi gereken tutar için halef olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.485 TL’nın 20.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 28.03.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033899300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz