Ayıpsız misli ile değişim
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6302 E. 2024/614 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız misli ile değişim↗ ücretsiz onarım↗ misli ile değişim↗ taleple bağlılık kuralı↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ bedel indirimi↗ garanti süresi↗ misli ile değiştirme↗ seçimlik haklar↗ garanti kapsamı↗ sözleşmeden dönme↗ değer kaybı↗ bilirkişi raporları arasında çelişki↗ terditli dava↗ delil değerlendirmesi↗ taleple bağlılık↗ ihtirazi kayıt↗ ayıp↗ bedelsizlik↗ satım sözleşmesi↗ muvafakat↗ garantörlük↗ kâr kaybı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ hukuki yarar↗ ihtarname↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/728 E., 2019/80 K.
Taraflar arasındaki aracın öncelikle ayıpsız misli ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde araçtaki arıza/ayıp nedeni ile meydana gelen zarar ve değer kayıplarının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.01.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... Ağabeyoğlu ve davalı ... Tic. A.Ş. vekili Avukat ... ... ile davalı ... A.Ş. vekili Avukat ... vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ... Ticaret Türk A.Ş.'den 04.03.2016 tarihinde, 06 KNY 24 plakalı ... marka, 2016 model, C200 AMG tipi, dizel yakıtlı aracı 183.977,16 TL’ye satın aldığını, araçta birçok kez problem çıktığının servis kayıtlarında mevcut olduğunu ve çeşitli problemler nedeniyle aracın davalı tamir servisi ... Ticaret Türk A.Ş.’ye bırakıldığını, aracın servis işlemlerini gösteren 05.08.2017 tarihli “iş emri kapanış” başlıklı servis belgesinde görüleceği üzere araç motorunun değiştirildiğini, başkaca yine esaslı tamirin yapıldığını, davacı şirketin “iş emri kapanış” başlıklı servis belgesinde “aracın ayıptan kaynaklanabilecek aracın iadesi dahil tüm yasal haklarının saklı kalması kaydı ile” aracı teslim aldığını, Ankara 63. Noterliğinin ihtarnamesiyle davalılara ihtarname keşide ettiğini, ihtarnamede 7 günlük sürenin verilerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve davacının bu ayıplardan/arızalardan kaynaklı zararlarının giderilmesinin istenildiğini, ancak tebliğ edilen ihtarnameye davalıların cevap dahi vermediğini iddia ederek aracın öncelikle ayıpsız misli ile değiştirilmesini, mümkün olmadığı taktirde araçtaki arıza/ayıp nedeni ile meydana gelen zarar ve değer kayıplarına istinaden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Ticaret Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının tamamen hukuka aykırı olduğunu, kanunda sunulan seçimlik haklardan ücretsiz onarım talebinin davalı tarafından yerine getirildiğini, böylece seçimlik hakların kullanılarak tüketildiğini, davacının aracın ayıpsız misli ile değişimini talep etmesinin hukuken himaye göremeyeceğini, davacının aracının orijinal parçalarla tamir edilmiş olmasının değer kaybını önler nitelikte olduğunu, bununla birlikte davacının değer kaybına ilişkin iddiasının ispata muhtaç olduğunu, dava konusu araçta değer kaybının meydana gelmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; seçimlik hakların terditli olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste garanti kapsamında ücretsiz onarım işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta değer kaybı oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla ayıp oranında bedel indirimine neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı taraftan satın aldığı, ancak 2 yıllık garanti süresi içerisinde araçta oluşan ayıp nedeniyle motorunun ve birçok parçasının değişmesi nedeniyle davaya konu araçta 25.000,00 TL değer kaybının oluştuğu, davacının iradesini iş bu dava ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesine göre değer kaybından yana kullandığı gerekçesiyle davacı tarafın araçta oluşan değer kaybına yönelik talebi bakımından (05.02.2019 tarihli duruşmadaki beyanı ve yatırılan harç miktarı dikkate alınarak) davanın bu yönden kabulüne, davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında öncelikli taleplerinin misli ile değiştirilmesine ilişkin olmasına karşın Mahkemece bu yönde karar verilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece taleple bağlılık kuralının ihlal edildiğini, değer kaybı talebi 15.000,00 TL olmasına karşın 25.000,00 TL’ye hükmedildiğini, davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca bedel indirimi talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, aracın ayıplı olarak 62.010 km katetmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı ... Ticaret Türk A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca bedel indirimi talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarında bulunulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satım anında anlaşılamayan motor arızasının, davacının aracı satın aldığı anda mevcut olduğu anlaşılmasa da dava konusu arızanın garanti süresi içerisinde kullanımla birlikte 62.010 km'de meydana çıktığının ve araç motoru ile diğer pek çok parçanın değişime maruz kaldığı hususunun ihtilafsız olduğu, davacının dava dilekçesinde, aracın misli ile değiştirilmesini, bu talebin uygun görülmemesi hâlinde değer kaybı zararının tahsilini istediği, davacının servise başvurması ve servisin de ayıp durumunu kabul etmesi nedeniyle davacı tarafından ayrıca bir ayıp ihtarında bulunulmasına gerek olmadığı, Mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun, isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı, bu sebeple davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından iş emri kapsamında yapılan işlere muvafakat edildiğine dair herhangi bir iddia ve ispatın davalı yanca dosya kapsamına sunulmadığı, iş emri üzerine ihtirazi kayıt konularak aracın servisten alındığı, Mahkemece davacı yanın aracın misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu talebin reddi yönünde yetersiz gerekçe ile değer kaybının kabulüne dair yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kabulü ile 06 KNY 24 plakalı, ... marka, 2016 model, C200 AMG tipi, dizel yakıtlı aracın ayıptan ari bir yenisiyle değiştirilmesine, bu doğrultuda mezkur ayrıntıları belirtilen marka, tip ve modeldeki ayıptan ari bir aracın davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 06 KNY 24 sayılı plakalı aracın davacı tarafından davalılara iadesine, edimlerin birlikte ifasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; seçimlik hakların terditli olarak ileri sürülemeyeceğini, davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, hakkın tükendiğini, dava tarihinde araçta arıza bulunmadığını, davanın reddine, en azından bedel indirimine hükmedilmesi gerektiğini, ayıpsız misli ile değişim koşullarının oluşmadığını, davaya konu aracın onarımdan sonra tekrar arızalanmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... Ticaret Türk A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete hiçbir ayıp ihbarında bulunulmamasına rağmen aracın davacı onayı ile bedelsiz tamir edildiğini, davacı tarafından ücretsiz onarım hakkının kullanıldığını, seçimlik hakkın tüketildiğini, dava tarihinde araçta arıza bulunmadığını, değer kaybının söz konusu olmadığını, seçimlik hakların terditli olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece talebin açıklattırılmadığını, dava konusu olayda aracın misli ile değişim şartlarının gerçekleşmediğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olup olmadığı, davacının sözleşmeden dönme ile aracın misli ile değiştirilmesi ya da değer kaybı talep ... edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Satılan mal hükümsüzlüğü | Değişim
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5081 E. 2023/7251 K.
Ortak:ücretsiz onarım · bedel indirimi · garanti süresi · seçimlik haklar · garanti kapsamı · sözleşmeden dönme · değer kaybı · ayıp
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «taleple bağlılık kuralının» ihlal edildiğini, «değer kaybı» talebi 15.000,00 TL olmasına karşın 25.000,00 TL’ye hükmedildiğini, davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, dosya kapsamında alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunduğunu, aracın ayıplı olarak 62.010 km katetmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını iste …
Ticaret Türk A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra «değer kaybı» iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… ı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davanın satın alma işleminden iki yıl geçtikten sonra açıldığını, bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığını, dava konusu aracın yetkili servise girmiş olmasının aracın mutlaka ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi müşterinin iş emrine geçirilmesini istediği şikâyetlerin de her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini, kaldı ki dava konusu aracın davacının da bilgisi dahilinde orijinal ve üretici standartlarında onarıldığını, her ne kadar gerekçeli kararda hukuka aykırı bilirkişi raporu esas alınarak arızanın devam ettiği kabul edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu araç motor değişimi ile bilirkişilerce ilk inceleme tarihi arasında yaklaşık 60.000 km kullanılmış olup işbu hususun dahi aracın kullanımına engel bir durum olmadığını ispatlamakta olduğunu, aracın arıza lambasının yandığından bahisle arızanın onarılamadığı yönünde tespitlerde bulunulmuşsa da işbu tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde işbu «şikayetten» bahsedilmediğini, ayrıca bilirkişiler tarafından da arıza lambasının yanma «sebebi» şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamamış olup afaki tespitlerle arızanın devam ettiği yönünde tespitlerde bulunulmuş olduğunu, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, «garanti süresi» içerisinde olan bir aracın servise «teslim» edilmesinin «ücretsiz onarım» hakkının kullanılacağı anlamına geldiğini, davacının da aracını servise teslim ederken ücretsiz onarım dışında diğer «seçimlik haklara» başvurmak istediği yönünde bir beyan ve talepte bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafından servise getirilen aracın «garanti kapsamında» ücretsiz onarıldığını, dolayısıyla diğer seçimlik hakkını kullanma talebinde bulunamayacağını, arızanın şüpheye yer vermeyecek şekilde tam olarak sebebinin, ne şekilde onarım sağlanabileceğinin, onarımın herhangi bir «değer kaybına» yol açıp açmayacağının araştırılması ve işbu araştırma sonucu «hakkaniyet» ilkeleri de gözetilerek aşırı orantısızlığa yol açmayacak bir sonuca hükmedilmesi gerektiğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan onarımın araçta değer kaybı yaratmayacağını, misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağını, dolayısıyla motor değişimine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkının kullanılmasına karar verilmesi hâlinde hem araçtan elde edilen faydaların iadesi hem de araçta meydana gelen «hasarlar» nedeniyle oluşan değer kaybının iadesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın satın alma işleminden yaklaşık 23 ay sonra açıldığını ve bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, arıza olarak bildirilen hususun kullanım hatasından kaynaklanmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, zira davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren arızalanmadığını, davacının servise gelerek belirttiği «şikayetler» üzerine müşteri memnuniyeti çerçevesinde araç üzerinde servis tarafından gerekli inceleme, bakım ve onarımların özenle yapıldığını, dava konusu araçta müdahale edilip de giderilememiş teknik bir arızanın varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı onarım hakkını kullanmış olup gerçekleştirilen onarım üzerine aracını sorunsuz olarak «teslim» ... davacının akabinde aracın ayıplı olduğu iddiasıyla araç değişimini talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davanın kabulü hâlinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybını» iade etmesi gerektiğini, ayrıca «bedel iadesi» yerine «bedel indirimine» karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile servise getirme ile «ayıp ihbarının» süresinde olduğu, davacı, aracın ayıpsız benzeri ile değişim hakkını kullanmış olup «bilirkişi incelemesi» ile arızanın giderilebilir nitelikte olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte, aracın satın alınmasından itibaren iki yıl dahi geçmeden motorunun bir kez değiştirilmiş olması, değişiminden sonra meydana gelen arızanın yine motora ilişkin olması ve aracın motorunun aracın en önemli aksamı olması dikkate alındığında, aracın ayıpsız benzeri ile değişimi yerine satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verilmesinin «hakkaniyet» gereği doğru olmayacağı, dava konusu aracın davacı tarafça kullanıldığı sürede davalı tarafın da ödenen bedeli kullandığı dikkate alındığında, davalı tarafın araçtan elde edilen faydaların ve araçta meydana gelmiş olabilecek «hasarlar» nedeniyle oluşan «değer kaybının» iadesi taleplerinin haklı görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin aracın misli ile değişimi yönünde verdiği kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıp ihbar süresi · ayıba karşı tekeffül · ihbar süresi · gizli ayıp · ayıp ihbarı · bedel iadesi · şikayet · hakkaniyet
Benzer bu kararda… 2021 tarihli bilirkişi raporunda araç üzerinde keşfen inceleme yapılarak araçtaki motor arızasının yapılan kilometreden kaynaklı olmadığı, ayıbın üretimden kaynaklı «gizli ayıp» olduğu, 16.02.2018 tarihinde yapılan motor değişimine rağmen araçta arızanın devam ettiği, motor arıza ışığının hâlen yanmakta olduğu ve dava konusu arızanın kusursuz emsallerine göre sıfır kilometre satın alınan bir araçtan beklentileri «olumsuz» etkiler nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bilirkişiler tarafından yapılan söz konusu teknik tespitler doğrultusunda satıcının «ayıba karşı tekeffül» hükümleri kapsamında sorumlu olduğu, bu bağlamda davacının dava konusu aracın kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları azalttığının tespiti ile alıcının «seçimlik haklardan» satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme hakkını kullanabileceği, her ne kadar davalı tarafından davacının motor değişimini kabul etmesi nedeniyle artık aracın misli ile değiştirilmesini talep edemeyeceği iddia edilmiş ise de, araçtaki arızaların motor değişimine rağmen devam etmesi nedeniyle davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, dosyaya sunulan servis kayıtlarından dava konusu araçtaki arızaların kronik hâle geldiği, motor değişimine rağmen arızaların tekrarladığı ve arıza ışığının yanmaya devam ettiği, davacı tarafından davalıya misli ile değişim talebi yönünde «ihtarname» gönderilmesi sırasında aracın arızaların giderilmesi amacı ile serviste olduğu, bu nedenle «ayıp ihbarının süresi» olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile dava konusu Land Rover marka discovery sport 2016 model ... ... ...
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın satın alma işleminden yaklaşık 23 ay sonra açıldığını ve bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, arıza olarak bildirilen hususun kullanım hatasından kaynaklanmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, zira davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren arızalanmadığını, davacının servise gelerek belirttiği «şikayetler» üzerine müşteri memnuniyeti çerçevesinde araç üzerinde servis tarafından gerekli inceleme, bakım ve onarımların özenle yapıldığını, dava konusu araçta müdahale edilip de giderilememiş teknik bir arızanın varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı onarım hakkını kullanmış olup gerçekleştirilen onarım üzerine aracını sorunsuz olarak «teslim» ... davacının akabinde aracın ayıplı olduğu iddiasıyla araç değişimini talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davanın kabulü hâlinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybını» iade etmesi gerektiğini, ayrıca «bedel iadesi» yerine «bedel indirimine» karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… ı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davanın satın alma işleminden iki yıl geçtikten sonra açıldığını, bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığını, dava konusu aracın yetkili servise girmiş olmasının aracın mutlaka ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi müşterinin iş emrine geçirilmesini istediği şikâyetlerin de her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini, kaldı ki dava konusu aracın davacının da bilgisi dahilinde orijinal ve üretici standartlarında onarıldığını, her ne kadar gerekçeli kararda hukuka aykırı bilirkişi raporu esas alınarak arızanın devam ettiği kabul edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu araç motor değişimi ile bilirkişilerce ilk inceleme tarihi arasında yaklaşık 60.000 km kullanılmış olup işbu hususun dahi aracın kullanımına engel bir durum olmadığını ispatlamakta olduğunu, aracın arıza lambasının yandığından bahisle arızanın onarılamadığı yönünde tespitlerde bulunulmuşsa da işbu tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde işbu «şikayetten» bahsedilmediğini, ayrıca bilirkişiler tarafından da arıza lambasının yanma «sebebi» şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamamış olup afaki tespitlerle arızanın devam ettiği yönünde tespitlerde bulunulmuş olduğunu, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, «garanti süresi» içerisinde olan bir aracın servise «teslim» edilmesinin «ücretsiz onarım» hakkının kullanılacağı anlamına geldiğini, davacının da aracını servise teslim ederken ücretsiz onarım dışında diğer «seçimlik haklara» başvurmak istediği yönünde bir beyan ve talepte bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafından servise getirilen aracın «garanti kapsamında» ücretsiz onarıldığını, dolayısıyla diğer seçimlik hakkını kullanma talebinde bulunamayacağını, arızanın şüpheye yer vermeyecek şekilde tam olarak sebebinin, ne şekilde onarım sağlanabileceğinin, onarımın herhangi bir «değer kaybına» yol açıp açmayacağının araştırılması ve işbu araştırma sonucu «hakkaniyet» ilkeleri de gözetilerek aşırı orantısızlığa yol açmayacak bir sonuca hükmedilmesi gerektiğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan onarımın araçta değer kaybı yaratmayacağını, misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağını, dolayısıyla motor değişimine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkının kullanılmasına karar verilmesi hâlinde hem araçtan elde edilen faydaların iadesi hem de araçta meydana gelen «hasarlar» nedeniyle oluşan değer kaybının iadesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile servise getirme ile «ayıp ihbarının» süresinde olduğu, davacı, aracın ayıpsız benzeri ile değişim hakkını kullanmış olup «bilirkişi incelemesi» ile arızanın giderilebilir nitelikte olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte, aracın satın alınmasından itibaren iki yıl dahi geçmeden motorunun bir kez değiştirilmiş olması, değişiminden sonra meydana gelen arızanın yine motora ilişkin olması ve aracın motorunun aracın en önemli aksamı olması dikkate alındığında, aracın ayıpsız benzeri ile değişimi yerine satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verilmesinin «hakkaniyet» gereği doğru olmayacağı, dava konusu aracın davacı tarafça kullanıldığı sürede davalı tarafın da ödenen bedeli kullandığı dikkate alındığında, davalı tarafın araçtan elde edilen faydaların ve araçta meydana gelmiş olabilecek «hasarlar» nedeniyle oluşan «değer kaybının» iadesi taleplerinin haklı görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin aracın misli ile değişimi yönünde verdiği kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4120 E. 2023/5962 K.
Ortak:bedel indirimi · garanti süresi · garanti kapsamı · sözleşmeden dönme · değer kaybı · ayıp · garantörlük · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı taraftan satın aldığı, ancak 2 yıllık «garanti süresi» içerisinde araçta oluşan «ayıp» nedeniyle motorunun ve birçok parçasının değişmesi nedeniyle davaya konu araçta 25.000,00 TL «değer kaybının» oluştuğu, davacının iradesini iş bu dava ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesine göre değer kaybından yana kullandığı gerekçesiyle davacı tarafın araçta oluşan değer kaybına yönelik talebi bakımından (05.02.2019 tarihli duruşmadaki beyanı ve yatırılan «harç» miktarı dikkate alınarak) davanın bu yönden kabulüne, davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
… rih ve sayısı belirtilen kararı ile satım anında anlaşılamayan motor arızasının, davacının aracı satın aldığı anda mevcut olduğu anlaşılmasa da dava konusu arızanın «garanti süresi» içerisinde kullanımla birlikte 62.010 km'de meydana çıktığının ve araç motoru ile diğer pek çok parçanın değişime maruz kaldığı hususunun ihtilafsız olduğu, davacının dava dilekçesinde, aracın misli ile değiştirilmesini, bu talebin uygun görülmemesi hâlinde «değer kaybı» zararının tahsilini istediği, davacının servise başvurması ve servisin de «ayıp» durumunu kabul etmesi nedeniyle davacı tarafından ayrıca bir ayıp ihtarında bulunulmasına gerek olmadığı, Mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun, isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı, bu sebeple davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından iş emri kapsamında yapılan işlere «muvafakat» edildiğine dair herhangi bir iddia ve ispatın davalı yanca dosya kapsamına sunulmadığı, iş emri üzerine «ihtirazi kayıt» konularak aracın servisten alındığı, Mahkemece davacı yanın aracın misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu talebin reddi yönünde yetersiz gerekçe ile değer kaybının kabulüne dair yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kabulü ile 06 KNY 24 plakalı, ... marka, 2016 model, C200 AMG tipi, dizel yakıtlı aracın ayıptan ari bir yenisiyle değişti …
Benzer bu kararda… sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; dava, ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi, olmadığı taktirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkin olup Mahkemece alınan 09.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın servis kayıtları incelenmek suretiyle iki ayrı arıza nedeniyle servise gittiği, bu arızaların onarılarak aracın davacıya sorunsuz «teslim» edildiği, ilk onarımın 3 gün sürdüğü, ikinci arızanın tamirinin 2 ay sürdüğü, birinci arıza olan debriyaj arızasının davalı tarafın savunmasında belirtildiği gibi kullanıma bağlı olarak çıkabilecek arızalardan olduğu; ancak yapılan onarım sırasında volanın değişimini gerektirecek şartların oluşmasının yapısal bir arızanın varlığına işaret ettiği, söz konusu arızanın serviste parça değişiklikleri ile «garanti kapsamında» giderildiği, ikinci arızanın motor ikaz ışığının yanması sonucu ortaya çıktığı ve davalı tarafından akü ve add blue deposunun değişimi ile giderildiği, davalı tarafça arızının kullanıcı kaynaklı olduğu savunulmuş ise de bu konuda somut delil «ibraz» edilmediği, önceden tespiti mümkün olmayan «gizli ayıp» niteliğindeki arızanın serviste garanti kapsamında giderildiği, yapılan parça değişiminin araçta değer kaybına sebep olmadığı tespitleri yapılmıştır.
… rızası sebebiyle 2,5 ayı bulan ve hala devam etmekte olan tamir süresi zarfında müvekkilinin işçilerinin ulaşımını taksi ile sağlamak zorunda kaldığını, halihazırda «garanti kapsamında» olduğunu ileri sürerek söz konusu aracın birebir yenisi ile değiştirilmesine, müvekkilinin söz konusu aracın tamiri sırasında işçilerin ulaşımına harcadığı ulaşım bedelinin tespit edilerek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu aracın, gördüğü tamir ve bakım sonucu değişen parçaları nedeniyle «değer kaybı» bulunduğundan değişim talebinin reddi halinde değer kaybının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… AHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2017/876 E., 2019/157 K. sayılı kararıyla; satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2. onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle oluşan zararın bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 14.600,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · ayıp ihbar süresi · kullanım hatası · ihbar süresi · gizli ayıp · ayıp ihbarı · bedel iadesi · direnme kararı
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» uymadığını, arızaların kullanıcıdan kaynaklandığını, gerekli onarımın yapılarak aracın iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… aracın davacı tarafından satın alınma tarihi, servis fişleri, bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler nazara alındığında araçta meydana gelen arızaların «sebebinin» kullanıcıdan kaynaklanmadığı, araçtaki ayıpların «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, «ayıp ihbarının» süresinde yapıldığı, yeni alınan bir araçta çok kısa süre içerisinde bu nitelikte ve sayıda arızanın meydana gelmesinin araçtan beklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, davacının ayıplı bir aracı kullanmaya zorlanmasının kendisinden beklenemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen «direnme» kararı uygun bulunmuştur.
… emesinin 15.04.2021 tarihli ve 2019/1187 E., 2021/521 K. sayılı kararıyla; 26.09.2018 tarihli bilirkişi raporu da nazara alındığında araçta meydana gelen arızaların «sebebinin» kullanıcıdan kaynaklanmadığı, araçtaki ayıpların «gizli ayıp» olduğu, «ayıp ihbarının» süresinde yapıldığı, yeni alınan bir araçta çok kısa süre içerisinde bu denli çok arızanın meydana gelmesinin araçtan beklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, davacı vekilince UYAP'tan «ibraz» edilen 27.08.2019 tarihli dilekçede, araçtaki arızaların karardan sonra hatta istinaf aşamasında dahi devam ettiğinin beyan edilerek, araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin ibraz edildiği de nazara alındığında, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, arızaların tekrarlamaya devam ettiği, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebin yerinde olduğu, «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… 9.02.2018 tarihine kadar yapılan tamir ve diğer işlemler incelenmek suretiyle araçta önemli arızaların çok kısa sürede meydana çıktığı, arızaların meydana gelişinde «kullanım hatası» olmadığı, imalat hatası olduğu, ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde bulunduğu, «garanti süresi» içinde iken ücretsiz değiştirilmekle birlikte sık sık tekrarı halinde araçtan beklenen faydanın sağlanamayacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3468 E. 2024/5661 K.
Ortak:ücretsiz onarım · bedel indirimi · garanti süresi · garanti kapsamı · değer kaybı · ayıp · garantörlük · kâr kaybı · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı taraftan satın aldığı, ancak 2 yıllık «garanti süresi» içerisinde araçta oluşan «ayıp» nedeniyle motorunun ve birçok parçasının değişmesi nedeniyle davaya konu araçta 25.000,00 TL «değer kaybının» oluştuğu, davacının iradesini iş bu dava ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesine göre değer kaybından yana kullandığı gerekçesiyle davacı tarafın araçta oluşan değer kaybına yönelik talebi bakımından (05.02.2019 tarihli duruşmadaki beyanı ve yatırılan «harç» miktarı dikkate alınarak) davanın bu yönden kabulüne, davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «taleple bağlılık kuralının» ihlal edildiğini, «değer kaybı» talebi 15.000,00 TL olmasına karşın 25.000,00 TL’ye hükmedildiğini, davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, dosya kapsamında alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunduğunu, aracın ayıplı olarak 62.010 km katetmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını iste …
Benzer bu karardaDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, davanın «zamanaşımı» bakımından da reddi gerektiğini, davacı «tacir» olup Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre «ayıp ihbarlarını» yapması gerekirken hiçbir ihbar külfetini yerine getirmediğini, aracın ayıplı olmadığını, misli ile değişim/ «bedel iadesi» taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu gibi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde belirtilen iyi niyet kurallarına da aykırı olduğunu, davacı taleplerinin Mahkemece kabul edilmesi halinde aracın değişimi şeklinde değil, ayıp oranında «bedel indirimi» veya «ücretsiz onarım» yönünde karar verilmesinin «hakkaniyet» gereği olduğunu, davacının aracı kullandığı süre için kullanım bedeli hesaplaması ve semen tenzili yapılması gerektiğini, davacının ayıp iddiasını «kesin» olarak reddetmekle birlikte, araçta varsa «değer kaybı» miktarının tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmesi ve aracın müvekkili şirkete iadesi halinde; dava konusu aracın üzerinde bulunan veya sonradan ortaya çıkabilecek ve yükümlüsünün davacı olduğu «rehin», «haciz», vergi borcu ve sair tahditlerin davacı tarafça kaldırılması hususuna hükümde yer verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «zamanaşımı» itirazında bulunduklarını, aracın ayıplı olmadığını, misli ile değişimi veya «bedel iadesi» taleplerinin iyi niyet kurallarına ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, «ayıp» oranında «bedel indirimi» veya «ücretsiz onarım» yönünde karar verilmesinin hakkaniyet gereği olduğunu, davacının onarım hakkını kullandığını, seçimlilik hakkını kullandıktan sonra tekrar misli ile değişim talebi …
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içerisinde açılmadığını, «ayıp ihbarlarına» ilişkin şekil ve süre şartına uymadan dava açıldığından davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, aracın ayıplı olmadığını, feshin satıcı aleyhine doğurduğu sakıncanın alıcı lehine doğurduğu faydadan çok büyük olduğunu, araçta kullanıcı kaynaklı oluşan «değer kaybının» hesaplanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · gizli ayıp · ayıp ihbarı · trafik kazası · bedel iadesi · sigorta tazminatı · rehin · hakkaniyet
Benzer bu karardaA.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 26.11.2019 tarihli bilirkişi raporu ile iki öğretim üyesi ve bir «sigorta tazminat» hesap bilirkişisinden oluşturulmuş rapora itiraz ettiklerini, itirazlarının değerlendirilmediğini, yaklaşık 3 yıl ve 160.000 km boyunca kullanılmakta olan aracın motorunda bir imalat hatasının hiçbir belirti göstermeden gizli kalabilmesinin teknik ve bilimsel olarak mümkün olmadığını, davaya konu araçta giderilmeyen bir arıza, bir onarım ihtiyacı veya gizli ayıbın söz konusu olmadığını, davacının kullanımı nedeniyle veya «trafik kazası» gibi herhangi bir nedenle araçta meydana gelen «değer kaybının» tespiti, değer kaybının «hakkaniyet» gereği mahsubu, davacının aracı kullanımı nedeniyle elde ettiği menfaatin iadesi ve araç üzerinde «rehin», «haciz», vergi borcu vs. risklerin de tespiti ve davacı tarafça kaldırılması, takyidatlardan ari olarak «teslimi» zorunlu iken yerel mahkemece bu hususların gözetilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 26.11.2019 tarihli bilirkişi raporu ile iki öğretim üyesi ve bir «sigorta tazminat» hesap bilirkişisinden oluşturulmuş rapora itiraz ettiklerini, itirazlarının değerlendirilmediğini, yaklaşık 3 yıl ve 160.000 km boyunca kullanılmakta olan aracın motorunda bir imalat hatasının hiçbir belirti göstermeden gizli kalabilmesinin teknik ve bilimsel olarak mümkün olmadığını, davaya konu araçta giderilmeyen bir arıza, bir onarım ihtiyacı veya gizli ayıbın söz konusu olmadığını, davacının kullanımı nedeniyle veya «trafik kazası» gibi herhangi bir nedenle araçta meydana gelen «değer kaybının» tespiti, değer kaybının «hakkaniyet» gereği mahsubu, davacının aracı kullanımı nedeniyle elde ettiği menfaatin iadesi ve araç üzerinde «rehin», «haciz», vergi borcu vs. risklerin de tespiti ve davacı tarafça kaldırılması, takyidatlardan ari olarak «teslimi» zorunlu iken yerel mahkemece bu hususların gözetilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, davanın «zamanaşımı» bakımından da reddi gerektiğini, davacı «tacir» olup Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre «ayıp ihbarlarını» yapması gerekirken hiçbir ihbar külfetini yerine getirmediğini, aracın ayıplı olmadığını, misli ile değişim/ «bedel iadesi» taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu gibi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde belirtilen iyi niyet kurallarına da aykırı olduğunu, davacı taleplerinin Mahkemece kabul edilmesi halinde aracın değişimi şeklinde değil, ayıp oranında «bedel indirimi» veya «ücretsiz onarım» yönünde karar verilmesinin «hakkaniyet» gereği olduğunu, davacının aracı kullandığı süre için kullanım bedeli hesaplaması ve semen tenzili yapılması gerektiğini, davacının ayıp iddiasını «kesin» olarak reddetmekle birlikte, araçta varsa «değer kaybı» miktarının tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmesi ve aracın müvekkili şirkete iadesi halinde; dava konusu aracın üzerinde bulunan veya sonradan ortaya çıkabilecek ve yükümlüsünün davacı olduğu «rehin», «haciz», vergi borcu ve sair tahditlerin davacı tarafça kaldırılması hususuna hükümde yer verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «zamanaşımı» itirazında bulunduklarını, aracın ayıplı olmadığını, misli ile değişimi veya «bedel iadesi» taleplerinin iyi niyet kurallarına ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, «ayıp» oranında «bedel indirimi» veya «ücretsiz onarım» yönünde karar verilmesinin hakkaniyet gereği olduğunu, davacının onarım hakkını kullandığını, seçimlilik hakkını kullandıktan sonra tekrar misli ile değişim talebi …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8117 E. 2023/2076 K.
Ortak:seçimlik haklar · garanti kapsamı · terditli dava · ayıp · muvafakat · garantörlük · ihtarname · dahili dava
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… rih ve sayısı belirtilen kararı ile satım anında anlaşılamayan motor arızasının, davacının aracı satın aldığı anda mevcut olduğu anlaşılmasa da dava konusu arızanın «garanti süresi» içerisinde kullanımla birlikte 62.010 km'de meydana çıktığının ve araç motoru ile diğer pek çok parçanın değişime maruz kaldığı hususunun ihtilafsız olduğu, davacının dava dilekçesinde, aracın misli ile değiştirilmesini, bu talebin uygun görülmemesi hâlinde «değer kaybı» zararının tahsilini istediği, davacının servise başvurması ve servisin de «ayıp» durumunu kabul etmesi nedeniyle davacı tarafından ayrıca bir ayıp ihtarında bulunulmasına gerek olmadığı, Mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun, isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı, bu sebeple davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından iş emri kapsamında yapılan işlere «muvafakat» edildiğine dair herhangi bir iddia ve ispatın davalı yanca dosya kapsamına sunulmadığı, iş emri üzerine «ihtirazi kayıt» konularak aracın servisten alındığı, Mahkemece davacı yanın aracın misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu talebin reddi yönünde yetersiz gerekçe ile değer kaybının kabulüne dair yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kabulü ile 06 KNY 24 plakalı, ... marka, 2016 model, C200 AMG tipi, dizel yakıtlı aracın ayıptan ari bir yenisiyle değişti …
Ticaret Türk A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete hiçbir «ayıp» ihbarında bulunulmamasına rağmen aracın davacı onayı ile «bedelsiz» tamir edildiğini, davacı tarafından «ücretsiz onarım» hakkının kullanıldığını, seçimlik hakkın tüketildiğini, dava tarihinde araçta arıza bulunmadığını, «değer kaybının» söz konusu olmadığını, «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece talebin açıklattırılmadığını, dava konusu olayda aracın misli ile değişim şartlarının gerçekleşmediğini, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada eksik «harcın ikmal» edilmesi için davacıya «kesin mehil» verilmesi gerektiğini, davaya konu araçta halihazırda herhangi bir arıza ya da imalattan kaynaklanan herhangi bir «ayıp» bulunmadığını, bunun yanı sıra tüm bu süreçte araç ile yapılan kilometreler de dikkate alındığında, iddia edilen «şikayet» ile ilgili olarak sadece bir defa «garanti kapsamında» onarım yapılmış olduğunu, davacının araçtan yararlanmasını engelleyen bir durumun ve aracın değerini etkileyen bir durumun mevzu bahis olmadığını, davacının sahip olduğu «seçimlik haklardan» bir tanesini kullandıktan sonra bundan dönerek diğer seçimlik haklarından birini kullanmak istemesinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca semenin tenzili yoluna gidilmesi gerektiğini, dava konusunu oluşturan «terditli» taleplerinden bedelin iadesine ilişkin talebinde «faiz başlangıç tarihi» olarak aracın davalı şirkete «teslim» edildiği tarihin esas alınması gerektiğini, ayrıca aracı satın alırken kullandığı kredinin finansman maliyetleri ile kasko ve trafik sigorta bedellerinin davalı şi …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...Ş. .... bayisinden 10.12.2015 tarihli «fatura» ile 0 km araç satın aldığını, davacıya satılan aracın, «teslim» alındıktan bir kaç gün sonra seyir halinde iken motorunun titrediğini ve motorun arıza lambasının yandığını, davacı tarafından derhal yetkililerle irtibata geçildiğini, söz konusu arızanın servis yetkilileri tarafından önemli bir şey yok bir daha tekrarlanmaz denilerek geçiştirildiğini, aracın seyir halinde iken yine aynı «şikayetler» ile arıza yaptığını, yeniden davalıların temin ettiği çekici ile aracın yeniden servise çekildiğini, bu defa parça değişimi yapıldığının bildirilerek aracın davacıya teslim edildiğini, her iki arıza halinde de davacı tarafından tamir ve parça değişimi ile ilgili «muvafakat» alınmadığını, araç üzerinde yapılan tamir ve parça değişiminin kabul edilmediğinin sözlü olarak beyan edildiği gibi, «ihtarname» ile davalı tarafa da beyan edildiğini, ihtarnamede aracın aynı nitelikte arıza verdiği ve yenisi ile değiştirilmesi ya da paranın iadesinin istendiğini, bu ihtarnameye davalılar tarafından cevap verilmediğini ve talebin yerine getirilmediğini ileri sürerek dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesini, değiştirilmeyecekse devam eden ödemeler, dosya «masrafları», kasko bedelleri, faiz ödemeleri de «dahil» olmak üzere karar tarihine kadar yapılan/yapılacak tüm ödemelerin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı vekili .... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda açık veya «gizli ayıp» sebebiyle 2 gün, 8 gün ve içinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının talep ve dava hakkının düştüğünü, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu araçta gizli veya herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı tarafından binlerce kilometre kullanıldığını ve piyasadaki ikinci el değeri önemli ölçüde araç için «bedel iadesi» yönünde verilecek kararın davacının «sebepsiz zenginleşmesine» yol açacağını, davacının aracının değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde, tüm ödemelerin faiz ve «masrafları» ile birlikte ödenmesine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının faiz talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, zira Yargıtay'ın emsal kararlarından da …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · harcın ikmali · gizli ayıp · faiz başlangıç tarihi · ek mehil · nispi vekalet ücreti · bedel iadesi · avukatlık asgari ücret tarifesi
Benzer bu kararda2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada eksik «harcın ikmal» edilmesi için davacıya «kesin mehil» verilmesi gerektiğini, davaya konu araçta halihazırda herhangi bir arıza ya da imalattan kaynaklanan herhangi bir «ayıp» bulunmadığını, bunun yanı sıra tüm bu süreçte araç ile yapılan kilometreler de dikkate alındığında, iddia edilen «şikayet» ile ilgili olarak sadece bir defa «garanti kapsamında» onarım yapılmış olduğunu, davacının araçtan yararlanmasını engelleyen bir durumun ve aracın değerini etkileyen bir durumun mevzu bahis olmadığını, davacının sahip olduğu «seçimlik haklardan» bir tanesini kullandıktan sonra bundan dönerek diğer seçimlik haklarından birini kullanmak istemesinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca semenin tenzili yoluna gidilmesi gerektiğini, dava konusunu oluşturan «terditli» taleplerinden bedelin iadesine ilişkin talebinde «faiz başlangıç tarihi» olarak aracın davalı şirkete «teslim» edildiği tarihin esas alınması gerektiğini, ayrıca aracı satın alırken kullandığı kredinin finansman maliyetleri ile kasko ve trafik sigorta bedellerinin davalı şi …
… e yasaya aykırı olduğunu, dava konusu talebin aracın ayıpsız misli ile değişim talebi olduğunda araç değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, konusu para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlarda vekâlet ücretinin «avukatlık asgari ücret tarifesinin» üçüncü kısmına göre «nispi vekalet ücreti» olması gerektiğini, davacının bu bedel üzerinden «harcı ikmal» ettiğini, buna ilişkin emsal kararlar bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının bu kısma ilişkin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP 1.Davalı vekili .... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda açık veya «gizli ayıp» sebebiyle 2 gün, 8 gün ve içinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının talep ve dava hakkının düştüğünü, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu araçta gizli veya herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı tarafından binlerce kilometre kullanıldığını ve piyasadaki ikinci el değeri önemli ölçüde araç için «bedel iadesi» yönünde verilecek kararın davacının «sebepsiz zenginleşmesine» yol açacağını, davacının aracının değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde, tüm ödemelerin faiz ve «masrafları» ile birlikte ödenmesine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının faiz talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, zira Yargıtay'ın emsal kararlarından da …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6302 E. , 2024/614 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1560 Esas, 2022/646 Karar
2....-... A.Ş. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/728 E., 2019/80 K.
Taraflar arasındaki aracın öncelikle ayıpsız misli ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde araçtaki arıza/ayıp nedeni ile meydana gelen zarar ve değer kayıplarının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.01.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... Ağabeyoğlu ve davalı ... Tic. A.Ş. vekili Avukat ... ... ile davalı ... A.Ş. vekili Avukat ... vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ... Ticaret Türk A.Ş.'den 04.03.2016 tarihinde, 06 KNY 24 plakalı ... marka, 2016 model, C200 AMG tipi, dizel yakıtlı aracı 183.977,16 TL’ye satın aldığını, araçta birçok kez problem çıktığının servis kayıtlarında mevcut olduğunu ve çeşitli problemler nedeniyle aracın davalı tamir servisi ... Ticaret Türk A.Ş.’ye bırakıldığını, aracın servis işlemlerini gösteren 05.08.2017 tarihli “iş emri kapanış” başlıklı servis belgesinde görüleceği üzere araç motorunun değiştirildiğini, başkaca yine esaslı tamirin yapıldığını, davacı şirketin “iş emri kapanış” başlıklı servis belgesinde “aracın ayıptan kaynaklanabilecek aracın iadesi dahil tüm yasal haklarının saklı kalması kaydı ile” aracı teslim aldığını, Ankara 63.
Noterliğinin ihtarnamesiyle davalılara ihtarname keşide ettiğini, ihtarnamede 7 günlük sürenin verilerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve davacının bu ayıplardan/arızalardan kaynaklı zararlarının giderilmesinin istenildiğini, ancak tebliğ edilen ihtarnameye davalıların cevap dahi vermediğini iddia ederek aracın öncelikle ayıpsız misli ile değiştirilmesini, mümkün olmadığı taktirde araçtaki arıza/ayıp nedeni ile meydana gelen zarar ve değer kayıplarına istinaden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Ticaret Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının tamamen hukuka aykırı olduğunu, kanunda sunulan seçimlik haklardan ücretsiz onarım talebinin davalı tarafından yerine getirildiğini, böylece seçimlik hakların kullanılarak tüketildiğini, davacının aracın ayıpsız misli ile değişimini talep etmesinin hukuken himaye göremeyeceğini, davacının aracının orijinal parçalarla tamir edilmiş olmasının değer kaybını önler nitelikte olduğunu, bununla birlikte davacının değer kaybına ilişkin iddiasının ispata muhtaç olduğunu, dava konusu araçta değer kaybının meydana gelmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; seçimlik hakların terditli olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste garanti kapsamında ücretsiz onarım işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta değer kaybı oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla ayıp oranında bedel indirimine neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı taraftan satın aldığı, ancak 2 yıllık garanti süresi içerisinde araçta oluşan ayıp nedeniyle motorunun ve birçok parçasının değişmesi nedeniyle davaya konu araçta 25.000,00 TL değer kaybının oluştuğu, davacının iradesini iş bu dava ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesine göre değer kaybından yana kullandığı gerekçesiyle davacı tarafın araçta oluşan değer kaybına yönelik talebi bakımından (05.02.2019 tarihli duruşmadaki beyanı ve yatırılan harç miktarı dikkate alınarak) davanın bu yönden kabulüne, davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında öncelikli taleplerinin misli ile değiştirilmesine ilişkin olmasına karşın Mahkemece bu yönde karar verilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece taleple bağlılık kuralının ihlal edildiğini, değer kaybı talebi 15.000,00 TL olmasına karşın 25.000,00 TL’ye hükmedildiğini, davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca bedel indirimi talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, aracın ayıplı olarak 62.010 km katetmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı ... Ticaret Türk A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca bedel indirimi talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarında bulunulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satım anında anlaşılamayan motor arızasının, davacının aracı satın aldığı anda mevcut olduğu anlaşılmasa da dava konusu arızanın garanti süresi içerisinde kullanımla birlikte 62.010 km'de meydana çıktığının ve araç motoru ile diğer pek çok parçanın değişime maruz kaldığı hususunun ihtilafsız olduğu, davacının dava dilekçesinde, aracın misli ile değiştirilmesini, bu talebin uygun görülmemesi hâlinde değer kaybı zararının tahsilini istediği, davacının servise başvurması ve servisin de ayıp durumunu kabul etmesi nedeniyle davacı tarafından ayrıca bir ayıp ihtarında bulunulmasına gerek olmadığı, Mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun, isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı, bu sebeple davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından iş emri kapsamında yapılan işlere muvafakat edildiğine dair herhangi bir iddia ve ispatın davalı yanca dosya kapsamına sunulmadığı, iş emri üzerine ihtirazi kayıt konularak aracın servisten alındığı, Mahkemece davacı yanın aracın misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu talebin reddi yönünde yetersiz gerekçe ile değer kaybının kabulüne dair yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kabulü ile 06 KNY 24 plakalı, ...
marka, 2016 model, C200 AMG tipi, dizel yakıtlı aracın ayıptan ari bir yenisiyle değiştirilmesine, bu doğrultuda mezkur ayrıntıları belirtilen marka, tip ve modeldeki ayıptan ari bir aracın davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 06 KNY 24 sayılı plakalı aracın davacı tarafından davalılara iadesine, edimlerin birlikte ifasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; seçimlik hakların terditli olarak ileri sürülemeyeceğini, davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, hakkın tükendiğini, dava tarihinde araçta arıza bulunmadığını, davanın reddine, en azından bedel indirimine hükmedilmesi gerektiğini, ayıpsız misli ile değişim koşullarının oluşmadığını, davaya konu aracın onarımdan sonra tekrar arızalanmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... Ticaret Türk A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete hiçbir ayıp ihbarında bulunulmamasına rağmen aracın davacı onayı ile bedelsiz tamir edildiğini, davacı tarafından ücretsiz onarım hakkının kullanıldığını, seçimlik hakkın tüketildiğini, dava tarihinde araçta arıza bulunmadığını, değer kaybının söz konusu olmadığını, seçimlik hakların terditli olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece talebin açıklattırılmadığını, dava konusu olayda aracın misli ile değişim şartlarının gerçekleşmediğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olup olmadığı, davacının sözleşmeden dönme ile aracın misli ile değiştirilmesi ya da değer kaybı talep ... edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017011400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz