Kredi sözleşmesinden paranın iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5450 E. 2014/11807 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken ödeme komisyonu↗ bedel iadesi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile davacı arasındaki sözleşme hükümlerinde erken ödeme halinde komisyon adı altında bir kesinti yapılacağına dair hiçbir hüküm bulunmadığı, bankaların masrafların nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleneceğine ilişkin mevzuat hükümlerinin ise öncelikle sözleşmede erken ödeme komisyonu alınacağına ilişkin düzenleme bulunması koşuluna bağlı olması gerektiği, aksi halde sözleşmede düzenlenmeyen hususlarda bu şekilde bir belirleme hakkının bulunduğu sonucuna varılmasının yasal olmayacağı gerekçesiyle 6.992,85 TL'nin 09/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesine istinaden davacıdan alınan erken ödeme bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 80. ve gerekse de 6098 sayılı TBK'nın 96. maddeleri gözetildiğinde, davalı bankanın erken ödeme halinde uygun bir komisyon alabileceğinin kabulü gerekir. Bu itibarla mahkemece, genel kredi sözleşmesi, banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5670 E. 2012/13238 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · taşıma sözleşmesi · ticari defter · fatura · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu faturanın tarafların «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, davalı tarafça bu faturaya yasal süresinde itiraz edilmediği, davalının anılan döneme ilişkin 1.500,00 TL ödemesi tespit edildiğinden davacının vermiş olduğu servis hizmeti karşılığında davalıdan toplam 36.992,00 TL alacaklı olduğu, davalının «ibraz» ettiği diğer ödeme belgelerinin anılan «fatura» borcuna ilişkin olduğunun kanıtlanamadığı, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 36.992,00 TL «asıl alacak» yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
… den yapılan temyiz incelemesine gelince, dava taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın likit bulunmasına göre mahkemece, davacı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5450 E. , 2014/11807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ POLATLI 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 21/01/2014
NUMARASI 2012/125-2014/9
Taraflar arasında görülen davada Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/01/2014 tarih ve 2012/125-2014/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan araç için kullandığı taşıt kredisini vadesi gelmeden 17 ay önce erken ödeme yaparak kapattığını, davalı bankanın erken ödeme adı altında kapatılan kredinin %5'i oranındaki 6.992,85 TL'yi müvekkilinden aldığını, bu haksız kesintinin iadesi için talepte bulunulduğunu ancak davalı bankanın 09/11/2011 tarihli yazı ile bu meblağı iade etmeyeceğini müvekkiline bildirdiğini, davalı bankanın bu kesintisinin yasa ve yönetmeliğe aykırı olduğunu ileri sürerek 6.992,85 TL'nin kapatma tarihi olan 28/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile davacı arasındaki sözleşme hükümlerinde erken ödeme halinde komisyon adı altında bir kesinti yapılacağına dair hiçbir hüküm bulunmadığı, bankaların masrafların nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleneceğine ilişkin mevzuat hükümlerinin ise öncelikle sözleşmede erken ödeme komisyonu alınacağına ilişkin düzenleme bulunması koşuluna bağlı olması gerektiği, aksi halde sözleşmede düzenlenmeyen hususlarda bu şekilde bir belirleme hakkının bulunduğu sonucuna varılmasının yasal olmayacağı gerekçesiyle 6.992,85 TL'nin 09/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesine istinaden davacıdan alınan erken ödeme bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 80. ve gerekse de 6098 sayılı TBK'nın 96. maddeleri gözetildiğinde, davalı bankanın erken ödeme halinde uygun bir komisyon alabileceğinin kabulü gerekir. Bu itibarla mahkemece, genel kredi sözleşmesi, banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102069800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz