Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3831 E. 2014/10469 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ceza zamanaşımı↗ bloke↗ dolandırıcılık↗ sebepsiz zenginleşme↗ havale↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece verilen karar sonucu davalının hesabına geçen havale tutarı üzerine bloke koyulmasına rağmen davacı tarafından hataen davalıya ödendiği, bunun üzerine davacı Banka tarafından yine mahkeme kararı üzerine havale miktarınca ayrı bir hesap açıldığı, dava konusu havale işlemi nedeniyle davalının hakkında dolandırıcılık suçundan açılan davada beraaat etmişse de aynı davada davalının kimlik kontrolü yapmadan kendini telefon'da Kenan olarak tanıtan aslında farklı birisi olan kişiye döviz sattığı ve basiretli bir tüccar gibi davranmadığı için bu paranın ceza davasında katılan olan H.. K..'a geri verilmesine karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.375,00 TL alacağın 03.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
Dava, sebepsiz yere ödenen paranın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/49-2010-384 E/K sayılı dosyasındaki belirlemelere itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak mahkemece hükme esas alınan ceza mahkemesi kararı, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nce yapılan temyiz incelenmesi sonucu, ceza zaman aşımının dolması nedeniyle ortadan kaldırılmıştır. Dosyada mevcut delillere göre, ceza davasına müşteki olarak katılan H.. K.. ve F.. G.., ceza davasında mahkum olan sanık H.. D..'dan mazot satın almış, satın aldıkları mazotun parası ise, H.. K.. tarafından, H.. D..'ın telefonda kendisini Kenan olarak olarak tanıttığı, davalı B.. Ç.. hesabına havale edilmiştir. […]. Ç.., aynı gün iş yerine gelen ve kendisini H.. K.. olarak tanıtan kişiye dosya içerisinde bulunan döviz satım belgesine göre 19.374,39 TL'lik döviz satmış ve bunun mukabilinde de davaya konu miktar döviz bedeli olarak hesabına havale edilmiştir.
Bu durumda, ceza mahkemesi kararı zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığına göre bu davada davalı B.. Ç.. sattığı döviz bedelini tahsil etmekle sebepsiz zenginleşmemiştir. Dava dışı H.. K.. dava dışı H.. D.. tarafından dolandırılmış ve para ödenmesine rağmen mazotu alamamıştır. Bu nedenle her ne kadar davacı Banka bu parayı hataen blokeyi kaldırması sebebiyle bir kez davalı B.. Ç..'a bir kez de zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırılan ceza mahkemesi kararına istinaden dava dışı Halil Kabasakal'a ödemişse de davalı bu davada sebepsiz zenginleşen konumunda olmadığından davacının davalıdan talepte bulunması mümkün olmayıp, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sebepsiz Zenginleşmeye Dayalı Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3318 E. 2023/4096 K.
Ortak:bloke · dolandırıcılık · sebepsiz zenginleşme · havale · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece verilen karar sonucu davalının hesabına geçen «havale» tutarı üzerine «bloke» koyulmasına rağmen davacı tarafından hataen davalıya ödendiği, bunun üzerine davacı Banka tarafından yine mahkeme kararı üzerine havale miktarınca ayrı bir hesap açıldığı, dava konusu havale işlemi nedeniyle davalının hakkında «dolandırıcılık» suçundan açılan davada beraaat etmişse de aynı davada davalının kimlik kontrolü yapmadan kendini telefon'da Kenan olarak tanıtan aslında farklı birisi olan kişiye …
Ç.. hesabına «havale» edilmiştir.
K.. olarak tanıtan kişiye dosya içerisinde bulunan döviz satım belgesine göre 19.374,39 TL'lik döviz satmış ve bunun mukabilinde de davaya konu miktar döviz bedeli olarak hesabına «havale» edilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, bankacılık hizmetinden kaynaklanan «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12136 E. 2014/13931 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme
İncelediğiniz karardaÇ.. sattığı döviz bedelini tahsil etmekle «sebepsiz zenginleşmemiştir».
Ç..'a bir kez de zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırılan ceza mahkemesi kararına istinaden dava dışı Halil Kabasakal'a ödemişse de davalı bu davada «sebepsiz zenginleşen» konumunda olmadığından davacının davalıdan talepte bulunması mümkün olmayıp, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı davada, davalının hesabına hataen para gönderdiğini bu nedenle davalının «sebepsiz zenginleştiğini» iddia etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmişse de, taraflar arasındaki uyuşmazlık «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklanıp 6102 sayılı TTK'nın 4/f. maddesi kapsamında «mutlak ticari» davalardan değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklandığı, bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın 4/f uyarınca «mutlak ticari» davalardan olup «görevli» mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmişse de, taraflar arasındaki uyuşmazlık «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklanıp 6102 sayılı TTK'nın 4/f. maddesi kapsamında «mutlak ticari» davalardan değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3625 E. 2013/19873 K.
Ortak:dolandırıcılık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece verilen karar sonucu davalının hesabına geçen «havale» tutarı üzerine «bloke» koyulmasına rağmen davacı tarafından hataen davalıya ödendiği, bunun üzerine davacı Banka tarafından yine mahkeme kararı üzerine havale miktarınca ayrı bir hesap açıldığı, dava konusu havale işlemi nedeniyle davalının hakkında «dolandırıcılık» suçundan açılan davada beraaat etmişse de aynı davada davalının kimlik kontrolü yapmadan kendini telefon'da Kenan olarak tanıtan aslında farklı birisi olan kişiye …
D.. tarafından «dolandırılmış» ve para ödenmesine rağmen mazotu alamamıştır.
Benzer bu karardaZaten davacı da, ceza yargılaması sırasında talimatla alınan ifadesinde, kimliği bilinmeyen ancak kendisini ... olarak tanıtan sanık ...tarafından «dolandırıldığını» iddia etmiştir.
Bu durumda, «dolandırılan» davacı olup davalı «taşıyıcı» sadece gönderenin bildirdiği adreste bulunan ve kendisini ... olarak tanıtan kişiye bilgisayarları «teslim» etmiş olduğundan sadece gönderenin talimatını yerine getirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · taşıyıcı · çek · hasar · teslim
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK.’nın 781/1-3 maddesi gereğince, «taşıyıcı» «ziya» ve «hasarın» kendi kusuruna dayanmayan sebepten veya gönderenin verdiği emir ve talimatın tatbikinden ileri geldiğini ispat edecek olursa mesuliyetten kurtulur.
Bu durumda, «dolandırılan» davacı olup davalı «taşıyıcı» sadece gönderenin bildirdiği adreste bulunan ve kendisini ... olarak tanıtan kişiye bilgisayarları «teslim» etmiş olduğundan sadece gönderenin talimatını yerine getirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve kısmen yararlanılan bilirkişi raporuna göre, davalı «taşıyıcının» oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 17.342,03 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, taşıma nedeniyle uğranılan zararın davalı «taşıyıcıdan» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalı taşıyıcının hiçbir kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmesine rağmen, mahkemece davalı taşıyıcının kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9269 E. 2013/23238 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · ek prim · husumet yokluğu · istirdat · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, fazla ödemenin şirket yetkilisinin kredi kartının hesabından çekildiği, fazla ödemenin iadesinin adı geçen yetkili tarafından istenebileceği gerekçesiyle, davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Dava, davalı ... tarafından yapılan fazla «prim» tahsilatlarının «istirdatı» için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin sigortalı konumunda olduğu poliçenin «prim» tahsilatlarının, poliçenin iptali öncesi ve sonrasında dava dışı şirket yetkilisinin kredi kartı hesabından yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3831 E. , 2014/10469 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MUĞLA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/09/2013
NUMARASI 2007/61-2013/587
Taraflar arasında görülen davada Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/09/2013 tarih ve 2007/61-2013/587 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili bankanın Muğla Şubesi nezdinde bulunan hesabına 02.09.2004 tarihinde H..K.. vekili F.. G.. D.. Şubesi tarafından 19.375 TL havale gönderildiğini, söz konusu havale yapıldıktan kısa bir süre sonra havale göndericisinin D.. Şubesi'ne başvurarak göndermiş olduğu havaleyi iptal ettirdiğini, Kocaeli Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'nce havale edilen miktarın bankada bloke edilmesi ve B.. Ç..'a ödenmemesi hususunda tedbir kararı verildiğini, anılan karara uygun olarak havale bedeli üzerine bloke konulduğunu ancak banka şubesinin 17.11.2004 tarihinde yeni bir bilgisayar sistemine geçmesi esnasında bloke işleminin sistem tarafından ortadan otomatik olarak kaldırıldığını, blokesiz kalan hesapta bulunan miktardan 26.11.2004 tarihinde 1.473.43 TL davalının bankaya bulunan kredi taksit borcuna mahsuben yine sistem tarafından otomatik olarak tahsil edildiğini, hesabın bakiyesi olan 17.900 TL'nin ise davalının 08.12.2004 tarihinde şubeye şahsen başvurması üzerine kendisine nakten ödendiğini, Kocaeli 3.
Asliye Ceza Mahkemesi'nce üzerinde tedbir bulunmasına rağmen hataen davalıya ödenmiş olan para için müvekkil banka şubesince aynı miktarda başka bir hesap açılmasının ve hesapta bulunan paranın yargılama sonucunda verilecek karara göre ödeneceğinin bildirildiğini, mahkeme kararına uygun olarak hesap açıldığını, bu durum karşısında davalının aldığı paranın hukuki bir dayanağının bulunmadığını ileri sürerek 19.375,00 TL'nin avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının döviz alım satımı ile uğraştığını, dava konusu havalenin dava dışı H..K..'a sattığı döviz karşılığı hesabına yatırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece verilen karar sonucu davalının hesabına geçen havale tutarı üzerine bloke koyulmasına rağmen davacı tarafından hataen davalıya ödendiği, bunun üzerine davacı Banka tarafından yine mahkeme kararı üzerine havale miktarınca ayrı bir hesap açıldığı, dava konusu havale işlemi nedeniyle davalının hakkında dolandırıcılık suçundan açılan davada beraaat etmişse de aynı davada davalının kimlik kontrolü yapmadan kendini telefon'da Kenan olarak tanıtan aslında farklı birisi olan kişiye döviz sattığı ve basiretli bir tüccar gibi davranmadığı için bu paranın ceza davasında katılan olan H.. K..'a geri verilmesine karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.375,00 TL alacağın 03.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
Dava, sebepsiz yere ödenen paranın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/49-2010-384 E/K sayılı dosyasındaki belirlemelere itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak mahkemece hükme esas alınan ceza mahkemesi kararı, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nce yapılan temyiz incelenmesi sonucu, ceza zaman aşımının dolması nedeniyle ortadan kaldırılmıştır. Dosyada mevcut delillere göre, ceza davasına müşteki olarak katılan H.. K.. ve F.. G.., ceza davasında mahkum olan sanık H.. D..'dan mazot satın almış, satın aldıkları mazotun parası ise, H.. K.. tarafından, H.. D..'ın telefonda kendisini Kenan olarak olarak tanıttığı, davalı B.. Ç.. hesabına havale edilmiştir.
[…]. Ç.., aynı gün iş yerine gelen ve kendisini H.. K.. olarak tanıtan kişiye dosya içerisinde bulunan döviz satım belgesine göre 19.374,39 TL'lik döviz satmış ve bunun mukabilinde de davaya konu miktar döviz bedeli olarak hesabına havale edilmiştir.
Bu durumda, ceza mahkemesi kararı zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığına göre bu davada davalı B.. Ç.. sattığı döviz bedelini tahsil etmekle sebepsiz zenginleşmemiştir. Dava dışı H.. K.. dava dışı H.. D.. tarafından dolandırılmış ve para ödenmesine rağmen mazotu alamamıştır. Bu nedenle her ne kadar davacı Banka bu parayı hataen blokeyi kaldırması sebebiyle bir kez davalı B.. Ç..'a bir kez de zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırılan ceza mahkemesi kararına istinaden dava dışı Halil Kabasakal'a ödemişse de davalı bu davada sebepsiz zenginleşen konumunda olmadığından davacının davalıdan talepte bulunması mümkün olmayıp, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101817500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz