6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Emanet tüplerin iadesini ispat yükü bayidedir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4600 E. 2024/760 K. · · İlk derece: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Bayilik sözleşmesinde tüplerin mülkiyetinin dağıtıcıya ait olduğu ve sözleşmenin sona ermesi hâlinde emanet tüplerin iade edileceği kararlaştırılmışsa, fesih tarihi itibarıyla elinde bulunan tüpleri iade ettiğini ispat külfeti bayiye aittir; sektördeki dolu tüp karşılığı boş tüp alınması teamülü, geçmişe yönelik iddiaların değerlendirilmesinde gözetilse de tek başına fesih tarihinde bayinin elinde iadesi gereken tüp bulunmadığı anlamına gelmez ve başkaca araştırma yapılmadan davanın reddine dayanak olamaz. Borçlunun borcu için taşınmazını ipotek eden üçüncü kişi yalnızca ipotek bedeli kadar ayni olarak sorumludur; şahsi teminat vermediği sürece borçtan kişisel olarak sorumlu tutulup kendisinden tahsile karar verilemez.

Ele alınan sorunlar

Bayiye emanet olarak verilen tüplerin iade edilmediği iddiasında ispat yükünün kime ait olduğu → kabul

İddia: Davacı vekili, bayiye teslim edilen 10.671 adet LPG tüpünün iade edilmediğini, bu nedenle aynı sayıda tüpü yeniden imal ettirmek zorunda kaldığını, bilirkişi heyetindeki sektör bilirkişisinin sektörel önyargıyla hareket ettiğini, dosyaya sunulan stok satış raporları, tüp gaz satış listeleri, tüp imalat faturaları ve tahsil edilen depozito bedellerinin görmezden gelindiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 3 üncü maddesinin (a) bendinde LPG tüplerinin mülkiyetinin dağıtıcıya ait olduğu ve bayinin, istenilmesi veya sözleşmenin hitamında üç gün içinde bu tüpleri derhal iade edeceği; 12 nci maddesinin (f) bendinde de bayinin, sözleşmenin herhangi bir nedenle feshi veya sona ermesi hâlinde kendisine depozito faturası karşılığı emanet olarak verilen tüm LPG tüplerini üç gün içinde derhal iade ve teslim etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Sektör bilirkişisinin, dağıtıcının bayiye dolu tüp verirken boş tüpleri almasının esas olduğu ve bu miktardaki tüpün depolanmasının mümkün olmadığı yönündeki mütalaası ile davacının fesih tarihine kadar boş tüplerin iadesine yönelik herhangi bir talepte bulunmamış olması karşısında, davacının beş yılı aşan bir süre boyunca iddia edilen miktarda boş tüpü almaksızın bayiye dolu tüp vermesi sektördeki yerleşik teamül gereğince mümkün değildir. Ancak bu durum, fesih tarihi itibarıyla bayinin elinde iadesi gereken tüp bulunmadığı şeklinde yorumlanamaz; davanın başkaca bir araştırma yapılmaksızın salt bu gerekçeyle reddi doğru olmamıştır. Sözleşmeye göre esas olan, bayinin fesih tarihi itibarıyla elinde bulunan tüpleri dağıtıcıya iade etmesidir ve tüpleri iade ettiği savunması karşısında bu hususu ispat külfeti bayiye aittir. Bu itibarla, tarafların defter ve kayıtları üzerinde sektör bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılıp, sektördeki yerleşik teamül de gözetilerek fesih tarihi itibarıyla bayinin elinde iadesi gereken tüp bulunup bulunmadığının tespiti; bulunduğunun tespiti hâlinde ise elinde kalan tüpleri iade ettiğini ispat yükümlülüğünün bayide olduğu düşünülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Borçlunun borcu için taşınmazını ipotek eden üçüncü kişiye husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesinin ipotek veren davalı hakkındaki kararının doğru olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin bu davalı hakkındaki tespitini kabul etmediklerini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İpotek, ayni sorumluluk doğuran bir güvence olup bir alacağın güvencesi olarak taşınmazın karşılık gösterilmesi, diğer bir deyişle bir taşınmazın bir borcun güvencesine özgülenmesidir. Burada alacaklı alacağını ilk önce taşınmazın değeri üzerinden elde eder; ipotekli taşınmazın değeri alacağın ödenmesine yetmezse alacaklının borçlunun malvarlığının tamamına başvurma hakkı doğar ki buna kişisel sorumluluk denir. Somut olayda ipotek veren davalı, diğer davalının bayilik ilişkisinden doğmuş ve doğacak borcunun 150.000,00 TL'ye kadar olan kısmının teminatını teşkil etmek üzere kendi adına tescilli taşınmaz üzerinde üçüncü derecede ipotek vermiş, taşınmaz da yargılama sırasında ipotekle birlikte üçüncü kişiye satılmıştır. İpotek veren davalı, karşı tarafın borçlarına şahsi teminat vermediği hâlde ipotek bedeli kadar ayni olarak sorumlu iken borçtan şahsen sorumlu tutularak kendisinden tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Bayiye emanet verilen tüplerin iadesinde ispat külfetinin bayide olduğu ve sektörel teamülün tek başına ret gerekçesi yapılamayacağı yönünde bağlayıcı içtihat değeri taşır; ipotek veren üçüncü kişinin ayni sorumluluğu ile kişisel sorumluluk ayrımı bakımından da emsaldir.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif husumet (taraf sıfatı) — ipotek veren üçüncü kişiye kişisel sorumluluk esasına dayalı husumet yöneltilemez

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat külfeti emanet (depozitolu) tüp bayilik sözleşmesi sektörel teamül ipotek ayni sorumluluk kişisel sorumluluk pasif husumet

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8660 E. 2013/13282 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7540 E. 2011/550 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17382 E. 2014/18599 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Haksız rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3529 E. 2013/4138 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yoksun kalınan kâr

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14546 E. 2014/3775 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6323 E. 2016/2374 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4600 E.  ,  2024/760 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2093 Esas, 2022/469 Karar

DAVACI KARŞI DAVALI Aygaz A.Ş. vekili Avukat ...

DAVALI KARŞI DAVACI ...

ASIL DAVADA DAVALI ... vekilleri Avukat ... ...

DAVA TARİHİ 28.03.2014 (Asıl)- 15.05.2014 (Karşı)

HÜKÜM

Asıl davanın kısmen kabulü, karşı davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2014/110 E., 2019/278 K.

Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkin asıl ve karşı davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı karşı davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı karşı davacının başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL DAVA VE CEVAP

Davacı karşı davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile birleşen Mogaz A.Ş. ile davalı ... arasında 07.02.2007 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, ipotek resmi senedi gereğince, diğer davalının, davalı ...'nin doğabilecek borçlarına karşılık 150.000,00 TL'sine kadar taşınmazını ipotek verdiğini, davalı bayinin sözleşmeden kaynaklı borçlarını yapılan ihtara rağmen ödemediği gibi kendisine teslim edilen 10.671 adet LGP tüpünü de tekrardan doldurulup dağıtıma sokulmak üzere müvekkiline iade etmediğini, müvekkilinin bu nedenle bu sayıda tüpü yeniden imal ettirmek zorunda kaldığını, müvekkilinin taraflar arasında bayililik sözleşmesini belirtilen nedenlerle 11.12.2009 tarihinde haklı nedenle fesh edildiğini, müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağı bulunduğunu, davalının sözleşmenin haklı nedenlerle feshi sebebiyle müvekkiline kar mahrumiyeti yanında cezai şart da ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek 303.338,24 TL tüp imalat bedelinin, 264.327,25 TL cari (açık) hesap alacağının, 25.000,00 USD cezai şartın ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL kar mahrumiyetinin davalı ...'in ipotek üst limiti olan 150.000,00 TL ile sorumlu tutulmak üzere davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde;

müvekkilinin bayilik sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini, karşı davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir

II. KARŞI DAVA VE CEVAP

1.Davalı karşı davacı ... vekili karşı dava dilekçesinde; bayilik sözleşmelerinin karşı davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin kar kaybına uğradığını, ayrıca sözleşmeler uyarınca karşı davalı tarafça taahhüt edilmesine rağmen müvekkili prim alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin davacı karşı davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL kâr kaybı ile 1.000,00 TL cezai şart alacağının, eksik ödenen işyeri destek priminden şimdilik 1.000,00 TL, ev ve kamp tüpü satışlarına yönelik prim alacağından şimdilik 1.000,00 TL alacağın karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde;

davacı ile dava dışı Fulde Evcili arasındaki bayilik sözleşmesinin feshedilerek devir taahhüdü ile bayiliğin müvekkili tarafından 10.11.2006 tarihli sözleşme devralındığını, müvekkilinin devir tarihinden önceki işlemlerden sorumlu olmadığını, ayrıca iş bu sözleşmeye ek taraflar arasında 14.07.2007 tarihli ek sözleşme imzalandığını ve diğer davalının 150.000,00 TL bedelle iş bu sözleşmeye ipotek verdiğini, sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini; müvekkilinin teslim ettiği boş tüpler karşılığında dolu tüp alındığını, bu nedenle davacı karşı davalı tarafından iddia edilen 10.671 adet tüpün karşılığında emanet depozito teslim makbuzunun veya depozito satış makbuzunun dosyaya davacı tarafından ibrazı gerektiğini, müvekkilinin, 14.07.2007 tarihli ek sözleşme dışında davacıya başka taahhüdünün olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenler feshettiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalı bayiden 246.233,92 TL alacaklı olduğu, sözleşmeyi haklı nedenlerle fesheden davacının bayilik sözleşmesinin 21 ... maddesi gereği davalıdan cezai şart talep edebileceği ancak kâr mahrumiyetine yönelik talebin ikinci bir cezai şart niteliğinde olduğundan bu talebin haksız olduğu, davacının davalı bayiye teslim ettiği tüplerin iade edilmemesi nedeniyle uğradığı ileri sürülen zararlarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 246.233,92 TL cari hesap alacağının ve 25.000,00 USD cezai şartın, davalı ...'in 150.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karşı dava bakımından ise asıl davadaki hükme göre karşı davacının, davacıya ihtarda belirtilen miktarda borcu bulunduğu, menfi tesbit isteminin yerinde olmadığı, sözleşmenin karşı davalı tarafça haklı feshi nedeniyle, karşı davacının cezai şart ve kâr mahrumiyeti talep hakkı bulunmadığı, prim alacakları talepleri ispatlanamadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dolu tüp verirken boş tüpün iade alınmasının esas olduğu, davalının adresinde bu miktar tüpü depolamasının mümkün olmadığı ve davacının tüp imalat bedellerine yönelik iddiasını sevk irsaliyeleri ile ispatlayamadığı gerekçeleriyle tüp imalat bedellerine yönelik talebin haksız olduğu mütala edilmişse de, rapordaki görüşlerin bir dayanağı bulunmadığı gibi bu görüşlerinin ... nedeninin de bilirkişi heyetinde yer ... sektör bilirkişisinin sektörel önyargısı olduğunu, 68 aylık bayilik süresince aylık ortalama 725 tüp sirkülasyonu olduğunu, alacak miktarlarının yüksekliğinin de iş hacmine delalet ettiğini, bizzat davalı bayi tarafından dosyaya ibraz edilen boş tüp takas faturalarından da anlaşıldığı üzere;

davalı bayinin, müvekkiline ait olup iadesi gereken boş tüpleri takasçıya sattığını, (31.03.2007 tarihinde 285 adet, 12.12.2007 tarihinde 343 adet, 12.02.2007 tarihinde ise 420 adet) günlük boş/dolu tüp hareketi olduğundan 10.000 adet tüpün bir anda davalıda olması gerekmediğini ancak aksi düşünülse dahi davalının yeri var ise bu miktarı ayrıca depolayabiliceğini, davalı bayinin iş hacminin değerlendirilmesinde sektör bilirkişisince hataya düşüldüğünü, 303.338,24 TL tüp imalat bedeli alacağının müvekkilinin ticari evraklarında kayıtlı olduğunu, bilirkişi heyetinin, dosyaya ibraz edilen “stok satış raporlarını, tüp gaz satış listelerini, tüp imalat faturalarını ve davalıdan tahsil edilen tüp depozito bedellerini görmezden geldiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalılar/ karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'in sözleşmenin tarafı olmayıp 3. şahıs olarak ipotek verdiğini, sözleşmelerde tarafların ... ve Fulde Evcili olduğunu, ipoteğin bozulması amacıyla müvekkili ...'in dosyaya eklendiğini, mahkemenin ...'ten 150.000,00 TL alacak varmış gibi hüküm verdiğini, dava aşamasında ipotekli gayrimenkulün başkalarına satıldığını, burada ...'in şahsından alacak olmayıp, gayrimenkulden kaynaklı olduğunu, yapılması gerekenin ipotek verilen gayrimenkulün nakde çevrilmesi ile alakalı bir karar olması gerektiğini, iskonto degerlerinin %40 ve %50 olduğunu, iskontoların sadece 013351 seri no.lu fatura ile verildiği, devam eden faturalarda asla tam verilmediğini ticari defterlerde de iskontolu satışların belli olduğunu, 26.11.2009 tarihli ihtarnamede, sözleşmelerin ihlal edildiğinin gerekçe gösterildiğini, sözleşmenin feshine davalı şirketin kusurlu davranışlarının sebebiyet verdiğini, sözleşmenin 07.02.2012 tarihinde sona erecekken haksız olarak 26.11.2009 tarihli ihtarnameyi tebliğ alınan 12.11.2009 tarihinde feshedilmiş sayıldığını, buna göre yaklaşık 27 ay süre zarfında 300.000,00 TL - 350.000,00 TL'lik kâr kaybı bulunduğunu, müvekkiline hem tüp depozito bedeli adı altında fatura bedellerinin ödettirildiğini, hemde gelen dolu tüplerin karşılığı yabancı marka tüp alındığını, iskonto karşılığında müvekkiline ödenen rakam alış fiyatından 14,00 TL indirime karşılık sadece 700 kuruş verildiğini, şirket müvekkiline vermesi gereken primleri vermediğini senetlendirdikten sonra o anki 279.000,00 TL olan cari hesabın 95.000,00 TL'sinin 30.12.2008 tarihinde havale edildiğini, müvekkilinin ödemesi gereken senetler sadece geri dönük veremeyecekleri için alınan hatta 50.000,00 TL senedin de ödenmeyeceğini ikrar ettikleri senetler olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı karşı davalı vekilinin tüm davalılar/ karlı davacı vekilinin ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak ancak İpoteğin, ayni sorumluluk doğuran güvence olup bir alacağın güvencesi olarak taşınmazın karşılık gösterilmesi, diğer bir deyişle, bir taşınmazın bir borcun güvencesine özgülenmesi olduğu, burada alacaklının, alacağını ilk önce taşınmazın değeri üzerinden elde edeceği, eğer ipotekli taşınmazın bu değeri alacağın ödenmesine yetmezse, alacaklının borçlunun mal varlığının tamamına başvurma hakkı da vardır ki buna kişisel sorumluluk denildiği, davalı ...'in, diğer davalının davacıya karşı borçlarını teminen kendisi adına tescilli taşınmaz üzerinde davalı- karşı davacı bayiinin davacıdan mubayaa ettiği ve edeceği emtia alışverişinden ve her türlü bayilik ilişkisinden ...

taahhütlerinden doğmuş ve doğacak borcunun 150.000,00 TL'ye kadar olan kısmının teminatını teşkil etmek üzere 3 üncü derecede ipotek ettiği, tapu kaydı incelendiğinde, taşınmazın 25.03.2008 tarihinde dava dışı Münevver ...'e satış yolu ile ipotekle birlikte satıldığı, İlk Derece Mahkemesince, ipotek borçlu davalının karşı davalının borçlarına şahsi teminat vermediği halde ipotek tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesinin doğru görülmediği, bu nedenle Mahkemece, davalı ..., ipotek borçlusu iken ipotek bedeli kadar ayni olarak sorumlu iken borçtan şahsen sorumlu tutularak adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı karşı davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalılar/ karşı davacı vekilininin başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl davada, davalı ...

hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 246.233,92 TL cari hesap alacağının ve 25.000,00 USD cezai şartın adı geçen davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüp imalat bedellerinin tahsili talebi hakkında istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş, bunun yanında İlk Derece Mahkemesinin davalı ... hakkındaki kararının doğru olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin bu davalı hakkındaki tespitini kabul etmediklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Temyize getirilen uyuşmazlık, asıl davadaki talepler bakımından ipotek veren davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği ve davacının tüp imalat bedeli talebinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekili, davalı bayinin kendisine teslim edilen 10.671 adet LGP tüpünü tekrardan doldurulup dağıtıma sokulmak üzere müvekkiline iade etmediğini, müvekkilinin bu nedenle bu sayıda tüpü yeniden imal ettirmek zorunda kaldığını ileri sürerek bu tüplerin imalat bedeli olan 303.338,24 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin müşterilere dolu tüp götürdüğünde müşterilerin elinde bulunan boş tüpleri aldığını, bu tüplerden bir kısmının davacıya bir kısmının ise başka firmalara ait olduğunu, müvekkilinin davacıya ait tüpleri davacının nakliye firmasına, davacıya ait olmayan tüpleri ise davacının çalıştığı takas firmasına verdiğini, bu suretle almış olduğu tüm tüpleri iade ettiğini savunmuştur.

3. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyette yer ... sektör bilirkişisi, sektördeki teamül gereğince, dağıtıcının bayiye dolu tüp verirken boş tüpleri almasının esas olduğunu, davalının bu miktardaki tüpü depolayabilmesinin de mümkün olmadığını belirterek davacının iddiasını ispatlayamadığını mütalaa etmiştir.

4. Taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 3 üncü maddesinin (a) bendinde, LPG tüplerinin mülkiyetinin dağıtıcıya ait olduğu ve bayinin, istenilmesi veya bayilik sözleşmesinin hitamında 3 gün içinde bu tüpleri derhal iade edeceği, keza 12 nci maddesinin (f) bendinde de, bayinin, sözleşmenin herhangi bir nedenle feshi veya sona ermesi halinde kendisine depozito faturası karşılığı emanet olarak verilen tüm LPG tüplerini dağıtıcıya 3 gün içinde derhal iade ve teslim etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

5. Davacı yanın iddiasına göre, davaya konu tüpler taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin devam ettiği tüm süreç boyunca 31.03.2004 ila 20.05.2009 tarihleri arasında davalıya ve davalının bayiliği devraldığı Fulde Evcili'ye dolu olarak verilmiş ancak kullanıldıktan sonra boş olarak iade edilmemiştir. Sektör bilirkişisinin, yukarıda zikredilen mütalaası ve davacının sözleşmenin feshine kadar gerek davalıdan gerekse de Fulde Evcili'den boş tüplerin iade edilmesine yönelik olarak herhangi bir talepte bulunmadığı göz önüne alındığında, davacının 5 yılı ... bir süre boyunca iddia edilen miktarda boş tüpü almaksızın davalıya dolu tüp vermesinin sektördeki yerleşik teamül gereğince mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

Ancak bu durum fesih tarihi itibariyle davalının elinde iadesi gereken tüp bulunmadığı şeklinde yorumlanamaz. Bu nedenle davanın başkaca bir araştırma yapılmaksızın salt bu gerekçeyle reddi doğru olmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre esas olan, davalının fesih tarihi itibariyle elinde bulunan tüpleri davacıya iade etmesi olup savunması da göz önüne alındığında bu hususu ispat külfeti davalıya aittir.

6. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların defter ve kayıtları üzerinde sektör bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılıp sektördeki yukarıda zikredilen yerleşik teamül de gözetilerek fesih tarihi itibariyle davalının elinde davacıya iadesi gereken tüp bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, bulunduğunun tespiti halinde ise davalının elinde kalan tüpleri iade ettiğini ispat etmekle yükümlü olduğu düşünülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı-karşı davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017361500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2093 E. 2022/469 K.

Bayilik sözleşmesinde ipotek borçlusunun şahsi değil ayni sorumluluğu

Gerekçe özeti

Bayilik sözleşmesinde bayinin aldığı malların bedelini zamanında ödeme yükümlülüğünün ihlali, sözleşmede öngörülen temerrüt hükümleri çerçevesinde şirkete haklı fesih hakkı verir; bu durumda sözleşmede ayrıca düzenlenmiş bulunan cezai şart, kar mahrumiyeti talebinden bağımsız ve ondan ayrı bir talep olarak istenebilir. Buna karşılık, bayiye teslim edilen malların (tüplerin) iadesine ilişkin ticari teamül gereği (dolu mal karşılığı boş kap teslimi) bu malların bayi zimmetinde kaldığının kabul edilebilmesi için somut delil (sevk irsaliyesi vb.) gerekir; aksi ispatlanamazsa imalat bedeli talebi reddedilir. Ayrıca, bir alacağın güvencesi olarak taşınmazını ipotek veren üçüncü kişi, ipotek tutarıyla sınırlı ayni sorumluluk taşır; ayrıca şahsi teminat vermediği sürece bu kişiden şahsen borç tahsiline karar verilemez; bu hâlde ipotek borçlusu yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekir.

Emsal değeri

Bir borcun teminatı olarak taşınmazını ipotek veren üçüncü kişinin, ayrıca şahsi teminat vermediği sürece ipotek tutarı kadar şahsen sorumlu tutulamayacağı ve bu durumda davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği yönündeki tespit, ipotekle teminat altına alınmış alacak davalarında emsal niteliktedir.

Kavramlar: haklı fesih temerrüt cezai şart kar mahrumiyeti menfi tespit ipotek ayni sorumluluk şahsi sorumluluk pasif husumet cari hesap alacağı ispat yükü

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2093

KARAR NO 2022/469

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/04/2019

NUMARASI 2014/110 2019/278

DAVA

Alacak

KARŞI DAVA

Menfi Tespit - Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/03/2022

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı- karşı davalı ve davalılar- karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirket ile birleşen ... A.Ş. ile davalı ... arasında 07/02/2007 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, ipotek resmi senedi gereğince, diğer davalının, davalı ...'nin doğabilecek borçlarına karşılık 150.000-TL'sine kadar taşınmazını ipotek verdiğini, bu bağlamda davalıya teslim edilen 10.671 adet LGP tüp bedellerinin yapılan ihtara rağmen davalı bayii tarafından ödenmediğini, bu nedenle acentelik sözleşmesinin 11/12/2009 tarihinde haklı nedenle fesh edildiğini, davalıya verilen çelik tüplerin de yapılan ihtara rağmen müvekkiline iade edilmediğini, sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkilinin kar kaybına uğradığını ve sözleşme uyarınca davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davalının cezai şart ödemesi gerektiğini, ayırca müvekkilinin cari hesap alacağının bulunduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle sözleşmenin feshi nedeniyle şimdilik 1.000-TL kar kaybı alacağı ile 25.000-usd cezai şart alacağının, davalıya teslim edilip iade edilmeyen LGP tüplerinin imalat bedeli olan 303.338,24-TL ve 264.327,25-TL cari (açık) hesap alacağının, davalı ...'in ipotek bedeli ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP- KARŞI DAVA: Davalı- karşı davacı ... ve davalı ... vekili; davacı ile dava dışı ... arasındaki bayilik sözleşmesinin feshedilerek devir taahhüdü ile bayiliğin müvekkili tarafından 10/11/2006 tarihli sözleşme devralındığını, müvekkilinin devir tarihinden önceki işlemlerden sorumlu olmadığını, ayrıca iş bu sözleşmeye ek taraflar arasında 14/07/2007 tarihli ek sözleşme imzalandığını ve diğer davalının 150.000-TL bedelle iş bu sözleşmeye ipotek verdiğini, sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini; müvekkilinin teslim ettiği boş tüpler karşılığında dolu tüp alındığını, bu nedenle davacı karşı davalı tarafından iddia edilen 10.671 adet tüpün karşılığında emanet depozito teslim makbuzunun veya depozito satış makbuzunun dosyaya davacı tarafından ibrazı gerektiğini, müvekkilinin, 14/07/2007 tarihli ek sözleşme dışında davacıya başka taahhüdünün olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Karşı davada; bayilik sözleşmelerinin karşı davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin kar kaybına uğradığını, ayrıca sözleşmeler uyarınca karşı davalı tarafça taahhüt edilmesine rağmen müvekkili prim alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek borçlu olunmadığının tespitine ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle şimdilik 1.000-TL kar kaybı ile 1.000-TL cezai şart alacağının, eksik ödenen işyeri destek priminden şimdilik 1.000-TL, ev ve kamp tüpü satışlarına yönelik prim alacağından şimdilik 1.000-TL alacağın karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; asıl davada davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalı bayiden 246.233,92- TL alacaklı olduğu;sözleşmenin davacı tarafça haklı olarak feshi nedeniyle, bayilik sözleşmesinin 21.maddesi gereği davacı tarafça cezai şart talep edebileceğini ancak, davacı yan kar mahrumiyetine yönelik taleplerin ikinci bir cezai şart niteliğinde bulunduğu,davacının davalı bayiye teslim ettiği tüplerin iade edilmemesi nedeniyle uğradığı ileri sürülen zararlarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 246.233,92- TL cari hesap alacağının ve 25.000- USD cezai şartın, davalı ...'in 150.000- TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsiline; fazla istemin reddine karar verilmiştir.

Karşı davanın; asıl davadaki hükme göre karşı davacının, davacıya ihtarda belirtilen miktarda borcu bulunduğu,menfi tesbit isteminin yerinde olmadığı; sözleşmenin karşı davalı tarafça haklı feshi nedeniyle, karşı davacının cezai şart ve kar mahrumiyeti talep hakkı bulunmadığı,prim alacakları talepleri ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı/ karşı davalı vekili; 303.338,24-TL tüp imalat bedeli alacağına yönelik olarak hükmü istinaf etmiş,ibraz edilen “stok satış raporları”, “tüpgaz satış listeleri”, “tüp imalat faturaları”, “davalıdan tahsil edilen tüp depozito bedelleri”ne rağmen sektör bilirkişisinin hatalı bir görüş ile tüp imalat bedeli taleplerinin geçersiz görülmesini kabul etmediklerini,tüp imalat bedeli alacakları bakımından davanın kabulünü talep etmiştir.

2- Davalılar/ karşı davacı vekili; iskonto degerlerinin %40 ve %50 olduğu ,iskontoların sadece ... seri nolu fatura ile verildiği, devam eden faturalarda asla tam verilmediğini ticari defterlerde de iskontolu satışların belli olduğunu, 26/11/2009 tarihli ihtarnamede sözleşmelerin ihlal edildiğinin gerekçe gösterildiğini,sözleşmenin feshine davalı şirketin kusurlu davranışlarının sebebiyet verdiğini,sözleşmenin 07/02/2012 tarihinde sona erecekken haksız olarak 26/11/2009 tarihli ihtarnameyi tebliğ alınan 12/11/2009 tarihinde feshedilmiş sayıldığını, buna göre yaklaşık 27 ay süre zarfında 300.000-TL - 350.000-TL'lik kar kaybı bulunduğunu, müvekkiline hem tüp depozito bedeli adı altında fatura bedellerinin ödettirildiğini, hemde gelen dolu tüplerin karşılığı yabancı marka tüp alındığını,iskonto karşılığında müvekkiline ödenen rakam alış fiyatından 14-TL indirime karşılık sadece 700 kuruş verildiğini, şirket müvekkiline vermesi gereken primleri vermediğini senetlendirdikten sonra o anki 279 bin lira olan cari hesabın 95 bin TL'sinin 30/12/2008 tarihinde havale edildiğini, müvekkilinin ödemesi gereken senetler sadece geri dönük veremeyecekleri için alınan hatta 50.000-TL senedin de ödenmeyeceğini ikrar ettikleri senetler olduğunu asıl davanın reddine ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini,müvekkillerinden ...'in sözleşmenin tarafı olmayıp 3.

şahıs olarak ipotek verdiğini, sözleşmelerde tarafların ... ve ... olduğunu, ipoteğin bozulması amacıyla müvekkili ...'in dosyaya eklendiğini, mahkemenin ...'ten 150.000-TL alacak varmış gibi hüküm verdiğini, dava aşamasında ipotekli gayrimenkulün başkalarına satıldığını, burada ...'in şahsından alacak olmayıp, gayrimenkulden kaynaklı olduğunu, yapılması gerekenin ipotek verilen gayrimenkulün nakde çevrilmesi ile alakalı bir karar olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl Dava; bayilik sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği iddiasından kaynaklanan sözleşmenin ifa edilemeyen süresindeki 1.000-TL kar kaybı, 25.000-USD cezai şart , iade edilmeyen 10.671 adet tüp imalat bedeli toplamı 303.338,24-TL'nin, 264.327,25-TL cari (açık) hesap alacağının davalılardan (davalı ... 150.000-TL ipotek bedeli ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tahsili istemine ilişkindir. Karşı Dava; bayilik sözleşmesinin karşı davalı tarafından haksız feshedildiği ileri sürülerek, 246.101,58-TL karşı davalıya menfi tespit, 1.000-TL iş yeri destek pirimi, 1.000-TL % 40 ev ve kamp tipi tüp prim alacağı,haksız fesih nedeniyle 1.000-TL cezai şart,1.000-TL kar mahrumiyetinin tahsili istemine ilişkindir.

Davacı ile dava dışı ... ile imzalanan 25 Eylül 2003 tarihli sözleşmenin imzasından sonra aynı iş yeri adresinde faaliyet göstermek üzere, aynı hükümleri içerir şekilde davalı- karşı davacı ... ile 10.11.2006 tarihinde ... Tüplü Gaz Bayilik Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin 6-d maddesinde, bayi tarafından keşide ve ciro edilen çeklerin kısmen veya tamamen karşılıksız çıkması, bonoların vadelerinde ödenmemesi, protestoya uğraması halinde, ayrıca bir merasime gerek kalmaksızın bayinin temerrüde düştüğünün kabul edildiği, bu halde şirketin LPG ikmalini durdurup, sözleşmeyi tek taraflı fesih ederek sözleşmeden doğan tüm haklarını kullanabileceği, kabul ve taahhüt edilmiştir. Sözleşmenin 20.

maddesinde, “...Bayinin en çok 15 (onbeş) gün şirketten LPG almaması, şirketin satış programına uygun olarak mal mubayaa etmemesi, işyerini kapatması, işi fiilen yürütmemesi... '' bayiliği haksız ve tek taraflı bırakma olarak taraflarca kabul edilmiştir.

21. maddesinde, “....Bu sözleşmenin 27. maddesinde belirtilen sebeplerden dolayı sözleşmenin şirketçe tek taraflı olarak fesih edilmesi, bayi tarafından sözleşmenin süresinden önce haksız olarak fesih edilmesi hallerine karşılık ve ayrıca herhangi bir sebepten dolayı sözleşmenin sona ermesi durumu da dahil olmak üzere, sözleşmenin sona ermesinden sonraki bayi yükümlülüklerini yerine getirmemesine karşılık şirkete talep tarihindeki 50.000-usd karşılığı YTL ceza şartı ödemeyi kabul, taahhüt ve beyan etmiştir... '' kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından davalı- karşı davacıya gönderilen 24.09.2009 tarihli e-faksta;

07. 02.2007 tarihli bayilik sözleşmesinin 6. maddesine göre LPG bedellerinin 20 gün vadeli kambiyo senetleri ile ödenmesi gerekirken 2008 yılından bu yana ödemelerde çok sayıda aksaklık olduğu, ödeme planının dahi ihlal edildiği, satış programına uygun LPG mubayaa edilmediği, sözleşmenin 20.maddesindeki en çok 15 gün şirketten LPG alınmaması hükmünün ihlal edildiği belirtilerek, bu bildirimin tebliğinden itbaren 24 saat içerisinde 24.09.2009 tarihi itibariyle vade farkı hariç 24.443,06-TL cari hesap borcunun ve 12.000-TL bedelli protestolu senet borcunun ödenmesi ve sözleşmenin 20.maddesinin ihlaline son verilmesi ihtar edilmiştir. Cevaben keşide edilen ihtarname ile ;kendisinin şirkete olan toplam 200.000-TL borçlarının Ocak 2009 sonlarında varılan anlaşma ile bonoya bağlandığını ve 50.000-TL'lik borç da bonoya bağlanmış ise de saha sorumlusu Satış Müdürü tarafından geriye dönük eksik ödenen işyeri iskonto bedeline mahsup edilerek tahsil edilmeyeceğinin garanti edildiğini, Ocak 2009'da yapılan borç yapılandırılmasında 4 adet 7.000-TL'lik bonolarını ödediklerini, diğer senetlerin ise Mayıs 2009'dan itibaren ton başına primlerinin arttırılacağı vaad edildiğinden primler verilmeyince 2 adet 12.000-TL bedelli senetleri ödeyemediklerini,bu haksızlığın sözleşmenin haklı feshini gerektirmekle birlikte ...

bayii olarak devam etmek istediklerini ancak taleplerinin kabul edilmemesi halinde sözleşmeyi fesih edip yasal haklarını arayacaklarını ihtar etmiştir. ... A.Ş.'cevaben 02.11.2009 tarihli ihtarname ile; Mart 2009 tarihinde imzalanan anlaşmada; 250.000- TL civarına ulaşan borcun 20 aylık süreye yayılarak yapılandırılması konusunda, bu süre boyunca 20 ton aylık LPG alışı yapmaları gereği ve birikmiş ve yapılandırılmış borçları hariç olmak üzere 30.03.2009 gününden itibaren mubayaa ettikleri LPG'nin bedelinin en geç bir sonraki siparişlerinden önce ödenmiş olmasının şart olacağı aksi halde LPG verilmeyeceği konusunda anlaşıldığı , 30.03.2009 gününden önce birikmiş olan borçlarının tamamının, 30.03.2009 günlü ilk bono ve bunu takip eden her ayın aynı günü vadeli olacak bonolar ile güvenceye alınacağı konusunda karar alındığı, ilk 10 adet bononun bedeli süresinde ödendikten ve 30.03.2009 gününden itibaren mubayaa edilecek olan LPG'nin bedeli belirtilen şartlarda ödendikten sonra ve de aylık ortalama 20 ve yıllık toplam 240 ton LPG alımı yapıldıktan sonra 01.04.2010 günü vadeli ve 50.000-TL bedelli bononun bedelinin ödenmesi talep edilmeyerek bononun iptal edilecek olduğu, bayi tarafından bu bedel miktarınca ve karşılığında sözleşme bedeli alındığına dair fatura kesileceği ve bu fatura ...

hesaplarına girdiğinde 50.000-TL bedel tahsil edilmiş gibi borçtan mahsup edileceği, 50.000-TL'lik senet bedelinin karşılıksız borçtan mahsubunun şartlı olarak kabul edilmiş olduğu,Haziran 2009'da firmanın saha yönetimine ulaştırdıkları kararın üzerine şartları belirlenen sözleşme gereklerini ifa etmeyeceklerinin açıkça ortaya çıktığı,ciro prim artışı taleplerinin uygun bulunmadığı bildirilmiştir. ... AŞ tarafından davalı- karşı davacı ...'ye Samsun ...Noterliği'nden keşide edilen 26.11.2008 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile; bayilik faaliyeti esnasında bayilik sözleşmesine ve ... A.Ş.'nin prensiplerine aykırı davranıldığı, özellikle 2009 yılı başından bu yana yapılan uyarıların sonuçsuz kalması nedeniyle 25.09.2009 ve 02.11.2009 tarihli yazılı bildirimlerin yapılması gereği doğduğu, 07.02.2007 başlangıç tarihli bayilik sözleşmesine ek protokollerin ve borç temdit sözleşmesinin açık hükümlerine, aykırı davranılması, özellikle teslim alınan LPG bedellerinin ...

A.Ş.'ye ödenmemesinin alışkanlık haline getirilmesi, nedenleri ile sözleşmenin haklı nedenlerle fesih edildiği bildirilerek,10.671 adet ... markalı tüpün teslim edilmesi ve Ağustos 2009 itibariyle 246.101,58 TL ana para borcunun ödenmesi ihtar edilmiştir. Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde;

16. 03.2007 tarihi itibariyle ...'nin borcunun 78.397,63-YTL olduğu, bu borcun 19.03.2007 tarihinde davalı- karşı davacının cari hesabına aktarılarak ...'nin cari hesabının kapatıldığı 31.01.2009 tarihi itibarı ile davalı- karşı davacının 162.067,08-YTL bakiye şüpheli alacaklar hesabına aktarımda bulunulduğu tespit edilmiştir. Protestolu senetler hesabı ile, ...'nin nihai olarak Şüpheli alacaklar hesabı ile, 31.01.2010 itibarı ile neticeten davalı- karşı davacının nihai olarak toplam 246.233,92-YTL bakiye alacak bulunduğu tespit edilmiştir. 07/02/2007 tarihli sözleşmenin 6-d maddesinde bayi tarafından keşide ve ciro edilen çeklerin kısmen veya tamamen karşılıksız çıkması, bonoların vadelerinde ödenmemesi, protestoya uğraması halinde ayrıca bir merasime gerek kalmaksızın bayinin temerrüte düştüğünün kabulü gerektiği, bu halde şirketin LPG ikmalini durdurup, sözleşmeyi tek taraflı fesih ederek sözleşmeden doğan tüm haklarını kullanabileceği düzenlenmiştir.27.

maddede de bayinin sözleşme hükümlerinden herhangi birini ihlal etmesi halinde şirketin bu sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak yazılı ihbarda bulunmak sureti ile fesih edebileceği ve sözleşmeden doğan tüm haklarını talep edebileceği kararlaştırılmıştır.Bayilik sözleşmesinde; bayiinin temel borcu aldığı malların bedelini zamanında ödemek olup ,davalı-karşı davacının temerrüdü sabit olduğundan sözleşmenin bayii tarafından haklı sebeble fesih edildiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Sözleşmesinin 21. maddesinde; sözleşmenin 27. maddesinde belirtilen sebeplerden dolayı sözleşmenin şirket tarafından tek taraflı olarak fesih edilmesi, bayi tarafından sözleşmenin süresinden önce haksız olarak fesih edilmesi hallerine karşılık ve ayrıca herhangi bir sebepten dolayı sözleşmenin sona ermesi durumu da dahil olmak üzere, sözleşmenin sona ermesinden sonraki bayi yükümlülüklerini yerine getirmemesine karşılık bayi, şirkete talep tarihindeki 50.000- USD karşılığı YTL ceza şartı ödemeyi kabul, taahhüt ve beyan etmiştir.

Ayrıca, bu sözleşmenin şirket tarafından haklı sebeple tek taraflı olarak yada bayi tarafından süre sonunu beklemeden fesih edilmesi hallerinde bayi, ceza şartı haricinde ve ceza şartından bağımsız ve ayrı olarak şirketin her türlü alacağını, zarar ve ziyanı ile kâr mahrumiyetini ödemeyi de kabul ve taahhüt etmiştir. Bu hüküm gereği davacının 25.000-USD cezai şart istemi haklı bulunmaktadır.Cezai şarttan ayrık olarak talep olunan ve red olunan kar kaybı istemine yönelik istinaf başvurusu olmadığından bu kısım ile ilgili inceleme yapılmamıştır. Davacı taraf toplam 10.671 adet tüpün imalat bedeli olarak 303.338,24-TL talep etmiştir. Taraflarca sunulan ve toplanan deliller gereğince, ticari teamül gereği davalı- karşı davacıya davacı- karşı davalı tarafından dolu tüp verilirken boş tüplerin davalı- karşı davacıdan davacı - karşı davalı tarafından teslim alınması esas olduğundan ve davalı- karşı davacının 10.671 adet boş tüpü depo etmesi hayatın olağan akışına göre mümkün olmadığı yapılan incelemeler ile belirlendiği,ayrıca bu husus davacı tarafından sevk irsaliyeleri ile de kanıtlanamadığından;

davacının boş tüp imalat bedellerinin tahsili isteminin reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davacı , davalı tarafından sunulan boş tüp takas faturalarını ve kendi tarafından tutulan ticari kayıtlar ile stok satış raporlarını sunmuş ise de boş tüp alınmadan dolu tüp verilmeyeceğinden ve tüketici elinde bulunan tüpler de yine dolu tüp alınırken ilerleyen aşamalarda aynı yöntemle iade edileceğinden davalı bayiinin zimmetinde kaldığı kabul edilmeyeceğinden süreçte kullanılan tüm tüplerin imalat bedellerinin davalıdan istenemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Davalı- karşı davacının borcu sabit olduğu,evvelden aktarılan borçların ödenmesi amaçlı verilen bonoların ödenmediğinin davalı karşı davacının kabulünde olduğu ,prim ödemelerinin eksik yapıldığından senetleri ödenmediğini beyan ettiği anlaşılmakla yapılan bilirkişi incelemeleri ile belirlenen borcundan sorumlu olduğu gözönüne alındığında menfi tespit isteminin, ispatlanamayan prim alacaklarının ,fesihte haksız olmakla cezai şart ve kar mahrumiyeti talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak İpotek, ayni sorumluluk doğuran güvence olup bir alacağın güvencesi olarak taşınmazın karşılık gösterilmesi, diğer bir deyişle, bir taşınmazın bir borcun güvencesine özgülenmesi demektir. Burada alacaklı, alacağını ilk önce taşınmazın değeri üzerinden elde eder. Eğer ipotekli taşınmazın bu değeri alacağın ödenmesine yetmezse, alacaklının borçlunun mal varlığının tamamına başvurma hakkı da vardır ki buna kişisel sorumluluk denilir. Davalı ..., diğer davalının davacıya karşı borçlarını teminen Sivas Merkez 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü'nce 03/05/2006 tarihinde ... yevmiye numarası ile düzenlenen resmi senet ile Sivas ili-, ... Mah... ada, ... parsel numarasında kayıtlı taşınmazda ...kat ...

numaralı dairesi üzerinde davalı- karşı davacı bayiinin davacıdan mubayaa ettiği ve edeceği emtia alışverişinden ve her türlü bayilik ilişkisinden doğan taahhütlerinden doğmuş ve doğacak borcunun 150.000-TL'ye kadar olan kısmının teminatını teşkil etmek üzere 3.derecede ipotek etmiştir. Tapu kaydı incelendiğinde, taşınmazın 25.03.2008 tarihinde dava dışı ...'e satış yolu ile ipotekle birlikte satıldığı tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince ipotek borçlu davalının karşı davalının borçlarına şahsi teminat vermediği halde ipotek tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ; ilk derece mahkemesince sözleşmenin davalı bayii tarafından ihlali nedeniyle davacı tarafından haklı sebeble feshedildiği,bu sebeble davacının cari hesaptan kaynaklanan alacaklarının ve cezai şartın davalı-karşı davacıdan tahsiline ,tüp imalat bedeli istemlerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Ancak davalı ...

,ipotek borçlusu iken ipotek bedeli kadar ayni olarak sorumlu iken borçtan şahsen sorumlu tutularak adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalılar vekilinin asıl davaya yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmekle yapılan hata/ eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm verilmesine ,davacı- karşı davalı tarafça hüküm tüp imalat bedelleri ile sınırlı olarak istinaf edildiğinden kesinleşen kısımlar dikkate alınarak davalı-karşı davacı ... aleyhinde açılan davanın kısmen kabulüne ,fazla istemin reddine ,davalı ... bakımından davanın reddine ,karşı davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davacı vekilinin asıl davaya ve karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/04/2019 Tarih 2014/110 Esas 2019/278 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; " Asıl Dava yönünden;

1- Asıl davanın kısmen kabulüne, -246.233,99-TL cari hesap alacağı ile 25.000-USD cezai şartın davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, -Davacı tarafın fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, 2-Karşı Davanın reddine,"

ASIL DAVADA

Alınması gereken 20.874,44-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 10.724,95-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.149,49‬-TL'nin davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 10.750,15‬-TL peşin harçların davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve hakkındaki dava red edilen davalı hakkında yapılan giderler ayrık tutularak hesaplanan 3.000-TL bilirkişi ücreti ve 370-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.37‬0-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.647-TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ... tarafından yapılan 86-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 45-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 24.133,99-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı ...

lehine taktir olunan 25.446,94-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı-...'ye verilmesine, Davalı ... lehine taktir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Karşı Dava yönünden; "Alınması gereken 80,70- TL karar ve ilam harcından yatırılan 68,35- TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12,35‬-TL harcın karşı davacı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, Karşı Davalı vekili için takdir olunan 20.956,09-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsil edilerek karşı davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine" Davacı/karşı davalıdan alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davalı/karşı davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun reddi nedeniyle yatırılan peşin harçtan 80,70-TL nin karar harcı olarak mahsubuyla , Davalı/karşı davacı tarafından yatırılan( 6.698,2‬0-80,70=)6.617,50-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde karar kesinleştiğinde davalılara iadesine, Hükümden sonra davacı/karşı davalı yan gider avansından karşılanan 143,30-TL posta masrafının davanın kabulü oranında hesaplanan 70-TL'sinin davalı/karşı davacı ...'den alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine, bakiye kısmın üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/03/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.