İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6163 E. 2011/5459 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihdas nedeni↗ malen kaydı↗ limited şirket hisse devri↗ talil↗ delillerin toplanmaması↗ ispat külfeti↗ kötüniyet tazminatı↗ ara karar↗ hisse devri↗ ispat yükü↗ bono↗ istirdat↗ limited şirket↗ kötüniyet↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının şirketteki hisselerini davacının düzenlediği senetlerden önce devir ettiği, senetlerin malen kaydı ile düzenlendiği, davalının 22.7.2008 dilekçesi ile senetlerin davacıya satılan ve teslim edilen mücevherat ile ilgili olduğunu beyan ettiği, davalının önce borç para karşılığı verildiğini daha sonra beyanından dönmesine davacının rızasının bulunmadığı, dolayısıyla davalının bonoların ihdas nedenini talil ettiği, bu durumda ispat yükü kendisinde olan davalının borcun varlığını ve malın teslim alındığını ispat etmesi gerektiği halde ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 52.500 YTL’nın davalıdan tahsiline, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK'nun 72. maddesi uyarınca açılan menfi tesbit ve istirdat istemine ilişkin olup, dava konusu bonolarda malen kaydı mevcuttur. Davacı, dava dilekçesinde davaya konu bonoların limited şirket hisse devri nedeniyle verildiğini ileri sürmüş, davalı ise bu iddiayı kabul etmeyerek cevap dilekçesinde bonoların, davacının borcu nedeniyle alındığını savunarak, borcun nakit yada mal karşılığı olduğunu açıklamamıştır. Mahkemenin 05.06.2008 tarihli ara kararı sonrasında davalı vekili tarafından verilen 22.07.2008 tarihli dilekçe ile bonoların, müvekkili tarafından davacıya satılan ve teslim edilen mücevherat karşılığı olarak verildiğini beyan etmiştir. Bu durumda davalının senetlerin nakit karşılığı verildiği konusunda savunması olmadığından bonoların ihdas nedeni talil edilmemiş olup, MK'nun 6. maddesi uyarınca ispat külfeti davacıda olup, yer değiştirmemiştir. Bu itibarla, mahkemece, davacının iddiasına yönelik delilleri toplanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3037 E. 2021/3450 K.
Ortak:ispat yükü
İncelediğiniz kararda… ece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının şirketteki hisselerini davacının düzenlediği senetlerden önce devir ettiği, senetlerin «malen kaydı» ile düzenlendiği, davalının 22.7.2008 dilekçesi ile senetlerin davacıya satılan ve «teslim» edilen mücevherat ile ilgili olduğunu beyan ettiği, davalının önce borç para karşılığı verildiğini daha sonra beyanından dönmesine davacının rızasının bulunmadığı, dolayısıyla davalının bonoların «ihdas nedenini» «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükü» kendisinde olan davalının borcun varlığını ve malın teslim alındığını ispat etmesi gerektiği halde ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 52.500 YTL’nın davalıdan tahsiline, «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, «menfi tespit» davalarında «ispat yükünün» davacıda olduğu, davacının «teminat senedi» ve «bedelsizliğe» ilişkin iddiasını yazılı ve «kesin» delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde, «ispat yükü» üzerine düşen davalının iddiasını ispatladığı gerekçesiyle HMK 353/1-b maddesi gereğince davacı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · gerekçenin düzeltilmesi · teminat senedi · kanun yolu · bedelsizlik · istinaf incelemesi · menfi tespit · teminat
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, «menfi tespit» davalarında «ispat yükünün» davacıda olduğu, davacının «teminat senedi» ve «bedelsizliğe» ilişkin iddiasını yazılı ve «kesin» delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dava, bonoların «bedelsiz» olması nedeniyle «menfi tespit» istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
İş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde, «ispat yükü» üzerine düşen davalının iddiasını ispatladığı gerekçesiyle HMK 353/1-b maddesi gereğince davacı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Başka bir anlatımla «istinaf incelemesini» yapan Bölge Adliye Mahkemesi, kararın gerekçesinde hata edildiğine karar vermiş ve bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının «gerekçesini düzeltmiştir».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6163 E. , 2011/5459 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.01.2009 tarih ve 2007/291 - 2009/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.05.2011 gününde davacı avukatı .....gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortak ve yöneticisi olduğu Tancan Gümrük Müşavirliği Ltd.Şti’nde 14.03.2007 tarihine kadar müdür olarak görev yaptığını, davalının şirketteki 4.950 nominal bedelli hissesini 72.500 YTL bedelle satın aldığını, karşılığında her biri 20.000 YTL bedelli 2.4.2007, 02.05.2007 ve 02.06.2007 vadeli ve 12.500 YTL bedelli 2.5.2007 vadeli bonoları keşide ederek davalıya verdiğini, bunlardan 02.04.2007 tarihli bononun davalıya ödendiğini, ancak davalının bu hisseleri başkalarına devir ettiğinden bahisle satıştan vazgeçtiğini, fakat senetleri iade etmeyip Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. aracılıyla tahsile koyduğunu ileri sürerek ödenen senet bedelinin istirdadına, diğer senetler yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş;
yargılama aşamasında da davalıya daha sonra icra tehdidi altında 52.500 YTL ödediğini beyanla bu miktarın istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının şirketin müdürü olması nedeniyle müvekkilinin dava dışı şirkette hissesinin bulunmadığını bilebileceğini, senetlerin hisse devri karşılığı verilmediğini, davacının borcu nedeniyle alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının şirketteki hisselerini davacının düzenlediği senetlerden önce devir ettiği, senetlerin malen kaydı ile düzenlendiği, davalının 22.7.2008 dilekçesi ile senetlerin davacıya satılan ve teslim edilen mücevherat ile ilgili olduğunu beyan ettiği, davalının önce borç para karşılığı verildiğini daha sonra beyanından dönmesine davacının rızasının bulunmadığı, dolayısıyla davalının bonoların ihdas nedenini talil ettiği, bu durumda ispat yükü kendisinde olan davalının borcun varlığını ve malın teslim alındığını ispat etmesi gerektiği halde ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 52.500 YTL’nın davalıdan tahsiline, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK'nun 72. maddesi uyarınca açılan menfi tesbit ve istirdat istemine ilişkin olup, dava konusu bonolarda malen kaydı mevcuttur. Davacı, dava dilekçesinde davaya konu bonoların limited şirket hisse devri nedeniyle verildiğini ileri sürmüş, davalı ise bu iddiayı kabul etmeyerek cevap dilekçesinde bonoların, davacının borcu nedeniyle alındığını savunarak, borcun nakit yada mal karşılığı olduğunu açıklamamıştır. Mahkemenin 05.06.2008 tarihli ara kararı sonrasında davalı vekili tarafından verilen 22.07.2008 tarihli dilekçe ile bonoların, müvekkili tarafından davacıya satılan ve teslim edilen mücevherat karşılığı olarak verildiğini beyan etmiştir. Bu durumda davalının senetlerin nakit karşılığı verildiği konusunda savunması olmadığından bonoların ihdas nedeni talil edilmemiş olup, MK'nun 6.
maddesi uyarınca ispat külfeti davacıda olup, yer değiştirmemiştir. Bu itibarla, mahkemece, davacının iddiasına yönelik delilleri toplanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararı davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023248000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz