İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11409 E. 2011/3836 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkiye itiraz↗ icra dairesinin yetkisine itiraz↗ yetkisizlik itirazı↗ navlun alacağı↗ cmr konvansiyonu↗ cmr↗ navlun↗ taşıyıcı↗ yetkisizlik kararı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişkinin kabul edilmediği, borçlu davalının adresinin Ankara olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın kabulü ile yetkili icra dairesince yapılmış takip bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, akdi ilişkinin kabul edilmediğinden ve borçlunun adresinin Ankara olduğundan bahisle yetkiye ilişkin itirazın kabulüne ve yetkili icra dairesince yapılan takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisindeki 23/01/2008 tarihli taşıma senedinde davalının gönderilen, davacının taşıyıcı sıfatında olduğu, davacının bu hukuki ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiği navlun alacağının tahsili için takip başlattığı, taşımanın İspanya-İzmir arasında yapılmasına göre uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 31/b maddesinde “Taşımacının yükü aldığı veya teslim yeri olarak gösterilen yerlerde dava açılabileceğinin” düzenlendiği, aynı şekilde HUMK’nun 10. maddesindeki davanın mukavelenin icra olunacağı yerde de açılabileceği şeklindeki hükme göre, teslim yeri olan İzmir mahkemelerinde dava açılabileceği ve icra takibi yapılabileceği gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15452 E. 2016/369 K.
Ortak:navlun alacağı · navlun · yetkisizlik kararı · teslim
İncelediğiniz kararda… iresince yapılan takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisindeki 23/01/2008 tarihli taşıma senedinde davalının gönderilen, davacının «taşıyıcı» sıfatında olduğu, davacının bu hukuki ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiği «navlun alacağının» tahsili için takip başlattığı, taşımanın İspanya-İzmir arasında yapılmasına göre uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 31/b maddesinde “Taşımacının yükü aldığı veya «teslim» yeri olarak gösterilen yerlerde dava açılabileceğinin” düzenlendiği, aynı şekilde HUMK’nun 10. maddesindeki davanın mukavelenin icra olunacağı yerde de açılabilece …
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişkinin kabul edilmediği, borçlu davalının adresinin Ankara olduğu gerekçesiyle icra dairesinin «yetkisine» ilişkin itirazın kabulü ile yetkili icra dairesince yapılmış takip bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Her ne kadar dava konusu alacağın «sebebini» teşkil eden taşıma ilişkisi CMR hükümlerine tabi ise de CMR Konvansiyonu'nda «navlun alacağına» ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu yöne ilişkin ihtilaflarda iç hukuk kuralları uygulanmalıdır.
Taraflar arasındaki taşıma ilişkisi sabit görüldüğünden bu taşıma ilişkisinden kaynaklı «navlun alacağının» tahsili hususunda hangi yer mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu yukarıda açıklandığı üzere iç hukuk kuralları uyarınca belirlenecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · navlun bedeli · borca itiraz · şirket merkezi mahkemesi · sözleşmeden doğan dava · taşıma sözleşmesi · ifa · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Dava «navlun alacağının» tahsili istemine ilişkin olup navlun alacağı «para borcu» olması hasebiyle 818 sayılı BK'nın 73. maddesi gereğince alacaklının «ifa» zamanında mukim bulunduğu yerde ödenmelidir.
HMK'nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmeden doğan» davalarda sözleşmenin «ifa» yerinde de dava ve takip yapılabileceği gözetildiğinde davacının merkezinin bulunduğu ....
Dava, karayoluyla CMR hükümlerine tabi taşımadan kaynaklı «navlun bedelinin» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5292 E. 2011/16086 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… iresince yapılan takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisindeki 23/01/2008 tarihli taşıma senedinde davalının gönderilen, davacının «taşıyıcı» sıfatında olduğu, davacının bu hukuki ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiği «navlun alacağının» tahsili için takip başlattığı, taşımanın İspanya-İzmir arasında yapılmasına göre uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 31/b maddesinde “Taşımacının yükü aldığı veya «teslim» yeri olarak gösterilen yerlerde dava açılabileceğinin” düzenlendiği, aynı şekilde HUMK’nun 10. maddesindeki davanın mukavelenin icra olunacağı yerde de açılabilece …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile CMR 32/1-b maddesine göre taşımacının yükü aldığı yerde dava açabileceği, bu suretten mahkemenin yetkili olduğu, emtianın 18.08.2008 tarihinde varış yerine «teslim» edildiği, kısmi «hasar» söz konusu olduğunda 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin 18.08.2009 tarihinde sona erdiği, davanın 19.08.2009 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yine, aynı Konvansiyonun 32/1-a maddesine göre «zamanaşımı»; kısmi kayıp, «hasar» veya gecikmelerde «teslim» etme tarihinden itibaren başlar ve aynı maddenin 1/«son» fıkrasına göre zamanaşımının işlemeye başladığı gün hesaba «dahil» edilemez.
Somut olayda «hasar» gören yükün «teslim tarihi» 18.08.2008 olup yukarıda açıklanan kurallar gereğince «zamanaşımı» süresi 19.08.2008 tarihinde başlamış ve görülmekte olan dava ise 19.08.2009 tarihinde harcın yatırılması suretiyle açılmış olduğuna göre, davanın zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · taşıma sözleşmesi · hasar · dahili dava · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaYine, aynı Konvansiyonun 32/1-a maddesine göre «zamanaşımı»; kısmi kayıp, «hasar» veya gecikmelerde «teslim» etme tarihinden itibaren başlar ve aynı maddenin 1/«son» fıkrasına göre zamanaşımının işlemeye başladığı gün hesaba «dahil» edilemez.
Somut olayda «hasar» gören yükün «teslim tarihi» 18.08.2008 olup yukarıda açıklanan kurallar gereğince «zamanaşımı» süresi 19.08.2008 tarihinde başlamış ve görülmekte olan dava ise 19.08.2009 tarihinde harcın yatırılması suretiyle açılmış olduğuna göre, davanın zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile CMR 32/1-b maddesine göre taşımacının yükü aldığı yerde dava açabileceği, bu suretten mahkemenin yetkili olduğu, emtianın 18.08.2008 tarihinde varış yerine «teslim» edildiği, kısmi «hasar» söz konusu olduğunda 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin 18.08.2009 tarihinde sona erdiği, davanın 19.08.2009 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu'na tabii «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11409 E. , 2011/3836 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/369-2008/658 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan navlun alacağına ilişkin fatura bedelinin tahsili için İzmir’de başlatılan icra takibinin davalının yetkiye, borca ve faize itirazıyla durduğunu, BK.
73. madde gereğince ve akdin ifa yerinin İzmir olması nedeniyle İzmir Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin adresinin Ankara olması nedeniyle Ankara İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile herhangi bir ticari ve hukuki ilişkisinin bulunmadığını, takipten önce veya ödeme emri ekinde faturanın kendilerine tebliğ edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişkinin kabul edilmediği, borçlu davalının adresinin Ankara olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın kabulü ile yetkili icra dairesince yapılmış takip bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, akdi ilişkinin kabul edilmediğinden ve borçlunun adresinin Ankara olduğundan bahisle yetkiye ilişkin itirazın kabulüne ve yetkili icra dairesince yapılan takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisindeki 23/01/2008 tarihli taşıma senedinde davalının gönderilen, davacının taşıyıcı sıfatında olduğu, davacının bu hukuki ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiği navlun alacağının tahsili için takip başlattığı, taşımanın İspanya-İzmir arasında yapılmasına göre uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 31/b maddesinde “Taşımacının yükü aldığı veya teslim yeri olarak gösterilen yerlerde dava açılabileceğinin” düzenlendiği, aynı şekilde HUMK’nun 10. maddesindeki davanın mukavelenin icra olunacağı yerde de açılabileceği şeklindeki hükme göre, teslim yeri olan İzmir mahkemelerinde dava açılabileceği ve icra takibi yapılabileceği gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018972300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz