İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1952 E. 2014/10338 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asıl taşıyıcı↗ navlun faturası↗ alt taşıyıcı↗ cmr konvansiyonu↗ istifa↗ cmr↗ navlun↗ sözleşmenin feshi↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ taşıyıcı↗ kusur↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın Fransa taşımasına ilişkin olduğu, davalı tarafın İspanya taşımasına ilişkin savunmada bulunduğu, davalının söz konusu taşıma sözleşmesi nedeniyle edimini yerine getirmemesinden kaynaklanan sorunun tespiti için sunulması zorunlu taşıma sözleşmesi veya navlun faturasının sunulmadığı, bu nedenle bilirkişiler tarafından sorumluluğun ve zarar miktarının tespit edilemediği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, asıl taşıyıcı ile alt taşıyıcı arasındaki sözleşmenin feshi nedeniyle asıl taşıyıcının tazminat talebine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı edimini ifa ettiğini belirtmiş ise de, dosyaya sunduğu belgelerin İspanya taşımasına ilişkin olup dava konusu taşımayla alakası olmadığı benimsenen bilirkişi raporunda da ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre CMR'nin 23/5. maddesi uyarınca davacı tarafın davalı ile yaptığı taşıma sözleşmesi veya navlun faturasını sunması gerektiği, bu belgelerin sunulmadığı için sorumluluğun bilirkişilerce tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonunda taşıma sözleşmesinin kurulması ve feshi düzenlenmemiş olduğundan dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nun 96. maddesi uygulanması gerekmekte olup, somut olayda CMR'nin 23./5. maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. BK'nun 96. maddesi " Alacaklı hakkını kısmen veya tamamen istifa edemediği takdirde borçlu kendisine hiç bir kusurun isnat edilemiyeceğini ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur" hükmünü haizdir. Benimsenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dosyadaki CMR belgelerinde davalı taşıyıcı olarak görülmektedir. Davacı, yüklerin dava dışı fiili taşımayı yapan Transfer firmasının araçlarına aktarıldığına dair bir takım tutanaklar ibraz etmiş, yine bu firmanın 906 kap ve 50 kap emtiayı Fransa'ya nakli babında tır karnesi sunmuştur. Bu durumda, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nun 96. maddesi hükümleri dikkate alınarak, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden zararın tespiti hususunda rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11409 E. 2011/3836 K.
Ortak:navlun · taşıyıcı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… ve dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın Fransa taşımasına ilişkin olduğu, davalı tarafın İspanya taşımasına ilişkin savunmada bulunduğu, davalının söz konusu «taşıma sözleşmesi» nedeniyle edimini yerine getirmemesinden kaynaklanan sorunun tespiti için sunulması zorunlu taşıma sözleşmesi veya «navlun faturasının» sunulmadığı, bu nedenle bilirkişiler tarafından sorumluluğun ve zarar miktarının tespit edilemediği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddi …
Dava, «asıl taşıyıcı» ile «alt taşıyıcı» arasındaki «sözleşmenin feshi» nedeniyle asıl taşıyıcının tazminat talebine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre CMR'nin 23/5. maddesi uyarınca davacı tarafın davalı ile yaptığı «taşıma sözleşmesi» veya «navlun faturasını» sunması gerektiği, bu belgelerin sunulmadığı için sorumluluğun bilirkişilerce tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… iresince yapılan takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisindeki 23/01/2008 tarihli taşıma senedinde davalının gönderilen, davacının «taşıyıcı» sıfatında olduğu, davacının bu hukuki ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiği «navlun alacağının» tahsili için takip başlattığı, taşımanın İspanya-İzmir arasında yapılmasına göre uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 31/b maddesinde “Taşımacının yükü aldığı veya «teslim» yeri olarak gösterilen yerlerde dava açılabileceğinin” düzenlendiği, aynı şekilde HUMK’nun 10. maddesindeki davanın mukavelenin icra olunacağı yerde de açılabilece …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · yetkisizlik kararı · teslim
Benzer bu kararda… iresince yapılan takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisindeki 23/01/2008 tarihli taşıma senedinde davalının gönderilen, davacının «taşıyıcı» sıfatında olduğu, davacının bu hukuki ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiği «navlun alacağının» tahsili için takip başlattığı, taşımanın İspanya-İzmir arasında yapılmasına göre uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 31/b maddesinde “Taşımacının yükü aldığı veya «teslim» yeri olarak gösterilen yerlerde dava açılabileceğinin” düzenlendiği, aynı şekilde HUMK’nun 10. maddesindeki davanın mukavelenin icra olunacağı yerde de açılabilece …
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişkinin kabul edilmediği, borçlu davalının adresinin Ankara olduğu gerekçesiyle icra dairesinin «yetkisine» ilişkin itirazın kabulü ile yetkili icra dairesince yapılmış takip bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11525 E. 2010/2346 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
İncelediğiniz kararda… ve dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın Fransa taşımasına ilişkin olduğu, davalı tarafın İspanya taşımasına ilişkin savunmada bulunduğu, davalının söz konusu «taşıma sözleşmesi» nedeniyle edimini yerine getirmemesinden kaynaklanan sorunun tespiti için sunulması zorunlu taşıma sözleşmesi veya «navlun faturasının» sunulmadığı, bu nedenle bilirkişiler tarafından sorumluluğun ve zarar miktarının tespit edilemediği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddi …
Dava, «asıl taşıyıcı» ile «alt taşıyıcı» arasındaki «sözleşmenin feshi» nedeniyle asıl taşıyıcının tazminat talebine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre CMR'nin 23/5. maddesi uyarınca davacı tarafın davalı ile yaptığı «taşıma sözleşmesi» veya «navlun faturasını» sunması gerektiği, bu belgelerin sunulmadığı için sorumluluğun bilirkişilerce tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacak için başlattılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, «taşıma komisyoncusu» olan davalı ile «taşıyıcı» olan davacı arasında Fransa’dan İran’a taşıma konusunda sözleşme yapıldığı, bu nedenle davacının aracının İspanya’dan, Fransa’ya geldiği, ancak gönderici tarafından yüklemenin yapılmaması nedeniyle taşımanın gerçekleşmediği «uyuşmazlık konusu» değildir.
Kural olarak, taşımanın gerçekleşmemesi nedeniyle «taşıyıcının» uğramış olduğu zararı «taşıtandan» talep etme hakkı vardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma komisyoncusu · taşıtan · tasdik kararı · komisyon · uyuşmazlık konusu · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın davacıdan kaynaklanmayan nedenle iptal edildiği, dolayısıyla TTK’nın 777. maddesi hükmüne göre yapılan «masrafların» davalıdan istenmesinde haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 4.319 YTL üzerinden devamına, %40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, «taşıma komisyoncusu» olan davalı ile «taşıyıcı» olan davacı arasında Fransa’dan İran’a taşıma konusunda sözleşme yapıldığı, bu nedenle davacının aracının İspanya’dan, Fransa’ya geldiği, ancak gönderici tarafından yüklemenin yapılmaması nedeniyle taşımanın gerçekleşmediği «uyuşmazlık konusu» değildir.
… ilirkişi veya heyetinden rapor alınarak, davalı savunmasının da gözönüne alınmak suretiyle İspanya’da bulunan davacının aracının Fransa’ya gelmesi nedeniyle yaptığı «masrafın» ne olduğunun ve aracın Türkiye’ye boş gelip gelmediğinin belirlenerek oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı kapanış «tasdiki» olmayan davacı «defterlerindeki» kayıtlar esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Uyuşmazlık, taşımanın gerçekleşmemesi nedeniyle davacının yaptığını iddia ettiği «masrafların» miktarı ve bu masraflardan davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5076 E. 2017/7232 K.
Ortak:navlun · taşıyıcı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… ve dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın Fransa taşımasına ilişkin olduğu, davalı tarafın İspanya taşımasına ilişkin savunmada bulunduğu, davalının söz konusu «taşıma sözleşmesi» nedeniyle edimini yerine getirmemesinden kaynaklanan sorunun tespiti için sunulması zorunlu taşıma sözleşmesi veya «navlun faturasının» sunulmadığı, bu nedenle bilirkişiler tarafından sorumluluğun ve zarar miktarının tespit edilemediği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddi …
Dava, «asıl taşıyıcı» ile «alt taşıyıcı» arasındaki «sözleşmenin feshi» nedeniyle asıl taşıyıcının tazminat talebine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre CMR'nin 23/5. maddesi uyarınca davacı tarafın davalı ile yaptığı «taşıma sözleşmesi» veya «navlun faturasını» sunması gerektiği, bu belgelerin sunulmadığı için sorumluluğun bilirkişilerce tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «navlun» ücretini ödemediği halde alacak iddia eden tarafın talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının CMR’nin 23/5. maddesi uyarınca taşıma ücreti ile «sınırlı sorumlu» olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de CMR’nin 29. maddesi uyarınca «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını yitirmesine ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sınırlı sorumluluk · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davalının CMR’nin 23/5. maddesi uyarınca taşıma ücreti ile «sınırlı sorumlu» olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de CMR’nin 29. maddesi uyarınca «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını yitirmesine ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Dava, CMR taşımasına konu emtianın zamanında «teslim» edilmemesi sebebiyle ödenen reklamasyon bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/705 E. 2012/10606 K.
Ortak:navlun · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
İncelediğiniz kararda… ve dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın Fransa taşımasına ilişkin olduğu, davalı tarafın İspanya taşımasına ilişkin savunmada bulunduğu, davalının söz konusu «taşıma sözleşmesi» nedeniyle edimini yerine getirmemesinden kaynaklanan sorunun tespiti için sunulması zorunlu taşıma sözleşmesi veya «navlun faturasının» sunulmadığı, bu nedenle bilirkişiler tarafından sorumluluğun ve zarar miktarının tespit edilemediği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddi …
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre CMR'nin 23/5. maddesi uyarınca davacı tarafın davalı ile yaptığı «taşıma sözleşmesi» veya «navlun faturasını» sunması gerektiği, bu belgelerin sunulmadığı için sorumluluğun bilirkişilerce tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «asıl taşıyıcı» ile «alt taşıyıcı» arasındaki «sözleşmenin feshi» nedeniyle asıl taşıyıcının tazminat talebine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «navlun alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, «navlun alacağına» konu taşımaların Türkiye'den Fransa'ya yapılması nedeniyle uyuşmazlığa Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyat Mukavelesi (CMR) hükümlerinin uygulanması gerekir.
Bu dava ile «navlun alacağının» tahsili istendiğine göre, bir yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu sonucuna ulaşılacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · zamanaşımı başlangıcı · hasar · zamanaşımı · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaCMR 32. maddesi üç ayrı durum için üç ayrı «zamanaşımı başlangıç» anı tesbit etmiştir: Kısmi kayıp, «hasar» ve gecikme durumunda, zamanaşımı «teslim» tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.
Görüldüğü gibi, kayıp, «hasar» ve gecikme durumunda «zamanaşımının başlangıcı» için «teslim» anı veya malların teslim edilmesi gereken an esas alınmıştır.
Bu dava ile «navlun alacağının» tahsili istendiğine göre, bir yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu sonucuna ulaşılacaktır.
Mahkemece 49 adet CMR belgesinin 31.01.2009 ile 26.01.2010 tarihleri arasında düzenlendiği, icra takibinin ise 22.03.2011 tarihinde yapıldığı, en «son» taşıma işlemi olan 26.01.2010 tarihi itibariyle 1 yıl 1 ay 24 gün geçtiğinden bahisle «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1952 E. , 2014/10338 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 12. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 08/10/2013
NUMARASI 2010/1137-2013/603
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 tarih ve 2010/1137-2013/603 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketin araçlarını kiralayarak yurt dışına yük gönderilmesi konusunda anlaştığını, ancak davalının malları yüklü vaziyette beklettiğini, yük sahibinin zarara uğramaması için müvekkilinin yüklerin, güzergah değiştirmek suretiyle ekspres bir şekilde, Fransa'daki teslimini gerçekleştirdiğini, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin elleçleme, garaj ücreti, gümrük cezası, yurt dışı güzergah farkı, ekspres farkı, yurt içi ara nakliye ücreti gibi çeşitli masraflar yaptığını, bu masrafların tahsili için düzenlediği faturanın davalı tarafça ödenmediğini, yapılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yüklerin gönderilmesi işinin müvekkili tarafından ayıptan ari bir şekilde yerine getirildiğini, yapılan bu iş karşılığı düzenlenen navlun faturasının icra takibine rağmen davacı tarafça ödenmediğini, bu nedenle müvekkilinin itirazın iptali davası açtığını, navlun ücretine ilişkin bu davanın bekletici mesele sayılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın Fransa taşımasına ilişkin olduğu, davalı tarafın İspanya taşımasına ilişkin savunmada bulunduğu, davalının söz konusu taşıma sözleşmesi nedeniyle edimini yerine getirmemesinden kaynaklanan sorunun tespiti için sunulması zorunlu taşıma sözleşmesi veya navlun faturasının sunulmadığı, bu nedenle bilirkişiler tarafından sorumluluğun ve zarar miktarının tespit edilemediği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, asıl taşıyıcı ile alt taşıyıcı arasındaki sözleşmenin feshi nedeniyle asıl taşıyıcının tazminat talebine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı edimini ifa ettiğini belirtmiş ise de, dosyaya sunduğu belgelerin İspanya taşımasına ilişkin olup dava konusu taşımayla alakası olmadığı benimsenen bilirkişi raporunda da ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre CMR'nin 23/5. maddesi uyarınca davacı tarafın davalı ile yaptığı taşıma sözleşmesi veya navlun faturasını sunması gerektiği, bu belgelerin sunulmadığı için sorumluluğun bilirkişilerce tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonunda taşıma sözleşmesinin kurulması ve feshi düzenlenmemiş olduğundan dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nun 96. maddesi uygulanması gerekmekte olup, somut olayda CMR'nin 23./5.
maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. BK'nun 96. maddesi " Alacaklı hakkını kısmen veya tamamen istifa edemediği takdirde borçlu kendisine hiç bir kusurun isnat edilemiyeceğini ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur" hükmünü haizdir. Benimsenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dosyadaki CMR belgelerinde davalı taşıyıcı olarak görülmektedir. Davacı, yüklerin dava dışı fiili taşımayı yapan Transfer firmasının araçlarına aktarıldığına dair bir takım tutanaklar ibraz etmiş, yine bu firmanın 906 kap ve 50 kap emtiayı Fransa'ya nakli babında tır karnesi sunmuştur. Bu durumda, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nun 96. maddesi hükümleri dikkate alınarak, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden zararın tespiti hususunda rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101798700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz