Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8424 E. 2010/3843 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklar kurulu kararının iptali↗ limited şirket ortaklığı↗ karar nisabı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirketin feshi↗ ortaklar kurulu kararı↗ iyiniyet↗ limited şirket↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen 18.08.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, büyük ortak ...’nin kendi ibrasında oy kullanmasının TTK’nun 537/3 ncü maddesine aykırı olduğu, müdür seçimine TTK’nun 539 ncu maddesine uygun nisapla karar verildiği, gerekli nisabın üzerinde sermaye arttırılmış ve eşit işlem kuralına uyulmuş ise de, şirketin sermayeye ihtiyacı olduğuna dair delil getirilemediği, 125.000.000.000 TL için sermayenin arttırılmasının düşündürücü olduğu, TTK’nun 520 ncı maddenin dolanılması amacıyla yeni ortak alınmasına karar verildiği kanısına ulaşıldığı, iyiniyete aykırı olduğu, diğer istemlerde iptal nedeninin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3 ve 5 nolu kararların iptaline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hükme esas bilirkişi raporuna göre hüküm tesis eden mahkemenin rapordaki gerekçelere de dayanmış olmasına nazaran, davalı vekilinin tüm,davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, davalı Limited Şirket ortaklar kurulu kararlarının iptali istemine ilişkin olup, davacının ortaklıktan TTK.nun 551 nci maddesi uyarınca çıkartılmasına ve merasimin tamamlanması için mahkemeye başvurulmasına ilişkin alınan 6 nolu kararın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa, TTK.nun 504/1.maddesi uyarınca,limited şirketlerde ortakların sayısı ikiden az olamayacağından, iki ortaklı limited şirketler bakımından, ortaklardan birinin ortaklıktan çıkarılması isteminin ortaklar kurulunca kabulü, sonucu itibariyle, tek kişi ile ortaklığın devamına olanak tanınması sonucu doğuracaktır. Oysa, yasa koyucu tarafından böyle bir sonuç amaçlanmış olamayacağından, aynı kanunun 551/3.maddesine dayanan hakkın, ancak ikiden fazla ortaklı limited şirketlerde uygulanmasının mümkün olacağının kabulü gerekir. Bu durumda, davacı aleyhine oy kullanan dava dışı ortağın aynı Kanun'un 549/4.maddesi uyarınca, şirketin feshini talep hakkını kullanması olanağı her zaman için mevcuttur.
Bu durumda, anılan kararın iptaline karar verilmesi gerekirken, bu istemin bilirkişi raporunda yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5040 E. 2014/4642 K.
Ortak:limited şirket ortaklığı · ortaklıktan çıkarılma · şirketin feshi · limited şirket
İncelediğiniz karardaOysa, TTK.nun 504/1.maddesi uyarınca,«limited şirketlerde ortakların» sayısı ikiden az olamayacağından, iki ortaklı limited şirketler bakımından, ortaklardan birinin «ortaklıktan çıkarılması» isteminin ortaklar kurulunca kabulü, sonucu itibariyle, tek kişi ile ortaklığın devamına olanak tanınması sonucu doğuracaktır.
Oysa, yasa koyucu tarafından böyle bir sonuç amaçlanmış olamayacağından, aynı kanunun 551/3.maddesine dayanan hakkın, ancak ikiden fazla ortaklı «limited şirketlerde» uygulanmasının mümkün olacağının kabulü gerekir.
Bu durumda, davacı aleyhine oy kullanan dava dışı ortağın aynı Kanun'un 549/4.maddesi uyarınca, «şirketin feshini» talep hakkını kullanması olanağı her zaman için mevcuttur.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, TTK'nın 504/1. maddesi gereğince, «limited şirketlerde ortakların» sayısı ikiden az olamayacağından iki ortaklı limited şirketler bakımından, ortaklardan birinin «ortaklıktan çıkarılması» isteminin ortaklar kurulunca kabulü sonucu itibarıyla tek kişi ile ortaklığın devamına olanak tanınması sonucu doğuracağı, aynı yasanın 551/3. maddesine dayanak hakkın, ancak ikiden fazla ortaklı limited şirketlerde uygulanmasının mümkün olacağı, dava dışı ortağın aynı Kanunun 549/4. maddesi uyarınca, «şirketin feshini» talep hakkını kullanması olanağının her zaman için mevcut olduğu, şirketin iki ortaklı olduğu belirlenmekle, TTK'nın 551/3. maddesi uyarınca, iki ortaklı limited ş …
Esasen mahkemece de isabetle belirlendiği ve Dairemizin bir çok emsal nitelikli kararlarında da açıkça vurgulandığı üzere iki kişilik «limited şirkette ortaklardan» birinin şirketten çıkması çıkarılması hali dahi o şirketin «infisahı» sonucunu doğurur.Yani, çıkma yada çıkarılma ile ilgili önemli bir neden bulunduğu takdirde dahi diğer ortak tek başına şirketin devamını veya şirketi devralmayı değil, «şirketin feshini» istemek durumundadır.
… î ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanun'unun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanun'u hükümleri uygulanır.” hükmü uyarınca tek kişilik «limited şirketin» varlığını kabul eden 6102 sayılı yeni TTK’nın işbu hükümlerinin yürürlükten önceki olaylara uygulanmasını mümkün kıldığından dava dilekçesinde yer alan davalının şirket «ortaklığından çıkarılmasına» ilişkin iddialarının mahkemece anılan yasa hükümleri uyarınca değerlendirilip sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah
Benzer bu karardaEsasen mahkemece de isabetle belirlendiği ve Dairemizin bir çok emsal nitelikli kararlarında da açıkça vurgulandığı üzere iki kişilik «limited şirkette ortaklardan» birinin şirketten çıkması çıkarılması hali dahi o şirketin «infisahı» sonucunu doğurur.Yani, çıkma yada çıkarılma ile ilgili önemli bir neden bulunduğu takdirde dahi diğer ortak tek başına şirketin devamını veya şirketi devralmayı değil, «şirketin feshini» istemek durumundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10591 E. 2015/10332 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haksız rekabet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; «haksız rekabetten» kaynaklı, «haksız eylem» ve davranışlardan doğan maddi ve manevi tazminat talepli davaların, 25/12/2003 tarihli «görevlendirme» ile ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan yerlerde ... numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görüleceği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece «haksız rekabetten» kaynaklı, «haksız eylem» ve davranışlardan doğan maddi ve manevi tazminata ilişkin davalara bakmaya ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan yerlerde 3 nolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Ancak ... 'nun 24.03.2005 gün 188 sayılı kararının 11/II maddesinde müstakil ticaret mahkemesi kurulmamış olan il merkezlerinde Ticaret Mahkemeleri'nin «görev alanına» giren iş ve davalara o yer Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin eşit olarak bakmaları düzenlenmiş olup, uyuşmazlığın aynı ilke kararının 16. maddesinde düzenlenen Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına giren bir nitelik taşımamasına göre salt «haksız rekabetten» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasına dosyanın tevzii edildiği Asliye 1.
Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6941 E. 2013/9257 K.
Ortak:limited şirket ortaklığı · ortaklıktan çıkarılma · şirketin feshi · limited şirket
İncelediğiniz karardaOysa, TTK.nun 504/1.maddesi uyarınca,«limited şirketlerde ortakların» sayısı ikiden az olamayacağından, iki ortaklı limited şirketler bakımından, ortaklardan birinin «ortaklıktan çıkarılması» isteminin ortaklar kurulunca kabulü, sonucu itibariyle, tek kişi ile ortaklığın devamına olanak tanınması sonucu doğuracaktır.
Oysa, yasa koyucu tarafından böyle bir sonuç amaçlanmış olamayacağından, aynı kanunun 551/3.maddesine dayanan hakkın, ancak ikiden fazla ortaklı «limited şirketlerde» uygulanmasının mümkün olacağının kabulü gerekir.
Bu durumda, davacı aleyhine oy kullanan dava dışı ortağın aynı Kanun'un 549/4.maddesi uyarınca, «şirketin feshini» talep hakkını kullanması olanağı her zaman için mevcuttur.
Benzer bu karardaŞti. «ortaklığından çıkarılmasına», ortaklığı ile ilgili fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, TTK'nun 504/2. maddesi gereğince ortak sayısının 1'e düşmesi dikkate alınarak kararın kesinleşmesine müteakip 60 günlük süre içinde bu eksikliğin giderilmesine, aksi halde «şirketin feshine» karar verileceği hususunda «ihtarat» yapılmasına karar verilmiştir.Kararı, davacı temyiz etmiştir.Dava, iki ortaklı dava dışı «limited şirket ortaklığından» davacının çıkmasına izin verilmesi, olmadığı takdirde davalı diğer ortağın çıkarılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı ile davalının dava dışı limited …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların dava dışı «limited şirkete» ortak oldukları, aralarında şirketle ilgili uyuşmazlıkların bulunduğu, davacının daha sonra «ortaklıktan çıkarılmasını» istediği, davalının bunu kabul ettiği, talep ve «kabul beyanı» dikkate alınarak davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, «son» celsede «davadan feragat» ettiğini bildirmiş ise de davanın kabul ile sona erdiği, feragatin dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava dışı ...
Somut davaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 512/1. maddesi uyarınca «tüzel kişiliğe» haiz ve ticaret şirketi niteliğindeki «limited şirkette» ortak sayısı, aynı Kanunun 504/1. maddesindeki «emredici» nitelikteki hüküm uyarınca ikiden az ve elliden çok olamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tek ortaklı limited şirket · feragat nedeniyle davanın reddi · kollektif şirket · limited şirket ortağı · kabul beyanı · ihtarat · peşin karar harcı · emredici hüküm
Benzer bu karardaO halde, iki ortaklı «limited şirket ortağı» ancak aynı madde de düzenlenen «fesih» hakkını kullanabilir.Bu durum karşısında, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı Kanun uyarınca iki ortaklı limited şirkette çıkma davasının olmayacağı, «emredici» düzenlemelere aykırı böyle bir davanın kabul ile sonuçlanamayacağı, başka bir anlatımla bu şekilde bir davada davalının kabulünün sonuç doğurmayacağı, tasarruf «yetkisinin» bulunmadığı, esasen davalı vekilinin de vekaletnamesinde açıkça davayı kabul yetkisi olmadığı, davacı asilin davasından «feragat» ettiği dikkate alınıp, «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mülga 6762 sayılı TTK'da kanun koyucu aksi düşüncede olsaydı «kollektif şirkette» olduğu gibi açıkça «tek ortaklı limited şirketin» de devamının mümkün olduğunu hükme bağlaması gerekirdi.Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde, mülga 6762 sayılı Kanunun limited şirkete ilişkin sistematiği ve h …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların dava dışı «limited şirkete» ortak oldukları, aralarında şirketle ilgili uyuşmazlıkların bulunduğu, davacının daha sonra «ortaklıktan çıkarılmasını» istediği, davalının bunu kabul ettiği, talep ve «kabul beyanı» dikkate alınarak davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, «son» celsede «davadan feragat» ettiğini bildirmiş ise de davanın kabul ile sona erdiği, feragatin dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava dışı ...
Şti. «ortaklığından çıkarılmasına», ortaklığı ile ilgili fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, TTK'nun 504/2. maddesi gereğince ortak sayısının 1'e düşmesi dikkate alınarak kararın kesinleşmesine müteakip 60 günlük süre içinde bu eksikliğin giderilmesine, aksi halde «şirketin feshine» karar verileceği hususunda «ihtarat» yapılmasına karar verilmiştir.Kararı, davacı temyiz etmiştir.Dava, iki ortaklı dava dışı «limited şirket ortaklığından» davacının çıkmasına izin verilmesi, olmadığı takdirde davalı diğer ortağın çıkarılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı ile davalının dava dışı limited …
1 benzer karar daha
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11477 E. 2014/1443 K.
Ortak:limited şirket ortaklığı · şirketin feshi · ortaklar kurulu kararı · limited şirket
İncelediğiniz karardaOysa, TTK.nun 504/1.maddesi uyarınca,«limited şirketlerde ortakların» sayısı ikiden az olamayacağından, iki ortaklı limited şirketler bakımından, ortaklardan birinin «ortaklıktan çıkarılması» isteminin ortaklar kurulunca kabulü, sonucu itibariyle, tek kişi ile ortaklığın devamına olanak tanınması sonucu doğuracaktır.
2) Dava, davalı Limited Şirket «ortaklar kurulu kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, davacının ortaklıktan TTK.nun 551 nci maddesi uyarınca çıkartılmasına ve merasimin tamamlanması için mahkemeye başvurulmasına ilişkin alınan 6 nolu kararın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa, yasa koyucu tarafından böyle bir sonuç amaçlanmış olamayacağından, aynı kanunun 551/3.maddesine dayanan hakkın, ancak ikiden fazla ortaklı «limited şirketlerde» uygulanmasının mümkün olacağının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı, 13.10.1999, 21.01.2004 ve 19.10.2005 tarihli «ortaklar kurulu» kararlarının imzasının taklit edilmesi suretiyle alındığını ileri sürmüş ise de, imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bu iddianın şirketten ayrılmak için bir gerekçe oluşturmadığı, kaldı ki dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 504/1. maddesi uyarınca «limited şirketteki» ortak sayısının ikiden az olamayacağı, dava tarihi itibariyle çıkma hakkının ortak sayısı ikiden fazla olan limited şirketlerde söz konusu olacağı, davalı şirketin herhangi bir ticari varlığına rastlanılmadığı, yıllardır gayrifaal olduğu, şirketin ana sözleşmesindeki amaç ve konusunu gerçekleştirmediği, gelir elde etmediği halde davacı aleyhine vergi yükümlülüğü doğduğu, tasfiyeye karar verilmesi için haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle, davalı şirketin «haklı nedenle fesih» ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına», davacının «ortaklıktan çıkma» talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Dava, haklı nedene dayalı olarak «limited şirket ortaklığından çıkma» ve şirket iki ortaklı olduğundan şirketin «fesih» ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
… leştirmediği, gelir elde etmediği halde davacı ortak aleyhine vergi yükümlülüğü doğduğu, diğer ortağın yanıltıcı belge düzenlediği hususları tespit edildikten sonra «şirketin feshi» için haklı sebeplerin oluştuğu sonucuna varılarak şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiş, «limited şirkette» ortak sayısının ikiden az olamayacağı gerekçesi ile «ortaklıktan çıkma» talebi ise reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · haklı nedenle fesih · ortaklıktan çıkma · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı, 13.10.1999, 21.01.2004 ve 19.10.2005 tarihli «ortaklar kurulu» kararlarının imzasının taklit edilmesi suretiyle alındığını ileri sürmüş ise de, imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bu iddianın şirketten ayrılmak için bir gerekçe oluşturmadığı, kaldı ki dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 504/1. maddesi uyarınca «limited şirketteki» ortak sayısının ikiden az olamayacağı, dava tarihi itibariyle çıkma hakkının ortak sayısı ikiden fazla olan limited şirketlerde söz konusu olacağı, davalı şirketin herhangi bir ticari varlığına rastlanılmadığı, yıllardır gayrifaal olduğu, şirketin ana sözleşmesindeki amaç ve konusunu gerçekleştirmediği, gelir elde etmediği halde davacı aleyhine vergi yükümlülüğü doğduğu, tasfiyeye karar verilmesi için haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle, davalı şirketin «haklı nedenle fesih» ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına», davacının «ortaklıktan çıkma» talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Anılan bu hüküm uyarınca davalı «limited şirketin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» devam ettirmesi söz konusu olabileceği gibi yine 6102 sayılı Kanun'un 636/3. maddesi gereğince mahkemece, «fesih» yerine davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına da hükmedileceği nazara alınmaksızın ve dosya kapsamına göre «şirketin feshi» için haklı gerekçe oluşturan hususlar aynı zamanda «ortaklıktan çıkma» için de haklı ve yeterli sebep teşkil ettiğinden, mahkemece 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen hükümleri dikkate alınarak, öncelik …
Dava, haklı nedene dayalı olarak «limited şirket ortaklığından çıkma» ve şirket iki ortaklı olduğundan şirketin «fesih» ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
… leştirmediği, gelir elde etmediği halde davacı ortak aleyhine vergi yükümlülüğü doğduğu, diğer ortağın yanıltıcı belge düzenlediği hususları tespit edildikten sonra «şirketin feshi» için haklı sebeplerin oluştuğu sonucuna varılarak şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiş, «limited şirkette» ortak sayısının ikiden az olamayacağı gerekçesi ile «ortaklıktan çıkma» talebi ise reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8424 E. , 2010/3843 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 tarih ve 2004/935-2007/841 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2010 gününde davacı avukatı... ile davalı avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin iki ortağından biri olan müvekkilinin 21.03.2002 tarihinde arttırılarak 800.000.000.000 TL olan sermayenin 675.000.000 TL'na diğer ortak dava dışı ...'in ise geriye kalan sermayeye sahip olduğunu, ...’nin tek başına 5 yıllığına 30.12.2002 tarihli ortaklar kurulu kararı ile müdür olarak atandığını, 17.05.2004 tarihli ortaklar kurulu toplantısına katılan müvekkilinin 2002 ve 2003 yılı bilançonun onanmasına ilişkin 2 nolu karara muhalefet şerhini yazdığını, bilançonun gerçeği yansıtmadığını, müvekkiline ihtarnameye rağmen önceden bilgi verilmediğini, müdürün kasadan kişisel harcamalar yaptığını, hisse senetlerini değerinin altında bir fiyatla devrettiğini, 3 nolu karar ile aynı yıllar için müdürün ibra edildiğini, oysa kendi ibrasında oy kullanamayacağını, TTK’nun 537/son maddesinin bunu yasakladığını, müvekkilinin bu karara da muhalif kaldığını, 4 nolu karar ile ...’nin tekrar müdür seçildiğini, 2 nolu karara yapılan muhalefet gerekçelerinin bu karar için de geçerli olduğunu, İstanbul 5.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/1217 esasına müdürlükten azil ve şirkete kayyım tayin edilmesi yönünde dava açıldığını, ayrıca açılan tazminat davaları nedeniyle de iki ortak arasında güven kalmadığını, davacının bu yüzden bu karara da muhalif kaldığını, 5 nolu karar ile şirket sermayesinin 125.000.000.000 TL daha arttırılmasına ve mevcut ortakların rüçhan
hakları kaldırılarak TTK’nun 546 ncı madde hükmü uyarınca ...’in 3 pay, ...in ve ...’nın 1’er pay karşılığı yeni ortak olarak alınmalarına karar verildiğini, müvekkilin bu karara şirketin küçük miktarlı bir artırıma ihtiyacı olmadığını, TTK’nun 520 nci madde hükmündeki 3/4 oy ve paydaş nisabını bertaraf etmek amacına matuf olduğunu, rüçhan hakkının engellenmesi amacı taşıdığını, artırım için 516 ncı maddedeki koşulların oluşmadığını ileri sürerek muhalif kaldığını, yeni ortaklara artan sermayenin tahsisinin pay devri niteliğinde olduğunu, ortak sayısını arttırıp, nisap temini için yapılan sermaye artırımının iyiniyet kurallarına aykırı düştüğünü, hisse devri için gerekli oy birliği koşulunu aşmak için bunun yapıldığını, öte yandan 6 nolu karar ile müvekkilinin TTK’nun 551 nci madde hükmü uyarınca şirketten çıkartılmasına, merasimin tamamlanması için mahkemeye başvurulmasına karar verildiğini, oysa anılan madde koşullarının oluşmadığını, bu karara da davacının muhalif kaldığını ileri sürerek, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu kararların yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen 18.08.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, büyük ortak ...’nin kendi ibrasında oy kullanmasının TTK’nun 537/3 ncü maddesine aykırı olduğu, müdür seçimine TTK’nun 539 ncu maddesine uygun nisapla karar verildiği, gerekli nisabın üzerinde sermaye arttırılmış ve eşit işlem kuralına uyulmuş ise de, şirketin sermayeye ihtiyacı olduğuna dair delil getirilemediği, 125.000.000.000 TL için sermayenin arttırılmasının düşündürücü olduğu, TTK’nun 520 ncı maddenin dolanılması amacıyla yeni ortak alınmasına karar verildiği kanısına ulaşıldığı, iyiniyete aykırı olduğu, diğer istemlerde iptal nedeninin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3 ve 5 nolu kararların iptaline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hükme esas bilirkişi raporuna göre hüküm tesis eden mahkemenin rapordaki gerekçelere de dayanmış olmasına nazaran, davalı vekilinin tüm,davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, davalı Limited Şirket ortaklar kurulu kararlarının iptali istemine ilişkin olup, davacının ortaklıktan TTK.nun 551 nci maddesi uyarınca çıkartılmasına ve merasimin tamamlanması için mahkemeye başvurulmasına ilişkin alınan 6 nolu kararın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa, TTK.nun 504/1.maddesi uyarınca,limited şirketlerde ortakların sayısı ikiden az olamayacağından, iki ortaklı limited şirketler bakımından, ortaklardan birinin ortaklıktan çıkarılması isteminin ortaklar kurulunca kabulü, sonucu itibariyle, tek kişi ile ortaklığın devamına olanak tanınması sonucu doğuracaktır. Oysa, yasa koyucu tarafından böyle bir sonuç amaçlanmış olamayacağından, aynı kanunun 551/3.maddesine dayanan hakkın, ancak ikiden fazla ortaklı limited şirketlerde uygulanmasının mümkün olacağının kabulü gerekir. Bu durumda, davacı aleyhine oy kullanan dava dışı ortağın aynı Kanun'un 549/4.maddesi uyarınca, şirketin feshini talep hakkını kullanması olanağı her zaman için mevcuttur.
Bu durumda, anılan kararın iptaline karar verilmesi gerekirken, bu istemin bilirkişi raporunda yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm,davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016971300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz