Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6011 E. 2024/833 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız benzeri ile değiştirme↗ misli ile değişim↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ dönme hakkı↗ misli ile değiştirme↗ seçimlik haklar↗ sözleşmeden dönme↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ ticari avans faizi↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ ba formu↗ depo kararı↗ sözleşmenin feshi↗ vekâlet ücreti↗ ara karar↗ hakkaniyet↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ ihtar↗ yargılama gideri↗ fatura↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 22.12.2020 tarih, 2019/100 E. ve 2020/85 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde "satıcının satılanı ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı aşağıdaki seçimlik haklarından birini kullanabilir. 1-satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, 2-satılanı ... koyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, 3-aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4-imkan varsa satılanı ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." hususları düzenlendiği, satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik haklarını satıcıya karşı yöneltebileceği, alınan bilirkişi raporunda, davaya konu iş makinesinin fazla yakıt yaktığının tespit edildiği, bahse konu makinede satış işlemi gerçekleştirilirken iş makinesi belirli bir süre kullanılmadığı sürece aracın fazla yakıt yaktığının tespitinin o an için mümkün olmadığı, aracın bu durumunun gözle görülebilecek ve ilk bakışta tespit edilebilecek ayıplardan olmadığı ve gizli ayıp olduğu tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2012 model ... BL71 BEKO LODER marka aracın davalı tarafından 0 km aynı nitelikte yenisi ile değiştirilmesine ve davacı tarafından ayıplı olan aracın davalıya iadesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 29.03.2022 tarih, 2021/2855 E. ve 2022/2535 K. sayılı kararıyla dava konusu iş makinesinin davacıya 08.06.2012 tarihli fatura ile satılarak teslim edildiği, aracın halen faal olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan raporda "aracın aşırı yakıt tüketimi sebebinin enjektörler ve püskürtme pompasından kaynaklandığı, gizli ayıp niteliğinde olduğu" mütalaa edildiği, ancak bilirkişiler kurulunca 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmadığından, dosyanın yeniden 08.06.2020 tarihli raporu düzenleyen kurula tevdii ile 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi kapsamında enjektör ve püskürtme pompasındaki ayıbın, aracın tamamını ayıplı hale getirip getirmeyeceği, enjektör ve püskürtme pompasının değişimi ile ayıbın, giderilip giderilemeyeceği, bu şekilde ayıbın giderilmesi mümkün ise dava tarihi itibariyle yapılacak masrafların nelerden ibaret olduğu konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak alınan ek raporda, "enjektör ve püskürtme pompasındaki ayıbın, davaya konu aracın sıfır olmasından dolayı aracın tamamının ayıplı hale getirebileceği, enjektör ve püskürtme pompalarını değiştirilmesi halinde ayıbın giderilme ihtimalinin bulunduğu, araç parça fiyatı ile işçilik bedelinin dava tarihi itibariyle 1.854,80 TL olacağı" mütalaa edildiği, dosyada kapsamındaki servis formlarının incelenmesinde, iş makinesinin fazla yakıt tükettiğinin tespit edildiği ancak enjektör ve püskürtme pompasının değiştiğine dair bir formun bulunmadığı, mahkemece ara karar ile taraflara ilgili parçaların serviste değişip değişmediğine dair evraklarını sunmak üzere bir sonraki celseye kadar süre verildiği, verilen süre içerisinde enjektör ve püskürtme pompasının değiştiğine dair herhangi bir evrak sunulmadığı, bu halde iş makinesinin misli ile değiştirilmesi şartlarının oluşmadığı, iş makinesinin misli ile değiştirilmesini ya da sözleşmeden dönülerek satış bedelinin tahsilini talep etmiş ise de, iş makinesindeki ayıbın oluşturduğu zarar miktarının, iş makinesinin bedeline olan oranı, aradan geçen zamanda iş makinesinin kullanılmış oluşu, nedeniyle 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi uyarınca birden çok parçadan oluşan iş makinesinde birlikte satılan parçalardan bir kısmını ayıplı olması halinde ancak dönme hakkının bu parçalar yönünden kullanılabileceği hususları gözetildiğinde, davacının iş makinesinin tamamına yönelik dönme hakkını kullanması da mümkün görülmediği, hakkaniyete uygun olacak şekilde ve 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında iş makinesinin onarılması için hesaplanan bedel olan 1.854,50 TL'nin satış bedelinden indirilerek dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında hakimce resen uygulandığından davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi ek raporunda "Enjektör ve püskürtme pompasındaki ayıbın, davaya konu araç sıfır olduğundan dolayı aracın tamamını ayıplı hale getirebileceği düşünülmektedir." denilmiş ise de devamında, "Enjektörler ile püskürtme pompalarının değiştirilmesi sonucunda aracın ayıbının giderilme ihtimali vardır." denildiğini ayrıca enjektörler ile püskürtme pompalarının değiştirilmesinin ekonomik olmadığını da belirttiğinden kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uyulduğu ancak gereklerinin yerine getirilmediğini, kısmen kabul kararı bakımından bozulması gerektiğini, davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, lehlerine nispi vekâlet ücretine karar verilmemesinin hatalı olduğunu, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satılanın ayıplı olması iddiasına dayalı misli ile değişim, olmadığı takdirde bedel iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun'un 223, 225, 227 ve 230 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ayıpsız benzeri ile değiştirme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2855 E. 2022/2535 K.
Ortak:dönme hakkı · seçimlik haklar · sözleşmeden dönme · gizli ayıp · ayıp · bedel iadesi · fatura · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda1-satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme», 2-satılanı ... koyup «ayıp» oranında satış bedelinde indirim isteme, 3-aşırı bir «masrafı» gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4-imkan varsa satılanı ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." hususları düzenlendiği, satılanın ayıplı olması halinde alıcının «seçimlik haklarını» satıcıya karşı yöneltebileceği, alınan bilirkişi raporunda, davaya konu iş makinesinin fazla yakıt yaktığının tespit edildiği, bahse konu makinede satış işlemi gerçekleştirilirken iş makinesi belirli bir süre kullanılmadığı sürece aracın fazla yakıt yaktığının tespitinin o an için mümkün olmadığı, aracın bu durumunun gözle görülebilecek ve ilk bakışta tespit edilebilecek ayıplardan olmadığı ve «gizli ayıp» olduğu tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2012 model ...
Bozma Kararı Dairemizin 29.03.2022 tarih, 2021/2855 E. ve 2022/2535 K. sayılı kararıyla dava konusu iş makinesinin davacıya 08.06.2012 tarihli «fatura» ile satılarak «teslim» edildiği, aracın halen faal olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan raporda "aracın aşırı yakıt tüketimi «sebebinin» enjektörler ve püskürtme pompasından kaynaklandığı, «gizli ayıp» niteliğinde olduğu" mütalaa edildiği, ancak bilirkişiler kurulunca 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmadığından, dosyanın yeniden 08.06.2020 tarihli raporu düzenleyen kurula tevdii ile 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi kapsamında enjektör ve püskürtme pompasındaki ayıbın, aracın tamamını ayıplı hale getirip getirmeyeceği, enjektör ve püskürtme pompasının değişimi ile ayıbın, giderilip giderilemeyeceği, bu şekilde ayıbın giderilmesi mümkün ise dava tarihi itibariyle yapılacak «masrafların» nelerden ibaret olduğu konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 22.12.2020 tarih, 2019/100 E. ve 2020/85 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde "satıcının satılanı ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı aşağıdaki «seçimlik haklarından» birini kullanabilir.
Benzer bu kararda1-satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme», 2-satılanı alı koyup «ayıp» oranında satış bedelinde indirim isteme, 3-aşırı bir «masrafı» gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4-imkan varsa satılanı ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." hususları düzenlenmiş olup, satılanın ayıplı olması halinde alıcının «seçimlik haklarını» satıcıya karşı yöneltebileceği, 12/10/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda, davaya konu iş makinesinin fazla yakıt yaktığının tespit edildiği, bahse konu makinede satış işlemi gerçekleştirilirken iş makinesi belirli bir süre kullanılmadığı sürece aracın fazla yakıt yaktığının tespitinin o an için mümkün olmadığı, aracın bu durumunun gözle görülebilecek ve ilk bakışta tespit edilebilecek ayıplardan olmadığı ve «gizli ayıp» olduğu tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2012 model Volvo BL71 BEKO LODER marka aracın davalı tarafından 0km aynı nitelikte yenisi ile değiştirilmesi …
Dava konusu iş makinesi davacıya 08.06.2012 tarihli «fatura» ile satılarak «teslim» edilmiş olup Daire'nin 07.03.2017 tarihli bozma ilamı üzerine halen faal olduğu üzerinde yapılan «keşif» sonucu 30.12.2019 tarihli bilirkişi ... raporu ile anlaşılan araca ilişkin düzenlenen ve yerel mahkemece hükme esas alınan 08.06.2020 tarihli asıl ve 12.10.2020 tarihli ek raporda "aracın aşırı yakıt tüketimi «sebebinin» enjektörler ve püskürtme pompasından kaynaklandığı, «gizli ayıp» niteliğinde olduğu" mütalaa edilmiş, ancak bilirkişiler kurulunca TBK 230 maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmamıştır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 maddesinde "satıcının satılanı ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı aşağıdaki «seçimlik haklarından» birini kullanabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:keşif
Benzer bu karardaDava konusu iş makinesi davacıya 08.06.2012 tarihli «fatura» ile satılarak «teslim» edilmiş olup Daire'nin 07.03.2017 tarihli bozma ilamı üzerine halen faal olduğu üzerinde yapılan «keşif» sonucu 30.12.2019 tarihli bilirkişi ... raporu ile anlaşılan araca ilişkin düzenlenen ve yerel mahkemece hükme esas alınan 08.06.2020 tarihli asıl ve 12.10.2020 tarihli ek raporda "aracın aşırı yakıt tüketimi «sebebinin» enjektörler ve püskürtme pompasından kaynaklandığı, «gizli ayıp» niteliğinde olduğu" mütalaa edilmiş, ancak bilirkişiler kurulunca TBK 230 maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:dönme hakkı · sözleşmeden dönme · ayıp · bedel iadesi · ihbar · eksik inceleme · avans faizi · teslim
İncelediğiniz kararda1-satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme», 2-satılanı ... koyup «ayıp» oranında satış bedelinde indirim isteme, 3-aşırı bir «masrafı» gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4-imkan varsa satılanı ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." hususları düzenlendiği, satılanın ayıplı olması halinde alıcının «seçimlik haklarını» satıcıya karşı yöneltebileceği, alınan bilirkişi raporunda, davaya konu iş makinesinin fazla yakıt yaktığının tespit edildiği, bahse konu makinede satış işlemi gerçekleştirilirken iş makinesi belirli bir süre kullanılmadığı sürece aracın fazla yakıt yaktığının tespitinin o an için mümkün olmadığı, aracın bu durumunun gözle görülebilecek ve ilk bakışta tespit edilebilecek ayıplardan olmadığı ve «gizli ayıp» olduğu tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2012 model ...
Bozma Kararı Dairemizin 29.03.2022 tarih, 2021/2855 E. ve 2022/2535 K. sayılı kararıyla dava konusu iş makinesinin davacıya 08.06.2012 tarihli «fatura» ile satılarak «teslim» edildiği, aracın halen faal olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan raporda "aracın aşırı yakıt tüketimi «sebebinin» enjektörler ve püskürtme pompasından kaynaklandığı, «gizli ayıp» niteliğinde olduğu" mütalaa edildiği, ancak bilirkişiler kurulunca 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmadığından, dosyanın yeniden 08.06.2020 tarihli raporu düzenleyen kurula tevdii ile 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi kapsamında enjektör ve püskürtme pompasındaki ayıbın, aracın tamamını ayıplı hale getirip getirmeyeceği, enjektör ve püskürtme pompasının değişimi ile ayıbın, giderilip giderilemeyeceği, bu şekilde ayıbın giderilmesi mümkün ise dava tarihi itibariyle yapılacak «masrafların» nelerden ibaret olduğu konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
… n giderilme ihtimalinin bulunduğu, araç parça fiyatı ile işçilik bedelinin dava tarihi itibariyle 1.854,80 TL olacağı" mütalaa edildiği, dosyada kapsamındaki servis «formlarının» incelenmesinde, iş makinesinin fazla yakıt tükettiğinin tespit edildiği ancak enjektör ve püskürtme pompasının değiştiğine dair bir formun bulunmadığı, mahkemece «ara» karar ile taraflara ilgili parçaların serviste değişip değişmediğine dair evraklarını sunmak üzere bir sonraki celseye kadar süre verildiği, verilen süre içerisinde enjektör ve püskürtme pompasının değiştiğine dair herhangi bir evrak sunulmadığı, bu halde iş makinesinin misli ile değiştirilmesi şartlarının oluşmadığı, iş makinesinin misli ile değiştirilmesini ya da sözleşmeden dönülerek satış bedelinin tahsilini talep etmiş ise de, iş makinesindeki ayıbın oluşturduğu zarar miktarının, iş makinesinin bedeline olan oranı, aradan geçen zamanda iş makinesinin kullanılmış oluşu, nedeniyle 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi uyarınca birden çok parçadan oluşan iş makinesinde birlikte satılan parçalardan bir kısmını ayıplı olması halinde ancak «dönme hakkının» bu parçalar yönünden kullanılabileceği hususları gözetildiğinde, davacının iş makinesinin tamamına yönelik dönme hakkını kullanması da mümkün görülmediği, «hakkaniyete» uygun olacak şekilde ve 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında iş makinesinin onarılması için hesaplanan bedel olan 1.854,50 TL'nin satış bedelinden indirilerek dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davacıya ödenmesine, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında hakimce resen uygulandığından davacı aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · bedel indirimi · garanti kapsamı · değer kaybı · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · garantörlük
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, aracın «misliyle değişimini» talep etmişse de hakim, somut olayın koşullarına göre satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4003 E. 2022/7845 K.
Ortak:sözleşmeden dönme · ayıp · ihbar · fatura · teslim
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 29.03.2022 tarih, 2021/2855 E. ve 2022/2535 K. sayılı kararıyla dava konusu iş makinesinin davacıya 08.06.2012 tarihli «fatura» ile satılarak «teslim» edildiği, aracın halen faal olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan raporda "aracın aşırı yakıt tüketimi «sebebinin» enjektörler ve püskürtme pompasından kaynaklandığı, «gizli ayıp» niteliğinde olduğu" mütalaa edildiği, ancak bilirkişiler kurulunca 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmadığından, dosyanın yeniden 08.06.2020 tarihli raporu düzenleyen kurula tevdii ile 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi kapsamında enjektör ve püskürtme pompasındaki ayıbın, aracın tamamını ayıplı hale getirip getirmeyeceği, enjektör ve püskürtme pompasının değişimi ile ayıbın, giderilip giderilemeyeceği, bu şekilde ayıbın giderilmesi mümkün ise dava tarihi itibariyle yapılacak «masrafların» nelerden ibaret olduğu konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
1-satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme», 2-satılanı ... koyup «ayıp» oranında satış bedelinde indirim isteme, 3-aşırı bir «masrafı» gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4-imkan varsa satılanı ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." hususları düzenlendiği, satılanın ayıplı olması halinde alıcının «seçimlik haklarını» satıcıya karşı yöneltebileceği, alınan bilirkişi raporunda, davaya konu iş makinesinin fazla yakıt yaktığının tespit edildiği, bahse konu makinede satış işlemi gerçekleştirilirken iş makinesi belirli bir süre kullanılmadığı sürece aracın fazla yakıt yaktığının tespitinin o an için mümkün olmadığı, aracın bu durumunun gözle görülebilecek ve ilk bakışta tespit edilebilecek ayıplardan olmadığı ve «gizli ayıp» olduğu tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2012 model ...
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uyulduğu ancak gereklerinin yerine getirilmediğini, kısmen kabul kararı bakımından bozulması gerektiğini, davacının süresi içinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını, lehlerine nispi vekâlet ücretine karar verilmemesinin hatalı olduğunu, aleyhlerine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 118.000,00 TL alacaklı, davalının davacıdan 38.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalıya satılan kalıplardan üç tanesinin ayıplı olduğu, kalıpların bir adedindeki ayıbın varlığının dahi diğer tüm kalıpları etkileyecek mahiyette bulunduğu, davalı tarafça davacıya elektronik posta yoluyla 04.06.2015 tarihinde süresi içinde «ayıp» ihbarında bulunulduğu, sözleşmeye ve «fatura» içeriğine konu tüm kalıpların gizli ayıplı olması nedeniyle davaya konu icra takibine dayanak fatura içeriği kalıpların ayıpları giderilmediği veya ayıplı kalıplar …
Bölge Adliye Mahkemesince; davacıdan satın alınan ürünlerin ayıplı olduğunu davalının ispatlaması gerektiği, satıma konu kalıplarda «ayıp» bulunduğu, ayıbın gizli olduğu, «ihbarının» süresinde yapıldığı ve ürünlerdeki ayıbın giderilmediği veya yenisi ile değiştirilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket, davalıya sattığı 10 adet kalıp bedeli için icra takibine girişmiş, davalı şirket ise takip tarihinden önce davacıya gönderdiği 19.06.2015 tarihli «ihtarnamesi» ile ürünlerdeki «ayıplar» giderilmediği takdirde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:satım sözleşmesi · icra takibine itiraz · ifa · ticari defter · ihtarname · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 118.000,00 TL alacaklı, davalının davacıdan 38.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalıya satılan kalıplardan üç tanesinin ayıplı olduğu, kalıpların bir adedindeki ayıbın varlığının dahi diğer tüm kalıpları etkileyecek mahiyette bulunduğu, davalı tarafça davacıya elektronik posta yoluyla 04.06.2015 tarihinde süresi içinde «ayıp» ihbarında bulunulduğu, sözleşmeye ve «fatura» içeriğine konu tüm kalıpların gizli ayıplı olması nedeniyle davaya konu icra takibine dayanak fatura içeriği kalıpların ayıpları giderilmediği veya ayıplı kalıplar …
2- Dava, «satım sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa dayalı «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirket, davalıya sattığı 10 adet kalıp bedeli için icra takibine girişmiş, davalı şirket ise takip tarihinden önce davacıya gönderdiği 19.06.2015 tarihli «ihtarnamesi» ile ürünlerdeki «ayıplar» giderilmediği takdirde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir.
Ayıplı «ifa» nedeniyle «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkını kullanan ve bu sebeple ürün bedellerinden sorumlu olmadığı anlaşılan davalının, 6098 sayılı TBK’nın 227. maddesinin 1. fıkrasına göre ayıplı ürünleri davacıya iade etmesi gerekmektedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4131 E. 2024/35 K.
Ortak:dönme hakkı · seçimlik haklar · sözleşmeden dönme · gizli ayıp · ayıp · bedel iadesi · ihtar · teslim · Alacak
İncelediğiniz kararda1-satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme», 2-satılanı ... koyup «ayıp» oranında satış bedelinde indirim isteme, 3-aşırı bir «masrafı» gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4-imkan varsa satılanı ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." hususları düzenlendiği, satılanın ayıplı olması halinde alıcının «seçimlik haklarını» satıcıya karşı yöneltebileceği, alınan bilirkişi raporunda, davaya konu iş makinesinin fazla yakıt yaktığının tespit edildiği, bahse konu makinede satış işlemi gerçekleştirilirken iş makinesi belirli bir süre kullanılmadığı sürece aracın fazla yakıt yaktığının tespitinin o an için mümkün olmadığı, aracın bu durumunun gözle görülebilecek ve ilk bakışta tespit edilebilecek ayıplardan olmadığı ve «gizli ayıp» olduğu tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2012 model ...
Bozma Kararı Dairemizin 29.03.2022 tarih, 2021/2855 E. ve 2022/2535 K. sayılı kararıyla dava konusu iş makinesinin davacıya 08.06.2012 tarihli «fatura» ile satılarak «teslim» edildiği, aracın halen faal olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan raporda "aracın aşırı yakıt tüketimi «sebebinin» enjektörler ve püskürtme pompasından kaynaklandığı, «gizli ayıp» niteliğinde olduğu" mütalaa edildiği, ancak bilirkişiler kurulunca 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmadığından, dosyanın yeniden 08.06.2020 tarihli raporu düzenleyen kurula tevdii ile 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi kapsamında enjektör ve püskürtme pompasındaki ayıbın, aracın tamamını ayıplı hale getirip getirmeyeceği, enjektör ve püskürtme pompasının değişimi ile ayıbın, giderilip giderilemeyeceği, bu şekilde ayıbın giderilmesi mümkün ise dava tarihi itibariyle yapılacak «masrafların» nelerden ibaret olduğu konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 22.12.2020 tarih, 2019/100 E. ve 2020/85 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde "satıcının satılanı ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı aşağıdaki «seçimlik haklarından» birini kullanabilir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; üründe bulunan «gizli ayıp» nedeni ile alıcının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde sayılan «seçimlik hakları» kullanabileceği, davacının araçta var olan ayıp nedeniyle zarara uğradığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 günlü 2017/653 E. ve 2017/1085 K. sayılı ilamı …
… lunmadığı, feshin satıcı aleyhine doğurduğu sakıncanın, alıcı lehine doğurduğu faydadan çok büyük olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde yer ... “Alıcının, «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir.” düzenlemesinin de bu anlamda «bedel iadesi» ve sözleşmeden dönme hakkının satıcının aleyhine doğurduğu sakıncaları engellemeye yönelik olduğu, aracın ayıplı olduğu yönündeki mahkeme kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin hiçbir kusurunun olmadığı durumda misli ile değişim kararı verilmesinin sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına da aykırı olduğu, «değer kaybı» hesaplamasının yapılmadığı, davacı yanın araçtan faydalanmasını engelleyen bir durumun söz konusu olmadığı, istinafa konu kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta bulunan ya da sonradan ortaya çıkabilecek «rehin», «haciz», vergi borcu vs. tahditlere ilişkin olarak da yerel mahkemece karar verilmediği ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan 06.06.2017 günü satın aldığı Tiguan marka aracın «teslimden» 20 gün sonra motor suyunun eksildiği yönünde uyarı gelmesi üzerine serviste kayıt açılmadan işlem yapıldığını, 19.07.2017 ve 28.12.2017 tarihlerinde de aynı uyarılar nedeni ile yeniden servise gittiğini ve aynı işlemlerin tekrarlandığını, 30.04.2018'de arızanın tekrarı üzerine aracın detaylı bakım için üç gün serviste kaldığını, 19.07.2018 ve 09.10.2018 tarihlerinde aynı uyarı nedeniyle gittiği serviste benzer işlemlerin yapıldığını, arızanın giderilememesi nedeniyle ürünün değişimini bildiren noter «ihtarının» keşide edildiğini ve ayıplı aracın misli ile değişim talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini veya fiyat farkı verilerek bir üst modelle değişimini veya ödenen 133.564,14 TL bedelin «reeskont faizi» ile birlikte 2018 yılında eklenen vergi farkı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel indirimi · değer kaybı · rehin · şikayet · reeskont faizi · dürüstlük kuralı · kâr kaybı · haciz
Benzer bu kararda… lunmadığı, feshin satıcı aleyhine doğurduğu sakıncanın, alıcı lehine doğurduğu faydadan çok büyük olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde yer ... “Alıcının, «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir.” düzenlemesinin de bu anlamda «bedel iadesi» ve sözleşmeden dönme hakkının satıcının aleyhine doğurduğu sakıncaları engellemeye yönelik olduğu, aracın ayıplı olduğu yönündeki mahkeme kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin hiçbir kusurunun olmadığı durumda misli ile değişim kararı verilmesinin sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına da aykırı olduğu, «değer kaybı» hesaplamasının yapılmadığı, davacı yanın araçtan faydalanmasını engelleyen bir durumun söz konusu olmadığı, istinafa konu kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta bulunan ya da sonradan ortaya çıkabilecek «rehin», «haciz», vergi borcu vs. tahditlere ilişkin olarak da yerel mahkemece karar verilmediği ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının üründe bulunan «şikayetlerin» giderimi için işlemlerin yapıldığını, bedel iadesini gerektirir koşulların oluşmadığını, misli ile değişimin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu, aracın «değer kaybının» belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan 06.06.2017 günü satın aldığı Tiguan marka aracın «teslimden» 20 gün sonra motor suyunun eksildiği yönünde uyarı gelmesi üzerine serviste kayıt açılmadan işlem yapıldığını, 19.07.2017 ve 28.12.2017 tarihlerinde de aynı uyarılar nedeni ile yeniden servise gittiğini ve aynı işlemlerin tekrarlandığını, 30.04.2018'de arızanın tekrarı üzerine aracın detaylı bakım için üç gün serviste kaldığını, 19.07.2018 ve 09.10.2018 tarihlerinde aynı uyarı nedeniyle gittiği serviste benzer işlemlerin yapıldığını, arızanın giderilememesi nedeniyle ürünün değişimini bildiren noter «ihtarının» keşide edildiğini ve ayıplı aracın misli ile değişim talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini veya fiyat farkı verilerek bir üst modelle değişimini veya ödenen 133.564,14 TL bedelin «reeskont faizi» ile birlikte 2018 yılında eklenen vergi farkı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6011 E. , 2024/833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2022/77 Esas, 2023/222 Karar
FER'Î MÜDAHİL : ASC Türk Makina Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... San. Tic. A.Ş.'den 2012 model ... BL7 1B BEKO LODER marka bir adet iş makinesini 08.06.2012 tarihli fatura ile 140.997,02 TL bedel karşılığında satın alındığını, yaklaşık 10 gün sonra satışa konu iş makinesinin teslim edildiğini, teslimat esnasında yetkili servis elemanlarınca deneme çalışmaları yapıldığını, yetkili servis huzurunda yapılan deneme çalışmalarında makinenin ... ... attığını, davalı şirketin servis yetkilisinin bu sorunun zamanla geçeceğini beyan ettiğini, ancak makinedeki bu sorunun devam ettiğini, ayrıca makinenin bir çeyrek depoda 5 saat çalışması gerekirken üç buçuk saat çalıştığını, bir saatte beş buçuk litre akaryakıt tüketmesi gerekirken 9 litre tükettiğini tespit ettiklerini, tüm bu ayıpların davalı şirket yetkililerine bildirildiğini, bunun üzerine davalı şirketin yetkili servisince farklı tarihlerde ayıpların giderilmeye çalışıldığını, ancak tüm bu ayıpları gidermeye yönelik davalı şirketin servis çalışmalarının neticesiz kaldığını ve makinedeki ayıpların giderilemediğini, davacı şirketin satın almış olduğu iş makinesinden beklenen faydanın elde edilemediğini, söz konusu ayıpların makinenin değerini önemli ölçüde azaltan ayıplar olduğunu, davalı şirkete satıma konu iş makinesinin ayıpsız misli ile değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması durumunda satış bedelinin faiziyle birlikte davacı müvekkil şirkete iadesi ihtarında bulunulduğunu, ancak işbu ihtara rağmen davalı şirketin yükümlülüğünü yerine getirmediğini iddia ederek söz konusu iş makinesinin davalı şirketce aynı marka ve model başka bir iş makinesi ile değiştirilmesine, ayıplı iş makinesinin ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmadığı takdirde sözleşmenin feshi ile 140.997,02 TL satış bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 6 aylık süre içerisinde açılmadığını bu nedenle zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca davacı tarafça ayıp ihbarlarının yasada belirlenen süresinde yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 22.12.2020 tarih, 2019/100 E. ve 2020/85 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde "satıcının satılanı ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı aşağıdaki seçimlik haklarından birini kullanabilir.
1- satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, 2-satılanı ... koyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, 3-aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4-imkan varsa satılanı ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." hususları düzenlendiği, satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik haklarını satıcıya karşı yöneltebileceği, alınan bilirkişi raporunda, davaya konu iş makinesinin fazla yakıt yaktığının tespit edildiği, bahse konu makinede satış işlemi gerçekleştirilirken iş makinesi belirli bir süre kullanılmadığı sürece aracın fazla yakıt yaktığının tespitinin o an için mümkün olmadığı, aracın bu durumunun gözle görülebilecek ve ilk bakışta tespit edilebilecek ayıplardan olmadığı ve gizli ayıp olduğu tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2012 model ...
BL71 BEKO LODER marka aracın davalı tarafından 0 km aynı nitelikte yenisi ile değiştirilmesine ve davacı tarafından ayıplı olan aracın davalıya iadesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 29.03.2022 tarih, 2021/2855 E. ve 2022/2535 K. sayılı kararıyla dava konusu iş makinesinin davacıya 08.06.2012 tarihli fatura ile satılarak teslim edildiği, aracın halen faal olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan raporda "aracın aşırı yakıt tüketimi sebebinin enjektörler ve püskürtme pompasından kaynaklandığı, gizli ayıp niteliğinde olduğu" mütalaa edildiği, ancak bilirkişiler kurulunca 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmadığından, dosyanın yeniden 08.06.2020 tarihli raporu düzenleyen kurula tevdii ile 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi kapsamında enjektör ve püskürtme pompasındaki ayıbın, aracın tamamını ayıplı hale getirip getirmeyeceği, enjektör ve püskürtme pompasının değişimi ile ayıbın, giderilip giderilemeyeceği, bu şekilde ayıbın giderilmesi mümkün ise dava tarihi itibariyle yapılacak masrafların nelerden ibaret olduğu konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak alınan ek raporda, "enjektör ve püskürtme pompasındaki ayıbın, davaya konu aracın sıfır olmasından dolayı aracın tamamının ayıplı hale getirebileceği, enjektör ve püskürtme pompalarını değiştirilmesi halinde ayıbın giderilme ihtimalinin bulunduğu, araç parça fiyatı ile işçilik bedelinin dava tarihi itibariyle 1.854,80 TL olacağı" mütalaa edildiği, dosyada kapsamındaki servis formlarının incelenmesinde, iş makinesinin fazla yakıt tükettiğinin tespit edildiği ancak enjektör ve püskürtme pompasının değiştiğine dair bir formun bulunmadığı, mahkemece ara karar ile taraflara ilgili parçaların serviste değişip değişmediğine dair evraklarını sunmak üzere bir sonraki celseye kadar süre verildiği, verilen süre içerisinde enjektör ve püskürtme pompasının değiştiğine dair herhangi bir evrak sunulmadığı, bu halde iş makinesinin misli ile değiştirilmesi şartlarının oluşmadığı, iş makinesinin misli ile değiştirilmesini ya da sözleşmeden dönülerek satış bedelinin tahsilini talep etmiş ise de, iş makinesindeki ayıbın oluşturduğu zarar miktarının, iş makinesinin bedeline olan oranı, aradan geçen zamanda iş makinesinin kullanılmış oluşu, nedeniyle 6098 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi uyarınca birden çok parçadan oluşan iş makinesinde birlikte satılan parçalardan bir kısmını ayıplı olması halinde ancak dönme hakkının bu parçalar yönünden kullanılabileceği hususları gözetildiğinde, davacının iş makinesinin tamamına yönelik dönme hakkını kullanması da mümkün görülmediği, hakkaniyete uygun olacak şekilde ve 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında iş makinesinin onarılması için hesaplanan bedel olan 1.854,50 TL'nin satış bedelinden indirilerek dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında hakimce resen uygulandığından davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi ek raporunda "Enjektör ve püskürtme pompasındaki ayıbın, davaya konu araç sıfır olduğundan dolayı aracın tamamını ayıplı hale getirebileceği düşünülmektedir." denilmiş ise de devamında, "Enjektörler ile püskürtme pompalarının değiştirilmesi sonucunda aracın ayıbının giderilme ihtimali vardır." denildiğini ayrıca enjektörler ile püskürtme pompalarının değiştirilmesinin ekonomik olmadığını da belirttiğinden kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uyulduğu ancak gereklerinin yerine getirilmediğini, kısmen kabul kararı bakımından bozulması gerektiğini, davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, lehlerine nispi vekâlet ücretine karar verilmemesinin hatalı olduğunu, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satılanın ayıplı olması iddiasına dayalı misli ile değişim, olmadığı takdirde bedel iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun'un 223, 225, 227 ve 230 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017475600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz