Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/465 E. 2018/7493 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 67.583,96 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17931 E. 2015/954 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:geçerlilik şartı · müteselsil kefil · muacceliyet · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 583 ve devamı maddeleri uyarınca «kefalet» için şekil şartları getirildiği, bu şartların «geçerlilik şartı» olup söz konusu sözleşmede bu şartların bulunmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 583 vd. maddeleri uyarınca «kefalet» için öngörülen şartların bulunmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiş ise de, kararda yasada belirtilen hangi şartların oluşmadığı hususunda hiçbir açıklama yapılmamıştır.
Bu durumda, sözleşmede «müteselsil kefiller» için «muacceliyet» hükmü bulunup bulunmadığı ile 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 583 vd ile 586. maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
-
Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3854 E. 2017/7028 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · kar payı · kâr payı · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüyle davacının davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına, ortaklıktan çıkmaya izin verilen ortağın bilirkişilerce tespit olunan 86.298,56 TL «tasfiye» «payının» davalıdan tahsiline, faiz isteminin reddine, bilirkişilerce tespit olunan 6.583,77 TL «kar payı alacağının» dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/465 E. , 2018/7493 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/01/2015 gün ve 2014/1090-2015/85 sayılı kararı onayan Daire’nin 27/09/2016 gün ve 2015/13031-2016/7553 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, ...'ın özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında taraflar arasında 24/07/2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" akdedildiğini, anılan sözleşmenin 7.1, 7.2, 7.3, 7.4, 7.5 ve 7.6 maddelerinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, davalının sözleşme öncesi gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle tazminat istemine ilişkin ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararına istinaden davacının icra dosyasına 69.438,46 TL ödediğini ileri sürerek, 69.438,46 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 67.583,96 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 29/11/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Daire'nin 27.09.2016 gün 2015/13031 Esas, 2016/7553 Karar sayılı onama ilamındaki karşı oy gerekçesi doğrultusunda davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile dava reddedilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken bu yöne ilişkin davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine yönelik sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465115900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz