İpoteğin Kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4028 E. 2021/3625 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymet takdiri↗ üst sınır (limit) ipoteği↗ eksik araştırma↗ müktesep hak↗ feri müdahil↗ ipotek↗ fer'i müdahil↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı banka ve fer'i müdahil vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili ve fer'i müdahil Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Fer'i müdahil sıfatıyla karar düzeltme isteminde bulunan Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü mülga HUMK 57. ve HMK'nın 66 ve devamı maddeleri uyarınca yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olup, tek başına karar düzeltme hakkı bulunmadığından Dairemizin 03.04.2019 tarihli kararına yönelik karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli ipotek işlemine konu taşınmazların satılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda 1. ve 2. derecede geçerli olarak taşınmazlar üzerinde 75.000.- TL ve 75.000.- TL olmak üzere toplam 150.000.- TL üst sınır ipoteği tesis edildiği ve ipoteklerin üst sınırı olan 150.000.- TL’yi teminat altına aldığından icra dosyasındaki kıymet takdir bedeli olan 409.386,90 TL’den düşüldüğünde kalan 259.382,90 TL’nin davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı banka ve feri müdahilce temyiz edilmiş; Dairemizce davalı bankanın geçerli ipotekler nedeniyle bir takibinin bulunup bulunmadığı belirlenip, varlığının tespiti halinde geçerli ipoteklere dayalı alacak miktarının tespiti ile satış bedelinden düşülmesi gerektiğinden bahisle eksik araştırma nedeniyle karar davalı banka ve fer'i müdahil yararına bozulmuştur.
Bozma üzerine mahkemece icra dosyasında belirlenen kıymet takdir bedeli olan 409.386,90 TL’nin davalılardan tahsiline dair verilen 20.02.2013 tarihli karar davalı banka vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 20.05.2014 tarih, 2013/9293 E.-2014/9388 K. sayılı ilamı ile davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek, taşınmazların satılmasına neden olan borcun hangi ipoteklerden kaynaklandığının saptanması, buna göre varsa davalı bankanın taşınmazlar üzerinde 1 ve 2. derecede geçerli olarak tesis edilen ipoteklerden kaynaklı alması gereken alacağının tespit edilip, bulunan miktarın düşülerek, sadece sahte işleme dayalı olarak tesis edilen 3. derecedeki ipotekten kaynaklanan zararın hüküm altına alınması gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davalı banka tarafından geçerli ipoteklere dayalı olarak da takip yapıldığı icra dosyasından anlaşılmakta olup, her ne kadar mahkemece geçerli ipoteklere dayalı alacak tutarı belirlenmeden, kıymet takdiri bedeli 409.386,90 TL’den 1 ve 2. derecedeki geçerli ipoteklerin azami teminat sınırını teşkil eden üst sınır tutarı toplam 150.000.- TL’nin düşülmesiyle bulunan tutara hükmedilmişse de, davacı tarafın bu yöne ilişkin bir temyizi bulunmadığından ve ipoteğin üst sınırı olarak belirlenen tutardan daha fazlası da düşülemeyeceğinden yerel mahkeme kararının bozulması doğru olmamıştır.
Yine, Dairemizin 20.05.2014 tarih, 2013/9293 E.-2014/9388 K. sayılı ilamı ile davalı banka vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, icra safhasında tespit edilen kıymet takdir bedeli olan 409.386,90 TL bedel üzerinden, geçerli ipoteklere dayalı alacağın düşülmesi hususunda davacı yararına usuli müktesep hak oluşmuş olup; aksi düşünceyle icra safhasındaki satış bedelinden, belirlenecek tutarın düşülmesi gerektiğinden bahisle yerel mahkeme kararının bozulması da yerinde olmamıştır.
Bu durumda, yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının onanması gerekmekteyken yazılı şekilde bozulması yerinde olmayıp, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.04.2019 tarih ve 2018/598 E.-2019/2623 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/598 E. 2019/2623 K.
Ortak:kıymet takdiri · ipotek · teminat
İncelediğiniz kararda… rkişi raporunda 1. ve 2. derecede geçerli olarak taşınmazlar üzerinde 75.000.- TL ve 75.000.- TL olmak üzere toplam 150.000.- TL üst sınır ipoteği tesis edildiği ve «ipoteklerin» üst sınırı olan 150.000.- TL’yi «teminat» altına aldığından icra dosyasındaki «kıymet takdir» bedeli olan 409.386,90 TL’den düşüldüğünde kalan 259.382,90 TL’nin davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı banka ve «feri müdahilce» temyiz edilmiş; Dairemizce davalı bankanın geçerli ipotekler nedeniyle bir takibinin bulunup bulunmadığı belirlenip, varlığının tespiti halinde geçerli ipoteklere dayalı alacak miktarının tespiti ile satış bedelinden düşülmesi gerektiğinden bahisle «eksik araştırma» nedeniyle karar davalı banka ve fer'i müdahil yararına bozulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davalı banka tarafından geçerli «ipoteklere» dayalı olarak da takip yapıldığı icra dosyasından anlaşılmakta olup, her ne kadar mahkemece geçerli ipoteklere dayalı alacak tutarı belirlenmeden, «kıymet takdiri» bedeli 409.386,90 TL’den 1 ve 2. derecedeki geçerli ipoteklerin azami «teminat» sınırını teşkil eden üst sınır tutarı toplam 150.000.- TL’nin düşülmesiyle bulunan tutara hükmedilmişse de, davacı tarafın bu yöne ilişkin bir temyizi bulunmadığın …
Bozma üzerine mahkemece icra dosyasında belirlenen «kıymet takdir» bedeli olan 409.386,90 TL’nin davalılardan tahsiline dair verilen 20.02.2013 tarihli karar davalı banka vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 20.05.2014 tarih, 2013/9293 E.-2014/9388 K. sayılı ilamı ile davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek, taşınmazların satılmasına neden olan borcun hangi «ipoteklerden» kaynaklandığının saptanması, buna göre varsa davalı bankanın taşınmazlar üzerinde 1 ve 2. derecede geçerli olarak tesis edilen ipoteklerden kaynaklı alması gereken …
Benzer bu kararda… ce uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan «ipoteklerin» dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını «teminat» altına almaya yönelik olarak düzenlenen ... adet ipoteğin daha mevcut olduğu, davacının toplam 150.000 TL üst sınır ipoteğinden sorumluluğunun devam ettiği, davacının toplam zararının geçerli ipotek bedeli olan 150.000 TL düşüldükten sonra kalan tutar olan 259.382,90 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 259.382,90 TL’nın .../.../2002 tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalı Palmar Su Ürünleri A.Ş. ve davalı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davacıya ait taşınmazlar üzerinde daha önceden usulüne uygun tesis edilmiş «ipotek» bedelleri üst sınır toplamının, davacının ipotek konusu taşınmazlarının «kıymet takdir» bedeli olan 409.386,90 TL’den düşülmesi suretiyle bakiyesinin davacının zararı olarak kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin .../05/2014 tarihli bozma ilamında, davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan «ipotekler» dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını «teminat» altına almaya yönelik olarak düzenlenen ve davacı tarafça da geçerli oldukları kabul edilen iki adet ipotek tesisinin daha mevcut olduğu, mahkemece, takip dosyasının tamamının getirtilerek taşınmazların «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile satılmalarına neden olan borcun hangi ipotek işlemlerinden kaynaklandığının saptanması, buna göre takip dosyasının kapsamında geçerli olarak tesis edilen …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari temerrüt faizi · ipoteğin paraya çevrilmesi · temerrüt faizi · eksik inceleme · dahili dava · temerrüt
Benzer bu kararda… ce uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan «ipoteklerin» dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını «teminat» altına almaya yönelik olarak düzenlenen ... adet ipoteğin daha mevcut olduğu, davacının toplam 150.000 TL üst sınır ipoteğinden sorumluluğunun devam ettiği, davacının toplam zararının geçerli ipotek bedeli olan 150.000 TL düşüldükten sonra kalan tutar olan 259.382,90 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 259.382,90 TL’nın .../.../2002 tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalı Palmar Su Ürünleri A.Ş. ve davalı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.
… pıldığına ilişkin bilgi talep edilmiş olmasına rağmen; mahkemece, buna ilişkin davalı banka tarafından .../02/2016 tarihli dilekçesi ile sunulan belgeler incelemeye «dahil» edilmediği gibi resmi bir makam olan icra müdürlüğünden geçerli «ipoteklere» dayalı satış ve tahsilat konusunda bilgi istenmeden bozma ilamı gereği yerine getirilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmiştir.
Dairemizin .../05/2014 tarihli bozma ilamında, davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan «ipotekler» dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını «teminat» altına almaya yönelik olarak düzenlenen ve davacı tarafça da geçerli oldukları kabul edilen iki adet ipotek tesisinin daha mevcut olduğu, mahkemece, takip dosyasının tamamının getirtilerek taşınmazların «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile satılmalarına neden olan borcun hangi ipotek işlemlerinden kaynaklandığının saptanması, buna göre takip dosyasının kapsamında geçerli olarak tesis edilen …
Bu durumda mahkemece önceki bozma ilamına uygun olarak inceleme yapılıp, davalı bankanın geçerli «ipotekler» nedeniyle bir takibinin olup olmadığı belirlenip, varlığının, tespiti halinde sözkonusu ipotekler nedeniyle oluşan alacak miktarının satış bedelinden düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken bozma gereğine uymayan ve «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9293 E. 2014/9388 K.
Ortak:ipotek · teminat · İpoteğin Kaldırılması
İncelediğiniz kararda… rkişi raporunda 1. ve 2. derecede geçerli olarak taşınmazlar üzerinde 75.000.- TL ve 75.000.- TL olmak üzere toplam 150.000.- TL üst sınır ipoteği tesis edildiği ve «ipoteklerin» üst sınırı olan 150.000.- TL’yi «teminat» altına aldığından icra dosyasındaki «kıymet takdir» bedeli olan 409.386,90 TL’den düşüldüğünde kalan 259.382,90 TL’nin davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı banka ve «feri müdahilce» temyiz edilmiş; Dairemizce davalı bankanın geçerli ipotekler nedeniyle bir takibinin bulunup bulunmadığı belirlenip, varlığının tespiti halinde geçerli ipoteklere dayalı alacak miktarının tespiti ile satış bedelinden düşülmesi gerektiğinden bahisle «eksik araştırma» nedeniyle karar davalı banka ve fer'i müdahil yararına bozulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davalı banka tarafından geçerli «ipoteklere» dayalı olarak da takip yapıldığı icra dosyasından anlaşılmakta olup, her ne kadar mahkemece geçerli ipoteklere dayalı alacak tutarı belirlenmeden, «kıymet takdiri» bedeli 409.386,90 TL’den 1 ve 2. derecedeki geçerli ipoteklerin azami «teminat» sınırını teşkil eden üst sınır tutarı toplam 150.000.- TL’nin düşülmesiyle bulunan tutara hükmedilmişse de, davacı tarafın bu yöne ilişkin bir temyizi bulunmadığın …
2-Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli «ipotek» işlemine konu taşınmazların satılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2-Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli «ipoteklerin» «terkini» istemine ilişkin iken, sahte ipotek işlemine konu taşınmazların yargılama sırasında satılması nedeniyle yapılan «ıslah» sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı şekilde karar verilmiştir.Ancak, davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan ipoteklerin dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını «teminat» altına almaya yönelik olarak düzenlenen ve davacı tarafça da geçerli oldukları kabul edilen iki adet ipotek tesisinin daha mevcut olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, takip dosyasının tamamının getirtilerek taşınmazların «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile satılmalarına neden olan borcun hangi ipotek işlemlerinden kaynaklandığının saptanması, buna göre takip dosyasının kapsamında geçerli olarak tesis edilen ipoteklere konu borçların bulunduğunun da anlaşılması halinde, davalı bankanın geçerli olarak tesis edilen ipotekler kapsamında alması gereken miktarın düşülerek, sonucuna göre sadece sahte işleme dayalı olarak tesis edilen ipotekten kaynaklanan zararın tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davaya konu «ipotek» işlemlerinin davacı şirket adına sahte olarak düzenlenmiş bulunan bir vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiği, bu durumun söz konusu ipoteklerin tesisine ilişkin işlemlerin «geçersizliği» sonucunu doğurduğu, işlemlerdeki geçersizliğin işleme temel oluşturan vekaletin «sahteliğinden» kaynaklanmış olması ve «sahtecilik» iddiasının da «mutlak def»'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilmesine, işleme taraf olanların işlemin yapılması sırasında bu hususu bilip bilmemelerinin de işlemin geçersizliğine bir e …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak def'i · sahtelik · ipoteğin paraya çevrilmesi · sahtecilik · def'i · temerrüt faizi · geçersizlik · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davaya konu «ipotek» işlemlerinin davacı şirket adına sahte olarak düzenlenmiş bulunan bir vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiği, bu durumun söz konusu ipoteklerin tesisine ilişkin işlemlerin «geçersizliği» sonucunu doğurduğu, işlemlerdeki geçersizliğin işleme temel oluşturan vekaletin «sahteliğinden» kaynaklanmış olması ve «sahtecilik» iddiasının da «mutlak def»'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilmesine, işleme taraf olanların işlemin yapılması sırasında bu hususu bilip bilmemelerinin de işlemin geçersizliğine bir e …
2-Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli «ipoteklerin» «terkini» istemine ilişkin iken, sahte ipotek işlemine konu taşınmazların yargılama sırasında satılması nedeniyle yapılan «ıslah» sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı şekilde karar verilmiştir.Ancak, davaya konu sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ve bu nedenle geçerli olarak doğmayan ipoteklerin dışında davacı şirkete ait aynı taşınmazlar üzerinde yine davalı banka yararına diğer davalının borçlarını «teminat» altına almaya yönelik olarak düzenlenen ve davacı tarafça da geçerli oldukları kabul edilen iki adet ipotek tesisinin daha mevcut olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, takip dosyasının tamamının getirtilerek taşınmazların «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile satılmalarına neden olan borcun hangi ipotek işlemlerinden kaynaklandığının saptanması, buna göre takip dosyasının kapsamında geçerli olarak tesis edilen ipoteklere konu borçların bulunduğunun da anlaşılması halinde, davalı bankanın geçerli olarak tesis edilen ipotekler kapsamında alması gereken miktarın düşülerek, sonucuna göre sadece sahte işleme dayalı olarak tesis edilen ipotekten kaynaklanan zararın tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
… nda taraflar arasında mevcut bir anlaşmanın olmaması karşısında mahkemece, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca belirlenecek «temerrüt faizi» oranı üzerinden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama koşulları bulunmayan mevduat faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de daval …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4028 E. , 2021/3625 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Şile Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.11.2017 gün ve 2015/58 - 2017/390 sayılı kararı bozan Daire'nin 03.04.2019 gün ve 2018/598 - 2019/2623 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve feri müdahil Tapu Müdürlüğü vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Şile ilçesinde mevcut gayrimenkulleri üzerine davalı Palmar Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş.’nin diğer davalı Türkiye Kalkınma Bankasından aldığı ve alacağı her nev'i kredilerin teminatını teşkil etmesi için 14.12.1993 ve 21.04.1994 tarihlerinde 75'er milyar TL'lik iki adet ipotek tesis edildiğini, işbu gayrimenkuller üzerindeki iki adet ipoteğin müvekkili şirket tarafından dava dışı ...'a verilen ve 30.04.1994 tarihi mesai bitimine kadar geçerli olan süreli vekaletnameye istinaden vekil tayin edilen ... tarafından tesis ettirildiğini, ancak aynı gayrimenkuller üzerinde 18.08.1994 tarihinde yine Türkiye Kalkınma Bankası lehine 168.000.000 Japon Yeni tutarında ve yine Palmar Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş.'nin Türkiye Kalkınma Bankası'na olan kredi borçlarına teminat teşkil etmek üzere bir ipotek daha tesis ettirildiğini ve bu ipoteğin 17.08.1994 tarihinde ...'nden tanzim edilen bir vekaletnameye dayalı olarak yapıldığının anlaşıldığını oysaki müvekkili şirketin söz konusu ipoteğin tesis edilmesi için böyle bir vekaletname vermediğini, anılan ipotek işleminin sahte bir vekaletnameye dayalı olarak tesis ettirilmiş olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirkete ait gayrimenkuller üzerinde tesis edilen 18.08.1994 tarihli ipoteklerin terkinine karar verilmesi istenmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile davaya konu taşınmazların davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonucu satılmış olması nedeniyle uğranılan 500.000,00 TL zararın davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı banka ve fer'i müdahil vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili ve fer'i müdahil Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Fer'i müdahil sıfatıyla karar düzeltme isteminde bulunan Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü mülga HUMK 57. ve HMK'nın 66 ve devamı maddeleri uyarınca yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olup, tek başına karar düzeltme hakkı bulunmadığından Dairemizin 03.04.2019 tarihli kararına yönelik karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen 18.08.1994 tarihli ipotek işlemine konu taşınmazların satılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda 1. ve 2. derecede geçerli olarak taşınmazlar üzerinde 75.000.- TL ve 75.000.- TL olmak üzere toplam 150.000.- TL üst sınır ipoteği tesis edildiği ve ipoteklerin üst sınırı olan 150.000.- TL’yi teminat altına aldığından icra dosyasındaki kıymet takdir bedeli olan 409.386,90 TL’den düşüldüğünde kalan 259.382,90 TL’nin davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı banka ve feri müdahilce temyiz edilmiş; Dairemizce davalı bankanın geçerli ipotekler nedeniyle bir takibinin bulunup bulunmadığı belirlenip, varlığının tespiti halinde geçerli ipoteklere dayalı alacak miktarının tespiti ile satış bedelinden düşülmesi gerektiğinden bahisle eksik araştırma nedeniyle karar davalı banka ve fer'i müdahil yararına bozulmuştur.
Bozma üzerine mahkemece icra dosyasında belirlenen kıymet takdir bedeli olan 409.386,90 TL’nin davalılardan tahsiline dair verilen 20.02.2013 tarihli karar davalı banka vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 20.05.2014 tarih, 2013/9293 E.-2014/9388 K. sayılı ilamı ile davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek, taşınmazların satılmasına neden olan borcun hangi ipoteklerden kaynaklandığının saptanması, buna göre varsa davalı bankanın taşınmazlar üzerinde 1 ve 2. derecede geçerli olarak tesis edilen ipoteklerden kaynaklı alması gereken alacağının tespit edilip, bulunan miktarın düşülerek, sadece sahte işleme dayalı olarak tesis edilen 3. derecedeki ipotekten kaynaklanan zararın hüküm altına alınması gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davalı banka tarafından geçerli ipoteklere dayalı olarak da takip yapıldığı icra dosyasından anlaşılmakta olup, her ne kadar mahkemece geçerli ipoteklere dayalı alacak tutarı belirlenmeden, kıymet takdiri bedeli 409.386,90 TL’den 1 ve 2. derecedeki geçerli ipoteklerin azami teminat sınırını teşkil eden üst sınır tutarı toplam 150.000.- TL’nin düşülmesiyle bulunan tutara hükmedilmişse de, davacı tarafın bu yöne ilişkin bir temyizi bulunmadığından ve ipoteğin üst sınırı olarak belirlenen tutardan daha fazlası da düşülemeyeceğinden yerel mahkeme kararının bozulması doğru olmamıştır.
Yine, Dairemizin 20.05.2014 tarih, 2013/9293 E.-2014/9388 K. sayılı ilamı ile davalı banka vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, icra safhasında tespit edilen kıymet takdir bedeli olan 409.386,90 TL bedel üzerinden, geçerli ipoteklere dayalı alacağın düşülmesi hususunda davacı yararına usuli müktesep hak oluşmuş olup; aksi düşünceyle icra safhasındaki satış bedelinden, belirlenecek tutarın düşülmesi gerektiğinden bahisle yerel mahkeme kararının bozulması da yerinde olmamıştır.
Bu durumda, yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının onanması gerekmekteyken yazılı şekilde bozulması yerinde olmayıp, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.04.2019 tarih ve 2018/598 E.-2019/2623 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahil Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.04.2019 tarih ve 2018/598 E.-2019/2623 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak, mahkeme kararının açıklanan bu gerekçe ile ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 13.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/657525700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz