Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4097 E. 2010/10001 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ara karar↗ terkin↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “ATILIM" markasının 16 ve 35. sınıflar yönünden davalı adına tescilli olduğu ancak davalının anılan markayı 35/01 sınıfta kullandığına ilişkin delil ibraz etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın 556 sayılı KHK’nin 14/1.maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre ile haklı bir neden olmaksızın kullanılmaması gerekçesine dayalı hükümsüzlük ve terkin istemine ilişkindir.
Davalı, 08.02.2001 tarihinden geçerli olmak üzere 10 yıl için “ATILIM” ibareli markasını, 16 ve 35. sınıflar yönünden hizmet ve ticaret markası olarak tescil ettirmiş olup, davacı 556 sayılı KHK’nin 14. maddesine dayanmıştır. Bu madde uyarınca, markanın, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma 5 yıllık bir süre kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir.
Anılan 5 yıllık süre, 14 ncü maddenin açık hükmü karşısında markanın, aynı KHK’nin 39 ncü maddesi uyarınca, sicile fiilen tescil edildiği tarihten başlayacağı, korumanın başladığı başvuru tarihinden bu sürenin başlamayacağı gözetilmelidir. Somut olayda, dosya kapsamındaki Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'nın 09.05.2008 tarihli yazısından, davalı markasının 26.06.2002 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, markanın tescil tarihi esas alınarak dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, koruma süresinin başladığı tarihin esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3619 E. 2020/2278 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının benzer olduğu, kullanıldıkları mal ve hizmetlerin aynı olduğu, davalı markasının, davacının tescilli «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalı adına tescilli ticaret unvanındaki "Atılım Güvenlik" ibaresinin ticaret unvanından terkinine, 10.000,00 TL «maddi tazminata», fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4678 E. 2010/801 K.
Ortak:terkin · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “ATILIM" markasının 16 ve 35. sınıflar yönünden davalı adına tescilli olduğu ancak davalının anılan markayı 35/01 sınıfta kullandığına ilişkin delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın 556 sayılı KHK’nin 14/1.maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre ile haklı bir neden olmaksızın kullanılmaması gerekçesine dayalı hükümsüzlük ve «terkin» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «ticaret sicili» kayıtlarının davacının üniversite adının kabulüne ve kurulmasına ilişkin yasal düzenlemeden sonraki bir tarih olan 08.12.1998 tarihini ihtiva ettiği, davalının ticaret unvanında yer alan Atılım ibaresini marka olarak kullanamayacağını, davalının “Atılım” sözcüğünü kullanmasının davacının tescilli markasına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturacağı ancak, davacının «tacir» olmadığı, bu nedenle davalının ticaret unvanın terkinini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı eyleminin davacı markasına ve unvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve men’ine, takdiren 5.000 YTL maddi ve 5.000 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının ticari unvanından “Atılım” sözcüğünün «terkini» isteminin reddine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Bu bakımdan somut uyuşmazlıkta dosyaya «ibraz» edilen deliller birlikte değerlendirilerek bir çözüme ulaşılması gerekirken Dairemizin yukarıda tarih ve dosya numarası belirtilen kararı emsal olarak salt bu gerekçe ile ticari unvan terkinine yönelik istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağı · direnme kararı · ticaret unvanı · ticaret sicili · tacir · ilan · kusur · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «ticaret sicili» kayıtlarının davacının üniversite adının kabulüne ve kurulmasına ilişkin yasal düzenlemeden sonraki bir tarih olan 08.12.1998 tarihini ihtiva ettiği, davalının ticaret unvanında yer alan Atılım ibaresini marka olarak kullanamayacağını, davalının “Atılım” sözcüğünü kullanmasının davacının tescilli markasına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturacağı ancak, davacının «tacir» olmadığı, bu nedenle davalının ticaret unvanın terkinini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı eyleminin davacı markasına ve unvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve men’ine, takdiren 5.000 YTL maddi ve 5.000 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının ticari unvanından “Atılım” sözcüğünün «terkini» isteminin reddine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizi sözkonusu kararına karşı mahalli mahkemenin «direnme» kararı ve kararın temyizi üzerine verilen Hukuk Genel Kurulu 12.12.2007 tarih ve 965/961 sayılı içtihadında açıklandığı üzere, TTK'nun 56 ve 57.maddesi anlamında «haksız rekabetten» söz edebilmek için «kusur», zarar, «illiyet bağı» unsurları birlikte gerçekleşmelidir.
Mahkemece, Dairemizin 06.04.2006 gün ve 3737/3614 sayılı kararı gerekçe gösterilmek suretiyle davacının üniversite olup «tacir» olmaması nedeniyle davalının «ticaret unvanının» terkinini talep edemeyeceğinden dolayı bu yöne ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Her iki tarafın da «tacir» olması veya her ikisinin de ticari unvanının bulunması gibi bir koşul ise aranmamıştır.
-
Şirkete şirketin haklı nedenle feshine ve tasfiyesine, karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2023 E. 2019/4144 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil kayyımı · geri çevirme · kayyım atanması · kâr payı dağıtımı · kayyım · ortaklar kurulu kararı · fesih · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaŞti.'ne ...'ın «temsil kayyımı atanmasına» kadar şirket temsilcisinin bulunmadığı anlaşıldığından, atanan temsil kayyımının şirketi temsilen yaptığı temyiz itirazları süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; kural olarak bir ortağın şirketten hissesine düşen kâr payını dava yolu ile isteyebilmesi için öncelikle kâr «payının dağıtılması» hususunda «ortaklar kurulu» ya da genel kurul tarafından alınmış bir karar olmalıdır.
Anılan kurullar tarafından kâr «payı dağıtılması» yönünde bir karar alınmamış ise, öncelikle anılan kurulların toplanması, bu hususu karara bağlaması gerektiğinden bu husus yerine getirilmeden mahkemece doğrudan kâr payının tahsili yönünde karar verilemez.
dava, «fesih» ve «tasfiye», birleşen dava kâr «payının» tahsili istemine ilişkin olup davacı, asıl davada hem fesih ve tasfiyesi istenen Atılım Elektrik ve Elektronik Tek.
Şti.'nin «fesih» ve tasfiyesine ilişkin karar her iki davalı tarafından temyiz edilmemiş, birleşen davada verilen kararın sadece asıl davada davalı gösterilen şirket ortağı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.05.2016 günlü, 2015/10567 Esas- 2016/5232 Karar sayılı ilamı ile birleşen davada taraf sıfatı bulunmayan ... vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4097 E. , 2010/10001 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Amasya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.12.2008 tarih ve 2007/499 - 2008/737 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının "ATILIM" markasının 08.02.2001 tarihinde 35/01 sınıfta tescilli olduğunu ancak fiilen kullanılmadığını, müvekkillerinin anılan ibareyi 35. sınıfta tescili için TPE Başkanlığı'na yaptığı başvurunun davalının tescilli markası gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davalının ticari kayıtları üzerinde yapılan tespitte anılan markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl süreyle tescilli olduğu 35/01 sınıf hizmetler yönünden kullanılmadığını ileri sürerek, davalının anılan markasının 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi uyarınca 35/01.sınıf yönünden iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “ATILIM” markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, tescil sırasında davacının itiraz etmediğini, markanın müvekkili tarafından kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “ATILIM" markasının 16 ve 35. sınıflar yönünden davalı adına tescilli olduğu ancak davalının anılan markayı 35/01 sınıfta kullandığına ilişkin delil ibraz etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın 556 sayılı KHK’nin 14/1.maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre ile haklı bir neden olmaksızın kullanılmaması gerekçesine dayalı hükümsüzlük ve terkin istemine ilişkindir.
Davalı, 08.02.2001 tarihinden geçerli olmak üzere 10 yıl için “ATILIM” ibareli markasını, 16 ve 35. sınıflar yönünden hizmet ve ticaret markası olarak tescil ettirmiş olup, davacı 556 sayılı KHK’nin 14. maddesine dayanmıştır. Bu madde uyarınca, markanın, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma 5 yıllık bir süre kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir.
Anılan 5 yıllık süre, 14 ncü maddenin açık hükmü karşısında markanın, aynı KHK’nin 39 ncü maddesi uyarınca, sicile fiilen tescil edildiği tarihten başlayacağı, korumanın başladığı başvuru tarihinden bu sürenin başlamayacağı gözetilmelidir. Somut olayda, dosya kapsamındaki Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'nın 09.05.2008 tarihli yazısından, davalı markasının 26.06.2002 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, markanın tescil tarihi esas alınarak dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, koruma süresinin başladığı tarihin esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032050900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz