Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4131 E. 2024/35 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
misli ile değişim↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ bedel indirimi↗ dönme hakkı↗ misli ile değiştirme↗ seçimlik haklar↗ sözleşmeden dönme↗ değer kaybı↗ gizli ayıp↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ rehin↗ şikayet↗ reeskont faizi↗ dürüstlük kuralı↗ kâr kaybı↗ ihtar↗ haciz↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/190 E., 2020/110 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan 06.06.2017 günü satın aldığı Tiguan marka aracın teslimden 20 gün sonra motor suyunun eksildiği yönünde uyarı gelmesi üzerine serviste kayıt açılmadan işlem yapıldığını, 19.07.2017 ve 28.12.2017 tarihlerinde de aynı uyarılar nedeni ile yeniden servise gittiğini ve aynı işlemlerin tekrarlandığını, 30.04.2018'de arızanın tekrarı üzerine aracın detaylı bakım için üç gün serviste kaldığını, 19.07.2018 ve 09.10.2018 tarihlerinde aynı uyarı nedeniyle gittiği serviste benzer işlemlerin yapıldığını, arızanın giderilememesi nedeniyle ürünün değişimini bildiren noter ihtarının keşide edildiğini ve ayıplı aracın misli ile değişim talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini veya fiyat farkı verilerek bir üst modelle değişimini veya ödenen 133.564,14 TL bedelin reeskont faizi ile birlikte 2018 yılında eklenen vergi farkı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının üründe bulunan şikayetlerin giderimi için işlemlerin yapıldığını, bedel iadesini gerektirir koşulların oluşmadığını, misli ile değişimin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, aracın değer kaybının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; üründe bulunan gizli ayıp nedeni ile alıcının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde sayılan seçimlik hakları kullanabileceği, davacının araçta var olan ayıp nedeniyle zarara uğradığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 günlü 2017/653 E. ve 2017/1085 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıpların araçta kullanıma engel oluşturması ve beklenen faydaya etkisinin bulunmasının gerektiği, somut olayda alıcının üründen beklenen faydayı görmemesi ve ayıplı olarak kullanması istenemeyeceğinden davacının misli ile değişim istemine dair davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, araç üzerinde fiziki inceleme dahi yapmadan dosyada mevcut belgeleri inceleyerek rapor düzenlediğini, araçta ürün veya üretim kaynaklı herhangi bir gizli ayıbın bulunmadığı, feshin satıcı aleyhine doğurduğu sakıncanın, alıcı lehine doğurduğu faydadan çok büyük olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde yer ... “Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.” düzenlemesinin de bu anlamda bedel iadesi ve sözleşmeden dönme hakkının satıcının aleyhine doğurduğu sakıncaları engellemeye yönelik olduğu, aracın ayıplı olduğu yönündeki mahkeme kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin hiçbir kusurunun olmadığı durumda misli ile değişim kararı verilmesinin sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına da aykırı olduğu, değer kaybı hesaplamasının yapılmadığı, davacı yanın araçtan faydalanmasını engelleyen bir durumun söz konusu olmadığı, istinafa konu kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta bulunan ya da sonradan ortaya çıkabilecek rehin, haciz, vergi borcu vs. tahditlere ilişkin olarak da yerel mahkemece karar verilmediği ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aracın motor suyu eksiltme arızası nedeni ile 28.12.2017, 30.04.2018, 19.07.2018, 18.08.2018 ve 09.10.2018 tarihlerinde tamire gittiği ve 05.02.2019 tarihinde de bir kısım sensörlerin değiştiği, bilirkişice araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğunun bildirildiği, ilk derece mahkemesi kararının 6098 sayılı Kanun'un 219 uncu ve 227 nci maddeleri ile usul hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı malın misli ile değişimi veya uygun bir bedel karşılığında üst modeli ile değiştirilmesi veya bedelinin faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 219 uncu ve 227 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:bedel indirimi · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · değer kaybı · ayıp · bedel iadesi · kâr kaybı · teslim
İncelediğiniz kararda… lunmadığı, feshin satıcı aleyhine doğurduğu sakıncanın, alıcı lehine doğurduğu faydadan çok büyük olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde yer ... “Alıcının, «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir.” düzenlemesinin de bu anlamda «bedel iadesi» ve sözleşmeden dönme hakkının satıcının aleyhine doğurduğu sakıncaları engellemeye yönelik olduğu, aracın ayıplı olduğu yönündeki mahkeme kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin hiçbir kusurunun olmadığı durumda misli ile değişim kararı verilmesinin sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına da aykırı olduğu, «değer kaybı» hesaplamasının yapılmadığı, davacı yanın araçtan faydalanmasını engelleyen bir durumun söz konusu olmadığı, istinafa konu kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta bulunan ya da sonradan ortaya çıkabilecek «rehin», «haciz», vergi borcu vs. tahditlere ilişkin olarak da yerel mahkemece karar verilmediği ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının üründe bulunan «şikayetlerin» giderimi için işlemlerin yapıldığını, bedel iadesini gerektirir koşulların oluşmadığını, misli ile değişimin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu, aracın «değer kaybının» belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan 06.06.2017 günü satın aldığı Tiguan marka aracın «teslimden» 20 gün sonra motor suyunun eksildiği yönünde uyarı gelmesi üzerine serviste kayıt açılmadan işlem yapıldığını, 19.07.2017 ve 28.12.2017 tarihlerinde de aynı uyarılar nedeni ile yeniden servise gittiğini ve aynı işlemlerin tekrarlandığını, 30.04.2018'de arızanın tekrarı üzerine aracın detaylı bakım için üç gün serviste kaldığını, 19.07.2018 ve 09.10.2018 tarihlerinde aynı uyarı nedeniyle gittiği serviste benzer işlemlerin yapıldığını, arızanın giderilememesi nedeniyle ürünün değişimini bildiren noter «ihtarının» keşide edildiğini ve ayıplı aracın misli ile değişim talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini veya fiyat farkı verilerek bir üst modelle değişimini veya ödenen 133.564,14 TL bedelin «reeskont faizi» ile birlikte 2018 yılında eklenen vergi farkı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · garanti kapsamı · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · garantörlük · ihbar · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesince, davacı vekili tarafından sunulan 27.08.2019 tarihli dilekçenin ekindeki servis belgelerine göre araçtaki arızanın devam ettiği kabul edilerek davaya konu araç üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılmadan dosyadaki belgeler doğrultusunda ilk derece mahkemesi tarafından alınan iki bilirkişi raporuna aykırı şekilde karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4120 E. 2023/5962 K.
Ortak:bedel indirimi · sözleşmeden dönme · değer kaybı · gizli ayıp · ayıp · bedel iadesi · kâr kaybı · teslim
İncelediğiniz kararda… lunmadığı, feshin satıcı aleyhine doğurduğu sakıncanın, alıcı lehine doğurduğu faydadan çok büyük olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde yer ... “Alıcının, «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir.” düzenlemesinin de bu anlamda «bedel iadesi» ve sözleşmeden dönme hakkının satıcının aleyhine doğurduğu sakıncaları engellemeye yönelik olduğu, aracın ayıplı olduğu yönündeki mahkeme kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin hiçbir kusurunun olmadığı durumda misli ile değişim kararı verilmesinin sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına da aykırı olduğu, «değer kaybı» hesaplamasının yapılmadığı, davacı yanın araçtan faydalanmasını engelleyen bir durumun söz konusu olmadığı, istinafa konu kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta bulunan ya da sonradan ortaya çıkabilecek «rehin», «haciz», vergi borcu vs. tahditlere ilişkin olarak da yerel mahkemece karar verilmediği ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının üründe bulunan «şikayetlerin» giderimi için işlemlerin yapıldığını, bedel iadesini gerektirir koşulların oluşmadığını, misli ile değişimin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu, aracın «değer kaybının» belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; üründe bulunan «gizli ayıp» nedeni ile alıcının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde sayılan «seçimlik hakları» kullanabileceği, davacının araçta var olan ayıp nedeniyle zarara uğradığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 günlü 2017/653 E. ve 2017/1085 K. sayılı ilamı …
Benzer bu kararda… AHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2017/876 E., 2019/157 K. sayılı kararıyla; satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2. onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle oluşan zararın bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 14.600,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; dava, ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi, olmadığı taktirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkin olup Mahkemece alınan 09.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın servis kayıtları incelenmek suretiyle iki ayrı arıza nedeniyle servise gittiği, bu arızaların onarılarak aracın davacıya sorunsuz «teslim» edildiği, ilk onarımın 3 gün sürdüğü, ikinci arızanın tamirinin 2 ay sürdüğü, birinci arıza olan debriyaj arızasının davalı tarafın savunmasında belirtildiği gibi kullanıma bağlı olarak çıkabilecek arızalardan olduğu; ancak yapılan onarım sırasında volanın değişimini gerektirecek şartların oluşmasının yapısal bir arızanın varlığına işaret ettiği, söz konusu arızanın serviste parça değişiklikleri ile «garanti kapsamında» giderildiği, ikinci arızanın motor ikaz ışığının yanması sonucu ortaya çıktığı ve davalı tarafından akü ve add blue deposunun değişimi ile giderildiği, davalı tarafça arızının kullanıcı kaynaklı olduğu savunulmuş ise de bu konuda somut delil «ibraz» edilmediği, önceden tespiti mümkün olmayan «gizli ayıp» niteliğindeki arızanın serviste garanti kapsamında giderildiği, yapılan parça değişiminin araçta değer kaybına sebep olmadığı tespitleri yapılmıştır.
… rızası sebebiyle 2,5 ayı bulan ve hala devam etmekte olan tamir süresi zarfında müvekkilinin işçilerinin ulaşımını taksi ile sağlamak zorunda kaldığını, halihazırda «garanti kapsamında» olduğunu ileri sürerek söz konusu aracın birebir yenisi ile değiştirilmesine, müvekkilinin söz konusu aracın tamiri sırasında işçilerin ulaşımına harcadığı ulaşım bedelinin tespit edilerek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu aracın, gördüğü tamir ve bakım sonucu değişen parçaları nedeniyle «değer kaybı» bulunduğundan değişim talebinin reddi halinde değer kaybının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · ayıp ihbar süresi · kullanım hatası · ihbar süresi · garanti süresi · garanti kapsamı · ayıp ihbarı · direnme kararı
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» uymadığını, arızaların kullanıcıdan kaynaklandığını, gerekli onarımın yapılarak aracın iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… emesinin 15.04.2021 tarihli ve 2019/1187 E., 2021/521 K. sayılı kararıyla; 26.09.2018 tarihli bilirkişi raporu da nazara alındığında araçta meydana gelen arızaların «sebebinin» kullanıcıdan kaynaklanmadığı, araçtaki ayıpların «gizli ayıp» olduğu, «ayıp ihbarının» süresinde yapıldığı, yeni alınan bir araçta çok kısa süre içerisinde bu denli çok arızanın meydana gelmesinin araçtan beklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, davacı vekilince UYAP'tan «ibraz» edilen 27.08.2019 tarihli dilekçede, araçtaki arızaların karardan sonra hatta istinaf aşamasında dahi devam ettiğinin beyan edilerek, araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin ibraz edildiği de nazara alındığında, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, arızaların tekrarlamaya devam ettiği, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebin yerinde olduğu, «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… 9.02.2018 tarihine kadar yapılan tamir ve diğer işlemler incelenmek suretiyle araçta önemli arızaların çok kısa sürede meydana çıktığı, arızaların meydana gelişinde «kullanım hatası» olmadığı, imalat hatası olduğu, ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde bulunduğu, «garanti süresi» içinde iken ücretsiz değiştirilmekle birlikte sık sık tekrarı halinde araçtan beklenen faydanın sağlanamayacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
… aracın davacı tarafından satın alınma tarihi, servis fişleri, bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler nazara alındığında araçta meydana gelen arızaların «sebebinin» kullanıcıdan kaynaklanmadığı, araçtaki ayıpların «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, «ayıp ihbarının» süresinde yapıldığı, yeni alınan bir araçta çok kısa süre içerisinde bu nitelikte ve sayıda arızanın meydana gelmesinin araçtan beklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, davacının ayıplı bir aracı kullanmaya zorlanmasının kendisinden beklenemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen «direnme» kararı uygun bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4131 E. , 2024/35 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1251 Esas, 2022/560 Karar
DAVA TARİHİ 18.04.2019
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/190 E., 2020/110 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan 06.06.2017 günü satın aldığı Tiguan marka aracın teslimden 20 gün sonra motor suyunun eksildiği yönünde uyarı gelmesi üzerine serviste kayıt açılmadan işlem yapıldığını, 19.07.2017 ve 28.12.2017 tarihlerinde de aynı uyarılar nedeni ile yeniden servise gittiğini ve aynı işlemlerin tekrarlandığını, 30.04.2018'de arızanın tekrarı üzerine aracın detaylı bakım için üç gün serviste kaldığını, 19.07.2018 ve 09.10.2018 tarihlerinde aynı uyarı nedeniyle gittiği serviste benzer işlemlerin yapıldığını, arızanın giderilememesi nedeniyle ürünün değişimini bildiren noter ihtarının keşide edildiğini ve ayıplı aracın misli ile değişim talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini veya fiyat farkı verilerek bir üst modelle değişimini veya ödenen 133.564,14 TL bedelin reeskont faizi ile birlikte 2018 yılında eklenen vergi farkı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının üründe bulunan şikayetlerin giderimi için işlemlerin yapıldığını, bedel iadesini gerektirir koşulların oluşmadığını, misli ile değişimin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, aracın değer kaybının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; üründe bulunan gizli ayıp nedeni ile alıcının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde sayılan seçimlik hakları kullanabileceği, davacının araçta var olan ayıp nedeniyle zarara uğradığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 günlü 2017/653 E. ve 2017/1085 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıpların araçta kullanıma engel oluşturması ve beklenen faydaya etkisinin bulunmasının gerektiği, somut olayda alıcının üründen beklenen faydayı görmemesi ve ayıplı olarak kullanması istenemeyeceğinden davacının misli ile değişim istemine dair davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, araç üzerinde fiziki inceleme dahi yapmadan dosyada mevcut belgeleri inceleyerek rapor düzenlediğini, araçta ürün veya üretim kaynaklı herhangi bir gizli ayıbın bulunmadığı, feshin satıcı aleyhine doğurduğu sakıncanın, alıcı lehine doğurduğu faydadan çok büyük olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde yer ... “Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.” düzenlemesinin de bu anlamda bedel iadesi ve sözleşmeden dönme hakkının satıcının aleyhine doğurduğu sakıncaları engellemeye yönelik olduğu, aracın ayıplı olduğu yönündeki mahkeme kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin hiçbir kusurunun olmadığı durumda misli ile değişim kararı verilmesinin sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına da aykırı olduğu, değer kaybı hesaplamasının yapılmadığı, davacı yanın araçtan faydalanmasını engelleyen bir durumun söz konusu olmadığı, istinafa konu kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta bulunan ya da sonradan ortaya çıkabilecek rehin, haciz, vergi borcu vs.
tahditlere ilişkin olarak da yerel mahkemece karar verilmediği ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aracın motor suyu eksiltme arızası nedeni ile 28.12.2017, 30.04.2018, 19.07.2018, 18.08.2018 ve 09.10.2018 tarihlerinde tamire gittiği ve 05.02.2019 tarihinde de bir kısım sensörlerin değiştiği, bilirkişice araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğunun bildirildiği, ilk derece mahkemesi kararının 6098 sayılı Kanun'un 219 uncu ve 227 nci maddeleri ile usul hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı malın misli ile değişimi veya uygun bir bedel karşılığında üst modeli ile değiştirilmesi veya bedelinin faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 219 uncu ve 227 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016728100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz