Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6947 E. 2024/737 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıl', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiyenin kapanması↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ hizmet tespiti davası↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ ihya davası↗ hukuki menfaat↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ tespit davası↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/23 E., 2023/108 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Atılım Elektronik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Atılım Şirketi) müvekkilinin dava konusu şirkette 1999-2000 yılları arasında çalıştığını ancak sigorta girişinin yapılmadığını bu sebeple açtıkları hizmet tespiti davasında şirketin sicili resen terk edildiğini öğrenildiğini davaya devam edebilmek adına şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünde Atılım Şirketinin 31.08.1998 tarihinde kayıt olduğu, tescili yapılan Genel Kurul Kararına göre 6103 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca asgari sermaye miktarına yükseltilmemesi sebebiyle 14.02.2014 tarihinde münfesih sayıldığını, münfesih sayılmalarına rağmen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7 nci maddesi uyarınca şirkete yapılan ihtar ve yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 26.08.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edilerek kaydının silindiğinin tespit edildiğini, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu bu nedenle davanın reddini, yasal hasım olmaları nedeniyle vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın şirketin ek tasfiye işlemlerine ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 547 nci maddesine ilişkin değil, aynı Kanunun geçici 7 ... maddesine göre açılan ihya davası olduğunu, bu madde hükmüne göre sicilden resen terkin edilen şirketin ihyasına ilişkin hukuki menfaat olanlar tarafından 5 yıl içinde dava açılabileceğinin ön görüldüğünü, bu 5 yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğunu, bu kapsamda davacı talebi incelendiğinde davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı davaya konu edilen uyuşmazlığında 2023 yılına ait olduğu, bu hali ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/1741 E. ve 2022/2360 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu göz önüne alınarak reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu şirkete iş mahkemesinde hizmet tespiti davası açtığını, şirketin 2014 yılında resen terkin edilmiş olması nedeniyle ihya davası açılması zorunluluğunun doğduğunu, bu nedenle akabinde eldeki davanın açıldığını, Yargıtay kararları uyarınca ihyası istenen şirket aleyhine hizmet tespiti davası olması halinde 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, eldeki davanın 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın 6102 sayılı Kanun'un 547 ... maddesine dayalı ve uygulamada isimlendirildiği üzere bir “ihya” davası niteliğinde olduğu, somut olayda, davacı taraf ihyasını talep ettiği şirket hakkında hizmet tespiti davası açtığını belirterek ihya isteminde bulunduğu, yapılan incelemede davacının Antalya 1. İş Mahkemesinde hizmet tespitine ilişkin davayı 10.01.2022 tarihinde açtığı, mahkemenin 2023/16 esasına kaydedilen dosyanın halen derdest olduğu, ihyası istenen şirketin ise asgari sermaye miktarının yükseltilmemesi sebebiyle münfesih olduğu, 26.08.2014 tarihinde ticaret sicilden resen terkin edildiğinin anlaşıldığı, anılan Kanun'un 547 nci maddesine göre tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde tasfiye memurunun atanması gerekeceğini, kanunda açıkça belirtildiği üzere ihyası istenen şirket hakkında dava bulunması durumunda ihya kararı verilebileceğinden İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Antalya ...'nün 29330 numarasında kayıtlı iken ticaret sicilinden resen terkin edildiği anlaşılan Atılım Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Antalya 1. İş Mahkemesinin 2023/16 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret sicilinde tescil ve ilanına, ihya edilen şirkete ihya tarihi itibarıyla şirketin ortağı ve münferit yetkili müdürü […] T.C kimlik numaralı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, atanan tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tasfiye Memuru temyiz dilekçesinde özetle; davanın 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerine ilişkin değil, geçici 7 nci madde kapsamında ihya davası olduğunu, bu madde kapsamında davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, istinaf mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memurunca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4097 E. 2010/10001 K.
Ortak:terkin
İncelediğiniz karardaŞti. (Atılım Şirketi) müvekkilinin dava konusu şirkette 1999-2000 yılları arasında çalıştığını ancak sigorta girişinin yapılmadığını bu sebeple açtıkları hizmet tespiti davasında şirketin sicili «resen terk» edildiğini öğrenildiğini davaya devam edebilmek adına şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
… duğu, tescili yapılan Genel Kurul Kararına göre 6103 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca asgari sermaye miktarına yükseltilmemesi sebebiyle 14.02.2014 tarihinde «münfesih» sayıldığını, münfesih sayılmalarına rağmen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7 nci maddesi uyarınca şirkete yapılan «ihtar» ve yayımlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 26.08.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edilerek «kaydının» silindiğinin tespit edildiğini, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu bu nedenle davanın reddini, «yasal hasım» olmaları nedeniyle vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın şirketin ek «tasfiye» işlemlerine ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 547 nci maddesine ilişkin değil, aynı Kanunun geçici 7 ... maddesine göre açılan «ihya davası» olduğunu, bu madde hükmüne göre sicilden «resen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin «hukuki menfaat» olanlar tarafından 5 yıl içinde dava açılabileceğinin ön görüldüğünü, bu 5 yıllık sürenin «hak düşürücü süre» olduğunu, bu kapsamda davacı talebi incelendiğinde davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı davaya konu edilen uyuşmazlığında 2023 yılına ait olduğu, b …
Benzer bu karardaDava, davalı adına tescilli markanın 556 sayılı KHK’nin 14/1.maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre ile haklı bir neden olmaksızın kullanılmaması gerekçesine dayalı hükümsüzlük ve «terkin» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “ATILIM" markasının 16 ve 35. sınıflar yönünden davalı adına tescilli olduğu ancak davalının anılan markayı 35/01 sınıfta kullandığına ilişkin delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu madde uyarınca, markanın, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma 5 yıllık bir süre kesintisiz «ara» verilmesi halinde, marka iptal edilir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3619 E. 2020/2278 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının benzer olduğu, kullanıldıkları mal ve hizmetlerin aynı olduğu, davalı markasının, davacının tescilli «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalı adına tescilli ticaret unvanındaki "Atılım Güvenlik" ibaresinin ticaret unvanından terkinine, 10.000,00 TL «maddi tazminata», fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/213 E. 2018/1038 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · şirketin ihyası · ihya · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinde hizmet tespitine ilişkin davayı 10.01.2022 tarihinde açtığı, mahkemenin 2023/16 esasına kaydedilen dosyanın halen «derdest» olduğu, «ihyası» istenen şirketin ise asgari sermaye miktarının yükseltilmemesi sebebiyle «münfesih» olduğu, 26.08.2014 tarihinde ticaret sicilden «resen terkin» edildiğinin anlaşıldığı, anılan Kanun'un 547 nci maddesine göre «tasfiyenin kapanmasından» sonra ek «tasfiye» işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde tasfiye memurunun atanması gerekeceğini, kanunda açıkça belirtildiği üzere ihyası istenen şirket hakkında dava bulunması durumunda ihya kararı verilebileceğinden İlk Derece Mahkemesince «hak düşürücü süre» nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Antalya ...'nün 29330 numarasında kayıtlı iken «ticaret sicilinden resen terkin» edildiği anlaşılan Atılım Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Antalya 1.
… duğu, tescili yapılan Genel Kurul Kararına göre 6103 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca asgari sermaye miktarına yükseltilmemesi sebebiyle 14.02.2014 tarihinde «münfesih» sayıldığını, münfesih sayılmalarına rağmen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7 nci maddesi uyarınca şirkete yapılan «ihtar» ve yayımlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 26.08.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edilerek «kaydının» silindiğinin tespit edildiğini, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu bu nedenle davanın reddini, «yasal hasım» olmaları nedeniyle vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın şirketin ek «tasfiye» işlemlerine ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 547 nci maddesine ilişkin değil, aynı Kanunun geçici 7 ... maddesine göre açılan «ihya davası» olduğunu, bu madde hükmüne göre sicilden «resen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin «hukuki menfaat» olanlar tarafından 5 yıl içinde dava açılabileceğinin ön görüldüğünü, bu 5 yıllık sürenin «hak düşürücü süre» olduğunu, bu kapsamda davacı talebi incelendiğinde davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı davaya konu edilen uyuşmazlığında 2023 yılına ait olduğu, b …
Benzer bu karardaMahkemece davanın «ihyası» istenen şirket ortaklarına açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dosya içerisinde mevcut Ticaret Sicil Müdürlüğü yazılarında, ihyası istenen şirketin 31.12.1998 tarihinde «münfesih» sayıldığı ancak «tasfiye» işlemlerinin gerçekleştirilmediği, bu nedenle sicil «kaydının» açık olduğu ve geçici 7. maddeye göre münfesih sayıldığından «resen terk» olduğuna ilişkin çelişkili bilgiler verilmiştir.
Bu durumda «ihyası» talep edilen şirketin «sicilden terkin» edilip edilmediği, terkin edildiyse «tasfiye» işlemlerinin yapılıp yapılmadığı, terkinin hangi yasal «sebebe» dayandırıldığı hususları araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. -/-
Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · sicilden terkin · dava sebebi · eksik inceleme · husumet
Benzer bu karardaBu durumda «ihyası» talep edilen şirketin «sicilden terkin» edilip edilmediği, terkin edildiyse «tasfiye» işlemlerinin yapılıp yapılmadığı, terkinin hangi yasal «sebebe» dayandırıldığı hususları araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. -/-
Şirketin «ihyası» davalarında, ihyası istenen «şirketin tasfiyesinin» TTK’nin geçici 7. maddesi hükümlerine göre yapılması halinde Ticaret Sicil Müdürlüklerine, TTK’nin 529 ve devamı maddelerince yapılması halinde ise Ticaret Sicil Müdürlüğünün yanında «tasfiye» memuruna da «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın «ihyası» talep edilen şirket ortaklarına açılması gerektiği gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3713 E. 2015/13816 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaBu kez davacı şirket vekili ile davacı şirket «yönetim kurulu» üyeleri O..
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı şirket vekili ile davacı şirket «yönetim kurulu» üyeleri O..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6947 E. , 2024/737 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/703 Esas, 2023/1136 Karar
TASFİYE MEMURU ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kararın kaldırılması
İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/23 E., 2023/108 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Atılım Elektronik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Atılım Şirketi) müvekkilinin dava konusu şirkette 1999-2000 yılları arasında çalıştığını ancak sigorta girişinin yapılmadığını bu sebeple açtıkları hizmet tespiti davasında şirketin sicili resen terk edildiğini öğrenildiğini davaya devam edebilmek adına şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünde Atılım Şirketinin 31.08.1998 tarihinde kayıt olduğu, tescili yapılan Genel Kurul Kararına göre 6103 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca asgari sermaye miktarına yükseltilmemesi sebebiyle 14.02.2014 tarihinde münfesih sayıldığını, münfesih sayılmalarına rağmen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7 nci maddesi uyarınca şirkete yapılan ihtar ve yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 26.08.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edilerek kaydının silindiğinin tespit edildiğini, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu bu nedenle davanın reddini, yasal hasım olmaları nedeniyle vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın şirketin ek tasfiye işlemlerine ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 547 nci maddesine ilişkin değil, aynı Kanunun geçici 7 ... maddesine göre açılan ihya davası olduğunu, bu madde hükmüne göre sicilden resen terkin edilen şirketin ihyasına ilişkin hukuki menfaat olanlar tarafından 5 yıl içinde dava açılabileceğinin ön görüldüğünü, bu 5 yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğunu, bu kapsamda davacı talebi incelendiğinde davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı davaya konu edilen uyuşmazlığında 2023 yılına ait olduğu, bu hali ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/1741 E. ve 2022/2360 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu göz önüne alınarak reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu şirkete iş mahkemesinde hizmet tespiti davası açtığını, şirketin 2014 yılında resen terkin edilmiş olması nedeniyle ihya davası açılması zorunluluğunun doğduğunu, bu nedenle akabinde eldeki davanın açıldığını, Yargıtay kararları uyarınca ihyası istenen şirket aleyhine hizmet tespiti davası olması halinde 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, eldeki davanın 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın 6102 sayılı Kanun'un 547 ... maddesine dayalı ve uygulamada isimlendirildiği üzere bir “ihya” davası niteliğinde olduğu, somut olayda, davacı taraf ihyasını talep ettiği şirket hakkında hizmet tespiti davası açtığını belirterek ihya isteminde bulunduğu, yapılan incelemede davacının Antalya 1. İş Mahkemesinde hizmet tespitine ilişkin davayı 10.01.2022 tarihinde açtığı, mahkemenin 2023/16 esasına kaydedilen dosyanın halen derdest olduğu, ihyası istenen şirketin ise asgari sermaye miktarının yükseltilmemesi sebebiyle münfesih olduğu, 26.08.2014 tarihinde ticaret sicilden resen terkin edildiğinin anlaşıldığı, anılan Kanun'un 547 nci maddesine göre tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde tasfiye memurunun atanması gerekeceğini, kanunda açıkça belirtildiği üzere ihyası istenen şirket hakkında dava bulunması durumunda ihya kararı verilebileceğinden İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Antalya ...'nün 29330 numarasında kayıtlı iken ticaret sicilinden resen terkin edildiği anlaşılan Atılım Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Antalya 1.
İş Mahkemesinin 2023/16 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret sicilinde tescil ve ilanına, ihya edilen şirkete ihya tarihi itibarıyla şirketin ortağı ve münferit yetkili müdürü […] T.C kimlik numaralı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, atanan tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tasfiye Memuru temyiz dilekçesinde özetle; davanın 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerine ilişkin değil, geçici 7 nci madde kapsamında ihya davası olduğunu, bu madde kapsamında davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, istinaf mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memurunca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017343400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz