6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13165 E. 2010/4722 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak zamanaşımı def'i def'i protokol yasal faiz zamanaşımı

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, Dairemizin 02.11.2006 gün ve 2005/9488 esas, 2006/11013 karar sayılı kararı ile bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 8.583,00 YTL’nın toprak döküm tarihi olan 28.06.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece Dairemizin 02.11.2006 tarihli bozma ilamına uyulmasıyla zamanaşımı def'i bakımından davacı yararına usulü müktesep hak teşekkül etmiş olmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalılardan Türkiye Elektrik İletişim A.Ş.'nin protokol uyarınca irtifak hakkına konu olan alanlarda toprak seviyesinde kazı ve dolgu çalışması yapması gerekirken, alana 17116 m3 toprak dökümü yaptığını ve İdare'nin 24.10.2002 tarihli raporuna göre toprak dolgu bedelinin (8.583,00) YTL olduğunu belirterek bu bedelin tahsili talebinde bulunmuş olup, sözkonusu raporda ise sahaya 17166 m3 toprak döküldüğü ve 1 m3 toprak dolgu bedelinin (500.000) TL olabileceği belirtilerek, (17166 m3 + 500.000 TL = 8.583.000.000.-TL) şeklinde bir hesaplama yapılmıştır. Dosya içeriğinde davacının bu davaya konu ettiği zararın davalı tarafın protokole göre yapması gereken toprak seviyesinde kazı ve dolgu çalışmasını yapmaması nedeniyle bunun yapılması bedeli olduğuna dair bir talebe rastlanılmamış, aksine zarara esas miktar alana dökülen 17166 m3 toprak olarak kabul edilmiştir. Davacı taraf bu miktar toprağın dökülmesinin haksızlığını ileri sürerek işbu davayı açtığına göre davacının zararının dökülen toprağın buradan kaldırılması için gereken bedel olması gerekir. Oysa hükme dayanak raporda bu bedel değil 24.10.2002 tarihli raporda olduğu gibi toprağın alana döküm bedeli hesaplanmıştır. Bu itibarla, mahkemece talebe göre davacının zararı olan toprak kaldırma bedeli hesaplanıp neticesine göre bir hüküm kurulması gerekirken, anılan husus nazara alınmadan toprak döküm bedelini esas alarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1833 E. 2013/2206 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2521 E. 2012/4232 K.

    Ortak:Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/465 E. 2018/7493 K.

    Ortak:Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13165 E.  ,  2010/4722 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ümraniye 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.02.2008 tarih ve 2007/470 - 2008/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili idare tarafından davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğü’ne orman hudutları dahilinde enerji nakil hattı tesisi için izin verilerek, taahhüt senedi alındığını, bu taahhüt senedi ve Valilik kararı uyarınca nakil hattının altında kalan orman örtüsünün temizliğinden sorumlu olan davalı şirketin bu hususta davalı ... ile protokol yaptığını, ancak enerji nakil hattının altına usulsüz olarak toprak dökümü yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, müvekkili idarenin zararı olan 8.553.000.000.-TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı TEİAŞ vekili, enerji nakil hattının geçtiği güzergahın temizliği işinin davalı belediyeye protokol ile verildiğini,kendilerinin ilgisi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, zarar tespitinin davacı kurum tarafından yapıldığını, delil teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, Dairemizin 02.11.2006 gün ve 2005/9488 esas, 2006/11013 karar sayılı kararı ile bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 8.583,00 YTL’nın toprak döküm tarihi olan 28.06.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece Dairemizin 02.11.2006 tarihli bozma ilamına uyulmasıyla zamanaşımı def'i bakımından davacı yararına usulü müktesep hak teşekkül etmiş olmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalılardan Türkiye Elektrik İletişim A.Ş.'nin protokol uyarınca irtifak hakkına konu olan alanlarda toprak seviyesinde kazı ve dolgu çalışması yapması gerekirken, alana 17116 m3 toprak dökümü yaptığını ve İdare'nin 24.10.2002 tarihli raporuna göre toprak dolgu bedelinin (8.583,00) YTL olduğunu belirterek bu bedelin tahsili talebinde bulunmuş olup, sözkonusu raporda ise sahaya 17166 m3 toprak döküldüğü ve 1 m3 toprak dolgu bedelinin (500.000) TL olabileceği belirtilerek, (17166 m3 + 500.000 TL = 8.583.000.000.-TL) şeklinde bir hesaplama yapılmıştır. Dosya içeriğinde davacının bu davaya konu ettiği zararın davalı tarafın protokole göre yapması gereken toprak seviyesinde kazı ve dolgu çalışmasını yapmaması nedeniyle bunun yapılması bedeli olduğuna dair bir talebe rastlanılmamış, aksine zarara esas miktar alana dökülen 17166 m3 toprak olarak kabul edilmiştir.

Davacı taraf bu miktar toprağın dökülmesinin haksızlığını ileri sürerek işbu davayı açtığına göre davacının zararının dökülen toprağın buradan kaldırılması için gereken bedel olması gerekir. Oysa hükme dayanak raporda bu bedel değil 24.10.2002 tarihli raporda olduğu gibi toprağın alana döküm bedeli hesaplanmıştır. Bu itibarla, mahkemece talebe göre davacının zararı olan toprak kaldırma bedeli hesaplanıp neticesine göre bir hüküm kurulması gerekirken, anılan husus nazara alınmadan toprak döküm bedelini esas alarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017393400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.