İpoteğin Kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9293 E. 2014/9388 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak def'i↗ sahtelik↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ 3095 sayılı kanun↗ sahtecilik↗ ipotek↗ def'i↗ temerrüt faizi↗ geçersizlik↗ ıslah↗ terkin↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davaya konu ipotek işlemlerinin davacı şirket adına sahte olarak düzenlenmiş bulunan bir vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiği, bu durumun söz konusu ipoteklerin tesisine ilişkin işlemlerin geçersizliği sonucunu doğurduğu, işlemlerdeki geçersizliğin işleme temel oluşturan vekaletin sahteliğinden kaynaklanmış olması ve sahtecilik iddiasının da mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilmesine, işleme taraf olanların işlemin yapılması sırasında bu hususu bilip bilmemelerinin de işlemin geçersizliğine bir etkisinin olmamasına ya da iyi niyetin sahte bir işleme geçerlilik kazandırmasının mümkün bulunmamasına göre davalı bankanın ipotek tesis işlemleri sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşıldığından her iki davalı açısından da davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, 409.386,90 TL’nin 04.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek banka mevduat faizi ile birlikte davalı P.. S..Ürünleri Endüstrisi Aş ve davalı T.. B.. A.Ş’den alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı banka vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli ipoteklerin terkini istemine ilişkin iken, sahte ipotek işlemine konu taşınmazların yargılama sırasında satılması nedeniyle yapılan ıslah sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı şekilde karar verilmiştir.Ancak, davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan ipoteklerin dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını teminat altına almaya yönelik olarak düzenlenen ve davacı tarafça da geçerli oldukları kabul edilen iki adet ipotek tesisinin daha mevcut olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, takip dosyasının tamamının getirtilerek taşınmazların ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile satılmalarına neden olan borcun hangi ipotek işlemlerinden kaynaklandığının saptanması, buna göre takip dosyasının kapsamında geçerli olarak tesis edilen ipoteklere konu borçların bulunduğunun da anlaşılması halinde, davalı bankanın geçerli olarak tesis edilen ipotekler kapsamında alması gereken miktarın düşülerek, sonucuna göre sadece sahte işleme dayalı olarak tesis edilen ipotekten kaynaklanan zararın tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, mahkemece kabul edilen miktarın banka mevduat faiziyle tahsiline karar verilmiş ise de hüküm altına alınan tazminata söz konusu faiz oranının uygulanacağı konusunda taraflar arasında mevcut bir anlaşmanın olmaması karşısında mahkemece, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca belirlenecek temerrüt faizi oranı üzerinden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama koşulları bulunmayan mevduat faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6708 E. 2012/6883 K.
Ortak:mutlak def'i · sahtelik · sahtecilik · ipotek · def'i · geçersizlik · ıslah · terkin
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davaya konu «ipotek» işlemlerinin davacı şirket adına sahte olarak düzenlenmiş bulunan bir vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiği, bu durumun söz konusu ipoteklerin tesisine ilişkin işlemlerin «geçersizliği» sonucunu doğurduğu, işlemlerdeki geçersizliğin işleme temel oluşturan vekaletin «sahteliğinden» kaynaklanmış olması ve «sahtecilik» iddiasının da «mutlak def»'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilmesine, işleme taraf olanların işlemin yapılması sırasında bu hususu bilip bilmemelerinin de işlemin geçersizliğine bir e …
2-Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli «ipoteklerin» «terkini» istemine ilişkin iken, sahte ipotek işlemine konu taşınmazların yargılama sırasında satılması nedeniyle yapılan «ıslah» sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı şekilde karar verilmiştir.Ancak, davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan ipoteklerin dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını «teminat» altına almaya yönelik olarak düzenlenen ve davacı tarafça da geçerli oldukları kabul edilen iki adet ipotek tesisinin daha mevcut olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, takip dosyasının tamamının getirtilerek taşınmazların «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile satılmalarına neden olan borcun hangi ipotek işlemlerinden kaynaklandığının saptanması, buna göre takip dosyasının kapsamında geçerli olarak tesis edilen ipoteklere konu borçların bulunduğunun da anlaşılması halinde, davalı bankanın geçerli olarak tesis edilen ipotekler kapsamında alması gereken miktarın düşülerek, sonucuna göre sadece sahte işleme dayalı olarak tesis edilen ipotekten kaynaklanan zararın tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavaya konu «ipotek» işlemlerinin davacı şirket adına sahte olarak düzenlenmiş bulunan bir vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiğinin anlaşılmasına göre bu durum sözkonusu ipoteklerin tesisine ilişkin işlemlerin «geçersizliği» sonucunu doğurmaktadır.İşlemlerdeki geçersizliğin işleme temel oluşturan vekaletin «sahteliğinden» kaynaklanmış olması ve «sahtecilik» iddiasının da «mutlak def»’ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebilmesine ve işleme taraf olanların işlemin yapılması sırasında bu hususu bilip bilmemelerinin de işlemin geçersizliğine bir etkisinin olmamasına, bir başka deyişle «iyiniyetin» sahte bir işleme geçerlilik kazandırmasının mümkün bulunmamasına göre mahkemece yazılı gerekçeyle davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru gör …
Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli «ipoteklerin» «terkini» iken sahte ipotek işlemine konu taşınmazların yargılama sırasında satılması nedeniyle yapılan «ıslah» ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davaya konu «ipotek» işlemlerinin sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiği anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet
Benzer bu karardaDavaya konu «ipotek» işlemlerinin davacı şirket adına sahte olarak düzenlenmiş bulunan bir vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiğinin anlaşılmasına göre bu durum sözkonusu ipoteklerin tesisine ilişkin işlemlerin «geçersizliği» sonucunu doğurmaktadır.İşlemlerdeki geçersizliğin işleme temel oluşturan vekaletin «sahteliğinden» kaynaklanmış olması ve «sahtecilik» iddiasının da «mutlak def»’ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebilmesine ve işleme taraf olanların işlemin yapılması sırasında bu hususu bilip bilmemelerinin de işlemin geçersizliğine bir etkisinin olmamasına, bir başka deyişle «iyiniyetin» sahte bir işleme geçerlilik kazandırmasının mümkün bulunmamasına göre mahkemece yazılı gerekçeyle davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru gör …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3642 E. 2014/7012 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/598 E. 2019/2623 K.
Ortak:ipoteğin paraya çevrilmesi · ipotek · temerrüt faizi · eksik inceleme · temerrüt · teminat
İncelediğiniz kararda2-Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli «ipoteklerin» «terkini» istemine ilişkin iken, sahte ipotek işlemine konu taşınmazların yargılama sırasında satılması nedeniyle yapılan «ıslah» sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı şekilde karar verilmiştir.Ancak, davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan ipoteklerin dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını «teminat» altına almaya yönelik olarak düzenlenen ve davacı tarafça da geçerli oldukları kabul edilen iki adet ipotek tesisinin daha mevcut olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, takip dosyasının tamamının getirtilerek taşınmazların «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile satılmalarına neden olan borcun hangi ipotek işlemlerinden kaynaklandığının saptanması, buna göre takip dosyasının kapsamında geçerli olarak tesis edilen ipoteklere konu borçların bulunduğunun da anlaşılması halinde, davalı bankanın geçerli olarak tesis edilen ipotekler kapsamında alması gereken miktarın düşülerek, sonucuna göre sadece sahte işleme dayalı olarak tesis edilen ipotekten kaynaklanan zararın tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
… nda taraflar arasında mevcut bir anlaşmanın olmaması karşısında mahkemece, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca belirlenecek «temerrüt faizi» oranı üzerinden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama koşulları bulunmayan mevduat faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de daval …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davaya konu «ipotek» işlemlerinin davacı şirket adına sahte olarak düzenlenmiş bulunan bir vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiği, bu durumun söz konusu ipoteklerin tesisine ilişkin işlemlerin «geçersizliği» sonucunu doğurduğu, işlemlerdeki geçersizliğin işleme temel oluşturan vekaletin «sahteliğinden» kaynaklanmış olması ve «sahtecilik» iddiasının da «mutlak def»'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilmesine, işleme taraf olanların işlemin yapılması sırasında bu hususu bilip bilmemelerinin de işlemin geçersizliğine bir e …
Benzer bu kararda… ce uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan «ipoteklerin» dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını «teminat» altına almaya yönelik olarak düzenlenen ... adet ipoteğin daha mevcut olduğu, davacının toplam 150.000 TL üst sınır ipoteğinden sorumluluğunun devam ettiği, davacının toplam zararının geçerli ipotek bedeli olan 150.000 TL düşüldükten sonra kalan tutar olan 259.382,90 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 259.382,90 TL’nın .../.../2002 tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalı Palmar Su Ürünleri A.Ş. ve davalı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.
Dairemizin .../05/2014 tarihli bozma ilamında, davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan «ipotekler» dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını «teminat» altına almaya yönelik olarak düzenlenen ve davacı tarafça da geçerli oldukları kabul edilen iki adet ipotek tesisinin daha mevcut olduğu, mahkemece, takip dosyasının tamamının getirtilerek taşınmazların «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile satılmalarına neden olan borcun hangi ipotek işlemlerinden kaynaklandığının saptanması, buna göre takip dosyasının kapsamında geçerli olarak tesis edilen …
… pıldığına ilişkin bilgi talep edilmiş olmasına rağmen; mahkemece, buna ilişkin davalı banka tarafından .../02/2016 tarihli dilekçesi ile sunulan belgeler incelemeye «dahil» edilmediği gibi resmi bir makam olan icra müdürlüğünden geçerli «ipoteklere» dayalı satış ve tahsilat konusunda bilgi istenmeden bozma ilamı gereği yerine getirilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymet takdiri · ticari temerrüt faizi · dahili dava
Benzer bu kararda… ce uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan «ipoteklerin» dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını «teminat» altına almaya yönelik olarak düzenlenen ... adet ipoteğin daha mevcut olduğu, davacının toplam 150.000 TL üst sınır ipoteğinden sorumluluğunun devam ettiği, davacının toplam zararının geçerli ipotek bedeli olan 150.000 TL düşüldükten sonra kalan tutar olan 259.382,90 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 259.382,90 TL’nın .../.../2002 tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalı Palmar Su Ürünleri A.Ş. ve davalı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davacıya ait taşınmazlar üzerinde daha önceden usulüne uygun tesis edilmiş «ipotek» bedelleri üst sınır toplamının, davacının ipotek konusu taşınmazlarının «kıymet takdir» bedeli olan 409.386,90 TL’den düşülmesi suretiyle bakiyesinin davacının zararı olarak kabulüne karar verilmiştir.
Ayşe Nur Berzek’ten alınan tarihsiz bilirkişi raporunda geçerli iki ipoteğe dayalı takip yapılıp yapılmadığı anlaşılmadığından bahisle geçerli «ipoteklerin» üst sınırının «kıymet takdir» bedelinden düşülerek zarar belirlemesi yapılmıştır.
… pıldığına ilişkin bilgi talep edilmiş olmasına rağmen; mahkemece, buna ilişkin davalı banka tarafından .../02/2016 tarihli dilekçesi ile sunulan belgeler incelemeye «dahil» edilmediği gibi resmi bir makam olan icra müdürlüğünden geçerli «ipoteklere» dayalı satış ve tahsilat konusunda bilgi istenmeden bozma ilamı gereği yerine getirilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4028 E. 2021/3625 K.
Ortak:ipotek · teminat · İpoteğin Kaldırılması
İncelediğiniz kararda2-Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli «ipoteklerin» «terkini» istemine ilişkin iken, sahte ipotek işlemine konu taşınmazların yargılama sırasında satılması nedeniyle yapılan «ıslah» sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı şekilde karar verilmiştir.Ancak, davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan ipoteklerin dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını «teminat» altına almaya yönelik olarak düzenlenen ve davacı tarafça da geçerli oldukları kabul edilen iki adet ipotek tesisinin daha mevcut olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, takip dosyasının tamamının getirtilerek taşınmazların «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile satılmalarına neden olan borcun hangi ipotek işlemlerinden kaynaklandığının saptanması, buna göre takip dosyasının kapsamında geçerli olarak tesis edilen ipoteklere konu borçların bulunduğunun da anlaşılması halinde, davalı bankanın geçerli olarak tesis edilen ipotekler kapsamında alması gereken miktarın düşülerek, sonucuna göre sadece sahte işleme dayalı olarak tesis edilen ipotekten kaynaklanan zararın tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davaya konu «ipotek» işlemlerinin davacı şirket adına sahte olarak düzenlenmiş bulunan bir vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiği, bu durumun söz konusu ipoteklerin tesisine ilişkin işlemlerin «geçersizliği» sonucunu doğurduğu, işlemlerdeki geçersizliğin işleme temel oluşturan vekaletin «sahteliğinden» kaynaklanmış olması ve «sahtecilik» iddiasının da «mutlak def»'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilmesine, işleme taraf olanların işlemin yapılması sırasında bu hususu bilip bilmemelerinin de işlemin geçersizliğine bir e …
Benzer bu kararda… rkişi raporunda 1. ve 2. derecede geçerli olarak taşınmazlar üzerinde 75.000.- TL ve 75.000.- TL olmak üzere toplam 150.000.- TL üst sınır ipoteği tesis edildiği ve «ipoteklerin» üst sınırı olan 150.000.- TL’yi «teminat» altına aldığından icra dosyasındaki «kıymet takdir» bedeli olan 409.386,90 TL’den düşüldüğünde kalan 259.382,90 TL’nin davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı banka ve «feri müdahilce» temyiz edilmiş; Dairemizce davalı bankanın geçerli ipotekler nedeniyle bir takibinin bulunup bulunmadığı belirlenip, varlığının tespiti halinde geçerli ipoteklere dayalı alacak miktarının tespiti ile satış bedelinden düşülmesi gerektiğinden bahisle «eksik araştırma» nedeniyle karar davalı banka ve fer'i müdahil yararına bozulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davalı banka tarafından geçerli «ipoteklere» dayalı olarak da takip yapıldığı icra dosyasından anlaşılmakta olup, her ne kadar mahkemece geçerli ipoteklere dayalı alacak tutarı belirlenmeden, «kıymet takdiri» bedeli 409.386,90 TL’den 1 ve 2. derecedeki geçerli ipoteklerin azami «teminat» sınırını teşkil eden üst sınır tutarı toplam 150.000.- TL’nin düşülmesiyle bulunan tutara hükmedilmişse de, davacı tarafın bu yöne ilişkin bir temyizi bulunmadığın …
2-Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli «ipotek» işlemine konu taşınmazların satılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıymet takdiri · eksik araştırma · müktesep hak · feri müdahil
Benzer bu kararda… rkişi raporunda 1. ve 2. derecede geçerli olarak taşınmazlar üzerinde 75.000.- TL ve 75.000.- TL olmak üzere toplam 150.000.- TL üst sınır ipoteği tesis edildiği ve «ipoteklerin» üst sınırı olan 150.000.- TL’yi «teminat» altına aldığından icra dosyasındaki «kıymet takdir» bedeli olan 409.386,90 TL’den düşüldüğünde kalan 259.382,90 TL’nin davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı banka ve «feri müdahilce» temyiz edilmiş; Dairemizce davalı bankanın geçerli ipotekler nedeniyle bir takibinin bulunup bulunmadığı belirlenip, varlığının tespiti halinde geçerli ipoteklere dayalı alacak miktarının tespiti ile satış bedelinden düşülmesi gerektiğinden bahisle «eksik araştırma» nedeniyle karar davalı banka ve fer'i müdahil yararına bozulmuştur.
… in 20.05.2014 tarih, 2013/9293 E.-2014/9388 K. sayılı ilamı ile davalı banka vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, icra safhasında tespit edilen «kıymet takdir» bedeli olan 409.386,90 TL bedel üzerinden, geçerli «ipoteklere» dayalı alacağın düşülmesi hususunda davacı yararına usuli «müktesep hak» oluşmuş olup; aksi düşünceyle icra safhasındaki satış bedelinden, belirlenecek tutarın düşülmesi gerektiğinden bahisle yerel mahkeme kararının bozulması da yerinde …
Bozma üzerine mahkemece icra dosyasında belirlenen «kıymet takdir» bedeli olan 409.386,90 TL’nin davalılardan tahsiline dair verilen 20.02.2013 tarihli karar davalı banka vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 20.05.2014 tarih, 2013/9293 E.-2014/9388 K. sayılı ilamı ile davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek, taşınmazların satılmasına neden olan borcun hangi «ipoteklerden» kaynaklandığının saptanması, buna göre varsa davalı bankanın taşınmazlar üzerinde 1 ve 2. derecede geçerli olarak tesis edilen ipoteklerden kaynaklı alması gereken …
Somut uyuşmazlıkta davalı banka tarafından geçerli «ipoteklere» dayalı olarak da takip yapıldığı icra dosyasından anlaşılmakta olup, her ne kadar mahkemece geçerli ipoteklere dayalı alacak tutarı belirlenmeden, «kıymet takdiri» bedeli 409.386,90 TL’den 1 ve 2. derecedeki geçerli ipoteklerin azami «teminat» sınırını teşkil eden üst sınır tutarı toplam 150.000.- TL’nin düşülmesiyle bulunan tutara hükmedilmişse de, davacı tarafın bu yöne ilişkin bir temyizi bulunmadığın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9293 E. , 2014/9388 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ŞİLE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 20/02/2013
NUMARASI 2013/5-2013/66
Taraflar arasında görülen davada Şile Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/02/2013 tarih ve 2013/5-2013/66 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/05/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı Tasfiye […]. H.. A.Ş. vekili Av. C.. Ö.. ve davalılardan T.. B.. A.Ş. vekili Av. Helin Kılıç dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Şile ilçesinde mevcut gayrimenkulleri üzerine davalı P.. Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş.’nin diğer davalı T.. B..'ndan aldığı ve alacağı her nev'i kredilerin teminatını teşkil etmesi için 14.12.1993 ve 21.04.1994 tarihlerinde 75'er milyar TL'lik iki adet ipotek tesis edildiğini, işbu gayrimenkuller üzerindeki iki adet ipoteğin müvekkili şirket tarafından dava dışı A... Y..verilen ve 30.04.1994 tarihi mesai bitimine kadar geçerli olan süreli vekaletnameye istinaden vekil tayin edilen A.. Y.. tarafından tesis ettirildiğini, ancak aynı gayrimenkuller üzerinde 18.08.1994 tarihinde yine T.. B.. lehine 168.000.000 Japon Yeni tutarında ve yine P.. Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş.'nin T..
B..'na olan kredi borçlarına teminat teşkil etmek üzere bir ipotek daha tesis ettirildiğini ve bu ipoteğin 17.08.1994 tarihinde Bakırköy 7. Noterliği'nden tanzim edilen bir vekaletnameye dayalı olarak yapıldığının anlaşıldığını oysaki müvekkili şirketin sözkonusu ipoteğin tesis edilmesi için böyle bir vekaletname vermediğini, anılan ipotek işleminin sahte bir vekaletnameye dayalı olarak tesis ettirilmiş olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirkete ait gayrimenkuller üzerinde tesis edilen 18.08.1994 tarihli ipoteklerin terkinine karar verilmesi istenmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile davaya konu taşınmazların davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonucu satılmış olması nedeniyle uğranılan 500.000,00 TL zararın davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davaya konu ipoteğin davacı şirketin bilgisi dahilinde gerçekleştirilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…]. Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davaya konu ipotek işlemlerinin davacı şirket adına sahte olarak düzenlenmiş bulunan bir vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiği, bu durumun söz konusu ipoteklerin tesisine ilişkin işlemlerin geçersizliği sonucunu doğurduğu, işlemlerdeki geçersizliğin işleme temel oluşturan vekaletin sahteliğinden kaynaklanmış olması ve sahtecilik iddiasının da mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilmesine, işleme taraf olanların işlemin yapılması sırasında bu hususu bilip bilmemelerinin de işlemin geçersizliğine bir etkisinin olmamasına ya da iyi niyetin sahte bir işleme geçerlilik kazandırmasının mümkün bulunmamasına göre davalı bankanın ipotek tesis işlemleri sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşıldığından her iki davalı açısından da davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, 409.386,90 TL’nin 04.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek banka mevduat faizi ile birlikte davalı P..
S..Ürünleri Endüstrisi Aş ve davalı T.. B.. A.Ş’den alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı banka vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli ipoteklerin terkini istemine ilişkin iken, sahte ipotek işlemine konu taşınmazların yargılama sırasında satılması nedeniyle yapılan ıslah sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı şekilde karar verilmiştir.Ancak, davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan ipoteklerin dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını teminat altına almaya yönelik olarak düzenlenen ve davacı tarafça da geçerli oldukları kabul edilen iki adet ipotek tesisinin daha mevcut olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, takip dosyasının tamamının getirtilerek taşınmazların ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile satılmalarına neden olan borcun hangi ipotek işlemlerinden kaynaklandığının saptanması, buna göre takip dosyasının kapsamında geçerli olarak tesis edilen ipoteklere konu borçların bulunduğunun da anlaşılması halinde, davalı bankanın geçerli olarak tesis edilen ipotekler kapsamında alması gereken miktarın düşülerek, sonucuna göre sadece sahte işleme dayalı olarak tesis edilen ipotekten kaynaklanan zararın tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, mahkemece kabul edilen miktarın banka mevduat faiziyle tahsiline karar verilmiş ise de hüküm altına alınan tazminata söz konusu faiz oranının uygulanacağı konusunda taraflar arasında mevcut bir anlaşmanın olmaması karşısında mahkemece, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca belirlenecek temerrüt faizi oranı üzerinden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama koşulları bulunmayan mevduat faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle anılan davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı banka yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı T.. B..'na verilmesine, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101729100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz