Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15716 E. 2014/7100 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tekel hakkı↗ tescilsiz tasarım↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, marka olarak tescil ettirilen 2, 3 ve 4 şerit şekil markalarına mutlak tekel hakkının verilmesinin, rekabet hakkını açıkça ihlal edeceği, davacının da bu markalarını A. kelime markasıyla birlikte kullanıp tek başına kullanmadığı, bu durumun şerit markalarının tek başına kullanılmasının ayırt ediciliği sağlamayacağını açıkça gösterdiği, şerit şekillerinin tek başına bir kişinin tekeline verilmesinin hukuken doğru görünmediği, dolayısıyla marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için taraf markalarının kullanılmış olduğu işaretlerle birlikte bir bütün olarak karşılaştırılması gerektiği, bunun aksinin, marka sahipliğinden doğan tekel hakkının aşırı korunması, güvence altına alınan rekabet hakkının ise haksız olarak ihlali sonucunu doğuracağı, diğer bir ifadeyle rekabet hakkı ile fikri mülkiyet hakkı arasındaki dengenin kurulmasının gerekli ve zorunlu olduğu, bu durumlar dikkate alındığında davalı tarafın ürünlerinde kullanmış olduğu marka ve şekillerin, ortalama tüketici bakımından, davacının çizgi markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve aynı veya bağlı teşebbüsten geldiği zannını uyandırmayacağı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı KHK.'nın 1 ve 6. maddeleri uyarınca tescilli markaların korunması esas olup, somut uyuşmazlıkta davacılara ait şerit işaretlerinin korunmasının rekabet hakkını ihlal edeceğine dair mahkemece yapılan değerlendirmeler isabetli olmamakla birlikte, dava konusu ürünler üzerindeki işaretlerin spor ayakkabılara özgü süsleme mahiyetindeki çizgilerden ibaret olması ve markasal bir kullanım niteliğinin bulunmaması karşısında, davalıların fiillerinin davacıların marka hakkına tecavüz oluşturmaması nedeniyle, anılan değerlendirmenin neticeye müessir bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.
Yukarıda açıklandığı üzere davalıların fiillerinin davacıların marka hakkına tecavüz oluşturmadığına dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik yoksa da, davacıların ürettiği spor ayakkabıların ürün modellerinin de davalılar tarafından taklit edilmek suretiyle haksız rekabette bulunulduğuna, diğer bir deyişle davalıların davacı tarafın tescilsiz tasarımlarına tecavüzde bulunduğuna dair davacı iddiasına ilişkin olarak mahkemenin inceleme ve değerlendirmesi hüküm kurulması için yeterli değildir.
Zira mahkemenin bu hususta görüşüne başvurduğu 15.09.2010 tarihli asıl ve 15.12.2010 tarihli ek bilirkişi raporunda ve özellikle 08.09.2011 tarihli asıl ve 22.05.2012 tarihli ek bilirkişi raporlarında, davacıların ürettiği tescilsiz tasarımlara konu ürünler bakımından, davalıların ürettiği spor ayakkabısı modellerinin hangilerinin haksız rekabet oluşturduğu, tek tek ürünlerin karşılaştırılması suretiyle açıklandığı ve ürünler arasında iltibas oluşturacak derecede benzerlik bulunduğu bildirildiği halde, mahkemece bu mütalaaya itibar edilmeme nedenleri karar yerinde belirtilmeksizin, duruşmadaki gözlemlere dayalı olarak ve esasen özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konuda değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2871 E. 2017/1592 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, marka olarak tescil ettirilen 2, 3 ve 4 şerit şekil markalarına mutlak «tekel hakkının» verilmesinin, rekabet hakkını açıkça ihlal edeceği, davacının da bu markalarını A. kelime markasıyla birlikte kullanıp tek başına kullanmadığı, bu durumun şerit markalarının tek başına kullanılmasının «ayırt ediciliği» sağlamayacağını açıkça gösterdiği, şerit şekillerinin tek başına bir kişinin tekeline verilmesinin hukuken doğru görünmediği, dolayısıyla «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için taraf markalarının kullanılmış olduğu işaretlerle birlikte bir bütün olarak karşılaştırılması gerektiği, bunun aksinin, marka sahipliğinden doğan tekel hakkının aşırı korunması, güvence altına alınan rekabet hakkının ise haksız olarak ihlali sonucunu doğuracağı, diğer bir ifadeyle rekabet hakkı ile fikri mülkiyet hakkı arasındaki dengenin kurulmasının gerekli ve zorunlu olduğu, bu durumlar dikkate alındığında davalı tarafın ürünlerinde kullanmış olduğu marka ve şekillerin, «ortalama tüketici» bakımından, davacının çizgi markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve aynı veya bağlı teşebbüsten geldiği zannını uyandırmayacağı sonucuna varıldığı ge …
2- Ancak dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Yukarıda açıklandığı üzere davalıların fiillerinin davacıların «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığına dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik yoksa da, davacıların ürettiği spor ayakkabıların ürün modellerinin de davalılar tarafından taklit edilmek suretiyle «haksız rekabette» bulunulduğuna, diğer bir deyişle davalıların davacı tarafın «tescilsiz tasarımlarına» tecavüzde bulunduğuna dair davacı iddiasına ilişkin olarak mahkemenin inceleme ve değerlendirmesi hüküm kurulması için yeterli değildir.
Benzer bu karardaDavacı, kendisi adına tescilli tanınmış marka niteliğindeki yan şerit markasının ayırt edilemeyecek-«iltibasa» sebep olacak derecede benzerinin davalılar tarafından kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… scil kapsamında kalan spor ayakkabılar üzerinde karıştırılma ihtimaline yol açacak şekilde benzeri kullanılmak suretiyle ürünlerin pazarlandığı ve böylece davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de, davalıya ait spor ayakkabılar üzerinde kullanılan işaretin dalga biçiminde ve ortasında da boşluk olacak şekilde yeteri kadar özgün bir işaret olduğu ve «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ayrıca bu işaretin kullanıldığı spor ayakkabılar üzerinde davalının kendi markasının da yer aldığı, bu haliyle «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde 556 sayılı KHK'nın 9/1-b ve c maddeleri anlamında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceği, keza tanınmış markadan doğan hakların da ihlal edi …
… . ayakkabı tarafından kullanımının ve ... ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasını, ... markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların ... markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu kararda… . ayakkabı tarafından kullanımının ve ... ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasını, ... markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların ... markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3731 E. 2019/3151 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan
İncelediğiniz kararda2- Ancak dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, marka olarak tescil ettirilen 2, 3 ve 4 şerit şekil markalarına mutlak «tekel hakkının» verilmesinin, rekabet hakkını açıkça ihlal edeceği, davacının da bu markalarını A. kelime markasıyla birlikte kullanıp tek başına kullanmadığı, bu durumun şerit markalarının tek başına kullanılmasının «ayırt ediciliği» sağlamayacağını açıkça gösterdiği, şerit şekillerinin tek başına bir kişinin tekeline verilmesinin hukuken doğru görünmediği, dolayısıyla «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için taraf markalarının kullanılmış olduğu işaretlerle birlikte bir bütün olarak karşılaştırılması gerektiği, bunun aksinin, marka sahipliğinden doğan tekel hakkının aşırı korunması, güvence altına alınan rekabet hakkının ise haksız olarak ihlali sonucunu doğuracağı, diğer bir ifadeyle rekabet hakkı ile fikri mülkiyet hakkı arasındaki dengenin kurulmasının gerekli ve zorunlu olduğu, bu durumlar dikkate alındığında davalı tarafın ürünlerinde kullanmış olduğu marka ve şekillerin, «ortalama tüketici» bakımından, davacının çizgi markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve aynı veya bağlı teşebbüsten geldiği zannını uyandırmayacağı sonucuna varıldığı ge …
… r ayakkabılara özgü süsleme mahiyetindeki çizgilerden ibaret olması ve markasal bir kullanım niteliğinin bulunmaması karşısında, davalıların fiillerinin davacıların «marka hakkına tecavüz» oluşturmaması nedeniyle, anılan değerlendirmenin neticeye müessir bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeye …
Benzer bu kararda… ı tarafından kullanımının ve Ensar ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasının, Wanderfol markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların Wanderfol markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu kararda… ı tarafından kullanımının ve Ensar ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasının, Wanderfol markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların Wanderfol markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12795 E. 2015/3512 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, marka olarak tescil ettirilen 2, 3 ve 4 şerit şekil markalarına mutlak «tekel hakkının» verilmesinin, rekabet hakkını açıkça ihlal edeceği, davacının da bu markalarını A. kelime markasıyla birlikte kullanıp tek başına kullanmadığı, bu durumun şerit markalarının tek başına kullanılmasının «ayırt ediciliği» sağlamayacağını açıkça gösterdiği, şerit şekillerinin tek başına bir kişinin tekeline verilmesinin hukuken doğru görünmediği, dolayısıyla «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için taraf markalarının kullanılmış olduğu işaretlerle birlikte bir bütün olarak karşılaştırılması gerektiği, bunun aksinin, marka sahipliğinden doğan tekel hakkının aşırı korunması, güvence altına alınan rekabet hakkının ise haksız olarak ihlali sonucunu doğuracağı, diğer bir ifadeyle rekabet hakkı ile fikri mülkiyet hakkı arasındaki dengenin kurulmasının gerekli ve zorunlu olduğu, bu durumlar dikkate alındığında davalı tarafın ürünlerinde kullanmış olduğu marka ve şekillerin, «ortalama tüketici» bakımından, davacının çizgi markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve aynı veya bağlı teşebbüsten geldiği zannını uyandırmayacağı sonucuna varıldığı ge …
… r ayakkabılara özgü süsleme mahiyetindeki çizgilerden ibaret olması ve markasal bir kullanım niteliğinin bulunmaması karşısında, davalıların fiillerinin davacıların «marka hakkına tecavüz» oluşturmaması nedeniyle, anılan değerlendirmenin neticeye müessir bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeye …
2- Ancak dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ait MP Laporta 1, 2, 3 ürünlerinde tecavüz edildiği iddiası üzerinde de durularak davalı kullanımlarının tescilli markalarının kapsamı içerisinde kalmaması halinde «marka hakkına tecavüzün» varlığı kabul edilerek hüküm tesisi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi ve Dairemizcede davalı kullanımının süsleme mahiyetinde kabul edilmesi suretiy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Tasarım Tescil Belgesinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18637 E. 2014/7421 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, marka olarak tescil ettirilen 2, 3 ve 4 şerit şekil markalarına mutlak «tekel hakkının» verilmesinin, rekabet hakkını açıkça ihlal edeceği, davacının da bu markalarını A. kelime markasıyla birlikte kullanıp tek başına kullanmadığı, bu durumun şerit markalarının tek başına kullanılmasının «ayırt ediciliği» sağlamayacağını açıkça gösterdiği, şerit şekillerinin tek başına bir kişinin tekeline verilmesinin hukuken doğru görünmediği, dolayısıyla «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için taraf markalarının kullanılmış olduğu işaretlerle birlikte bir bütün olarak karşılaştırılması gerektiği, bunun aksinin, marka sahipliğinden doğan tekel hakkının aşırı korunması, güvence altına alınan rekabet hakkının ise haksız olarak ihlali sonucunu doğuracağı, diğer bir ifadeyle rekabet hakkı ile fikri mülkiyet hakkı arasındaki dengenin kurulmasının gerekli ve zorunlu olduğu, bu durumlar dikkate alındığında davalı tarafın ürünlerinde kullanmış olduğu marka ve şekillerin, «ortalama tüketici» bakımından, davacının çizgi markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve aynı veya bağlı teşebbüsten geldiği zannını uyandırmayacağı sonucuna varıldığı ge …
2- Ancak dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Yukarıda açıklandığı üzere davalıların fiillerinin davacıların «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığına dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik yoksa da, davacıların ürettiği spor ayakkabıların ürün modellerinin de davalılar tarafından taklit edilmek suretiyle «haksız rekabette» bulunulduğuna, diğer bir deyişle davalıların davacı tarafın «tescilsiz tasarımlarına» tecavüzde bulunduğuna dair davacı iddiasına ilişkin olarak mahkemenin inceleme ve değerlendirmesi hüküm kurulması için yeterli değildir.
Benzer bu kararda2-Ancak, davalının tescilli markasını farklı bir şekilde kullanmasının davacı markaları ile «iltibas» oluşturduğu hususu dosyadaki bilirkişi raporlarında bildirilmiş ise de, mahkemece bu hususta açılmış «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» davası bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Oysa, dava dilekçesinde davalının tescilli markalarını «iltibas» oluşturacak şekilde kullanımı nedeniyle markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğundan bahisle tecavüzün önlenmesi talep edildiği gibi, yukarıda da belirtildiği üzere dosyaya sunulan deliller üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da «dava konusu» markaların tescil olunduğu şekilden farklı kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturacağı mütalaa edilmiştir.
… ının şekil markalarının, spor ayakkabısının yan kısmında büyük şekilde kullanımının, davacı tarafın tescilli tanınmış yan şerit marka ve logoları ile biçim yönünden «ortalama tüketici» nezdinde «iltibas» oluşturur şekilde benzerlik taşıdığı, ancak aynı şekil markasının ayakkabı üzerinde küçük şekilde kullanımının benzerlik taşımadığı, TPE nezdinde şekil ve logonun tescili boyuta göre yapılmadığından, davalının küçük şekilde kullanımının tesciline uygun kullanım olduğu, davalının büyük şekilde kullanımının ise bu «davanın konusu» olmayıp markaya tecavüz davasıyla incelenebileceğini gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · olumsuz oy
Benzer bu kararda… ının şekil markalarının, spor ayakkabısının yan kısmında büyük şekilde kullanımının, davacı tarafın tescilli tanınmış yan şerit marka ve logoları ile biçim yönünden «ortalama tüketici» nezdinde «iltibas» oluşturur şekilde benzerlik taşıdığı, ancak aynı şekil markasının ayakkabı üzerinde küçük şekilde kullanımının benzerlik taşımadığı, TPE nezdinde şekil ve logonun tescili boyuta göre yapılmadığından, davalının küçük şekilde kullanımının tesciline uygun kullanım olduğu, davalının büyük şekilde kullanımının ise bu «davanın konusu» olmayıp markaya tecavüz davasıyla incelenebileceğini gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir.
… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «dava konusu» hükümsüzlüğü istenen 2008/26494 ve 2008/55381 sayılı markaların davacı adına tescilli markalarla «iltibas» yaratacak derecede benzer olmadıklarının belirlenmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Oysa, dava dilekçesinde davalının tescilli markalarını «iltibas» oluşturacak şekilde kullanımı nedeniyle markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğundan bahisle tecavüzün önlenmesi talep edildiği gibi, yukarıda da belirtildiği üzere dosyaya sunulan deliller üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da «dava konusu» markaların tescil olunduğu şekilden farklı kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturacağı mütalaa edilmiştir.
Bu durumda, aynı zamanda tescilli markanın tescil edildiği halinden farklı kullanılmasının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu iddiasıyla 556 sayılı KHK'nin 9. ve 61. maddelerine dayalı bir uyuşmazlık bulunduğu da dikkate alınarak bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken marka hakkına tecavüze yönelik bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15546 E. 2013/11612 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · maddi tazminat · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda3- Haklarında «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilen ve kendilerini vekille «temsil» ettiren davalılar yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Dış Ticaret A.Ş.'nin tecavüzde bulunduğunun tespiti ile 1.000 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, diğer taleplerinin ve diğer davalılar hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dış Ticaret A.Ş.'nin “...” markası ile üretilen ayakkabılarda kullandığı yan bant veya yan şerit diye tabir edilen şeklin, davacının tescilli «form» strip ibareli ayakkabı şekilli markasına çok benzediği, BK.
42. maddesi gereği «maddi tazminat» gerektiği, dava dilekçesinde manevi tazminat talep edilmediğinden ıslahla edilemeyeceği, davaya konu ürünlerin davacı tarafından üretildiği yolunda davacı tarafça yeterli delil sunulmadığı ve üretimle ilgili sonuca varılmadığından cihazlara el konularak davacıya mülkiyet hakkı tanınması talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15716 E. , 2014/7100 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 03/07/2012
NUMARASI 2008/82-2012/146
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/07/2012 tarih ve 2008/82-2012/146 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/04/2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. A. B. O., davalılardan P. Ayakkabıcılık İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. A.. B.. ile diğer davalı D. A. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili Av. M.. T.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin spor malzemeleri ve özellikle spor ayakkabıları alanında dünyaca tanınmış iki, üç ve dört şerit markalarının sahibi olduğunu, davalılardan P. Ayakkabıcılık A.Ş. tarafından üretilen 2007-2008 “A. W.” ile www.mp.com.tr ve www.disc.com.tr adlı internet sitelerinde piyasaya “MP” ve “D.” markalarıyla satışa sunulan, diğer davalı tarafından da “D.” markasıyla pazarlanan spor ayakkabıları üzerinde, müvekkillerine ait markaların kullanıldığını ileri sürerek, davalıların müvekkillerine ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin tespitini, durdurulmasını, 60.000 TL maddi 170.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, marka olarak tescil ettirilen 2, 3 ve 4 şerit şekil markalarına mutlak tekel hakkının verilmesinin, rekabet hakkını açıkça ihlal edeceği, davacının da bu markalarını A. kelime markasıyla birlikte kullanıp tek başına kullanmadığı, bu durumun şerit markalarının tek başına kullanılmasının ayırt ediciliği sağlamayacağını açıkça gösterdiği, şerit şekillerinin tek başına bir kişinin tekeline verilmesinin hukuken doğru görünmediği, dolayısıyla marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için taraf markalarının kullanılmış olduğu işaretlerle birlikte bir bütün olarak karşılaştırılması gerektiği, bunun aksinin, marka sahipliğinden doğan tekel hakkının aşırı korunması, güvence altına alınan rekabet hakkının ise haksız olarak ihlali sonucunu doğuracağı, diğer bir ifadeyle rekabet hakkı ile fikri mülkiyet hakkı arasındaki dengenin kurulmasının gerekli ve zorunlu olduğu, bu durumlar dikkate alındığında davalı tarafın ürünlerinde kullanmış olduğu marka ve şekillerin, ortalama tüketici bakımından, davacının çizgi markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve aynı veya bağlı teşebbüsten geldiği zannını uyandırmayacağı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı KHK.'nın 1 ve 6. maddeleri uyarınca tescilli markaların korunması esas olup, somut uyuşmazlıkta davacılara ait şerit işaretlerinin korunmasının rekabet hakkını ihlal edeceğine dair mahkemece yapılan değerlendirmeler isabetli olmamakla birlikte, dava konusu ürünler üzerindeki işaretlerin spor ayakkabılara özgü süsleme mahiyetindeki çizgilerden ibaret olması ve markasal bir kullanım niteliğinin bulunmaması karşısında, davalıların fiillerinin davacıların marka hakkına tecavüz oluşturmaması nedeniyle, anılan değerlendirmenin neticeye müessir bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.
Yukarıda açıklandığı üzere davalıların fiillerinin davacıların marka hakkına tecavüz oluşturmadığına dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik yoksa da, davacıların ürettiği spor ayakkabıların ürün modellerinin de davalılar tarafından taklit edilmek suretiyle haksız rekabette bulunulduğuna, diğer bir deyişle davalıların davacı tarafın tescilsiz tasarımlarına tecavüzde bulunduğuna dair davacı iddiasına ilişkin olarak mahkemenin inceleme ve değerlendirmesi hüküm kurulması için yeterli değildir.
Zira mahkemenin bu hususta görüşüne başvurduğu 15.09.2010 tarihli asıl ve 15.12.2010 tarihli ek bilirkişi raporunda ve özellikle 08.09.2011 tarihli asıl ve 22.05.2012 tarihli ek bilirkişi raporlarında, davacıların ürettiği tescilsiz tasarımlara konu ürünler bakımından, davalıların ürettiği spor ayakkabısı modellerinin hangilerinin haksız rekabet oluşturduğu, tek tek ürünlerin karşılaştırılması suretiyle açıklandığı ve ürünler arasında iltibas oluşturacak derecede benzerlik bulunduğu bildirildiği halde, mahkemece bu mütalaaya itibar edilmeme nedenleri karar yerinde belirtilmeksizin, duruşmadaki gözlemlere dayalı olarak ve esasen özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konuda değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 10/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101766600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz