6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13603 E. 2010/5333 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vade farkı kısmi ödeme teamül temerrüt tarihi vade temerrüt faizi fatura temerrüt

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişki nedeniyle vadesinde ödenmeyen alacaktan dolayı vade farkı alacağı doğduğu, vade farkı uygulaması konusunda “Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerinin teamül halini aldığı, değişik tarihlerdeki ödemeler nedeniyle vade farkı alacağının doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.492,51 YTL’nin 26.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, vade farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında yapılan oda kontenjan sözleşmesinde vade farkının istenebileceği kararlaştırılmamış ise de davacı tarafın dayandığı Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkında Yönetmelik hükümlerinin taraflar arasındaki ilişki yönünden teamül oluşturduğu anlaşılmakla davacının zamanında ödenmeyen fatura bedeli için vade farkı isteyebileceğinin kabul edilmiş olması yerinde ise de dayanak yönetmeliğin 14 ncü maddesinde faturaların sözleşme ile belirlenen zamanda, böyle bir hüküm yoksa faturanın alınmasından itibaren 30 gün içinde ödeneceği, bu süreden sonra ödenmesi halinde aylık % 10 faiz tahakkuk ettirileceği belirtilmiştir.Bu durumda temerrüt faizi niteliğindeki vade farkı borcuna yeniden faiz yürütülmek suretiyle tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hüküm altına alınan vade farkı miktarının belirlenmesine ilişkin olarak düzenlenen bilirkişi raporuna karşı davacı tarafça 16.05.2006 tarihli dilekçe ile itirazda bulunularak bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine itiraz edilmiştir.Fatura bedelinin 25.06.2003 tarihinde ödenmesi gerekirken daha sonraki tarihlerde kısım kısım ödenmiş olması nedeniyle geç ödenen miktarlar için hesaplanacak vade farkının temerrüt tarihi olan 25.06.2003 tarihinden kısmi ödemelerin yapıldığı tarihler nazara alınarak bulunacak gecikme süreleri esas alınarak hesaplanması gerekirken, hükme dayanak bilirkişi raporundaki kısmi ödeme tarihleri arasındaki süreler esas alınarak yapılan hesaplama sonucu bulunan miktara karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13077 E. 2016/9331 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5241 E. 2014/14233 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13603 E.  ,  2010/5333 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Nevşehir Asliye 2.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Nevşehir Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.06.2006 tarih ve 2005/217-2006/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davalı şirketçe getirilen turist grubunun müvekkil şirkete ait otelde konakladığını, konaklama hizmet karşılığında kendisine fatura edilen meblağın “Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine aykırı şekilde geç ödendiğini, müvekkilinin uğradığı zarar dikkate alınarak düzenlenen 6.751.77.103 TL bedelli vade farkına ilişkin faturanın davalı tarafça iade edildiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranılmasına rağmen müvekkilce tüm yükümlülüklerinin zamanında yerine getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişki nedeniyle vadesinde ödenmeyen alacaktan dolayı vade farkı alacağı doğduğu, vade farkı uygulaması konusunda “Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerinin teamül halini aldığı, değişik tarihlerdeki ödemeler nedeniyle vade farkı alacağının doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.492,51 YTL’nin 26.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, vade farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında yapılan oda kontenjan sözleşmesinde vade farkının istenebileceği kararlaştırılmamış ise de davacı tarafın dayandığı Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkında Yönetmelik hükümlerinin taraflar arasındaki ilişki yönünden teamül oluşturduğu anlaşılmakla davacının zamanında ödenmeyen fatura bedeli için vade farkı isteyebileceğinin kabul edilmiş olması yerinde ise de dayanak yönetmeliğin 14 ncü maddesinde faturaların sözleşme ile belirlenen zamanda, böyle bir hüküm yoksa faturanın alınmasından itibaren 30 gün içinde ödeneceği, bu süreden sonra ödenmesi halinde aylık % 10 faiz tahakkuk ettirileceği belirtilmiştir.Bu durumda temerrüt faizi niteliğindeki vade farkı borcuna yeniden faiz yürütülmek suretiyle tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hüküm altına alınan vade farkı miktarının belirlenmesine ilişkin olarak düzenlenen bilirkişi raporuna karşı davacı tarafça 16.05.2006 tarihli dilekçe ile itirazda bulunularak bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine itiraz edilmiştir.Fatura bedelinin 25.06.2003 tarihinde ödenmesi gerekirken daha sonraki tarihlerde kısım kısım ödenmiş olması nedeniyle geç ödenen miktarlar için hesaplanacak vade farkının temerrüt tarihi olan 25.06.2003 tarihinden kısmi ödemelerin yapıldığı tarihler nazara alınarak bulunacak gecikme süreleri esas alınarak hesaplanması gerekirken, hükme dayanak bilirkişi raporundaki kısmi ödeme tarihleri arasındaki süreler esas alınarak yapılan hesaplama sonucu bulunan miktara karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu bentte açıklanan nedenlerle davalı taraf yararına; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu bentte açıklanan nedenlerle de davacı taraf yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018670900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.