Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/213 E. 2018/1038 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münfesihlik↗ resen terkin↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ ihya↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın ihyası talep edilen şirket ortaklarına açılması gerektiği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. Şirketin ihyası davalarında, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin TTK’nin geçici 7. maddesi hükümlerine göre yapılması halinde Ticaret Sicil Müdürlüklerine, TTK’nin 529 ve devamı maddelerince yapılması halinde ise Ticaret Sicil Müdürlüğünün yanında tasfiye memuruna da husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Mahkemece davanın ihyası istenen şirket ortaklarına açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dosya içerisinde mevcut Ticaret Sicil Müdürlüğü yazılarında, ihyası istenen şirketin 31.12.1998 tarihinde münfesih sayıldığı ancak tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmediği, bu nedenle sicil kaydının açık olduğu ve geçici 7. maddeye göre münfesih sayıldığından resen terk olduğuna ilişkin çelişkili bilgiler verilmiştir. Bu durumda ihyası talep edilen şirketin sicilden terkin edilip edilmediği, terkin edildiyse tasfiye işlemlerinin yapılıp yapılmadığı, terkinin hangi yasal sebebe dayandırıldığı hususları araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-/-
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9608 E. 2015/9685 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · husumet · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMahkemece davanın «ihyası» istenen şirket ortaklarına açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dosya içerisinde mevcut Ticaret Sicil Müdürlüğü yazılarında, ihyası istenen şirketin 31.12.1998 tarihinde «münfesih» sayıldığı ancak «tasfiye» işlemlerinin gerçekleştirilmediği, bu nedenle sicil «kaydının» açık olduğu ve geçici 7. maddeye göre münfesih sayıldığından «resen terk» olduğuna ilişkin çelişkili bilgiler verilmiştir.
Bu durumda «ihyası» talep edilen şirketin «sicilden terkin» edilip edilmediği, terkin edildiyse «tasfiye» işlemlerinin yapılıp yapılmadığı, terkinin hangi yasal «sebebe» dayandırıldığı hususları araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. -/-
Şirketin «ihyası» davalarında, ihyası istenen «şirketin tasfiyesinin» TTK’nin geçici 7. maddesi hükümlerine göre yapılması halinde Ticaret Sicil Müdürlüklerine, TTK’nin 529 ve devamı maddelerince yapılması halinde ise Ticaret Sicil Müdürlüğünün yanında «tasfiye» memuruna da «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin-«tasfiye» memurunun da ihya davasında hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle eksik «husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Maddesine dayalı «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Yasa'nın 7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · tasfiye memuru · ihtar
Benzer bu karardaMaddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/213 E. , 2018/1038 K.
"İçtihat Metni"
...
Taraflar arasında görülen davada....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2012/478-2014/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin tasfiye kararı verilen şirket aleyhine hizmet tespit davası açtığını, davaya konu şirketin tasfiye edilmiş olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., sicil kayıtlarının tetkikinde, şirketin kayıtlı son sermayesinin 2,5 TL olduğunu, 559 sayılı KHK uyarınca sermayesinin asgari sermaye miktarı olan 5.000 TL’ye çıkarılmadığını, kararname uyarınca 31.12.1998 tarihinde münfesih olduğunu, şirketin tasfiye edilerek kapatılması gerekirken tasfiyesine ve tasfiyenin tamamlanarak kaydının silindiğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığını, sicil kaydının halen açık olduğunun tespit edildiğini, ihya davasının konusunun oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın ihyası talep edilen şirket ortaklarına açılması gerektiği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. Şirketin ihyası davalarında, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin TTK’nin geçici 7. maddesi hükümlerine göre yapılması halinde Ticaret Sicil Müdürlüklerine, TTK’nin 529 ve devamı maddelerince yapılması halinde ise Ticaret Sicil Müdürlüğünün yanında tasfiye memuruna da husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Mahkemece davanın ihyası istenen şirket ortaklarına açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dosya içerisinde mevcut Ticaret Sicil Müdürlüğü yazılarında, ihyası istenen şirketin 31.12.1998 tarihinde münfesih sayıldığı ancak tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmediği, bu nedenle sicil kaydının açık olduğu ve geçici 7.
maddeye göre münfesih sayıldığından resen terk olduğuna ilişkin çelişkili bilgiler verilmiştir. Bu durumda ihyası talep edilen şirketin sicilden terkin edilip edilmediği, terkin edildiyse tasfiye işlemlerinin yapılıp yapılmadığı, terkinin hangi yasal sebebe dayandırıldığı hususları araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-/-
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406818300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz