Çek iptali | Çekin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15862 E. 2014/3480 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 757↗ çek iptali davası↗ zayi nedeniyle iptal↗ çek iptali↗ zayi↗ üçüncü kişi↗ hamil↗ keşideci↗ iptal davası↗ usulden reddi↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, HMK'nın 114/e. maddesinde "davacının dava takip yetkisine sahip olması" dava şartı olarak ön görüldüğü, dava takip yetkisinin HMK'nın 53/1. maddesinde "talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi" olarak tanımlandığı, 6102 sayılı TTK 757 vd maddelerine göre çek iptali davasını ancak hamilin açabileceği, kanunda keşideciye çek iptali davası açma hakkı tanınmadığı, davacı keşidecinin çek iptali talebi hakkında hüküm alabilme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Talep, çekin zayii nedeniyle iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde keşidecinin çek iptali talebi hakkında hüküm alabilme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava dilekçesinde, davacının dava konusu çeklerin keşidecisi olup olmadığı açıkca belirtilmediği gibi, davacı temyiz dilekçesinde de çekin hamili olduğunu, çek keşidecisinin dava dışı üçüncü kişi olduğunu ileri sürmüş olmakla, mahkemece, duruşma açılarak, çeklerin keşidecisinin kim olduğu hususu açıklattırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda açık bir beyan bulunmadan davacının keşideci olduğu kabul edilerek dosya üzerinden yapılan incelemeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5279 E. 2015/13539 K.
Ortak:usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, HMK'nın 114/e. maddesinde "davacının dava takip «yetkisine» sahip olması" dava şartı olarak ön görüldüğü, dava takip yetkisinin HMK'nın 53/1. maddesinde "talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi" olarak tanımlandığı, 6102 sayılı TTK 757 vd maddelerine göre «çek iptali» davasını ancak «hamilin» açabileceği, kanunda «keşideciye» «çek iptali davası» açma hakkı tanınmadığı, davacı keşidecinin çek iptali talebi hakkında hüküm alabilme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Talep, çekin «zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde «keşidecinin» «çek iptali» talebi hakkında hüküm alabilme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, dava dilekçesinde, davacının dava konusu çeklerin «keşidecisi» olup olmadığı açıkca belirtilmediği gibi, davacı temyiz dilekçesinde de çekin «hamili» olduğunu, «çek» keşidecisinin dava dışı «üçüncü kişi» olduğunu ileri sürmüş olmakla, mahkemece, duruşma açılarak, çeklerin keşidecisinin kim olduğu hususu açıklattırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda açık bir beyan bulunmadan davacının keşideci olduğu kabul edilerek dosya üzerinden yapılan incelemeyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «kesin» hükme ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan ... ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «kesin» hükme ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan ... ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6133 E. 2021/4044 K.
Ortak:usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, HMK'nın 114/e. maddesinde "davacının dava takip «yetkisine» sahip olması" dava şartı olarak ön görüldüğü, dava takip yetkisinin HMK'nın 53/1. maddesinde "talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi" olarak tanımlandığı, 6102 sayılı TTK 757 vd maddelerine göre «çek iptali» davasını ancak «hamilin» açabileceği, kanunda «keşideciye» «çek iptali davası» açma hakkı tanınmadığı, davacı keşidecinin çek iptali talebi hakkında hüküm alabilme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Talep, çekin «zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde «keşidecinin» «çek iptali» talebi hakkında hüküm alabilme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, dava dilekçesinde, davacının dava konusu çeklerin «keşidecisi» olup olmadığı açıkca belirtilmediği gibi, davacı temyiz dilekçesinde de çekin «hamili» olduğunu, «çek» keşidecisinin dava dışı «üçüncü kişi» olduğunu ileri sürmüş olmakla, mahkemece, duruşma açılarak, çeklerin keşidecisinin kim olduğu hususu açıklattırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda açık bir beyan bulunmadan davacının keşideci olduğu kabul edilerek dosya üzerinden yapılan incelemeyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davacı tarafça daha önce açılan davanın usulden reddedildiği, bu kararın kesinleşmediği ve halen «derdest» olduğu, dolayısıyla somut olayda aynı konuda açılmış bir davanın halen derdest olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «bonoya» dayalı alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, yazılı şekilde davanın «derdestlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · derdestlik · kesin süre · bono · kesin hüküm
Benzer bu karardaDosya arasında bulunan karar suretinden, mahkemece «derdestliğe» dayanak yapılan önceki davanın dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmadığından» bahisle dava şartı noksanlığından usulden reddedildiği anlaşılmaktadır.
HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesinde, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için mahkemece ilgili tarafa «kesin süre» verileceği düzenleme altına alınmıştır.
Dava, «bonoya» dayalı alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, yazılı şekilde davanın «derdestlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı tarafça daha önce açılan davanın usulden reddedildiği, bu kararın kesinleşmediği ve halen «derdest» olduğu, dolayısıyla somut olayda aynı konuda açılmış bir davanın halen derdest olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Kredi sözleşmesinden paranın iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5450 E. 2014/11807 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · bedel iadesi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile davacı arasındaki sözleşme hükümlerinde erken ödeme halinde «komisyon» adı altında bir kesinti yapılacağına dair hiçbir hüküm bulunmadığı, bankaların «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleneceğine ilişkin mevzuat hükümlerinin ise öncelikle sözleşmede «erken ödeme komisyonu» alınacağına ilişkin düzenleme bulunması koşuluna bağlı olması gerektiği, aksi halde sözleşmede düzenlenmeyen hususlarda bu şekilde bir belirleme hakkının bulunduğu sonucuna varılmasının yasal olmayacağı gerekçesiyle 6.992,85 TL'nin 09/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, «genel kredi sözleşmesi», banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesine» istinaden davacıdan alınan erken ödeme «bedelinin iadesi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 80. ve gerekse de 6098 sayılı TBK'nın 96. maddeleri gözetildiğinde, davalı bankanın erken ödeme halinde uygun bir «komisyon» alabileceğinin kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15862 E. , 2014/3480 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/08/2013
NUMARASI 2013/385-2013/401
Hasımsız olarak görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/08/2013 tarih ve 2013/385-2013/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, Garanti Bankası Merter Şubesi'ne ait olan ... numaralı 2 adet çekin kaybolması veya çalınması nedeniyle hamiline yazılı çeklerin hırsız tarafından bankadaki hesabından tahsil edilmesinin mümkün olduğunu ileri sürerek, çekin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, HMK'nın 114/e. maddesinde "davacının dava takip yetkisine sahip olması" dava şartı olarak ön görüldüğü, dava takip yetkisinin HMK'nın 53/1. maddesinde "talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi" olarak tanımlandığı, 6102 sayılı TTK 757 vd maddelerine göre çek iptali davasını ancak hamilin açabileceği, kanunda keşideciye çek iptali davası açma hakkı tanınmadığı, davacı keşidecinin çek iptali talebi hakkında hüküm alabilme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Talep, çekin zayii nedeniyle iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde keşidecinin çek iptali talebi hakkında hüküm alabilme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava dilekçesinde, davacının dava konusu çeklerin keşidecisi olup olmadığı açıkca belirtilmediği gibi, davacı temyiz dilekçesinde de çekin hamili olduğunu, çek keşidecisinin dava dışı üçüncü kişi olduğunu ileri sürmüş olmakla, mahkemece, duruşma açılarak, çeklerin keşidecisinin kim olduğu hususu açıklattırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda açık bir beyan bulunmadan davacının keşideci olduğu kabul edilerek dosya üzerinden yapılan incelemeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101803100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz