Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2261 E. 2010/4001 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müzayaka↗ munzam zarar↗ işyeri sigorta poliçesi↗ sigorta teminatı↗ ibraname↗ hırsızlık↗ gerçek zarar↗ işyeri sigortası↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2010/2261 E. , 2010/4001 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 gün ve 2007/313 - 2008/732 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.10.2009 gün ve 2009/4891 - 2009/10833 sayılı kararı aleyhinde taraf vekillerince karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya tüm işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait işyerinde 08.01.2001 tarihinde yapılan hırsızlık sonucu 2298 tane kuzu kürkü ve 1399 adet sepili tilki derisinin çalındığını, poliçede "kürk hariç" ibaresi gerekçe gösterilerek sepili tilki derisi bedelinin hiç ödenmedğini, çalınan kuzu kürklerinden 1800 adedinin ödendiğini, davacıya müzayaka altında ibraname imzalatıldığını, poliçedeki "kürk hariç" ibaresi ile ziynet eşyası niteliğindeki kadın giysilerinin kastedildiğini, aksesuar olarak kullanılan sepili tilki derisinin kürk sayılamayacağını, tilki, kuzu ve koyun derisi işlenen atölyede bunların sigorta teminatı altına aldırılmamasının yaptırılan sigortalanan amaç ve doğasına aykırı olduğunu, işlenmemiş ve aksesuar amaçlı olarak kullanılmak üzere hammadde şeklinde bulundurulan tilki derisinin ziynet eşyası anlamında kürk olarak kabul edilemeyeceğini, olaydan üç ay sonra 1800 kuzu derisi için yapılan ödeme nedeniyle enflasyon sonucu gerçek zararlarının karşılanmadığını ileri sürerek, bedeli ödenmeyen 499 tane kuzu derisi ve 1399 adet sepili tilki derisi için şimdilik 5 milyar TL, uğranılan munzam zarar karşılığı şimdilik 5 milyar TL olmak üzere toplam 10 milyar TL'nın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini 60 milyar TL'na artırmıştır.
Davalı vekili, zamanında ödeme yapılıp ibraname alındığını, sepili tilki derisinin kürk kapsamında ve teminat dışı olduğunu, kürklerin sigorta ettirilmesinin sürprim gerektirdiğini belirterek. Davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin uyduğu bozma kararı uyarınca yaptığı yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 1399 adet tilki derisi bedeli karşılığı taleple bağlı kalınarak 32.477,78 YTL ile 1850 adet kuzu kürkü bedelinin geç ödenmesi nedeniyle oluşan munzam zarar karşılığı 23.583,94 YTL'nın davalıdan tahsiline dair verdiği kararının Dairemizce davalı yararına bozulması üzerine, bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8707 E. 2023/3040 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu davacının marka başvurusunun kabulüne karar verilmesi talebinin tescil işlemi mahkemenin «yetkisinde» olmadığından reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2155 E. 2021/6510 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalıya tüm «işyeri sigorta poliçesi» ile sigortalı müvekkiline ait işyerinde 08.01.2001 tarihinde yapılan «hırsızlık» sonucu 2298 tane kuzu kürkü ve 1399 adet sepili tilki derisinin çalındığını, poliçede "kürk hariç" ibaresi gerekçe gösterilerek sepili tilki derisi bedelinin hiç ödenmedğini, çalınan kuzu kürklerinden 1800 adedinin ödendiğini, davacıya «müzayaka» altında «ibraname» imzalatıldığını, poliçedeki "kürk hariç" ibaresi ile ziynet eşyası niteliğindeki kadın giysilerinin kastedildiğini, aksesuar olarak kullanılan sepili tilki derisinin kürk sayılamayacağını, tilki, kuzu ve koyun derisi işlenen atölyede bunların «sigorta teminatı» altına aldırılmamasının yaptırılan sigortalanan amaç ve doğasına aykırı olduğunu, işlenmemiş ve aksesuar amaçlı olarak kullanılmak üzere hammadde şeklinde bulundurulan tilki derisinin ziynet eşyası anlamında kürk olarak kabul edilemeyeceğini, olaydan üç ay sonra 1800 kuzu derisi için yapılan ödeme nedeniyle enflasyon sonucu «gerçek zararlarının» karşılanmadığını ileri sürerek, bedeli ödenmeyen 499 tane kuzu derisi ve 1399 adet sepili tilki derisi için şimdilik 5 milyar TL, uğranılan «munzam zarar» karşılığı şimdilik 5 milyar TL olmak üzere toplam 10 milyar TL'nın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» yoluyla talebini 60 milyar TL'na artırmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak alınan 13.04.2016 tarihli kök bilirkişi raporu ile 19.10.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda «sigorta poliçesi» düzenletmekte menfaatin olduğunun ortaya konulması kaydıyla «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» toplamı 2.128.182,87 TL için itirazın yerinde olmadığı, 12.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının ceman 1.724.350,93 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · icra takibine itiraz · işlemiş faiz · fatura · asıl alacak · hasar · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… unda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirildiği yeni bir rapor aldırılarak, yanan malların «fatura» ve poliçe ile uyumlu olup olmadığı, ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı, ekonomik değeri bulunmakta ise içerisinde yabancı maddelerin de bulunduğu anlaşıldığından gerçek ağırlığının ne olabileceği ve «hasara» konu suni derilerin değerinin ne kadar olduğu hususları tespit edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde bozulmuştur.
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesine dayalı «hasar» tazminatının tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak alınan 13.04.2016 tarihli kök bilirkişi raporu ile 19.10.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda «sigorta poliçesi» düzenletmekte menfaatin olduğunun ortaya konulması kaydıyla «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» toplamı 2.128.182,87 TL için itirazın yerinde olmadığı, 12.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının ceman 1.724.350,93 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
… i emtiası hakkında uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin de içinde bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden dosyada bulunan fotoğraf ve CD görüntülerinin de incelendiği «denetime elverişli» bir rapor alınıp, tarafların tüm delilleri değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülerek Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına, mahkemece ve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11474 E. 2014/13717 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · emredici hüküm · münhasırlık · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · tüzel kişilik · ticaret sicili
Benzer bu kararda2- Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekm …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacılar tarafından «tüzel kişiliği» «tasfiye» ile sona eren şirket aleyhine 9.11.2006 tarihi itibariyle hizmet tespiti ve ve alacak istemiyle Bakırköy 3.
İş Mahkemesi'nde davaların açıldığı, davalı şirketin 9.1.2007 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyesine karar verildiği, «tasfiye memuru» olarak davalı A..
S..'nin atandığı, «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması sonrasında 4.3.2008 tarihinde şirketin «ticaret sicil» «kaydının» «terkin» edildiği ancak tasfiyenin açılan davalar nedeniyle gereği gibi tamanlanmadığı gerekçesiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı S.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6728 E. 2024/2926 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:oy yasağı · kâr kaybı · taşıyan · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ini markasal şekilde vurgulayarak büyük puntolar ile kullanmasını, kartvizit, broşür, araçgiydirme, sarf malzemeleri ve menülerinde kullanmasının markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitini, önlenmesini, giderilmesini, ibareyi «taşıyan» her türlü tabela, gerecin kaldırılmasını, kullanımına «son» verilmesini, toplanmasını, bu şekilde tecavüzün ortadan kaldırılmasını talep ettiğini, müvekkilinin icra tehdidi altında prestij «kaybına» da mahal vermemek için kendi adına tescil ettirdiği markanın kullanımına son verdiğini, müvekkilinin markasını kullandığını, müvekkilinin kendi adına markayı tescil ettirdikten sonra "Kuzu Kuzu" ibaresini kullanmasının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağını ileri sürerek, müvekkilinin "Kuzu Kuzu" ibaresinin markasal kullanılması «yasağının» tedbiren durdurulmasına, İzmir 15.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2261 E. , 2010/4001 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 gün ve 2007/313 - 2008/732 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.10.2009 gün ve 2009/4891 - 2009/10833 sayılı kararı aleyhinde taraf vekillerince karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya tüm işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait işyerinde 08.01.2001 tarihinde yapılan hırsızlık sonucu 2298 tane kuzu kürkü ve 1399 adet sepili tilki derisinin çalındığını, poliçede "kürk hariç" ibaresi gerekçe gösterilerek sepili tilki derisi bedelinin hiç ödenmedğini, çalınan kuzu kürklerinden 1800 adedinin ödendiğini, davacıya müzayaka altında ibraname imzalatıldığını, poliçedeki "kürk hariç" ibaresi ile ziynet eşyası niteliğindeki kadın giysilerinin kastedildiğini, aksesuar olarak kullanılan sepili tilki derisinin kürk sayılamayacağını, tilki, kuzu ve koyun derisi işlenen atölyede bunların sigorta teminatı altına aldırılmamasının yaptırılan sigortalanan amaç ve doğasına aykırı olduğunu, işlenmemiş ve aksesuar amaçlı olarak kullanılmak üzere hammadde şeklinde bulundurulan tilki derisinin ziynet eşyası anlamında kürk olarak kabul edilemeyeceğini, olaydan üç ay sonra 1800 kuzu derisi için yapılan ödeme nedeniyle enflasyon sonucu gerçek zararlarının karşılanmadığını ileri sürerek, bedeli ödenmeyen 499 tane kuzu derisi ve 1399 adet sepili tilki derisi için şimdilik 5 milyar TL, uğranılan munzam zarar karşılığı şimdilik 5 milyar TL olmak üzere toplam 10 milyar TL'nın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini 60 milyar TL'na artırmıştır.
Davalı vekili, zamanında ödeme yapılıp ibraname alındığını, sepili tilki derisinin kürk kapsamında ve teminat dışı olduğunu, kürklerin sigorta ettirilmesinin sürprim gerektirdiğini belirterek. Davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin uyduğu bozma kararı uyarınca yaptığı yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 1399 adet tilki derisi bedeli karşılığı taleple bağlı kalınarak 32.477,78 YTL ile 1850 adet kuzu kürkü bedelinin geç ödenmesi nedeniyle oluşan munzam zarar karşılığı 23.583,94 YTL'nın davalıdan tahsiline dair verdiği kararının Dairemizce davalı yararına bozulması üzerine, bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50'ar TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00'ar TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017176700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz