Emanet tüplerin iadesini ispat yükü bayidedir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4600 E. 2024/760 K. · · İlk derece: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bayilik sözleşmesinde tüplerin mülkiyetinin dağıtıcıya ait olduğu ve sözleşmenin sona ermesi hâlinde emanet tüplerin iade edileceği kararlaştırılmışsa, fesih tarihi itibarıyla elinde bulunan tüpleri iade ettiğini ispat külfeti bayiye aittir; sektördeki dolu tüp karşılığı boş tüp alınması teamülü, geçmişe yönelik iddiaların değerlendirilmesinde gözetilse de tek başına fesih tarihinde bayinin elinde iadesi gereken tüp bulunmadığı anlamına gelmez ve başkaca araştırma yapılmadan davanın reddine dayanak olamaz. Borçlunun borcu için taşınmazını ipotek eden üçüncü kişi yalnızca ipotek bedeli kadar ayni olarak sorumludur; şahsi teminat vermediği sürece borçtan kişisel olarak sorumlu tutulup kendisinden tahsile karar verilemez.
Ele alınan sorunlar
Bayiye emanet olarak verilen tüplerin iade edilmediği iddiasında ispat yükünün kime ait olduğu → kabul
İddia: Davacı vekili, bayiye teslim edilen 10.671 adet LPG tüpünün iade edilmediğini, bu nedenle aynı sayıda tüpü yeniden imal ettirmek zorunda kaldığını, bilirkişi heyetindeki sektör bilirkişisinin sektörel önyargıyla hareket ettiğini, dosyaya sunulan stok satış raporları, tüp gaz satış listeleri, tüp imalat faturaları ve tahsil edilen depozito bedellerinin görmezden gelindiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 3 üncü maddesinin (a) bendinde LPG tüplerinin mülkiyetinin dağıtıcıya ait olduğu ve bayinin, istenilmesi veya sözleşmenin hitamında üç gün içinde bu tüpleri derhal iade edeceği; 12 nci maddesinin (f) bendinde de bayinin, sözleşmenin herhangi bir nedenle feshi veya sona ermesi hâlinde kendisine depozito faturası karşılığı emanet olarak verilen tüm LPG tüplerini üç gün içinde derhal iade ve teslim etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Sektör bilirkişisinin, dağıtıcının bayiye dolu tüp verirken boş tüpleri almasının esas olduğu ve bu miktardaki tüpün depolanmasının mümkün olmadığı yönündeki mütalaası ile davacının fesih tarihine kadar boş tüplerin iadesine yönelik herhangi bir talepte bulunmamış olması karşısında, davacının beş yılı aşan bir süre boyunca iddia edilen miktarda boş tüpü almaksızın bayiye dolu tüp vermesi sektördeki yerleşik teamül gereğince mümkün değildir. Ancak bu durum, fesih tarihi itibarıyla bayinin elinde iadesi gereken tüp bulunmadığı şeklinde yorumlanamaz; davanın başkaca bir araştırma yapılmaksızın salt bu gerekçeyle reddi doğru olmamıştır. Sözleşmeye göre esas olan, bayinin fesih tarihi itibarıyla elinde bulunan tüpleri dağıtıcıya iade etmesidir ve tüpleri iade ettiği savunması karşısında bu hususu ispat külfeti bayiye aittir. Bu itibarla, tarafların defter ve kayıtları üzerinde sektör bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılıp, sektördeki yerleşik teamül de gözetilerek fesih tarihi itibarıyla bayinin elinde iadesi gereken tüp bulunup bulunmadığının tespiti; bulunduğunun tespiti hâlinde ise elinde kalan tüpleri iade ettiğini ispat yükümlülüğünün bayide olduğu düşünülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Borçlunun borcu için taşınmazını ipotek eden üçüncü kişiye husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesinin ipotek veren davalı hakkındaki kararının doğru olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin bu davalı hakkındaki tespitini kabul etmediklerini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İpotek, ayni sorumluluk doğuran bir güvence olup bir alacağın güvencesi olarak taşınmazın karşılık gösterilmesi, diğer bir deyişle bir taşınmazın bir borcun güvencesine özgülenmesidir. Burada alacaklı alacağını ilk önce taşınmazın değeri üzerinden elde eder; ipotekli taşınmazın değeri alacağın ödenmesine yetmezse alacaklının borçlunun malvarlığının tamamına başvurma hakkı doğar ki buna kişisel sorumluluk denir. Somut olayda ipotek veren davalı, diğer davalının bayilik ilişkisinden doğmuş ve doğacak borcunun 150.000,00 TL'ye kadar olan kısmının teminatını teşkil etmek üzere kendi adına tescilli taşınmaz üzerinde üçüncü derecede ipotek vermiş, taşınmaz da yargılama sırasında ipotekle birlikte üçüncü kişiye satılmıştır. İpotek veren davalı, karşı tarafın borçlarına şahsi teminat vermediği hâlde ipotek bedeli kadar ayni olarak sorumlu iken borçtan şahsen sorumlu tutularak kendisinden tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Bayiye emanet verilen tüplerin iadesinde ispat külfetinin bayide olduğu ve sektörel teamülün tek başına ret gerekçesi yapılamayacağı yönünde bağlayıcı içtihat değeri taşır; ipotek veren üçüncü kişinin ayni sorumluluğu ile kişisel sorumluluk ayrımı bakımından da emsaldir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- pasif husumet (taraf sıfatı) — ipotek veren üçüncü kişiye kişisel sorumluluk esasına dayalı husumet yöneltilemez
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat külfeti↗ emanet (depozitolu) tüp↗ bayilik sözleşmesi↗ sektörel teamül↗ ipotek↗ ayni sorumluluk↗ kişisel sorumluluk↗ pasif husumet↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8660 E. 2013/13282 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… vacıya ait 846 adet mutfak tüpünü toplayarak ticaretini yapmak üzere, diğer davalı ...'a ait araç ile taşıtma eyleminin TTK'nın 57/10. maddesi çerçevesinde özel bir «haksız rekabet» hali olduğu, davacı şirketin bu tüpleri piyasaya dağıttığı sırada depozito bedeli alarak bir kısım maliyetini telafi ettiği, 12 kg'lik LPG tüp maliyetinin 33,00 TL …
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7540 E. 2011/550 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · bilirkişi incelemesi · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının, bayisi olmadığı halde markası davacıya ait LPG tüplerini dolu olarak bulundurmasının «haksız rekabet» olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüyle, haksız rekabetin tespitine, menine, tüplerin imhasına ve «ilana», 1.000,00 TL manevi tazminat ile 2.638,80 TL «maddi tazminatın» «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davacının «ticaret unvanı» ve markasına vaki tecavüz, «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
O halde, mahkemece, «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına ihtiyaç duyulduğuna göre, tüp sektöründe uzman bir bilirkişi seçilerek sektördeki uygulamalar da dikkate alınarak küçük ve büyük tüplerin yılda kaç …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17382 E. 2014/18599 K.
Ortak:bayilik sözleşmesi
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinden» kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkin asıl ve karşı davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
ASIL DAVA VE CEVAP Davacı karşı davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile birleşen Mogaz A.Ş. ile davalı ... arasında 07.02.2007 tarihli «bayilik sözleşmesi» imzalandığını, «ipotek» resmi senedi gereğince, diğer davalının, davalı ...'nin doğabilecek borçlarına karşılık 150.000,00 TL'sine kadar taşınmazını ipotek verdiğini, davalı bayinin sözleşmeden kaynaklı borçlarını yapılan «ihtara» rağmen ödemediği gibi kendisine «teslim» edilen 10.671 adet LGP tüpünü de tekrardan doldurulup «dağıtıma» sokulmak üzere müvekkiline iade etmediğini, müvekkilinin bu nedenle bu sayıda tüpü yeniden imal ettirmek zorunda kaldığını, müvekkilinin taraflar arasında bayililik sözleşmesini belirtilen nedenlerle 11.12.2009 tarihinde haklı nedenle fesh edildiğini, müvekkilinin davalıdan «cari hesap alacağı» bulunduğunu, davalının sözleşmenin haklı nedenlerle feshi sebebiyle müvekkiline «kar mahrumiyeti» yanında «cezai şart» da ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek 303.338,24 TL tüp imalat bedelinin, 264.327,25 TL cari («açık) hesap alacağının», 25.000,00 USD cezai şartın ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL kar mahrumiyetinin davalı ...'in ipotek üst limiti olan 150.000,00 TL ile s …
KARŞI DAVA VE CEVAP 1.Davalı karşı davacı ... vekili karşı dava dilekçesinde; «bayilik sözleşmelerinin» karşı davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin «kar kaybına» uğradığını, ayrıca sözleşmeler uyarınca karşı davalı tarafça «taahhüt» edilmesine rağmen müvekkili «prim» alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin davacı karşı davalıya «borçlu olunmadığının tespitine» ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL kâr kaybı ile 1.000,00 TL «cezai şart» alacağının, eksik ödenen işyeri destek priminden şimdilik 1.000,00 TL, ev ve kamp tüpü satışlarına yönelik «prim alacağından» şimdilik 1.000,00 TL alacağın karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacı ile dava dışı Fulde Evcili arasındaki bayilik sözleşmesinin feshedilerek devir taahhüdü ile bayiliğin müvekkili tarafından 10.11.2006 tarihli sözleşme devralındığını, müvekkilinin devir tarihinden önceki işlemlerden sorumlu olmadığını, ayrıca iş bu sözleşmeye ek taraflar arasında 14.07.2007 tarihli ek sözleşme imzalandığını ve diğer davalının 150.000,00 TL bedelle iş bu sözleşmeye «ipotek» verdiğini, sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini; müvekkilinin «teslim» ettiği boş tüpler karşılığında dolu tüp alındığını, bu nedenle davacı karşı davalı tarafından iddia edilen 10.671 adet tüpün karşılığında emanet depozito teslim makbuzunun veya depozito satış makbuzunun dosyaya davacı tarafından «ibrazı» gerektiğini, müvekkilinin, 14.07.2007 tarihli ek sözleşme dışında davacıya başka taahhüdünün olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak asıl d …
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf davalı bayinin bayilik faaliyetine gereken özeni göstermediğini, satışların düştüğünü iddia etmiş ise de «bayilik sözleşmesi» ve MK’nın 2. maddesi uyarınca önce davalı bayiyi uyarıp gerekli önlemleri alması ve satışlarını artırması için uygun bir «mehil» vermesi gerektiği, bunları yapmadan aynı bölgede ikinci bir bayilik ihdas etmenin «dürüstlük kuralı» ve sözleşmeden kaynaklanan sadakat borcuna aykırı olduğu, ikinci bayinin 14.01.2011 tarihinde faaliyete başladığı, 04.02.2011 tarihinde de davacının, davalıya «ihtarname» çekerek “2011 Ocak ayında davalının alımlarındaki azalmanın %45,34 seviyesine çıktığını” «ihtar» ettiği, bu tarih aralığında davalı-karşı davacının bayiliğine yakın bir yerde ikinci bayilik açılması ile davalının alımlarının bu miktarda azalmış olmasının hayatın olağan akışına uygun düştüğü, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı, bayilik sözleşmesinin 2. maddesinde davacıya davalınınki ile aynı bölgede ikinci bayilik ihdas etme hakkı tanınmış ise de bunun sonucu olarak davalının satışlarında düşme olacağı doğal olduğundan davalıya ihtarname gönderilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden davacı-karşı davalının «kar mahrumiyeti» ve «cezai şart» talep edemeyeceği, davacı 6180 adet tüp için tüp depozito bedeli talep etmiş ise de talep konusu tüplerin «teslim» edildiğini ispatlayamadığı, davalı-karşı davacı bayi İ...A.Ş’den daha önce ödediği depozito bedelini talep etmiş ise de tüp olmadan tüpgaz bayiliği işi yapılması h …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat alacağı · talep aşımı · kar mahrumiyeti · mahrum kalınan kâr · ek mehil · kâr mahrumiyeti · teminat mektubu · cezai şart
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf davalı bayinin bayilik faaliyetine gereken özeni göstermediğini, satışların düştüğünü iddia etmiş ise de «bayilik sözleşmesi» ve MK’nın 2. maddesi uyarınca önce davalı bayiyi uyarıp gerekli önlemleri alması ve satışlarını artırması için uygun bir «mehil» vermesi gerektiği, bunları yapmadan aynı bölgede ikinci bir bayilik ihdas etmenin «dürüstlük kuralı» ve sözleşmeden kaynaklanan sadakat borcuna aykırı olduğu, ikinci bayinin 14.01.2011 tarihinde faaliyete başladığı, 04.02.2011 tarihinde de davacının, davalıya «ihtarname» çekerek “2011 Ocak ayında davalının alımlarındaki azalmanın %45,34 seviyesine çıktığını” «ihtar» ettiği, bu tarih aralığında davalı-karşı davacının bayiliğine yakın bir yerde ikinci bayilik açılması ile davalının alımlarının bu miktarda azalmış olmasının hayatın olağan akışına uygun düştüğü, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı, bayilik sözleşmesinin 2. maddesinde davacıya davalınınki ile aynı bölgede ikinci bayilik ihdas etme hakkı tanınmış ise de bunun sonucu olarak davalının satışlarında düşme olacağı doğal olduğundan davalıya ihtarname gönderilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden davacı-karşı davalının «kar mahrumiyeti» ve «cezai şart» talep edemeyeceği, davacı 6180 adet tüp için tüp depozito bedeli talep etmiş ise de talep konusu tüplerin «teslim» edildiğini ispatlayamadığı, davalı-karşı davacı bayi İ...A.Ş’den daha önce ödediği depozito bedelini talep etmiş ise de tüp olmadan tüpgaz bayiliği işi yapılması h …
A.Ş’nin davalı-karşı davacıdan aldığı 25.000 TL’lik «teminat mektubunu» nakde çevirip davalının hesabından düştüğü, davalı-karşı davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kabul edildiğinden teminat bedelini davacıdan istemekte haklı olduğu, davalı-karşı davacı tüm «maddi tazminat» talepleri için harcını yatırarak 11.000 TL talepte bulunduğundan ve «teminat alacağı» 24.000 TL olduğundan taleple bağlı kalınarak teminat alacağı yönünden karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı-karşı davacı «kar mahrumiyeti» talep etmiş ise de bu talebini kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, davalı-karşı davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 11.000,00 TL’nin faizi …
Şti. vekili karşı dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile «mahrum kalınan» kar için şimdilik 5.000,00 TL, haksız olarak nakde çevrilen 25.000 TL’lik «teminat mektubundan» dolayı şimdilik 5.000,00 TL ve depozito bedeli ödenmesine karşılık müvekkiline «teslim» edilmeyen tüplerden dolayı şimdilik 1.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini talep etmiştir.
Mahkeme gerekçesinde davalı-karşı davacının «kar mahrumiyeti» ve depozito bedeli ile ilgili davasını kanıtlayamadığı ancak davacı İpragaz A.Ş’nin davalı-karşı davacıdan aldığı 25.000 TL’lik «teminat mektubunu» haksız surette nakde çevirip davalının hesabından düştüğü belirtildikten sonra kar mahrumiyeti ve depozito bedelleri yönünden davanın reddine, teminat mektubu ile …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3529 E. 2013/4138 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet indirimi · vekalet ücreti takdiri · hakkaniyet · olumsuz oy · taşıyıcı · maddi tazminat · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminatın» tahsili istemine ilişkin olup, davacıya ait "Aygaz" markalı 846 adet 12 kg'lık tüpün preslenmiş şekilde taşındığı sırada ele geçirildiği dosya kapsamı ile sabittir.Diğer uyuşmazlık konuları yanında maddi tazminat miktarının ne şekilde hesaplanması gerektiği hususuda çekişme konusu olup, mahkemece, yukarıda yazılı olduğu şekilde davacının tüp başına zararı 24.75 TL olduğu kabul edilerek yazılı tazminat miktarına hükmedilmiştir.Oysa, her ne kadar dava konusu 846 tüpün tümüyle yeni olduğunun kabulü ile hüküm tesis edilmiş ise de dava konusu tüplerin ekonomik ömürlerini tamamlamadığının kanıtlanamamasına, esasen 846 adet tüpün tamamının yeni olmasının da hayatın olağan akışına uygun bulunmamasına göre mahkemece, belirlenip hükmedilen tazminat miktarından hüküm tarihinde geçerli BK'nun 43 ve 44 ncü maddesi hükümlerince uygun bir miktar «hakkaniyet indirimi» yapılıp yapılmayacağının tartışmasız bırakılması doğru görülmemiş kararın öncelikle bu yönden davalılardan ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...-Öte yandan, mahkemece, «taşıyıcı» olan davalılardan ... hakkındaki dava yazılı gerekçeyle reddedilmiş olmasına rağmen, kendisini vekile «temsil» ettiren bu davalı yararına «vekalet ücretinin takdiri» yönünde olumlu ya da «olumsuz» bir hüküm tesis edilmemesi de doğru bulunmamış,kararın bu yönden davalılardan... yararına bozulması gerekmiştir.
… acıya ait 846 adet mutfak tüpünü toplayarak ticaretini yapmak üzere, diğer davalı ...’a ait araç ile taşıtma eyleminin ...'nun 57/.... maddesi çerçevesinde özel bir «haksız rekabet» hali olduğu, davacı şirketin bu tüpleri piyasaya dağıttığı sırada depozito bedeli alarak bir kısım maliyetini telafi ettiği, 12 kg'lik LPG tüp maliyetinin 33,00 TL …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14546 E. 2014/3775 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · gerçek zarar · depo kararı · ihtiyati tedbir · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · e-defter
Benzer bu karardaA.Ş. «depo» ve işlerinde «ihtiyati tedbir» konulan 222 adet LPG tüpünün imha edilmek suretiyle vaki «haksız rekabetin» men-ine, kesinleşmeden sonra karar özetinin «ilanına», 6.000 TL «maddi tazminatın» faizi ile birlikte tahsiline, davacının manevi tazminat talebi haklarının saklı kalmasına karar verilmiştir.
… L, tüp maliyetleri ve depozito bedelleri nedeniyle uğradığı zararın ise 2.115,96 TL olmak üzere toplam 10.014,84 TL zararının olduğu gerekçesiyle markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ve men-i ile «maddi tazminat» davasının kabulü ile davalı Milangaz A.Ş'nin «depo» ve işyerinde davacı A.
3-Mahkemece, «yoksun kalınan» kazancın hesabında dava konusu tüplerin 1 yıllık süre ile dolaşımdan çekilmesine dayalı olarak hesap yapılmış ise de, tazminatın hesabında asıl olanın «gerçek zararın» belirlenmesi olduğundan «maddi tazminat» hesabının dava konusu tüplerin ele geçirilme tarihi ile dava tarihi arasındaki süreç göz önüne alınarak belirlenmesi gerekir.
A.Ş’ye ait çeşitli tip ve büyüklükte 222 adet boş LPG tüpü bulundurulması eyleminin TTK’nın 56. ve 57. maddesi gereğince «haksız rekabet» ve markaya tecavüz olduğunun tespitine, davalı M.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6323 E. 2016/2374 K.
Ortak:bayilik sözleşmesi
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinden» kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkin asıl ve karşı davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
ASIL DAVA VE CEVAP Davacı karşı davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile birleşen Mogaz A.Ş. ile davalı ... arasında 07.02.2007 tarihli «bayilik sözleşmesi» imzalandığını, «ipotek» resmi senedi gereğince, diğer davalının, davalı ...'nin doğabilecek borçlarına karşılık 150.000,00 TL'sine kadar taşınmazını ipotek verdiğini, davalı bayinin sözleşmeden kaynaklı borçlarını yapılan «ihtara» rağmen ödemediği gibi kendisine «teslim» edilen 10.671 adet LGP tüpünü de tekrardan doldurulup «dağıtıma» sokulmak üzere müvekkiline iade etmediğini, müvekkilinin bu nedenle bu sayıda tüpü yeniden imal ettirmek zorunda kaldığını, müvekkilinin taraflar arasında bayililik sözleşmesini belirtilen nedenlerle 11.12.2009 tarihinde haklı nedenle fesh edildiğini, müvekkilinin davalıdan «cari hesap alacağı» bulunduğunu, davalının sözleşmenin haklı nedenlerle feshi sebebiyle müvekkiline «kar mahrumiyeti» yanında «cezai şart» da ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek 303.338,24 TL tüp imalat bedelinin, 264.327,25 TL cari («açık) hesap alacağının», 25.000,00 USD cezai şartın ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL kar mahrumiyetinin davalı ...'in ipotek üst limiti olan 150.000,00 TL ile s …
KARŞI DAVA VE CEVAP 1.Davalı karşı davacı ... vekili karşı dava dilekçesinde; «bayilik sözleşmelerinin» karşı davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin «kar kaybına» uğradığını, ayrıca sözleşmeler uyarınca karşı davalı tarafça «taahhüt» edilmesine rağmen müvekkili «prim» alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin davacı karşı davalıya «borçlu olunmadığının tespitine» ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL kâr kaybı ile 1.000,00 TL «cezai şart» alacağının, eksik ödenen işyeri destek priminden şimdilik 1.000,00 TL, ev ve kamp tüpü satışlarına yönelik «prim alacağından» şimdilik 1.000,00 TL alacağın karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacı ile dava dışı Fulde Evcili arasındaki bayilik sözleşmesinin feshedilerek devir taahhüdü ile bayiliğin müvekkili tarafından 10.11.2006 tarihli sözleşme devralındığını, müvekkilinin devir tarihinden önceki işlemlerden sorumlu olmadığını, ayrıca iş bu sözleşmeye ek taraflar arasında 14.07.2007 tarihli ek sözleşme imzalandığını ve diğer davalının 150.000,00 TL bedelle iş bu sözleşmeye «ipotek» verdiğini, sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini; müvekkilinin «teslim» ettiği boş tüpler karşılığında dolu tüp alındığını, bu nedenle davacı karşı davalı tarafından iddia edilen 10.671 adet tüpün karşılığında emanet depozito teslim makbuzunun veya depozito satış makbuzunun dosyaya davacı tarafından «ibrazı» gerektiğini, müvekkilinin, 14.07.2007 tarihli ek sözleşme dışında davacıya başka taahhüdünün olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak asıl d …
Benzer bu karardaMahkemece, aynı bölgede ikinci bir bayilik ihdas etmenin «dürüstlük kuralı» ve sözleşmeden kaynaklanan sadakat borcuna aykırı olduğu, ikinci bayinin 14.01.2011 tarihinde faaliyete başladığı, 04.02.2011 tarihinde de davacının, davalıya «ihtarname» çekerek “2011 Ocak ayında davalının alımlarındaki azalmanın %45,34 seviyesine çıktığını” «ihtar» ettiği, bu tarih aralığında davalı-karşı davacının bayiliğine yakın bir yerde ikinci bayilik açılması ile davalının alımlarının bu miktarda azalmış olmasının hayatın olağan akışına uygun düştüğü, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı, «bayilik sözleşmesinin» 2. maddesinde davacıya davalınınki ile aynı bölgede ikinci bayilik ihdas etme hakkı tanınmış ise de bunun sonucu olarak davalının satışlarında düşme olacağı doğal olduğundan davalıya ihtarname gönderilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, davacı 6180 adet tüp için tüp depozito bedeli talep etmiş ise de talep konusu tüplerin «teslim» edildiğini ispatlayamadığı, davalı-karşı davacı bayi .... ....’den daha önce ödediği depozito bedelini talep etmiş ise de tüp olmadan tüpgaz bayiliği işi yapılması …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat alacağı · kar mahrumiyeti · kâr mahrumiyeti · teminat mektubu · dürüstlük kuralı · ihtar · ihtarname · maddi tazminat
Benzer bu karardaA.Ş’nin davalı-karşı davacıdan aldığı 25.000 TL’lik «teminat mektubunu» nakde çevirip davalının hesabından düştüğü, davalı-karşı davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kabul edildiğinden teminat bedelini davacıdan istemekte haklı olduğu, davalı-karşı davacı tüm «maddi tazminat» talepleri için harcını yatırarak 11.000 TL talepte bulunduğundan ve «teminat alacağı» 24.000 TL olduğundan taleple bağlı kalınarak teminat alacağı yönünden karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı-karşı davacı «kar mahrumiyeti» talep etmiş ise de bu talebini kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, davalı-karşı davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 11.000,00 TL’nin faizi …
Mahkemece, aynı bölgede ikinci bir bayilik ihdas etmenin «dürüstlük kuralı» ve sözleşmeden kaynaklanan sadakat borcuna aykırı olduğu, ikinci bayinin 14.01.2011 tarihinde faaliyete başladığı, 04.02.2011 tarihinde de davacının, davalıya «ihtarname» çekerek “2011 Ocak ayında davalının alımlarındaki azalmanın %45,34 seviyesine çıktığını” «ihtar» ettiği, bu tarih aralığında davalı-karşı davacının bayiliğine yakın bir yerde ikinci bayilik açılması ile davalının alımlarının bu miktarda azalmış olmasının hayatın olağan akışına uygun düştüğü, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı, «bayilik sözleşmesinin» 2. maddesinde davacıya davalınınki ile aynı bölgede ikinci bayilik ihdas etme hakkı tanınmış ise de bunun sonucu olarak davalının satışlarında düşme olacağı doğal olduğundan davalıya ihtarname gönderilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, davacı 6180 adet tüp için tüp depozito bedeli talep etmiş ise de talep konusu tüplerin «teslim» edildiğini ispatlayamadığı, davalı-karşı davacı bayi .... ....’den daha önce ödediği depozito bedelini talep etmiş ise de tüp olmadan tüpgaz bayiliği işi yapılması …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4600 E. , 2024/760 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2093 Esas, 2022/469 Karar
DAVACI KARŞI DAVALI Aygaz A.Ş. vekili Avukat ...
DAVALI KARŞI DAVACI ...
ASIL DAVADA DAVALI ... vekilleri Avukat ... ...
DAVA TARİHİ 28.03.2014 (Asıl)- 15.05.2014 (Karşı)
HÜKÜM
Asıl davanın kısmen kabulü, karşı davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/110 E., 2019/278 K.
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkin asıl ve karşı davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı karşı davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı karşı davacının başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA VE CEVAP
Davacı karşı davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile birleşen Mogaz A.Ş. ile davalı ... arasında 07.02.2007 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, ipotek resmi senedi gereğince, diğer davalının, davalı ...'nin doğabilecek borçlarına karşılık 150.000,00 TL'sine kadar taşınmazını ipotek verdiğini, davalı bayinin sözleşmeden kaynaklı borçlarını yapılan ihtara rağmen ödemediği gibi kendisine teslim edilen 10.671 adet LGP tüpünü de tekrardan doldurulup dağıtıma sokulmak üzere müvekkiline iade etmediğini, müvekkilinin bu nedenle bu sayıda tüpü yeniden imal ettirmek zorunda kaldığını, müvekkilinin taraflar arasında bayililik sözleşmesini belirtilen nedenlerle 11.12.2009 tarihinde haklı nedenle fesh edildiğini, müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağı bulunduğunu, davalının sözleşmenin haklı nedenlerle feshi sebebiyle müvekkiline kar mahrumiyeti yanında cezai şart da ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek 303.338,24 TL tüp imalat bedelinin, 264.327,25 TL cari (açık) hesap alacağının, 25.000,00 USD cezai şartın ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL kar mahrumiyetinin davalı ...'in ipotek üst limiti olan 150.000,00 TL ile sorumlu tutulmak üzere davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde;
müvekkilinin bayilik sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini, karşı davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir
II. KARŞI DAVA VE CEVAP
1.Davalı karşı davacı ... vekili karşı dava dilekçesinde; bayilik sözleşmelerinin karşı davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin kar kaybına uğradığını, ayrıca sözleşmeler uyarınca karşı davalı tarafça taahhüt edilmesine rağmen müvekkili prim alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin davacı karşı davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL kâr kaybı ile 1.000,00 TL cezai şart alacağının, eksik ödenen işyeri destek priminden şimdilik 1.000,00 TL, ev ve kamp tüpü satışlarına yönelik prim alacağından şimdilik 1.000,00 TL alacağın karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde;
davacı ile dava dışı Fulde Evcili arasındaki bayilik sözleşmesinin feshedilerek devir taahhüdü ile bayiliğin müvekkili tarafından 10.11.2006 tarihli sözleşme devralındığını, müvekkilinin devir tarihinden önceki işlemlerden sorumlu olmadığını, ayrıca iş bu sözleşmeye ek taraflar arasında 14.07.2007 tarihli ek sözleşme imzalandığını ve diğer davalının 150.000,00 TL bedelle iş bu sözleşmeye ipotek verdiğini, sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini; müvekkilinin teslim ettiği boş tüpler karşılığında dolu tüp alındığını, bu nedenle davacı karşı davalı tarafından iddia edilen 10.671 adet tüpün karşılığında emanet depozito teslim makbuzunun veya depozito satış makbuzunun dosyaya davacı tarafından ibrazı gerektiğini, müvekkilinin, 14.07.2007 tarihli ek sözleşme dışında davacıya başka taahhüdünün olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenler feshettiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalı bayiden 246.233,92 TL alacaklı olduğu, sözleşmeyi haklı nedenlerle fesheden davacının bayilik sözleşmesinin 21 ... maddesi gereği davalıdan cezai şart talep edebileceği ancak kâr mahrumiyetine yönelik talebin ikinci bir cezai şart niteliğinde olduğundan bu talebin haksız olduğu, davacının davalı bayiye teslim ettiği tüplerin iade edilmemesi nedeniyle uğradığı ileri sürülen zararlarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 246.233,92 TL cari hesap alacağının ve 25.000,00 USD cezai şartın, davalı ...'in 150.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karşı dava bakımından ise asıl davadaki hükme göre karşı davacının, davacıya ihtarda belirtilen miktarda borcu bulunduğu, menfi tesbit isteminin yerinde olmadığı, sözleşmenin karşı davalı tarafça haklı feshi nedeniyle, karşı davacının cezai şart ve kâr mahrumiyeti talep hakkı bulunmadığı, prim alacakları talepleri ispatlanamadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dolu tüp verirken boş tüpün iade alınmasının esas olduğu, davalının adresinde bu miktar tüpü depolamasının mümkün olmadığı ve davacının tüp imalat bedellerine yönelik iddiasını sevk irsaliyeleri ile ispatlayamadığı gerekçeleriyle tüp imalat bedellerine yönelik talebin haksız olduğu mütala edilmişse de, rapordaki görüşlerin bir dayanağı bulunmadığı gibi bu görüşlerinin ... nedeninin de bilirkişi heyetinde yer ... sektör bilirkişisinin sektörel önyargısı olduğunu, 68 aylık bayilik süresince aylık ortalama 725 tüp sirkülasyonu olduğunu, alacak miktarlarının yüksekliğinin de iş hacmine delalet ettiğini, bizzat davalı bayi tarafından dosyaya ibraz edilen boş tüp takas faturalarından da anlaşıldığı üzere;
davalı bayinin, müvekkiline ait olup iadesi gereken boş tüpleri takasçıya sattığını, (31.03.2007 tarihinde 285 adet, 12.12.2007 tarihinde 343 adet, 12.02.2007 tarihinde ise 420 adet) günlük boş/dolu tüp hareketi olduğundan 10.000 adet tüpün bir anda davalıda olması gerekmediğini ancak aksi düşünülse dahi davalının yeri var ise bu miktarı ayrıca depolayabiliceğini, davalı bayinin iş hacminin değerlendirilmesinde sektör bilirkişisince hataya düşüldüğünü, 303.338,24 TL tüp imalat bedeli alacağının müvekkilinin ticari evraklarında kayıtlı olduğunu, bilirkişi heyetinin, dosyaya ibraz edilen “stok satış raporlarını, tüp gaz satış listelerini, tüp imalat faturalarını ve davalıdan tahsil edilen tüp depozito bedellerini görmezden geldiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalılar/ karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'in sözleşmenin tarafı olmayıp 3. şahıs olarak ipotek verdiğini, sözleşmelerde tarafların ... ve Fulde Evcili olduğunu, ipoteğin bozulması amacıyla müvekkili ...'in dosyaya eklendiğini, mahkemenin ...'ten 150.000,00 TL alacak varmış gibi hüküm verdiğini, dava aşamasında ipotekli gayrimenkulün başkalarına satıldığını, burada ...'in şahsından alacak olmayıp, gayrimenkulden kaynaklı olduğunu, yapılması gerekenin ipotek verilen gayrimenkulün nakde çevrilmesi ile alakalı bir karar olması gerektiğini, iskonto degerlerinin %40 ve %50 olduğunu, iskontoların sadece 013351 seri no.lu fatura ile verildiği, devam eden faturalarda asla tam verilmediğini ticari defterlerde de iskontolu satışların belli olduğunu, 26.11.2009 tarihli ihtarnamede, sözleşmelerin ihlal edildiğinin gerekçe gösterildiğini, sözleşmenin feshine davalı şirketin kusurlu davranışlarının sebebiyet verdiğini, sözleşmenin 07.02.2012 tarihinde sona erecekken haksız olarak 26.11.2009 tarihli ihtarnameyi tebliğ alınan 12.11.2009 tarihinde feshedilmiş sayıldığını, buna göre yaklaşık 27 ay süre zarfında 300.000,00 TL - 350.000,00 TL'lik kâr kaybı bulunduğunu, müvekkiline hem tüp depozito bedeli adı altında fatura bedellerinin ödettirildiğini, hemde gelen dolu tüplerin karşılığı yabancı marka tüp alındığını, iskonto karşılığında müvekkiline ödenen rakam alış fiyatından 14,00 TL indirime karşılık sadece 700 kuruş verildiğini, şirket müvekkiline vermesi gereken primleri vermediğini senetlendirdikten sonra o anki 279.000,00 TL olan cari hesabın 95.000,00 TL'sinin 30.12.2008 tarihinde havale edildiğini, müvekkilinin ödemesi gereken senetler sadece geri dönük veremeyecekleri için alınan hatta 50.000,00 TL senedin de ödenmeyeceğini ikrar ettikleri senetler olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı karşı davalı vekilinin tüm davalılar/ karlı davacı vekilinin ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak ancak İpoteğin, ayni sorumluluk doğuran güvence olup bir alacağın güvencesi olarak taşınmazın karşılık gösterilmesi, diğer bir deyişle, bir taşınmazın bir borcun güvencesine özgülenmesi olduğu, burada alacaklının, alacağını ilk önce taşınmazın değeri üzerinden elde edeceği, eğer ipotekli taşınmazın bu değeri alacağın ödenmesine yetmezse, alacaklının borçlunun mal varlığının tamamına başvurma hakkı da vardır ki buna kişisel sorumluluk denildiği, davalı ...'in, diğer davalının davacıya karşı borçlarını teminen kendisi adına tescilli taşınmaz üzerinde davalı- karşı davacı bayiinin davacıdan mubayaa ettiği ve edeceği emtia alışverişinden ve her türlü bayilik ilişkisinden ...
taahhütlerinden doğmuş ve doğacak borcunun 150.000,00 TL'ye kadar olan kısmının teminatını teşkil etmek üzere 3 üncü derecede ipotek ettiği, tapu kaydı incelendiğinde, taşınmazın 25.03.2008 tarihinde dava dışı Münevver ...'e satış yolu ile ipotekle birlikte satıldığı, İlk Derece Mahkemesince, ipotek borçlu davalının karşı davalının borçlarına şahsi teminat vermediği halde ipotek tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesinin doğru görülmediği, bu nedenle Mahkemece, davalı ..., ipotek borçlusu iken ipotek bedeli kadar ayni olarak sorumlu iken borçtan şahsen sorumlu tutularak adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı karşı davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalılar/ karşı davacı vekilininin başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl davada, davalı ...
hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 246.233,92 TL cari hesap alacağının ve 25.000,00 USD cezai şartın adı geçen davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüp imalat bedellerinin tahsili talebi hakkında istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş, bunun yanında İlk Derece Mahkemesinin davalı ... hakkındaki kararının doğru olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin bu davalı hakkındaki tespitini kabul etmediklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Temyize getirilen uyuşmazlık, asıl davadaki talepler bakımından ipotek veren davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği ve davacının tüp imalat bedeli talebinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili, davalı bayinin kendisine teslim edilen 10.671 adet LGP tüpünü tekrardan doldurulup dağıtıma sokulmak üzere müvekkiline iade etmediğini, müvekkilinin bu nedenle bu sayıda tüpü yeniden imal ettirmek zorunda kaldığını ileri sürerek bu tüplerin imalat bedeli olan 303.338,24 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin müşterilere dolu tüp götürdüğünde müşterilerin elinde bulunan boş tüpleri aldığını, bu tüplerden bir kısmının davacıya bir kısmının ise başka firmalara ait olduğunu, müvekkilinin davacıya ait tüpleri davacının nakliye firmasına, davacıya ait olmayan tüpleri ise davacının çalıştığı takas firmasına verdiğini, bu suretle almış olduğu tüm tüpleri iade ettiğini savunmuştur.
3. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyette yer ... sektör bilirkişisi, sektördeki teamül gereğince, dağıtıcının bayiye dolu tüp verirken boş tüpleri almasının esas olduğunu, davalının bu miktardaki tüpü depolayabilmesinin de mümkün olmadığını belirterek davacının iddiasını ispatlayamadığını mütalaa etmiştir.
4. Taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 3 üncü maddesinin (a) bendinde, LPG tüplerinin mülkiyetinin dağıtıcıya ait olduğu ve bayinin, istenilmesi veya bayilik sözleşmesinin hitamında 3 gün içinde bu tüpleri derhal iade edeceği, keza 12 nci maddesinin (f) bendinde de, bayinin, sözleşmenin herhangi bir nedenle feshi veya sona ermesi halinde kendisine depozito faturası karşılığı emanet olarak verilen tüm LPG tüplerini dağıtıcıya 3 gün içinde derhal iade ve teslim etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
5. Davacı yanın iddiasına göre, davaya konu tüpler taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin devam ettiği tüm süreç boyunca 31.03.2004 ila 20.05.2009 tarihleri arasında davalıya ve davalının bayiliği devraldığı Fulde Evcili'ye dolu olarak verilmiş ancak kullanıldıktan sonra boş olarak iade edilmemiştir. Sektör bilirkişisinin, yukarıda zikredilen mütalaası ve davacının sözleşmenin feshine kadar gerek davalıdan gerekse de Fulde Evcili'den boş tüplerin iade edilmesine yönelik olarak herhangi bir talepte bulunmadığı göz önüne alındığında, davacının 5 yılı ... bir süre boyunca iddia edilen miktarda boş tüpü almaksızın davalıya dolu tüp vermesinin sektördeki yerleşik teamül gereğince mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak bu durum fesih tarihi itibariyle davalının elinde iadesi gereken tüp bulunmadığı şeklinde yorumlanamaz. Bu nedenle davanın başkaca bir araştırma yapılmaksızın salt bu gerekçeyle reddi doğru olmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre esas olan, davalının fesih tarihi itibariyle elinde bulunan tüpleri davacıya iade etmesi olup savunması da göz önüne alındığında bu hususu ispat külfeti davalıya aittir.
6. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların defter ve kayıtları üzerinde sektör bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılıp sektördeki yukarıda zikredilen yerleşik teamül de gözetilerek fesih tarihi itibariyle davalının elinde davacıya iadesi gereken tüp bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, bulunduğunun tespiti halinde ise davalının elinde kalan tüpleri iade ettiğini ispat etmekle yükümlü olduğu düşünülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı-karşı davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017361500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz