Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3642 E. 2014/7012 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tarafların hissedar oldukları şirkete ait gayrimenkulün satılması nedeniyle davacının uğradığı zararın 12.250,65 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 23.10.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9348 E. 2018/2217 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · ipotek · yasal faiz · eksik inceleme · teminat · temsil
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, zarara uğrayan şirket lehine «ipotekli» taşınmazların satışı sırasında şirket «temsilcisi» olan davalıların satışa onay vermek suretiyle «şirketi zarara» uğrattıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, ....000 TL tazminatın dava tarihi olan 03/07/2014 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tarafların ortağı oldukları ...
Hiç kuşkusuz «şirketin zarara» uğraması için kooperatiften bir alacağı bulunması ve bu alacağın tahsili için «teminat» olarak gösterilen «ipotekli» taşınmaza el atması ve davalıların bu zarara sebebiyet vermiş olmaları gereklidir.
Ancak davacı, müdürü oldukları şirketin dava dışı kooperatiften alacaklı olduğunu iddia etmesine rağmen davalılar, kooperatifin şirkete borcu bulunmadığını ve «ipotekli» gayrimenkulün satılması nedeniyle «şirketin zarara» uğramadığını savunmuşlardır.
Davacı, sorumluluk nedeni olarak tarafların müdürü oldukları şirket yararına verilen ipoteğe konu taşınmazın dava dışı .... kişilerin alacakları nedeniyle satılmış olması ve bu suretle «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasıyla açılmıştır.
-
İhtiyati tedbir kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12683 E. 2012/14320 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:telafisi imkansız zarar · genel kurul kararının iptali · ihtiyati tedbir · fesih · iptal davası · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaSomut olayda, davalı şirket ortakları tarafından 23.10.2010 tarihli «genel kurul kararlarının iptali» ve şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemiyle işbu dava açılmış, davanın ilerleyen safhasında, davacı vekili «yönetim kurulu» tarafından 2011 yılı olağan genel kurulunun gündemine davalı şirketin tek mal varlığı olan otelin satılması hususunun getirildiğini, otelin satılması durumunda davanın sonuçsuz kalacağını, satış bedelinin gerçek değeri yansıtmayacağını ileri sürerek, davalı şirkete ait taşınmazın 3. kişilere satışının durdurulması için «ihtiyati tedbir» talebinde bulunmuştur.
Oysa, açılan dava şirketin mal varlığı olan otelin satılmasına ilişkin «genel kurul kararının iptali davası» olmadığı gibi, davacıların tedbir kararı talep ettiği ve mahkemenin de «ihtiyati tedbir» kararı verdiği tarih itibariyle taşınmazın satışına ilişkin genel kurulda alınmış bir karar da bulunmamaktadır.
Mahkemece, yapılan inceleme sonucunda, genel kurulda şirketin mal varlığı olan taşınmazın satılması durumunda «telafisi imkansız zarar» doğması ihtimali bulunduğu gerekçesiyle, «ihtiyati tedbir» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati tedbir» kararına itiraz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verilmişitir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3642 E. , 2014/7012 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/10/2012 gün ve 2010/380-2012/472 sayılı kararı bozan Daire’nin 23/10/2013 gün ve 2013/1739-2013/18575 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin...Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'nin ortaklarından olduğunu, şirketin kurulmasından bu yana hiç kar payı alamayan müvekkilinin haklarını yasal yollardan aramaya başladığını, kendilerine düşen payın alınması ve şirketten çıkma hakkı tanınması amacı ile Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını, davalıların müvekkilinin de ortak bulunduğu şirket hakkında hiçbir bilgi ve belgeyi müvekkiline göstermediklerini ve hiç kar payı dağıtmadıklarını, davalıların şirketin içini boşaltmak ve atıl hale getirmek için şirkete ait değeri 6.000.000 TL olan gayrimenkulü, her iki davalının ortağı bulunduğu özel ... Hayat Hastanesi ... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'ne 25/06/2009 tarihinde komik bir değerle devrettiklerini, gayrimenkulü devralan şirketin iki ortağı olup, bu ortakların da davalılar olduğunu, davalıların devreden şirketin yönetim kurulu kararını kendileri alarak, yine sadece kendilerinin ortak olduğu davalı şirkete gayrimenkulü devrettiklerini, müvekkilinin yapılan işlem dolayısıyla gayrimenkulün gerçek değeri ile satış değeri arasındaki farkın müvekkilinin payına isabet eden kısmı kadar zarara uğradığını ileri sürerek, gayrimenkulün gerçek değerinin tespit edilerek, satış değeri arasındaki farkın ortaya çıkartılmasından sonra müvekkilinin payına isabet eden kısmın için şimdilik 5.000 TL tazminatın satış gününden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, husumet itirazında bulunduklarını, davacının hissedar olduğu ... Sağlık Hiz. Ltd. Şti'nin kendisine ait taşınmazı sattığını, müvekkillerinden ...'in şirketin ortağı, ...'in ise ... Sağılık Hiz. Ltd. Şti'nin ortağı dahi olmadığını, şirketin zararını ancak şirket yetkililerinin talep edebileceğini,ayrıca şirket ortaklarının üçüncü kişilerden değil ortak oldukları şirketten alacak talep edebileceklerini, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tarafların hissedar oldukları şirkete ait gayrimenkulün satılması nedeniyle davacının uğradığı zararın 12.250,65 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 23.10.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10/04/2014 arihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/361409700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz