Tasarım Tescil Belgesinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18637 E. 2014/7421 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusu↗ olumsuz oy↗ marka hakkına tecavüz↗ ortalama tüketici↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; hükümsüzlüğü istenen davalının şekil markalarının, spor ayakkabısının yan kısmında büyük şekilde kullanımının, davacı tarafın tescilli tanınmış yan şerit marka ve logoları ile biçim yönünden ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturur şekilde benzerlik taşıdığı, ancak aynı şekil markasının ayakkabı üzerinde küçük şekilde kullanımının benzerlik taşımadığı, TPE nezdinde şekil ve logonun tescili boyuta göre yapılmadığından, davalının küçük şekilde kullanımının tesciline uygun kullanım olduğu, davalının büyük şekilde kullanımının ise bu davanın konusu olmayıp markaya tecavüz davasıyla incelenebileceğini gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu hükümsüzlüğü istenen 2008/26494 ve 2008/55381 sayılı markaların davacı adına tescilli markalarla iltibas yaratacak derecede benzer olmadıklarının belirlenmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davalının tescilli markasını farklı bir şekilde kullanmasının davacı markaları ile iltibas oluşturduğu hususu dosyadaki bilirkişi raporlarında bildirilmiş ise de, mahkemece bu hususta açılmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Oysa, dava dilekçesinde davalının tescilli markalarını iltibas oluşturacak şekilde kullanımı nedeniyle markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğundan bahisle tecavüzün önlenmesi talep edildiği gibi, yukarıda da belirtildiği üzere dosyaya sunulan deliller üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da dava konusu markaların tescil olunduğu şekilden farklı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı mütalaa edilmiştir. Bu durumda, aynı zamanda tescilli markanın tescil edildiği halinden farklı kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturduğu iddiasıyla 556 sayılı KHK'nin 9. ve 61. maddelerine dayalı bir uyuşmazlık bulunduğu da dikkate alınarak bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken marka hakkına tecavüze yönelik bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2871 E. 2017/1592 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda2-Ancak, davalının tescilli markasını farklı bir şekilde kullanmasının davacı markaları ile «iltibas» oluşturduğu hususu dosyadaki bilirkişi raporlarında bildirilmiş ise de, mahkemece bu hususta açılmış «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» davası bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Oysa, dava dilekçesinde davalının tescilli markalarını «iltibas» oluşturacak şekilde kullanımı nedeniyle markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğundan bahisle tecavüzün önlenmesi talep edildiği gibi, yukarıda da belirtildiği üzere dosyaya sunulan deliller üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da «dava konusu» markaların tescil olunduğu şekilden farklı kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturacağı mütalaa edilmiştir.
… ının şekil markalarının, spor ayakkabısının yan kısmında büyük şekilde kullanımının, davacı tarafın tescilli tanınmış yan şerit marka ve logoları ile biçim yönünden «ortalama tüketici» nezdinde «iltibas» oluşturur şekilde benzerlik taşıdığı, ancak aynı şekil markasının ayakkabı üzerinde küçük şekilde kullanımının benzerlik taşımadığı, TPE nezdinde şekil ve logonun tescili boyuta göre yapılmadığından, davalının küçük şekilde kullanımının tesciline uygun kullanım olduğu, davalının büyük şekilde kullanımının ise bu «davanın konusu» olmayıp markaya tecavüz davasıyla incelenebileceğini gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir.
Benzer bu karardaDavacı, kendisi adına tescilli tanınmış marka niteliğindeki yan şerit markasının ayırt edilemeyecek-«iltibasa» sebep olacak derecede benzerinin davalılar tarafından kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… scil kapsamında kalan spor ayakkabılar üzerinde karıştırılma ihtimaline yol açacak şekilde benzeri kullanılmak suretiyle ürünlerin pazarlandığı ve böylece davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de, davalıya ait spor ayakkabılar üzerinde kullanılan işaretin dalga biçiminde ve ortasında da boşluk olacak şekilde yeteri kadar özgün bir işaret olduğu ve «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ayrıca bu işaretin kullanıldığı spor ayakkabılar üzerinde davalının kendi markasının da yer aldığı, bu haliyle «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde 556 sayılı KHK'nın 9/1-b ve c maddeleri anlamında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceği, keza tanınmış markadan doğan hakların da ihlal edi …
… . ayakkabı tarafından kullanımının ve ... ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasını, ... markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların ... markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · maddi tazminat · yasal faiz · ilan
Benzer bu kararda… . ayakkabı tarafından kullanımının ve ... ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasını, ... markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların ... markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… scil kapsamında kalan spor ayakkabılar üzerinde karıştırılma ihtimaline yol açacak şekilde benzeri kullanılmak suretiyle ürünlerin pazarlandığı ve böylece davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de, davalıya ait spor ayakkabılar üzerinde kullanılan işaretin dalga biçiminde ve ortasında da boşluk olacak şekilde yeteri kadar özgün bir işaret olduğu ve «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ayrıca bu işaretin kullanıldığı spor ayakkabılar üzerinde davalının kendi markasının da yer aldığı, bu haliyle «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde 556 sayılı KHK'nın 9/1-b ve c maddeleri anlamında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceği, keza tanınmış markadan doğan hakların da ihlal edi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3731 E. 2019/3151 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz kararda2-Ancak, davalının tescilli markasını farklı bir şekilde kullanmasının davacı markaları ile «iltibas» oluşturduğu hususu dosyadaki bilirkişi raporlarında bildirilmiş ise de, mahkemece bu hususta açılmış «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» davası bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Oysa, dava dilekçesinde davalının tescilli markalarını «iltibas» oluşturacak şekilde kullanımı nedeniyle markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğundan bahisle tecavüzün önlenmesi talep edildiği gibi, yukarıda da belirtildiği üzere dosyaya sunulan deliller üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da «dava konusu» markaların tescil olunduğu şekilden farklı kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturacağı mütalaa edilmiştir.
Bu durumda, aynı zamanda tescilli markanın tescil edildiği halinden farklı kullanılmasının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu iddiasıyla 556 sayılı KHK'nin 9. ve 61. maddelerine dayalı bir uyuşmazlık bulunduğu da dikkate alınarak bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken marka hakkına tecavüze yönelik bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden …
Benzer bu kararda… ı tarafından kullanımının ve Ensar ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasının, Wanderfol markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların Wanderfol markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · yasal faiz · ilan
Benzer bu kararda… ı tarafından kullanımının ve Ensar ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasının, Wanderfol markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların Wanderfol markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12771 E. 2014/17312 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15546 E. 2013/11612 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · maddi tazminat · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda3- Haklarında «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilen ve kendilerini vekille «temsil» ettiren davalılar yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Dış Ticaret A.Ş.'nin tecavüzde bulunduğunun tespiti ile 1.000 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, diğer taleplerinin ve diğer davalılar hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dış Ticaret A.Ş.'nin “...” markası ile üretilen ayakkabılarda kullandığı yan bant veya yan şerit diye tabir edilen şeklin, davacının tescilli «form» strip ibareli ayakkabı şekilli markasına çok benzediği, BK.
42. maddesi gereği «maddi tazminat» gerektiği, dava dilekçesinde manevi tazminat talep edilmediğinden ıslahla edilemeyeceği, davaya konu ürünlerin davacı tarafından üretildiği yolunda davacı tarafça yeterli delil sunulmadığı ve üretimle ilgili sonuca varılmadığından cihazlara el konularak davacıya mülkiyet hakkı tanınması talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/18637 E. , 2014/7421 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 03/10/2013
NUMARASI 2013/125-2013/35
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.10.2013 tarih ve 2013/125-2013/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına TPE nezdinde 25. sınıfta tescilli bulunan "ş." markalarının, müvekkili şirket adına tescilli, tanınmış "p." marka ve logoları ile iltibas oluşturması ve kötü niyetli tescil söz konusu olduğunu ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, marka ve logoların benzemediğini, iltibas ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; hükümsüzlüğü istenen davalının şekil markalarının, spor ayakkabısının yan kısmında büyük şekilde kullanımının, davacı tarafın tescilli tanınmış yan şerit marka ve logoları ile biçim yönünden ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturur şekilde benzerlik taşıdığı, ancak aynı şekil markasının ayakkabı üzerinde küçük şekilde kullanımının benzerlik taşımadığı, TPE nezdinde şekil ve logonun tescili boyuta göre yapılmadığından, davalının küçük şekilde kullanımının tesciline uygun kullanım olduğu, davalının büyük şekilde kullanımının ise bu davanın konusu olmayıp markaya tecavüz davasıyla incelenebileceğini gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu hükümsüzlüğü istenen 2008/26494 ve 2008/55381 sayılı markaların davacı adına tescilli markalarla iltibas yaratacak derecede benzer olmadıklarının belirlenmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davalının tescilli markasını farklı bir şekilde kullanmasının davacı markaları ile iltibas oluşturduğu hususu dosyadaki bilirkişi raporlarında bildirilmiş ise de, mahkemece bu hususta açılmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Oysa, dava dilekçesinde davalının tescilli markalarını iltibas oluşturacak şekilde kullanımı nedeniyle markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğundan bahisle tecavüzün önlenmesi talep edildiği gibi, yukarıda da belirtildiği üzere dosyaya sunulan deliller üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da dava konusu markaların tescil olunduğu şekilden farklı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı mütalaa edilmiştir.
Bu durumda, aynı zamanda tescilli markanın tescil edildiği halinden farklı kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturduğu iddiasıyla 556 sayılı KHK'nin 9. ve 61. maddelerine dayalı bir uyuşmazlık bulunduğu da dikkate alınarak bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken marka hakkına tecavüze yönelik bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101795000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz